<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>HiAxySheytan &#187; harun yahya</title>
	<atom:link href="http://hiaxysheytan.com/tag/harun-yahya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hiaxysheytan.com</link>
	<description>Her boka maydanoz blog sitesi!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Aug 2010 11:52:39 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Richard Dawkins: Zehirli Yılanlar, Kaygan Yılanbalıkları ve Harun Yahya</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/2135/richard-dawkins-zehirli-yilanlar-kaygan-yilanbaliklari-ve-harun-yahya/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/2135/richard-dawkins-zehirli-yilanlar-kaygan-yilanbaliklari-ve-harun-yahya/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 13:18:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimsel Mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[harun yahya]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Dawkins: Zehirli Yılanlar Kaygan Yılanbalıkları ve Harun Yahya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=2135</guid>
		<description><![CDATA[2006 yılında, Müslüman Türk apolojist Harun Yahya  tarafından yazılmış, Atlas of Creation isimli kitabı, sipariş vermemiş olmasına rağmen, tamamen ücretsiz olarak posta kutusunda bulan dünya çapında onbinlerce bilim adamından biri oldum. Onbir dilde yayımlanan kitabın tezi, evrimin yalan olduğu. Ana “kanıt”, her biri günümüzdeki karşılıkları eşliğinde sayfa sayfa sunulmuş, fosilin zamanından beri hiç değişmediği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2006 yılında, Müslüman Türk apolojist Harun Yahya  tarafından yazılmış, <em>Atlas of Creation</em> isimli kitabı, sipariş vermemiş olmasına rağmen, tamamen ücretsiz olarak posta kutusunda bulan dünya çapında onbinlerce bilim adamından biri oldum. Onbir dilde yayımlanan kitabın tezi, evrimin yalan olduğu. Ana “kanıt”, her biri günümüzdeki karşılıkları eşliğinde sayfa sayfa sunulmuş, fosilin zamanından beri hiç değişmediği söylenen hayvan fosillerinin güzel fotoğraflarından oluşuyor. Kitap büyük, 700 sayfadan fazla, renkli, kuşe kağida basılı, gösteriş yapmak için kahve masası üzerine koyulacak cinsten. Böyle bir kitabı üretmenin maliyeti fazlasıyla yüksek olsa gerek, ve insan kendini bunun bunca dilde ve bu kadar fazla nüsha halinde üretimi ve dağıtımı için harcanan paranın nereden geldiğini merak etmeden edemiyor.</p>
<div><a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_www_evrimteorisi_org_wp_content_uploads_2008_09_seasnake_jpg');" rel="nofollow" href="http://www.evrimteorisi.org/wp-content/uploads/2008/09/seasnake.jpg" target="_blank"><img src="http://www.evrimteorisi.org/wp-content/uploads/2008/09/seasnake.jpg" border="0" alt="" /></a></div>
<p>Kitabın bütün anafikrinin günümüz hayvanlarıyla fosilleşmiş karşılıklarının güya benzerliği üzerine dayandığı düşünüldüğünde, kitabı rasgele karıştırırken 468. sayfanın, biri günümüz, biri de fosilleşmiş “yılanbalığı”na ayrıldığını görmek beni eğlendirdi. Resmin açıklaması diyor ki:</p>
<blockquote><p><em>Anguilloformes</em> takımı içinde 400′den fazla yılanbalığı türü bulunmaktadır. Milyonlarca yıldır hiçbir değişim geçirmemiş olmaları, evrim teorisinin geçersizliğini bir kez daha ispatlamaktadır.</p></blockquote>
<p>Gösterilen yılanbalığı fosili gayet tabii gerçek bir yılanbalığı olabilir, bilemiyorum. Fakat şüphesiz, Yahya’nın çizdiği (solda) günümüz “yılanbalığı” bir yılanbalığı değil, muhtemelen çok zehirli Laticauda cinsinden bir denizyılanıdır (bir yılanbalığı tabii ki hicbir şekilde bir yılan değil, teleost bir balıktır). Kitabı bu tip benzer kusurlar için taramadım. Fakat bunun neredeyse açıp baktığım ilk sayfa olduğu düşünüldüğünde, kitabın ana tezi olan günümüz hayvanlarının fosil karşılıklarının zamanından beri hiç değişmediği savının ne değeri kalır ki?<br />
Sırası gelmişken belirteyim; Mayıs 2008′de, gerçek adı Adnan Oktar olan Harun Yahya, bir Türk mahkemesinde “şahsi menfaat için yasadışı örgüt kurmaktan” üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.<br />
<strong><br />
8 Temmuz’da  eklenen ilave:</strong><br />
Bu saçma kitabın bazı diğer sayfalarına daha baktım. 54-55, 368-369 ve 414-415. Sayfalarda ikişer sayfa kaplayacak halde yayılanların “Crinoid” olduğu belirtilmiş, ve hepsi eski crinoid fosillerinin günümüzdekilere ne kadar benzer olduğunu göstermeye çalışıyor. Crinoidler, derisidikenliler şubesinden denizyıldızlarının bitkiye benzeyen akrabalarıdır. Bu üç çift sayfada da neredeyse aynı resim açıklaması yer alıyor. İşte 54. sayfadaki açıklama:</p>
<blockquote><p>Hayattaki haliyle birebir aynı olan, 345 milyon yıl yaşındaki crinoid fosili evrim teorisini çürütüyor. 345 milyon yıldır değişmemiş olan crinoidler evrim teorisini çürütüyor ve Tanrı’nın yaradışını bir hakikat olarak ortaya koyuyor.</p></blockquote>
<div><a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_www_evrimteorisi_org_wp_content_uploads_2008_09_yahya2_jpg');" rel="nofollow" href="http://www.evrimteorisi.org/wp-content/uploads/2008/09/yahya2.jpg" target="_blank"><img src="http://www.evrimteorisi.org/wp-content/uploads/2008/09/yahya2.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<div>Her üç çift sayfada da savı izah etmek için günümüz crinoidlerinin güzel bir renkli fotoğrafı bulunuyor. Tek mesele şu: hiçbir sayfada, günümüz örneği gösterilen hayvan, bir crinoid değil. Bir derisidikenli bile değil. Bir ikincil ağızlı (derisidikenliler ve bizim de ait olduğumuz alt alem) bile değil. Zoolog okurlar, bunun bir sabellid, bir halkalı solucan olduğunu fark edeceklerdir.</div>
</div>
<p>402. sayfada, doğru bir şekilde ophiuroid olarak belirtilmiş dört adet fosil resmi bulunuyor. Ophiuroidler derisidikenlilerin önde gelen bir sınıfıdır. (Diğerleri denizyıldızları, denizkestaneleri ve crinoidlerdir.) Bir kez daha, standart olarak sunulan yaradılışçı resim açıklamamız:</p>
<blockquote><p>180 milyon yıllık bu fosil, ophiuroidlerin 200 milyon yıldır aynı olduğunu gösteriyor. Bügün yaşayanlardan farksız olan bu hayvanlar, evrim teorisinin geçersizliğini bir kez daha ortaya çıkarıyor.</p></blockquote>
<p>Burada fosillerden beri değişimin olmadığını açıklayacak bir değil iki resmimiz var. Bu günümüz hayvanlarından biri gerçekten bir ophiuroid. Diğeri bir denizyıldızı! Derisidikenlilerin tamamen farklı bir sınıfından ve en kötü niyetli bakışla bile gözle görülür bir şekilde çok farklı.<br />
Son olarak, <a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_scienceblogs_com_pharyngula_2008_01_well_fly_fishing_is_a_science_php_utm_source_mostactive_amp_utm_medium_link');" rel="nofollow" href="http://scienceblogs.com/pharyngula/2008/01/well_fly_fishing_is_a_science.php?utm_source=mostactive&amp;utm_medium=link" target="_blank">PZ buna Pharyngula’da dikkat çekti</a>, fakat eksiksizlik açısından ben de bir resim ekliyorum. Sayfa 244′te Yahya, trichopteraların kehribar içinde 25 milyon yıldan beri bozulmadığı için hiç değişmediklerini söylemek istiyor. Bir kez daha, resim açıklaması:</p>
<blockquote><p>Bu canlılar, yapılarında en ufak bir değişiklik olmaksızın milyonlarca yıl boyunca varlığını sürdürmüştür. Bu böceklerin hiç değişmemiş olması, hiç evrimleşmemiş olduklarının bir işaretidir.</p></blockquote>
<div><a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_www_evrimteorisi_org_wp_content_uploads_2008_09_yahya3_jpg');" rel="nofollow" href="http://www.evrimteorisi.org/wp-content/uploads/2008/09/yahya3.jpg" target="_blank"><img src="http://www.evrimteorisi.org/wp-content/uploads/2008/09/yahya3.jpg" border="0" alt="" /></a></div>
<div>Şimdiye kadar, günümüz hayvanlarından birinin fotoğrafına baktığımız zaman oldukça iyi bir şeyler bekleyegeldik. Günümüz trichopterası ne olacak? Belki bir tekes? Bir bahçe sümüklüböceği mi? Büyük bir karides mi? Hayır, bir bakıma bunlardan çok daha iyisi: bariz bir çelik kancaya takılı bir balık yemi!</div>
<p>Bu kitabın pahalı ve ışıltılı üretimiyle içeriğin “nefes kesen anlamsızlığı”nı bağdaştırmakta aciz kalıyorum. Acaba gerçekten anlamsızlık mı, yoksa basit tembellik mi – ya da çoğunlukla Müslüman yaradılışçılar olan hedef kitlenin cehalet ve aptallığının alaycı farkındalığı mı? Ve para nereden geliyor?</p>
<p>[Bu yazı Richard Dawkins'in <a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_richarddawkins_net_article_2833_UPDATED_Venomous_Snakes_Slippery_Eels_and_Harun_Yahya_Richard_Dawkins');" rel="nofollow" href="http://richarddawkins.net/article,2833,UPDATED-Venomous-Snakes-Slippery-Eels-and-Harun-Yahya,Richard-Dawkins" target="_blank">Venomous  Snakes, Slippery Eels and Harun Yahya</a> başlığıyla yayımlanmış olan yazısının Kutluhan Çelik tarafından yapılmış çevirisidir. Bu çeviri orijinal olarak Richard Dawkins'in sitesinde yayımlanmıştır.]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/2135/richard-dawkins-zehirli-yilanlar-kaygan-yilanbaliklari-ve-harun-yahya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternete Karşı Adnan Hoca : Tüm Kapatmalar Hukuka Aykırı</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/837/internete-karsi-adnan-hoca-tum-kapatmalar-hukuka-aykiri/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/837/internete-karsi-adnan-hoca-tum-kapatmalar-hukuka-aykiri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2008 09:44:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[adnan oktar]]></category>
		<category><![CDATA[erişim yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[harun yahya]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Sansürü]]></category>
		<category><![CDATA[motor adnan]]></category>
		<category><![CDATA[motorcu adnan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=837</guid>
		<description><![CDATA[Genelde İnternet içerik düzenlemeleri, özelde 5651 sayılı kanun ve uygulaması birçok açıdan temel hak ve özgürlükleri koruyan anayasal ilke ve uluslararası sözleşmeleri ihlal ediyor. Ancak, “Adnan Hoca Kapatmaları” çok daha temel bir sorunu ortaya koyuyor.
