Archive for Ekim, 2008:

Marquez’le KonuÅŸmalar

“…kuÅŸkuya yaÄŸmaya ve terk edilmiÅŸliÄŸe karşı, yanıtımız yaÅŸam’dır. Ne tufanlar, ne salgınlar, ne açlıklar, ne felaketler, ne de hatta yüzyıllar boyu birbirini izleyen sonu gelmez savaÅŸlar, yaÅŸamın ölüm karşısındaki dayanıklı üstünlüğünü kırmayı baÅŸarabildi. Hep büyüyen, hep hızlanan bir üstünlük…” – G. G. Marquez, Nobel konuÅŸması, 1982
Gabriel Garcia Marquez, [...]

Tags: , ,

Yorum Yaz

Oruç Oruoba: ol/an

Kabutka
Burada
yavaÅŸ yavaÅŸ
ilerliyorum.
Orada
biraz daha kalabilseydim
ısıda, nemde —
bir gün, bir-iki saat, birkaç dakika daha
[...]

Tags: , ,

Yorum Yaz

Füsun Akatlı, “Öteki Metinler’e Bakış”

Bilge Karasu’nun yayıma hazır hale getiremeden ardında bıraktığı yazılı kalıtı üzerinde yaptığım çalışmaların ürünü iki kitap oldu. İlkinde: Lağımlaranası ya da BeyoÄŸlu’nda, yazarın kurmaca/an-latı kapsamında düşünülebilecek yazılarını bir araya getirdim.
Öteki Metinler ise, düşünsel/kuramsal ağırlıklı denemeleri, metinleri, bunlarla birlikte okunabilecek notları ve Karasu’nun günlüklerinden seçmeleri kapsıyor. Bu ikinci kitapta, [...]

Tags: , ,

Yorum Yaz

Mülksüzler 30. Yılında

Ursula Le Guin’ le “Mülksüzler” romanıyla tanıştık. Otoriter devlete karşı, iÅŸbirliÄŸini öneriyordu. Kendini “Taocu, anarÅŸist, feminist ve çevreci” diye tanımlayan Le Guin’e göre ütopyalar imkânsız, ama yazılabilir…
Bir öyküyü, bir yolculuğu anlatmanın pek çok farklı yolu vardır. Yazar belki de en çok nasıl anlattığıyla farklılaşır diğerlerinden. Hayal gücüyle ve [...]

Tags: ,

Yorum Yaz

Mülksüzler Üzerine

“AnarÅŸistiniz burada…”
Algımızı yerli yerine oturtan düşlerimiz, ne isteyip ne istemediğimiz hayatı ve insanı tanımlamamıza ayna tutarken, bakışın en önemli eksenlerinden birini iktidar ve iktidarla ilişkiyi nasıl anlamlandırdığımız oluşturur.
Platondan Campenalla’ya bilinen bütün ütopyalar mükemmeliyetçi, idealize coÄŸrafyası ve toplumuyla totaliter bir yapıdadır. Le Guin ise Mülksüzler’de anarÅŸist dünya Anarres ve [...]

Tags: ,

Yorum Yaz

Ursula K. Le Guin’in Canıma Okuyuşunun Öyküsüdür

Le Guin’i ve iki büyük ödüllü yapıtı Mülksüzler’i BK edebiyatı içinde yerli yerine oturtmak istersek, ÅŸunları da eklememiz gerekli: Mülksüzler, BK edebiyatı yapıtları sınıflandırmasında, “Bilimsel BK”nun “sosyo-politik BK” sınıfına girer. Her ne kadar yazarın kendisi, “İkircikli Bir Ütopya” altbaÅŸlığını kullanmışsa da, bu tabir BK’yu derinlemesine tanımayan okur ve eleÅŸtirmenler için kullanılmış olsa gerektir. Mülksüzler’in sınıflandırmadaki [...]

Tags: ,

Yorum Yaz

Ursula K. Le Guin: Mülksüzler

Birinci bölüm, “Anarres – Urras”, s. 11-19
Bir duvar vardı. Önemli görünmüyordu. Kesilmemiş taşlardan örülmüş, kabaca sıvanmıştı; erişkin biri üzerinden uzanıp bakabilir, bir çocuk bile üzerine tırmanabilirdi. Yolla kesiştiği yerde bir kapısı yoktu; orada yerin geometrisine indirgeniyordu: bir çizgiye, bir sınır düşüncesine. Ama düşünce gerçekti. Önemliydi. Yedi kuşak boyunca dünyada o duvardan daha önemli bir şey [...]

Tags: ,

Yorum Yaz

Ursula K. Le Guin: Yerdeniz

Açılış bölümü, “Sisteki Savaşçılar”, Yerdeniz Büyücüsü, s. 7-19
Başını, fırtına yüklü Kuzey DoÄŸu Denizi’nden bir mil kadar yükseÄŸe kaldıran tek bir daÄŸdan oluÅŸmuÅŸ Gont Adası, büyücüleriyle ünlüdür. Gont’un yüksek vadilerindeki kasabalarından, derin ve karanlık koylarındaki limanÅŸehirlerinden, Adalar Diyarı’nın hükümdarlarına ÅŸehirlerde büyücü olarak hizmet eden veya Yerdeniz’de adadan adaya büyüler yaparak dolaÅŸan birçok Gontlu çıkmıştır. Bazılarının anlattığına [...]

Tags: , ,

Yorum Yaz

Ursula K. Le Guin: Yerdeniz

Açılış bölümü, Öteki Rüzgâr, s. 11-14
KuÄŸu kanatları gibi uzun ve ak yelkenler Uzakaşıran adlı gemiyi yaz havasından geçirip körfezin içine, Silahlı Kayalar’dan Gont Limanı’na doÄŸru taşıdı. Gemi, mendireÄŸin kara tarafındaki durgun sulara yellerin, o kadar kendinden emin ve zarif bir mahlukatı olarak kaydı ki, eski rıhtımda balık avlayan birkaç kasabalı onu neÅŸeyle selamlayıp, geminin burunda [...]

Tags: , ,

Yorum Yaz

Murathan Mungan: Soğuk Büfe

“aperitif”, s. 7-11
Her kitap ilkin adıyla bir çağrışım yapar. Bir kitabın adı, içini söyler, ya da içine ait ilk işarettir, diyelim.
Soğuk büfe sözü, bildiğiniz gibi, modern hayatın bir kavramı; Önünüze konulan genel bir toplamdan, herkesin kişisel zevki, tercihi, arzusuyla, kendi tabağını donatmasını mümkün kılan bir mutfak sunumunun adıdır. [...]

Yorum Yaz