Türkiye’de İnternet yasakları uzun süredir gündemin önemli maddelerinden birini oluşturuyor. Bu durumun 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genelde İnternet içerik düzenlemeleri, özelde 5651 sayılı kanun ve uygulaması birçok açıdan temel hak ve özgürlükleri koruyan anayasal ilke ve uluslararası sözleşmeleri ihlal ediyor. Ancak, “Adnan Hoca Kapatmaları” çok daha temel bir sorunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Türkiye’de İnternet yasakları uzun süredir gündemin önemli maddelerinden birini oluşturuyor. Bu durumun 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”un (1) yürürlüğe girmesiyle daha arttığı söylenebilirse de aslında İnternet yayıncılığına getirilen kısıtlamalar bu Kanun’un yürürlüğe girmesinin öncesine dayanıyor.<span id="more-837"></span></p>
<p>Artık bir marka haline gelen “Adnan Hoca Kapatmaları” bu eski alışkanlığın bir uzantısı. Adnan Hoca’nın son dönem popüler kurbanları arasında Google Grupları, evrim teorisini savunan ünlü bilim adamı Richard Dawkins’in sitesi richarddawkins.net, eğitim emekçileri sendikası Eğitim-Sen’in sitesi egitimsen.org.tr, anarsist.org ve turandursun.com bulunuyor.</p>
<p>Ama Adnan hoca bugüne kadar ki belki de en önemli başarısını günde 1.5 milyon ziyaretçi alan ve 10 milyonu aşkın sayfa görüntülenen ‘gazetevatan.com’u kapattırarak yaptı. ‘Gazetevatan.com’un kapatılması kararı da bundan öncekiler kadar ilginç. Çünkü kapatma kararı, gazetede yayımlanan bir haberden değil, sitedeki habere yapılan yoruma dayanarak verilmiş. Bir başka deyişle, binlerce haber ve onbinlerce yorumun olduğu site muhtemelen bir veya birkaç yorum nedeniyle yasaklanmış.(2)</p>
<p>Dahası, diğer kapatma kararlarında olduğu gibi gazete ve okuyucuları karardan site kapatılınca haberdar oldular. Gazete herhangi bir şekilde kişilik haklarının ihlal edilmediğini ya da edildiyse gerekli önlemi aldığı savunmasını yapamadı. Bugüne kadar Silivri ve Gebze mahkemeleri yoluyla tam 61 siteye engelleme yasağı koyduran Adnan Hoca, bu açıdan 5651 sayılı Kanunla re’sen engelleme kararı almaya yetkili Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ile yarışır hale geldi.(3)</p>
<p>Genelde İnternet içerik düzenlemeleri ve özelde 5651 sayılı Kanun ve uygulaması birçok açıdan temel haklar ve özgürlüklerin korunmasına ilişkin anayasal ilkeleri ve uluslararası sözleşmeleri ihlal etmeye devam ediyor. Bu konuyu tüm ayrıntılarıyla önümüzdeki ay yayınlanacak olan İnternet: Girilmesi Tehlikeli ve Yasaktır (Türkiye&#8217;de İnternet İçerik Düzenlemesi ve Sansüre İlişkin Eleştirel Bir Değerlendirme) isimli kitabımızda tartışmaya çalışıyoruz. Ancak, “Adnan Hoca Kapatmaları” çok daha temel bir sorunu, mahkemelerin yorum yöntemlerini kullanma sorununu ortaya koyduğu için yapılacak yasal düzeltmelerin ‘Adnan Hoca Kapatmaları”nın önünü ne ölçüde kesebileceğini kestirmek gerçekten güç.</p>
<p><strong>Düzenleme</strong><br />
‘Gazetevatan.com’un kapatılması yönündeki Silivri Mahkemesi kararı 5651 sayılı Kanun’a değil, 4721 sayılı Medeni Kanun’un kişilik haklarına saldırıyı düzenleyen 24. maddesine dayanarak ve 1086 sayılı Hukuku Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun ihtiyati tedbire ilişkin 101 ve devamı maddeleri uygulanarak verilmiştir. Genel hüküm niteliğindeki bu iki kural 5651 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce konuyu doğrudan ilgilendiren bir hüküm bulunmadığı için sıklıkla uygulanıyordu.</p>
<p>Ne var ki, 5651 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi bu olanağı tamamen ortadan kaldırmıştır. Kanun’un “İçe­ri­ğin ya­yın­dan çı­ka­rıl­ma­sı ve ce­vap hak­kı” başlığını taşıyan 9. maddesi aşağıda alıntılanmıştır:</p>
<p>    MAD­DE 9- (1) İçe­rik ne­de­niy­le hak­la­rı ihlâl edil­di­ği­ni id­dia eden ki­şi, içe­rik sağ­la­yı­cı­sı­na, bu­na ula­şa­ma­ma­sı ha­lin­de yer sağ­la­yı­cı­sı­na baş­vu­ra­rak ken­di­si­ne iliş­kin içe­ri­ğin ya­yın­dan çı­ka­rıl­ma­sı­nı ve ya­yın­da­ki kap­sa­mın­dan faz­la ol­ma­mak üze­re ha­zır­la­dı­ğı ce­va­bı bir haf­ta sü­rey­le in­ter­net or­ta­mın­da ya­yım­lan­ma­sı­nı is­te­ye­bi­lir. İçe­rik ve­ya yer sağ­la­yı­cı ken­di­si­ne ulaş­tı­ğı ta­rih­ten iti­ba­ren iki gün için­de, ta­le­bi ye­ri­ne ge­ti­rir. Bu sü­re zar­fın­da ta­lep ye­ri­ne ge­ti­ril­me­di­ği tak­dir­de red­de­dil­miş sa­yı­lır.</p>
<p>     (2) Ta­le­bin red­de­dil­miş sa­yıl­ma­sı ha­lin­de, ki­şi on­beş gün için­de yer­le­şim ye­ri sulh ce­za mah­ke­me­si­ne baş­vu­ra­rak, içe­ri­ğin ya­yın­dan çı­ka­rıl­ma­sı­na ve ya­yın­da­ki kap­sa­mın­dan faz­la ol­ma­mak üze­re ha­zır­la­dı­ğı ce­va­bın bir haf­ta sü­rey­le in­ter­net or­ta­mın­da ya­yım­lan­ma­sı­na ka­rar ve­ril­me­si­ni is­te­ye­bi­lir. Sulh ce­za hâki­mi bu ta­le­bi üç gün için­de du­ruş­ma yap­mak­sı­zın ka­ra­ra bağ­lar. Sulh ce­za hâki­mi­nin ka­ra­rı­na kar­şı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re iti­raz yo­lu­na gi­di­le­bi­lir.</p>
<p>    (3) Sulh ce­za hâ­ki­mi­nin ke­sin­le­şen ka­ra­rı­nın, bi­rin­ci fık­ra­ya gö­re ya­pı­lan baş­vu­ru­yu ye­ri­ne ge­tir­me­yen içe­rik ve­ya yer sağ­la­yı­cı­sı­na teb­li­ğin­den iti­ba­ren iki gün için­de içe­rik ya­yın­dan çı­ka­rı­la­rak ha­zır­la­nan ce­va­bın ya­yım­lan­ma­sı­na baş­la­nır.</p>
<p>    (4) Sulh ce­za hâki­mi­nin ka­ra­rı­nı bu mad­de­de be­lir­ti­len şart­la­ra uy­gun ola­rak ve sü­re­sin­de ye­ri­ne ge­tir­me­yen so­rum­lu ki­şi, al­tı ay­dan iki yı­la ka­dar ha­pis ce­za­sı ile ce­za­lan­dı­rı­lır. İçe­rik ve­ya yer sağ­la­yı­cı­nın tü­zel ki­şi ol­ma­sı ha­lin­de, bu fık­ra hük­mü ya­yın so­rum­lu­su hak­kın­da uy­gu­la­nır.</p>
<p>Görüldüğü gibi 9. madde, İnternet ortamında kişilik haklarına saldırı yapıldığı takdirde hangi hak arama yollarının kullanılacağını çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Maddenin hiçbir yerinde erişim engelleme kavramından söz edilmemekte “ken­di­si­ne iliş­kin içe­ri­ğin ya­yın­dan çıka­rıl­ma­sı­nı” ve “ya­yın­da­ki kap­sa­mın­dan faz­la ol­ma­mak üze­re ha­zır­la­dı­ğı ce­va­bı bir haf­ta sü­rey­le inter­net or­ta­mın­da ya­yım­lan­ma­sı­nı” istemekten söz etmektedir. Erişim engelleme sadece ve sadece 5651 No.lu Kanunun 8. maddesindeki kamuyu ilgilendiren katalog suçlar için öngörülmüş istisnai bir durumdur. Yeni kanunda, özel hukuku ilgilendiren kişisel ilişkilerde ise daha sınırlı ve erişim engelleme içermeyen bir yaptırım öngörülmüştür.</p>
<p><strong>İki ilke</strong><br />
Aynı değerdeki iki hukuk kuralının çatışması halinde başvurulacak yorum ilkelerinden ikisi burada çok net bir uygulama alanı bulmaktadır: Lex posterior derogat legi priori ve lex specialis derogat legi generali. Birinci ilke, daha sonra çıkan kuralın öncekiyle çatışması halinde sonraki kuralın uygulanması gerektiğini belirtmektedir.</p>
<p>İkinci ve burada çok daha açık bir uygulama alanı bulan ilke ise konuya ilişkin özel kural bulunması halinde genel kuralın uygulanamayacağını ortaya koymaktadır. 5651 sayılı Kanun’un ayrıntılı 9. maddesinin hem özel hem de sonraki kural olduğuna şüphe bulunmamaktadır. Bu nedenle, 5651 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra Medeni Kanun’a dayanarak erişim engelleme kararı verilmesi mümkün değildir. Bu maddenin 23 Mayıs 2007 tarihinden beri yürürlükte olduğu göz önünüde bulundurulduğunda, anılan tarihten beri Adnan Hoca tarafından kişisel haklarla ilgili çeşitli mahkemelerden alınan erişim engelleme kararlarının tamamı hukuka aykırıdır.</p>
<p>Peki, bu kadar açık yorum kurallarının mahkemeler tarafından uygulanmaması nasıl açıklanabilir? Bu konuda çeşitli tezler öne sürülebilir. Şüphesiz en açık neden 5651 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra Kanun’un mahkemeler tarafından yanlış uygulanması ve bu yanlış uygulamanın ısrarla sürdürülmesine rağmen Adalet Bakanlığı dahil hiç kimsenin sesini çıkarmamasıdır.</p>
<p>Ancak dikkati daha az çeken ve ama daha yapısal olan bir diğer neden Türkiye’de İnternet içerik yasaklaması konusunda adil bir yargılama yapılmamasıdır. Gerçekten de adil yargılama kuralının kurucu unsurlarından biri olan silahların eşitliği ilkesine göre, çekişmenin tarafları karşı tarafa göre esaslı bir şekilde dezavantaja uğramayacak şekilde tezini ortaya koyacak makul imkân(lar)a sahip olmalıdır. (4)</p>
<p>Oysa kapatma kararı öncesinde kapatılacak siteye hiçbir savunma hakkı verilmediğinden, bu temel hukuksal ilkelerin sitesi kapatılmak istenenler tarafından tartışılamamakta, birçok durumda hiçbir gerekçe verilmeden İnternet sitelerine erişim engellenmektedir.</p>
<p>Temel haklar açısından bakıldığında, İnternet yeni, yöntem eskidir. Bu şartlar altında Adnan Hoca’nın 61 kez İnternet’i mağlup etmesine de şaşmamak gerekir.(YA/KA/EÜ)</p>
<p>* Yaman Akdeniz Leeds Üniversitesi Hukuk Fakültesi.<br />
* Kerem Altıparmak, Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, İnsan Hakları Merkezi.</p>
<p>(1) Resmi Gazete t. 23.05.2007, No. 26030</p>
<p>(2) &#8220;Adnan Hoca İstiyor Silivri Mahkemeleri Kapatıyor!” </p>
<p>(3) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın açıkladığı istatistiklere göre, Başkanlık 18 Ağustos 2008 tarihine kadar 612 site hakkında re’sen erişimi engelleme kararı vermiştir.</p>
<p>(4) Bkz. örneğin AİHM’nin Dombo Heheer BV/Hollanda kararı. Series A No. 274-A, 27.10.1993, para. 33</p>
<p><em>BİA Haber Merkezi &#8211; Ankara<br />
20 Ekim 2008, Pazartesi<br />
Yaman AKDENİZ-Kerem ALTIPARMAK </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/837/internete-karsi-adnan-hoca-tum-kapatmalar-hukuka-aykiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Harun Yahya safsatası ve evrim gerçeği</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/833/harun-yahya-safsatasi-ve-evrim-gercegi/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/833/harun-yahya-safsatasi-ve-evrim-gercegi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Oct 2008 09:26:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimsel Mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[adnan oktar]]></category>
		<category><![CDATA[harun yahya]]></category>
		<category><![CDATA[Safsata]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=833</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;BİLİM ve Gelecek&#8221;, &#8220;Bilim ve Ütopya&#8221; adlı iki dergi yayınlanıyor Türkiye’de.
Bu iki dergi son yıllarda &#8220;evrim&#8221; ve &#8220;yaşamın tarihi&#8221; konularında özel sayılar yayınlıyor. Bu yayınların amacı Cumhuriyet’in temel değerlerinden olan &#8220;bilimsel görüş&#8221;ü savunmak.
Bilindiği gibi Harun Yahya adıyla yayınlar yapan Adnan Hoca, bilimin bulgularını, bilimsel gerçekleri dinsel bilgi ile açıklayan yayınlar yapıyor. Bu yayınlar Türkiye’de sınırlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;BİLİM ve Gelecek&#8221;, &#8220;Bilim ve Ütopya&#8221; adlı iki dergi yayınlanıyor Türkiye’de.</p>
<p>Bu iki dergi son yıllarda &#8220;evrim&#8221; ve &#8220;yaşamın tarihi&#8221; konularında özel sayılar yayınlıyor. Bu yayınların amacı Cumhuriyet’in temel değerlerinden olan &#8220;bilimsel görüş&#8221;ü savunmak.</p>
<p>Bilindiği gibi Harun Yahya adıyla yayınlar yapan Adnan Hoca, bilimin bulgularını, bilimsel gerçekleri dinsel bilgi ile açıklayan yayınlar yapıyor. Bu yayınlar Türkiye’de sınırlı bir taraftar bulmasına karşın dünyada ciddiye alınmıyor. Örneğin, Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hoşgörüyle karşılanan Yaratılış Atlası’nın Avrupa ülkelerinde dağıtılmasına izin verilmedi.</p>
<p>Varlık ve varoluşu dine dayalı bilimsel görüşle açıklamaya çalışan safsata, ABD kaynaklı &#8220;Akıllı Tasarımcılık&#8221; adı altında sunuluyor.<span id="more-833"></span></p>
<p><strong>BİR ARAŞTIRMA</strong></p>
<p>30.07.08 tarihli Sabah Gazetesi’nin yayınladığı bir haberi sizlere aktarmak istiyorum: &#8220;Muğla Eğitim Fakültesi’nin yaptırdığı bir araştırmaya göre, biyoloji öğretmenleri evrim teorisine mesafeli duruyor. Geleceğin biyoloji öğretmenlerinin yüzde 43’ü evrimin bilimsel geçerliliği olan bir teori olduğunu düşünürken, öğretmen adaylarının yüzde 30’u bu konuda kararsız. Evrim teorisine katılmadığını beyan eden öğretmenlerin oranı ise yüzde 16.&#8221;</p>
<p>Oysa Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2. maddesinde, Türk milli eğitiminin genel amacının Türk milletinin bütün bireylerini &#8220;hür ve bilimsel düşünme gücüne değer veren kişiler olarak yetiştirmek&#8221; olduğu yazıyor.</p>
<p><strong>DARWIN OLGUSU</strong></p>
<p>Bilim dünyasında, Darwin’in Evrim Teorisi artık bir olgu olarak kabul ediliyor. Özellikle biyoloji ve tıp alanında yapılan bulgular Evrim Teorisi’ni doğrulamakta.</p>
<p>Ayrıca İngiliz Kilisesi, Charles Darwin’in düşüncelerini &#8220;aşırı savunmacı ve duygusal&#8221; davranarak reddettiği gerekçesiyle Darwin’den özür dilemekte. Kilise artık Kopernikus’un, Galileo Galilei’nin ve Bruno’nun astronomiyle ilgili teorilerine karşı değil.</p>
<p>Ama Türkiye’de Evrim Teorisi’ne karşı olan Yaratılış dogmasının okullarda birlikte öğretilmesi isteniyor; bu dogmanın din derslerinde öğretilmesiyle yetinilmiyor, bir de (Milli Eğitim Temel Kanunu’na aykırı olarak) biyoloji derslerinde öğretilmesi isteniyor.</p>
<p>Size bu konuda bilim adamları tarafından yayınlanan &#8220;Harun Yahya Safsatası ve Evrim Gerçeği&#8221; (Bilim ve Gelecek Kitaplığı) salık vereceğim.</p>
<p><strong>DÜNYA DÜZ MÜ!</strong></p>
<p>Bilimi dinin sınavına, dini bilimin sınavına sokmak saçmalıktır. Bilimi dinselleştirmek, dini inancı bilimselleştirmek de delice bir saçmalıktır. Saçmalıktır, ama din yobazları bu türden saçmalıkları adım başı yapmaktalar.</p>
<p>Aklı başında din adamları, din ve bilimin iki ayrı alan olduğunu, bu iki alanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini söylüyorlar ve çok iyi ediyorlar. Bilim adamları Tevrat, İncil ve Kuran’ı bilimsel değerlerle inceleyecek olurlarsa toplumda huzur kalmaz. Müslüman din adamlarının Kuran’da dünyanın düz olduğunun yazılı olduğunu savunduğunu biliyor musunuz? &#8220;Tanrı’nın yeryüzünü düz olarak, gökleri de muhafazalı bir tavan şeklinde yaratması, insanların geniş yollarda yürüyerek kolaylıkla seyir ve seferlerde bulunmalarını sağlamak içindir. Tanrı bunu kitabında açıklar.&#8221; (Taberi, &#8220;Milletler ve Hükümdarlar Tarihi&#8221;, Cilt 1, S.3) </p>
<p>Özdemir İNCE<br />
05.10.2008<br />
Hürriyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/833/harun-yahya-safsatasi-ve-evrim-gercegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adnan Oktar Adalet Dağıtıyor: Bugün Sıra gazetevatan.com&#8217;un</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/819/adnan-oktar-adalet-dagitiyor-bugun-sira-gazetevatancomun/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/819/adnan-oktar-adalet-dagitiyor-bugun-sira-gazetevatancomun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2008 12:48:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[adnan oktar]]></category>
		<category><![CDATA[harun yahya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=819</guid>
		<description><![CDATA[Vatan gazetesinin İnternet sitesinde kendisiyle ilgili yayımlanan okur yorumlarını Silivri 1. Asliye Mahkemesi&#8217;ne şikayet eden Adnan Oktar gazetevatan.com&#8217;u geçici bir süreliğine erişime kapattırdı. gazetevatan.com Oktar&#8217;ın erişime kapattırdığı 61. site.
&#8220;Bu siteye erişim mahkeme kararı ile engellenmiştir.”
Dün Gazete Vatan’ın İnternet sitesine girenler bu uyarıyla karşılaştılar. Site, kamuoyunda &#8220;Adnan Hoca&#8221; olarak tanınan &#8220;Harun Yahya&#8221; mahlaslı Adnan Oktar’ın şikayeti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vatan gazetesinin İnternet sitesinde kendisiyle ilgili yayımlanan okur yorumlarını Silivri 1. Asliye Mahkemesi&#8217;ne şikayet eden Adnan Oktar gazetevatan.com&#8217;u geçici bir süreliğine erişime kapattırdı. gazetevatan.com Oktar&#8217;ın erişime kapattırdığı 61. site.</p>
<p>&#8220;Bu siteye erişim mahkeme kararı ile engellenmiştir.”</p>
<p>Dün Gazete Vatan’ın İnternet sitesine girenler bu uyarıyla karşılaştılar. Site, kamuoyunda &#8220;Adnan Hoca&#8221; olarak tanınan &#8220;Harun Yahya&#8221; mahlaslı Adnan Oktar’ın şikayeti üzerine Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından geçici bir süreyle kapatıldı.<span id="more-819"></span></p>
<p>Mahkeme, siteye erişimin engellenme kararını sitede Oktar’la ilgili yayımlanan okur yorumları nedeniyle verdi. Oktar’ın avukatları tarafından mahkemeye sunulan dilekçede, gazetevatan.com sitesinde yayınlanan herhangi bir haber içeriğinden söz edilmiyor.</p>
<p>gazetevatan.com’dan konuyla ilgili yapılan açıklamada şöyle denildi: </p>
<p>    “Bu engelin nedeni kamuoyunda &#8216;Adnan Hoca&#8217; olarak bilinen Adnan Oktar&#8217;ın, &#8216;cemaati&#8217; hakkında sitemizde yayınlanan haberler üzerine aldırdığı bir mahkeme kararıdır. Konuya ilişkin hukuki mücadelemiz sürüyor.”</p>
<p><strong>Oktar 61 sitenin erişimini engelletti</strong><br />
gazetevatan.com Oktar tarafından erişimi engellenene ilk site değil. Oktar&#8217;ın şikayetlerini değerlendiren mahkemeler, Nisan 2007&#8242;den bu yana eksisozluk.com, superpoligon.com ve wordpress.com sitelerine de yasak getirmişti.</p>
<p>Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, aynı gerekçeyle evrimci yazar Prof. Richard Dawkins&#8217;in richarddawkins.net adresli sitesini de tedbiren erişime kapatmıştı.</p>
<p>Ayrıca 18 Eylül&#8217;de de Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 4 Eylül 1990&#8242;da uğradığı bir silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren yazar Turhan Dursun adına açılan turandursun.com sitesine de yasak koydu. Ancak kararın kimin girişimiyle alındığı bilinmiyor.</p>
<p><strong>Son bir yılda 1112 site engellendi</strong><br />
youtube.com, dailymotion.com, eksisozluk.com, googlegroups.com, egitimsen.org.tr, geocities.com, wordpress.com, turandursun.com, devrimciler.org ve diğerleri.</p>
<p>Türkiye’de son bir yılda çeşitli nedenlerle 1112 site erişime engellendi. Bu sitelerden 861’i res’en (şikâyet olmadan Telekomünikasyon Kurumu kararıyla) 251’i yargı kararıyla sansürlenen sitelerin gerekçeleri çeşitlilik gösteriyor. Bunlardan 415’i ‘Çocukların cinsel istismarı’, 390’ı ‘Müstehcenlik’, 79’u ‘Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama’, 51’i ‘Atatürk aleyhine işlenen suçlar’, 25’i ‘bahis ve kumar’, 12’si ise ‘Fuhuş’ gerekçesiyle erişime engellendi.</p>
<p>Mayıs 2007&#8242;de ortak bir bildiri yayımlayan Türkiye&#8217;deki bilişim konusunda uzmanlaşmış 20 sivil toplum kuruluşu, 4 Mayıs 2007&#8242;de kabul edilen 5651 Sayılı Yasanın ifade özgürlüğü anlamında çokça sakınca içerdiğini, yasanın bürokratik bir yapıya yargısız sansür yetkisi verdiğini duyurmuşlardı.</p>
<p>Bilgisayar Yazılım Meslek Birliği (BİYESAM), Bilişim Muhabirleri Derneği (BMD), Linux Kullanıcıları Derneği (LKD), Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) ve Tübider Bilişim Sektörü Derneği&#8217;nin (TÜBİDER) de imzasını taşıyan ortak bildiride, ifade özgürlüğünü korumasını istediler; bürokratik bir yapıya yargısız sansür yetkisi verdiğini açıkladılar.(BÇ) </p>
<p>BİA Haber Merkezi &#8211; İstanbul<br />
16 Ekim 2008, Perşembe</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/819/adnan-oktar-adalet-dagitiyor-bugun-sira-gazetevatancomun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adnan Hoca yine alay konusu oldu&#8230;</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/812/adnan-hoca-yine-alay-konusu-oldu/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/812/adnan-hoca-yine-alay-konusu-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2008 04:23:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimsel Mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel Mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[adnan oktar]]></category>
		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[harun yahya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=812</guid>
		<description><![CDATA[Harun Yahya veya Adnan Hoca olarak da bilinen Adnan Oktar&#8217;ın, ünlü bilim insanı Prof. Richard Dawkins&#8217;e neden öfkelendiği anlaşıldı.
Prof. Dawkins, sitesinde yayımladığı bir yazıda, Adnan Oktar&#8217;ın milyonlarca lira harcayarak bastırdığı ve bütün dünyaya dağıttığı &#8220;Atlas of Creation-Yaradılış Atlası&#8221; kitabındaki vahim hatalarla dalga geçiyor. 
Kamuoyunda &#8220;Adnan Hoca&#8221; olarak bilinen, yazdığı kitaplarda &#8220;Harun Yahya&#8221; müstearını kullanan Adnan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Harun Yahya veya Adnan Hoca olarak da bilinen Adnan Oktar&#8217;ın, ünlü bilim insanı Prof. Richard Dawkins&#8217;e neden öfkelendiği anlaşıldı.</p>
<p>Prof. Dawkins, sitesinde yayımladığı bir yazıda, Adnan Oktar&#8217;ın milyonlarca lira harcayarak bastırdığı ve bütün dünyaya dağıttığı &#8220;Atlas of Creation-Yaradılış Atlası&#8221; kitabındaki vahim hatalarla dalga geçiyor. </p>
<p>Kamuoyunda &#8220;Adnan Hoca&#8221; olarak bilinen, yazdığı kitaplarda &#8220;Harun Yahya&#8221; müstearını kullanan Adnan Oktar&#8217;ın Oxford Üniversitesi&#8217;nin ünlü bilim insanlarından Prof. Richard Dawkins&#8217;e neden kızdığı anlaşıldı. Prof. Dawkins, sitesinde yer alan bir yazıda, Adnan Oktar&#8217;ın milyonlarca lira harcayarak bastırıp bütün dünyaya dağıttığı altı kiloluk &#8220;Atlas of Creation-Yaradılış Atlası&#8221; isimli kitabındaki vahim hatalarla dalga geçiyor. Prof. Dawkins, www.richarddawkins.net isimli sitede yer alan &#8220;Zehirli Yılanlar, Kaygan Yılanbalıkları ve Harun Yahya&#8221; başıklı yazısında, bir sabah posta kutusunda söz konusu kitabı bulduğunu belirterek, evrimin yalan olduğunu savunan kitabı incelemeye başladığını anlatıyor ve şunları söylüyor<span id="more-812"></span>: </p>
<p>&#8220;On bir dilde yayımlanan kitabın tezi, evrimin yalan olduğu. Kitap büyük, 700 sayfadan fazla, renkli, kuşe kağıda basılı, gösteriş yapmak için kahve masası üzerine koyulacak cinsten. Böyle bir kitabı üretmenin maliyeti fazlasıyla yüksek olsa gerek ve insan kendini bunun bunca dilde ve bu kadar fazla nüsha halinde üretimi ve dağıtımı için harcanan paranın nereden geldiğini merak etmeden edemiyor (Çeviri: Kutluhan Çelik).&#8221;</p>
<p>Prof. Dawkins daha sonra Adnan Oktar&#8217;ın kitabında yer alan çarpıcı bir fotoğrafı örnek veriyor.<br />
<img alt="" src="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/arsivimage.aspx?picid=6560326" class="aligncenter" width="250" height="154" /></p>
<p>Kitabın 244. sayfasında yer alan fotoğraf, Adnan Oktar tarafından evrimin olmadığına kanıt olarak gösteriliyor. Ancak, basit bir şey unutulmuş. Fotoğraftaki böcek, bir oltanın iğnesine takılmış vaziyette. Yani? Yanisini Prof. Dawkins de merak ediyor ve bunun balık avlamakta kullanılan plastik bir yem olduğunu fark ediyor. Sitesinde, yemi üreten kişiye de link veriliyor. http://www.grahamowengallery.com/fishing/more-fly-tying.html </p>
<p>Bu durumda, Adnan Oktar&#8217;ın, neden &#8220;kişilik haklarını ihlál eder nitelikteki yazılar&#8221; nedeniyle siteye erişimi engellemeye kalkıştığı daha net bir biçimde anlaşılıyor. Hele, Prof. Dawkins&#8217;in şu sözleri, Oktar&#8217;ı tam anlamıyla çileden çıkartmış olmalı:</p>
<p>&#8220;Bu kitabın pahalı ve ışıltılı üretimiyle içeriğinin &#8216;nefes kesen anlamsızlığı&#8217;nı bağdaştırmakta aciz kalıyorum. Acaba gerçekten anlamsızlık mı, yoksa basit bir tembellik mi &#8211; ya da çoğunluğu Müslüman yaradılışçılar olan hedef kitlenin cehalet ve aptallığının alaycı farkındalığı mı? Ve para nereden geliyor?&#8221; </p>
<p>Kaynak: http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10025774&#038;tarih=2008-10-02</p>
<p>Adnan Hoca&#8217;nın kitabında bahsi geçen böcek, olta üretici firmanın sitesinde &#8220;Adult October Caddis Fly&#8221; isimli ürün oluyor <img src='http://hiaxysheytan.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bkz.[URL="http://www.grahamowengallery.com/fishing/more-fly-tying.html"]Realistic Flies &#8211; Fly Tying and Dressing Dragonfly Stonefly Mayfly[/URL]. </p>
<p>Ve bu da Adnan Hoca&#8217;nın kitabından:<br />
<img alt="" src="http://forbiddenmusic.files.wordpress.com/2008/01/yahya_lure.jpg" class="alignnone" width="865" height="300" /></p>
<p>Resim firmanın sayfadakinin aynısı. Öyle sanıyorum üzerinde photoshop yapılmış.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/812/adnan-hoca-yine-alay-konusu-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basında Adnan Hoca</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/584/basinda-adnan-hoca/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/584/basinda-adnan-hoca/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2008 16:43:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[adnan oktar]]></category>
		<category><![CDATA[harun yahya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=584</guid>
		<description><![CDATA[Adnan Hoca ve sessizler
Adnan Oktar&#8217;ın ve &#8216;müritleri&#8217;nin ifadelerinde, şantaj, para ve seks tuzakları oldukça ayrıntılı yer alıyor. Artık her düzeydeki kurbanlar sessizliklerini bozup bu çirkin oyunu açığa çıkarmalı

Adnan Oktar ve etrafındaki oluşumla ilgili olarak karşımıza çıkan gerçekler, Türkiye&#8217;de bu alandaki boşlukları göstermesi bakımından çok önemli.
Her türlü istismarın, cinsel sömürünün normal sayıldığı, normal ilişkilerin zina olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-family: Arial;">Adnan Hoca ve sessizler<br />
</span></strong>Adnan Oktar&#8217;ın ve &#8216;müritleri&#8217;nin ifadelerinde, şantaj, para ve seks tuzakları oldukça ayrıntılı yer alıyor. Artık her düzeydeki kurbanlar sessizliklerini bozup bu çirkin oyunu açığa çıkarmalı<span style="font-family: Arial,Geneva;"><span style="font-size: x-small;"><span style="font-family: MS Sans Serif,Arial,Geneva;"><span style="font-size: x-small;"><span style="font-family: Arial,Geneva;"><span style="color: #800000;"><br />
</span></span><br />
</span></span></span></span>Adnan Oktar ve etrafındaki oluşumla ilgili olarak karşımıza çıkan gerçekler, Türkiye&#8217;de bu alandaki boşlukları göstermesi bakımından çok önemli.<br />
Her türlü istismarın, cinsel sömürünün normal sayıldığı, normal ilişkilerin zina olarak değerlendirildiği Adnan Hoca örgütünde yer alan erkeklerin oluşturduğu &#8216;kardeşler grubu&#8217;, örgütün finans kaynağı olan şirketlerde çalışıyor. Kardeşler ayrıca kilit noktalardaki bazı şirketler, basın kuruluşları ve devlet dairelerine de &#8217;sızmaya&#8217; çalışıyorlar. Bu amaçla da gene kendi örgütlerinin ağına düşürdükleri alımlı kızlardan yararlanıyorlar.<span style="font-family: Arial,Geneva;"><span style="font-size: x-small;"><span style="font-family: MS Sans Serif,Arial,Geneva;"><span style="font-size: x-small;"> <a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_www_radikal_com_tr_2000_01_14_yorum_adn_shtml');" rel="nofollow" href="http://www.radikal.com.tr/2000/01/14/yorum/adn.shtml" target="_blank"><strong><span style="color: #455867;">Haberin Devamı</span></strong></a></span></span></span></span></p>
<p><strong>&#8220;Motorlar&#8221;lar su kaynattı <span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><br />
</span></span></strong>Adnan Hoca&#8217;nın seks kasetleriyle şantaj yaparak kullandığı &#8220;motor imamlar&#8221; artık korkmuyor ve konuşuyor. Onlar sayesinde Hoca, DGM&#8217;lik oldu</p>
<p><strong>RAPORLU DELİ</strong><br />
Adnan Oktar, alenen konuşuyordu, çünkü kimseden korkmuyordu. Neden? Çünkü; cebinde &#8220;cezai ehliyeti olmayan paranoyak&#8221; raporu vardı. 1973 yılında başladı bu işlere&#8230; 90&#8242;lara kadar kendini iyice eğitti. Artık öğrendiklerini müridlerine öğretme zamanı gelmişti. <strong>DGM YOLU</strong><br />
Yanındaki halen aranmakta olan en güvendiği adamları daha doğrusu suç ortakları Bahadır Güven ve Altuğ Berker gibi yakışıklı delikanlılar vasıtasıyla kandırdığı kızlara &#8220;imam&#8221; payesi verdi. Ancak, örgüt içinde kızların kod adı; motor&#8217;du. Böylece Adnan Oktar, ilk &#8220;motor imamlar&#8221;ı yaratmış oldu!<span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> <a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_arsiv_sabah_com_tr_2000_01_16_m02_html');" rel="nofollow" href="http://arsiv.sabah.com.tr/2000/01/16/m02.html" target="_blank"><strong><span style="color: #455867;">Haberin Devamı</span></strong></a></span></span><span id="more-584"></span></p>
<p><strong>‘Motorlar’ sistemi yendi </strong><span style="font-size: x-large;"><span style="color: #cc0000;"><br />
</span></span>Türk hukuk sistemindeki çarpıklık, Adnan Oktar davasıyla yine sorgulamaya açıldı. Örgütün ‘‘motor’’ları, ifadeleriyle Oktar&#8217;ın tutuklanmasında da, serbest kalmasında da belirleyici rolü oynadılar. Şimdi soru şu: Hukuk, ‘‘Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar’’ ifadelerinin oyuncağı olmaktan ne zaman kurtulacak. <span style="font-family: arial;"><span style="font-size: x-small; color: #455867;"><a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_webarsiv_hurriyet_com_tr_2000_08_06_229497_asp');" rel="nofollow" href="http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2000/08/06/229497.asp" target="_blank"><strong>Haberin Devamı</strong></a></span></span></p>
<p><strong>Adnan Hoca sanki grup seks tarikatı kurmuş. Sanki(!)&#8230; </strong><br />
İstanbul DGM Cumhuriyet Savcılığı&#8217;nca 36 sanık hakkında hazırlanan mütalaada, kamuoyunda &#8221;Adnan Hoca&#8221; olarak tanınan Adnan Oktar&#8217;ın, bir din adamı kisvesi altında kendine bağladığı sanıklarla tam ve disiplinli bir örgütlenme oluşturduğu iddia edildi.<br />
İstanbul 1 No&#8217;lu DGM&#8217;deki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Mehmet Murat Atmaca, Emre Çalıkoğlu ve Adnan Tınarlıoğlu katıldı. Davanın gıyabi tutuklu 2 sanığı ile tutuksuz 31 sanığı ise duruşmaya gelmedi. <a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_www_milliyet_com_tr_2002_03_19_son_sontur20_html');" rel="nofollow" href="http://www.milliyet.com.tr/2002/03/19/son/sontur20.html" target="_blank"><strong><span style="color: #455867;">Haberin Devamı</span></strong></a></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Zaman böyle aşıldı!</strong></span><br />
Adnan Hoca olarak tanınan Adnan Oktar&#8217;ın 34 sanıkla birlikte yargılandığı &#8220;Tehditle menfaat sağlamak&#8221;, &#8220;Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek&#8221; suçlarından 7 ile 18 yıl arasında ağır hapis cezası istemiyle yargılandığı dava, &#8220;reddi hâkim&#8221;, &#8220;yetkili mahkeme&#8221; ve &#8220;suç yerinin neresinin olduğu&#8221; tartışmaları arasında 10 mahkeme dolaştığı için &#8220;zamanaşımı&#8221;ndan düştü. <a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_www_milliyet_com_tr_2005_11_30_guncel_gun00_html');" rel="nofollow" href="http://www.milliyet.com.tr/2005/11/30/guncel/gun00.html" target="_blank"><strong><span style="color: #455867;">Haberin Devamı</span></strong></a></p>
<p><strong>Hocanın kadın imamları <span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><br />
</span></span></strong>Her gün yeni bir rezaleti ortaya çıkan Adnan Oktar tarikatında hocanın haremini oluşturan 5 kadın imamının kimlikleri belirlendi<br />
KANDİLLİ ve Silivri&#8217;deki evlerine yapılan baskınlarla tüm foyası ortaya çıkan Adnan Oktar&#8217;ın çevresine ördüğü iğrenç ağ bir bir çözülüyor. Fotomontaj seks kasetleriyle ünlülere şantaj yapan, kandırdığı telekulaklarla telefon dinleten, müritlerini politikaya sokarak uzun vadede Türkiye yönetiminde söz sahibi olma gibi çılgın planlar yapan Adnan Oktar&#8217;ın son olarak gizli haremi de ortaya çıkarıldı. Haremine aldığı 5 genç kıza imamlık payesi veren Adnan Oktar, bu kızları tüm gizli işlerinde maşa olarak kullanıyormuş.<span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> <a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_arsiv_sabah_com_tr_1999_12_01_g03_html');" rel="nofollow" href="http://arsiv.sabah.com.tr/1999/12/01/g03.html" target="_blank"><strong><span style="color: #455867;">Haberin Devamı</span></strong></a></span></span></p>
<p><strong>Adnan Hoca Davasında Süpriz Gelişme</strong><br />
Kamuoyunda &#8220;Adnan Hoca&#8221; olarak tanınan<br />
Adnan Oktar&#8217;ın da aralarında bulunduğu 18 sanık hakkındaki davanın görüldüğü mahkemenin heyeti, davadan çekilme kararı aldı.<span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;"> <a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_www_habertakimi_com_23878_Adnan_Hoca_Davasinda_Supriz_Gelisme_html');" rel="nofollow" href="http://www.habertakimi.com/23878-Adnan-Hoca-Davasinda-Supriz-Gelisme.html" target="_blank"><strong><span style="color: #455867;">Haberin Devamı</span></strong></a></span></span></span></span></span></p>
<p><strong>Fazilet &#8216;motora&#8217; takılmış</strong>FP&#8217;nin kamuoyunda Adnan Hoca olarak tanınan Bilim Araştırma Vakfı Fahri Başkanı Adnan Oktar&#8217;ı &#8216;motor&#8217; diye adlandırılan bazı bayan müritleri nedeniyle savunamadığı ortaya çıktı. FP lideri Recai Kutan, TBMM Grup Yönetim Kurulu toplantısında ilginç bir tartışmaya şahit oldu. Kutan, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Sema Pişkinsüt&#8217;ün kendisini ziyarete geleceğini ve hazırladıkları raporlarla ilgili bilgi vereceğini bildirdi. <span style="font-family: ARIAL,TAHOMA,VERDANA;"><span style="color: #455867;"><a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_www_aksam_com_tr_arsiv_aksam_2000_05_31_guncel_guncel1_html');" rel="nofollow" href="http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2000/05/31/guncel/guncel1.html" target="_blank"><strong>Haberin Devamı</strong></a></span></span></p>
<p><strong>Kızları kurtardı</strong><span style="font-size: x-large;"><span style="color: #cc0000;"><br />
</span></span>Oral seks yaptırdılar</p>
<p>Seçkin Piriler ise şöyle konuşmuştu: ‘‘Bora beni Adnan Hoca&#8217;nın yanına götürdü. Bu sefer, göğüslerim görünecek şekilde bluzumu çıkardım. Bora bana sürekli, anal ve oral seksin, evli olmayanlar için helal olduğunu, normal seksin haram olduğunu söylüyordu. Yapılan baskılar sonucu, Kandilli&#8217;deki evde, kuzeni Ebru Akyüzalp&#8217;in şahitliğinde, Bora ile oral seks yaptım. İki kez oral seksten sonra ayrıldığım Bora&#8217;nın arkadaşı Gökalp Barlan ile tanıştım. O da benzer isteklerde bulununca, gruptan ayrıldım.’’ <strong><a onclick="pageTracker._trackPageview ('/outgoing/http_webarsiv_hurriyet_com_tr_2000_08_05_229237_asp');" rel="nofollow" href="http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2000/08/05/229237.asp" target="_blank"><span style="color: #455867;">Haberin Devamı</span></a></strong><!-- google_ad_section_end --><!-- / message --><!-- sig --></p>
<div></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/584/basinda-adnan-hoca/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Harun Yahya yani Adnan Oktar kimdir?</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/582/harun-yahya-yani-adnan-oktar-kimdir/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/582/harun-yahya-yani-adnan-oktar-kimdir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2008 16:42:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[adnan oktar]]></category>
		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[harun yahya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=582</guid>
		<description><![CDATA[Basında “Motor” davaları ile ünlenen Adnan Oktar, kitaplarını Harun Yahya ve Cavit Yalçın Müstear ismiyle yayınlanmıştır. Kendisinin yazdığı söylenen ilmi eserlerin ya da bilimsel çalışmalar(!)ın hiç birisini kendisinin yazmadığı, yazdırttığı iddia edilir. Zaten kendisinin de böyle bir vasfı, eğitimi ya da diploması yoktur. Bilimsel bir eğitim almadığı gibi bilinen herhangi bilimsel çalışması da yoktur. Detaylı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Basında “Motor” davaları ile ünlenen Adnan Oktar, kitaplarını Harun Yahya ve Cavit Yalçın Müstear ismiyle yayınlanmıştır. Kendisinin yazdığı söylenen ilmi eserlerin ya da bilimsel çalışmalar(!)ın hiç birisini kendisinin yazmadığı, yazdırttığı iddia edilir. Zaten kendisinin de böyle bir vasfı, eğitimi ya da diploması yoktur. Bilimsel bir eğitim almadığı gibi bilinen herhangi bilimsel çalışması da yoktur. Detaylı araştırma yapanlara göre, bu sözde eserler Hıristiyan din adamlarının ve yabancı kaynaklı yayımların Türkçe’ye çevrilmiş halidir. Eğitim düzeyi lise mezunluğundan öteye gitmeyen birisinin “Evrim Teorisi” gibi bilim çevrelerin hala üzerinde çalıştığı bir konuyu kendisine hedef seçmesi ve onu alt ettiğini iddia etmesi geçerlilik görmediği gibi, sözde eserleri de hiçbir bilimsel nitelik taşımaz.</p>
<p>Harun Yahya yani Adnan Oktar, bilimsel eğitimi olmadığı gibi, ilahiyat eğitimi de almamıştır. Aynı şekilde ilahiyat biliminde de herhangi bir vasfı yoktur.</p>
<p>İslam alimliğinde aranılan en önemli nitelik olan Arapça dil bilgisine de sahip değildir. Dolayısıyla bu kadar hakim olduğunu iddia ettiği Kuran’ı orijinalinden okuyabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle hiçbir yorumu İslam Fıkıh’ı açısından değer taşımaz.<span id="more-582"></span></p>
<p>Hakkındaki çok sayıdaki suçlamalardan, “akli melekeleri” yerinde olmadığı gerekçesi ile (zatialilerine “Paranoid Şizofren” teşhisi konulmuştur) cezai ehliyete haiz olmadığı için hüküm giymemiştir.</p>
<p>Asıl soyadı Arslanoğulları&#8217;dır. Bazı yazı ve kitaplarında Harun Yahya adını kullanır. Bu takma ad, Musa ve İsa peygamberlerin yardımcılarının adıdır.</p>
<p>Müritlerini yalnızca zengin aile çocuklarından seçer çünkü yoksullar işine yaramaz. </p>
<p>Ceza evinden çıkınca İslamcılar ile bağlarını koparıp Atatürkçü olduğunu ilan etmiştir. Atatürk üzerine konferanslar düzenleyerek ünlü profesörleri, emekli subayları ve sanatçıları bu konferanslarda kürsüye çıkartmıştır.</p>
<p>Hürriyet gazetesindeki bir habere göre; Kandilli&#8217;deki, Silivri&#8217;deki, saray görkemli yaşantıları, Trilyonluk servetin karanlık tarafları, Müritlerin silahları, politikacılara, işadamlarına, gazetecilere yönelik şantajları, mikro kameralı seks tuzakları, enkaza dönen genç kızları, cemaat içinde oral-anal ilişki fetvaları, Adnan Hoca Depremi&#8217;nin sadece artçı şoklarıdır.</p>
<p>Polis sorgusundaki ifadeleri şöyledir:<br />
&#8216;Seneler önce Mehdilik konusunda bir kitap yazdım. Ancak hatayı bu kitabı yazmakla yaptım. Çünkü dini konularda derinliğine bilgim yoktu. Arapça&#8217;yı bilmem dolayısı ile zaten gerek Kuran-ı Kerim&#8217;de, gerekse hadislerde, dünyanın sonunda Mehdi&#8217;nin dünyaya geleceği belirtilmiştir. Ben de bu inançlar neticesinde çalışmış olabilirim. Fakat, hadislerde bahsedildiği gibi Mehdi&#8217;nin sakallı, alnı geniş, ufak burunlu olduğu ima edilir. Ben de fiziken buna benzediğim için müritler tarafından benzetme yapılabileceği kanaatindeyim. Fakat bu konular eskilere dayanır. Sonradan bu inançlardan vazgeçtik.</p>
<p>Başka bir ifadede ise şöyle der:<br />
&#8216;Arapça bilmiyorum. Farsça bilmiyorum. Sadece lise İngilizcesi biliyorum ve dini eğitim yapmadım.&#8217;</p>
<p>Kendisi hakkında bu tür konular açan sitelere hiçbir yasal uyarı ya da tebligat yapılmadan, mahkeme kararı ile erişim yasağı koydurtabilir çünkü kendisi hakkındaki gerçeklerin bilinmesini istemez. Hatta kendisine ve avukatlarına göre bunlar iftira, hakaret ya da saldırıdır ama her şeye rağmen bilinen gerçeklerdir. Mahkeme kararı ile yasaklamanın son örneği, aralarında Anarsist.Org’un da bulunduğu dört adet sitenin Türkiye&#8217;den erişiminin yasaklanmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/582/harun-yahya-yani-adnan-oktar-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Termodinamiğin İkinci Yasası, Evrim Teorisini geçersiz kılıyor mu?</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/577/termodinamigin-ikinci-yasasi-evrim-teorisini-gecersiz-kiliyor-mu/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/577/termodinamigin-ikinci-yasasi-evrim-teorisini-gecersiz-kiliyor-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2008 16:39:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimsel Mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[harun yahya]]></category>
		<category><![CDATA[termodinamik]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratılışçılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=577</guid>
		<description><![CDATA[ 
19. yüzyıldaki Sanayi Devrimi çağında, ısı makinelerinin verimini arttırma çabalarının ürünü olarak ortaya çıkan termodinamik bilimi, tümdengelimci kuruluşu ile doğadaki olayların ve süreçlerin olabilirlik koşullarını kimi yasalarla belirlemektedir. Bu bilim alanının İkinci Yasasıyla fiziğe getirdiği kavramlardan biri de, çevresiyle enerji alışverişi yapmayan, yalıtılmış sistemlerde yürüyen olaylarda her zaman artacağı kuralı getirilen ve enerjinin değersizleşme derecesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p style="text-align: justify;">19. yüzyıldaki Sanayi Devrimi çağında, ısı makinelerinin verimini arttırma çabalarının ürünü olarak ortaya çıkan termodinamik bilimi, tümdengelimci kuruluşu ile doğadaki olayların ve süreçlerin olabilirlik koşullarını kimi yasalarla belirlemektedir. Bu bilim alanının İkinci Yasasıyla fiziğe getirdiği kavramlardan biri de, çevresiyle enerji alışverişi yapmayan, yalıtılmış sistemlerde yürüyen olaylarda her zaman artacağı kuralı getirilen ve enerjinin değersizleşme derecesini veren bir fonksiyon olarak tanımlanabilecek “entropi” kavramıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kendiliğinden yürüyen olaylarda entropi artar ve sistem dengeye ulaşınca en büyük değerini alır. Yaratılışçıların göz ardı ettikleri nokta, dünyanın yalıtılmış bir sistem olmadığıdır. Yeryüzü, güneşten sürekli enerji aldığı için açık bir sistemdir. Açık sistemlerde enerji ve entropinin değişme süreçleri yalıtık sistemlerdeki gibi değildir. Açık sistemde metabolizma sürecine sürekli olarak enerji girmesi, düzenliliğin ya da örgütlenmenin bir ölçüsü olan negentropiyi ya da negatif enerjiyi arttırır. Böylece entropi artışı, negentropi artışı ile karşılanabilir ve denge durumunda entropi değişmez olur. Dolayısıyla canlıların karmaşık moleküler oluşumu ile bölgesel entropi azalmaları göstermesi, termodinamiğe aykırı değildir. <span id="more-577"></span>Ancak, tüm Güneş Sistemi incelenecek termodinamik sistem olarak seçilirse -ki o da evrenin geri kalanından yalıtılmış değildir- net entropi artışı söz konusu olabilir. Kaldı ki, geçen yüzyılın sonunda geliştirilen ve maddenin atomlu yapısını göz önüne alan istatistik termodinamik, çok sayıda parçacık içeren sistemlerde denge konumu çevresinde dalgalanmalar olacağını ve yerel entropi azalmaları görülebileceğini kanıtlamıştır.</p>
<p style="text-align: right;">Doç. Dr. <span class="postbody">Osman Gürel</span></p>
<p style="text-align: justify;">[Bu yazı Doç. Dr. <span class="postbody">Osman Gürel'in Yaşamın Kökeni adlı kitabından alınmış ve <a href="http://www.bilimvegelecek.com.tr/" target="_blank">Bilim ve Gelecek</a> dergisinin Nisan 2007 tarihli 38. sayısında yayımlanmıştır.]</span></p>
<p><!-- Insert 468x60 banner / 468x15 link units Here --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/577/termodinamigin-ikinci-yasasi-evrim-teorisini-gecersiz-kiliyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zehirli Yılanlar, Kaygan Yılanbalıkları ve Harun Yahya</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/575/zehirli-yilanlar-kaygan-yilanbaliklari-ve-harun-yahya/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/575/zehirli-yilanlar-kaygan-yilanbaliklari-ve-harun-yahya/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2008 16:37:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimsel Mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[harun yahya]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratılışçılık]]></category>
		<category><![CDATA[﻿yaratılış atlası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=575</guid>
		<description><![CDATA[ 
2006 yılında, Müslüman Türk apolojist Harun Yahya tarafından yazılmış, Atlas of Creation isimli kitabı, sipariş vermemiş olmasına rağmen, tamamen ücretsiz olarak posta kutusunda bulan dünya çapında onbinlerce bilim adamından biri oldum. Onbir dilde yayımlanan kitabın tezi, evrimin yalan olduğu. Ana “kanıt”, her biri günümüzdeki karşılıkları eşliğinde sayfa sayfa sunulmuş, fosilin zamanından beri hiç değişmediği söylenen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p style="text-align: justify;">2006 yılında, Müslüman Türk apolojist Harun Yahya tarafından yazılmış, <em>Atlas of Creation</em> isimli kitabı, sipariş vermemiş olmasına rağmen, tamamen ücretsiz olarak posta kutusunda bulan dünya çapında onbinlerce bilim adamından biri oldum. Onbir dilde yayımlanan kitabın tezi, evrimin yalan olduğu. Ana “kanıt”, her biri günümüzdeki karşılıkları eşliğinde sayfa sayfa sunulmuş, fosilin zamanından beri hiç değişmediği söylenen hayvan fosillerinin güzel fotoğraflarından oluşuyor. Kitap büyük, 700 sayfadan fazla, renkli, kuşe kağida basılı, gösteriş yapmak için kahve masası üzerine koyulacak cinsten. Böyle bir kitabı üretmenin maliyeti fazlasıyla yüksek olsa gerek, ve insan kendini bunun bunca dilde ve bu kadar fazla nüsha halinde üretimi ve dağıtımı için harcanan paranın nereden geldiğini merak etmeden edemiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.evrimteorisi.org/wp-content/uploads/2008/09/seasnake.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-420" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="seasnake" src="http://www.evrimteorisi.org/wp-content/uploads/2008/09/seasnake.jpg" alt="" width="181" height="302" /></a>Kitabın bütün anafikrinin günümüz hayvanlarıyla fosilleşmiş karşılıklarının güya benzerliği üzerine dayandığı düşünüldüğünde, kitabı rasgele karıştırırken 468. sayfanın, biri günümüz, biri de fosilleşmiş “yılanbalığı”na ayrıldığını görmek beni eğlendirdi. Resmin açıklaması diyor ki:</p>
<p><span id="more-575"></span></p>
<blockquote style="text-align: justify;"><p><em>Anguilloformes</em> takımı içinde 400′den fazla yılanbalığı türü bulunmaktadır. Milyonlarca yıldır hiçbir değişim geçirmemiş olmaları, evrim teorisinin geçersizliğini bir kez daha ispatlamaktadır.</p></blockquote>
<p style="text-align: justify;">Gösterilen yılanbalığı fosili gayet tabii gerçek bir yılanbalığı olabilir, bilemiyorum. Fakat şüphesiz, Yahya’nın çizdiği (solda) günümüz “yılanbalığı” bir yılanbalığı değil, muhtemelen çok zehirli Laticauda cinsinden bir denizyılanıdır (bir yılanbalığı tabii ki hicbir şekilde bir yılan değil, teleost bir balıktır). Kitabı bu tip benzer kusurlar için taramadım. Fakat bunun neredeyse açıp baktığım ilk sayfa olduğu düşünüldüğünde, kitabın ana tezi olan günümüz hayvanlarının fosil karşılıklarının zamanından beri hiç değişmediği savının ne değeri kalır ki?</p>
<p style="text-align: justify;">Sırası gelmişken belirteyim; Mayıs 2008′de, gerçek adı Adnan Oktar olan Harun Yahya, bir Türk mahkemesinde “şahsi menfaat için yasadışı örgüt kurmaktan” üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8 Temmuz’da eklenen ilave:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu saçma kitabın bazı diğer sayfalarına daha baktım. 54-55, 368-369 ve 414-415. Sayfalarda ikişer sayfa kaplayacak halde yayılanların “Crinoid” olduğu belirtilmiş, ve hepsi eski crinoid fosillerinin günümüzdekilere ne kadar benzer olduğunu göstermeye çalışıyor. Crinoidler, derisidikenliler şubesinden denizyıldızlarının bitkiye benzeyen akrabalarıdır. Bu üç çift sayfada da neredeyse aynı resim açıklaması yer alıyor. İşte 54. sayfadaki açıklama:</p>
<blockquote style="text-align: justify;"><p>Hayattaki haliyle birebir aynı olan, 345 milyon yıl yaşındaki crinoid fosili evrim teorisini çürütüyor. 345 milyon yıldır değişmemiş olan crinoidler evrim teorisini çürütüyor ve Tanrı’nın yaradışını bir hakikat olarak ortaya koyuyor.</p></blockquote>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.evrimteorisi.org/wp-content/uploads/2008/09/yahya2.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-421" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="yahya2" src="http://www.evrimteorisi.org/wp-content/uploads/2008/09/yahya2.jpg" alt="" width="256" height="205" /></a>Her üç çift sayfada da savı izah etmek için günümüz crinoidlerinin güzel bir renkli fotoğrafı bulunuyor. Tek mesele şu: hiçbir sayfada, günümüz örneği gösterilen hayvan, bir crinoid değil. Bir derisidikenli bile değil. Bir ikincil ağızlı (derisidikenliler ve bizim de ait olduğumuz alt alem) bile değil. Zoolog okurlar, bunun bir sabellid, bir halkalı solucan olduğunu fark edeceklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">402. sayfada, doğru bir şekilde ophiuroid olarak belirtilmiş dört adet fosil resmi bulunuyor. Ophiuroidler derisidikenlilerin önde gelen bir sınıfıdır. (Diğerleri denizyıldızları, denizkestaneleri ve crinoidlerdir.) Bir kez daha, standart olarak sunulan yaradılışçı resim açıklamamız:</p>
<blockquote style="text-align: justify;"><p>180 milyon yıllık bu fosil, ophiuroidlerin 200 milyon yıldır aynı olduğunu gösteriyor. Bügün yaşayanlardan farksız olan bu hayvanlar, evrim teorisinin geçersizliğini bir kez daha ortaya çıkarıyor.</p></blockquote>
<p style="text-align: justify;">Burada fosillerden beri değişimin olmadığını açıklayacak bir değil iki resmimiz var. Bu günümüz hayvanlarından biri gerçekten bir ophiuroid. Diğeri bir denizyıldızı! Derisidikenlilerin tamamen farklı bir sınıfından ve en kötü niyetli bakışla bile gözle görülür bir şekilde çok farklı.</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak, <a href="http://scienceblogs.com/pharyngula/2008/01/well_fly_fishing_is_a_science.php?utm_source=mostactive&amp;utm_medium=link" target="_blank">PZ buna Pharyngula’da dikkat çekti</a>, fakat eksiksizlik açısından ben de bir resim ekliyorum. Sayfa 244′te Yahya, trichopteraların kehribar içinde 25 milyon yıldan beri bozulmadığı için hiç değişmediklerini söylemek istiyor. Bir kez daha, resim açıklaması:</p>
<blockquote style="text-align: justify;"><p>Bu canlılar, yapılarında en ufak bir değişiklik olmaksızın milyonlarca yıl boyunca varlığını sürdürmüştür. Bu böceklerin hiç değişmemiş olması, hiç evrimleşmemiş olduklarının bir işaretidir.</p></blockquote>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.evrimteorisi.org/wp-content/uploads/2008/09/yahya3.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-422" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="yahya3" src="http://www.evrimteorisi.org/wp-content/uploads/2008/09/yahya3.jpg" alt="" width="276" height="155" /></a>Şimdiye kadar, günümüz hayvanlarından birinin fotoğrafına baktığımız zaman oldukça iyi bir şeyler bekleyegeldik. Günümüz trichopterası ne olacak? Belki bir tekes? Bir bahçe sümüklüböceği mi? Büyük bir karides mi? Hayır, bir bakıma bunlardan çok daha iyisi: bariz bir çelik kancaya takılı bir balık yemi!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kitabın pahalı ve ışıltılı üretimiyle içeriğin “nefes kesen anlamsızlığı”nı bağdaştırmakta aciz kalıyorum. Acaba gerçekten anlamsızlık mı, yoksa basit tembellik mi – ya da çoğunlukla Müslüman yaradılışçılar olan hedef kitlenin cehalet ve aptallığının alaycı farkındalığı mı? Ve para nereden geliyor?</p>
<p style="text-align: justify;">[Bu yazı Richard Dawkins'in <a href="http://richarddawkins.net/article,2833,UPDATED-Venomous-Snakes-Slippery-Eels-and-Harun-Yahya,Richard-Dawkins">Venomous Snakes, Slippery Eels and Harun Yahya</a> başlığıyla yayımlanmış olan yazısının Kutluhan Çelik tarafından yapılmış çevirisidir. Bu çeviri orijinal olarak Richard Dawkins'in sitesinde yayımlanmıştır.]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/575/zehirli-yilanlar-kaygan-yilanbaliklari-ve-harun-yahya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okullara Harun Yahya imzalı &#8216;Yaradılış Atlası&#8217;</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/569/okullara-harun-yahya-imzali-yaradilis-atlasi/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/569/okullara-harun-yahya-imzali-yaradilis-atlasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2008 16:30:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[adnan oktar]]></category>
		<category><![CDATA[harun yahya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=569</guid>
		<description><![CDATA[HABER MERKEZİ Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, liselerdeki Biyoloji ve Felsefe öğretmenlerine ve üniversitelerin ilgili bölümlerindeki öğretim üyelerine, &#8220;kamuoyunda Adnan Hoca olarak bilinen Harun Yahya takma adlı kişi tarafından kaleme alınmış Yaradılış Atlası başlıklı, bilimsel olmayan iddialarla donatılmış 764 sayfalık bir yayının, kargoyla gönderildiğini&#8221; bildirdi. Dinçer, yayında bunun Birinci Cilt olduğu ve Atlas&#8217;ın toplam 7 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>HABER MERKEZİ Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, liselerdeki Biyoloji ve Felsefe öğretmenlerine ve üniversitelerin ilgili bölümlerindeki öğretim üyelerine, &#8220;kamuoyunda Adnan Hoca olarak bilinen Harun Yahya takma adlı kişi tarafından kaleme alınmış Yaradılış Atlası başlıklı, bilimsel olmayan iddialarla donatılmış 764 sayfalık bir yayının, kargoyla gönderildiğini&#8221; bildirdi. Dinçer, yayında bunun Birinci Cilt olduğu ve Atlas&#8217;ın toplam 7 cilt olmasının planlandığına dikkat çekti. Öte yandan söz konusu kitabın Meclis&#8217;te AKP&#8217;li bir vekil tarafından izinsiz dağıtıldığı ortaya çıktı.<br />
Adnan Hoca&#8217;nın bakışı AKP ve Bush&#8217;la aynı<br />
Dinçer, düzenlediği basın toplantısında Atlas&#8217;ın amacının Evrim Kuramı&#8217;nı ele alan öğretmenleri etkilemek ve öğrencilere Evrim&#8217;in aslında kanıtlanmamış bir teori olduğunun propagandasını yapmak olduğunu belirterek, &#8220;Gerici safsatalar yoluyla eğitim sisteminde &#8216;yaradılış teorisi&#8217;ni hakim kılmak istediği görülmektedir&#8221; dedi. <span id="more-569"></span></p>
<p>Dinçer, Adnan Hoca&#8217;nın Evrim Kuramı&#8217;na bakışı açısından AKP ve onun Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik&#8217;in yanı sıra, &#8220;gerici&#8221; Bush yönetimiyle de aynı konumu paylaştığını ifade ederek, &#8220;Bu kişinin Atlas adı altında bastırdığı, yüksek maliyetli, lüks kuşe kağıda basılı, kalın ciltli bu kitabının, Türkiye&#8217;de görev yapan binlerce felsefe ve biyoloji öğretmenine ücretsiz olarak gönderilmesinin planlandığı görülmektedir&#8221; diye konuştu. </p>
<p>Masraflar nereden karşılanıyor?<br />
Dinçer, şu soruları yöneltti:<br />
&#8220;Kendisini Harun Yahya olarak tanıtan ve bugüne kadar yedi kez paranoid şizofreni teşhisi konarak akıl sağlığının yerinde olmadığı saptanan Adnan Oktar, ücretsiz olarak dağıttığı bu lüks Atlas&#8217;ın basım ve kargodan doğan dağıtım masraflarını nasıl karşılamaktadır? Bu Atlas&#8217;ın finansmanını kim sağlamaktadır? Daha da önemlisi, okullarda görev yapan biyoloji ve felsefe öğretmenlerinin isimleri tek tek nasıl saptanmaktadır? Milli Eğitim Müdürlükleri&#8217;nin bu noktada katkısı nedir?&#8221; </p>
<p>Bakanlık çareyi Adnan Hoca&#8217;da buldu<br />
AKP&#8217;li Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik&#8217;in yaptığı &#8220;okullarda hem evrim hem de yaratılış kuramı öğretilsin&#8221; önerisini anımsatan Dinçer, &#8220;Hükümet, kamuoyunda benimsetemediği uygulamalarını, bu şarlatanlık ve safsata odakları aracılığıyla mı okullara sokmak istemektedir&#8221; diye sordu. Okullara müfredat yoluyla &#8220;yaradılış safsatasını&#8221; sokmayı başaramayan Bakanlığın, çareyi Harun Yahya takma adlı şahsın başkanı olduğu Milli Değerler Vakfı ile okullarda konferanslar düzenlenmesinin önünü açtığını vurgulayan Dinçer, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Eğitimin dinselleştirilmesi çabalarının bir ürünü olarak desteklenen bu girişimlere son örnek Mersin&#8217;den gelmiştir. Milli Eğitim İl Müdürlüğü&#8217;nün 22 Kasım 2006 tarih ve 1472 sayılı yazısı ile &#8220;Uzay ve Yer Bilimleri&#8221; konusunda Mersin&#8217;deki okullarda Milli Değerler Vakfı&#8217;na bağlı kişilerin konferans düzenlemelerine izin verilmiştir. Düzenlenen konferanslara &#8220;Uzay ve Yer Bilimleri&#8221; başlığı verilerek kılıf hazırlanmıştır. Verilen konferanslar doğrudan doğruya Evrim Kuramı&#8217;nın eleştirisine odaklanmakta ve Yaratılış Kuramı&#8217;nın propagandasını yapmayı amaçlamaktadır.&#8221; </p>
<p>Kültür Bakanlığı&#8217;nın okullardaki kütüphanelere konulması &#8220;sakıncalı&#8221; bulunan bu kitapların yazarının başkanlığını yaptığı vakfa, Milli Eğitim Müdürlükleri aracılığıyla okullarda konferans izni verilmesini üzerinde önemle durulması gereken bir nokta olduğunu dile getiren Dinçer, &#8220;Geçtiğimiz günlerde Fransa&#8217;da da ücretsiz olarak dağıtılan bu Atlas, Fransız Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sakıncalı bulunmuş ve dağıtımı yasaklanmıştır&#8221; dedi. </p>
<p>Harun Yahya Meclis&#8217;te cirit atıyor<br />
Öte yandan AKP Gaziantep Milletvekili Ahmet Uzer&#8217;in danışmanlarının da Meclis&#8217;te milletvekilleri odalarına söz konusu kitabı dağıttığı ortaya çıktı. Meclis&#8217;te herhangi bir kitabın dağıtımı için izin gerekirken, &#8220;Yaradılış Atlası&#8221;nın, dağıtım bürosunun bilgisi dışında milletvekili bürolarına bırakılması dikkat çekti. Büro yetkilileri, bu olaydan haberleri olmadığını, izinli bir dağıtımın söz konusu olmadığını bildirdiler.</p>
<p>http://arsiv.sol.org.tr/index.php?yazino=8491</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/569/okullara-harun-yahya-imzali-yaradilis-atlasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

