Archive for Ekim, 2008:
filed in Güncel Mevzular on Eki.26, 2008
İHD’nin raporuna göre cezaevlerinde ya da tahliyesinden hemen sonra ölenlerin arasında Okkır, Çekin ve Çeber de var. Dernek bu dönemde 2 bin 110 baÅŸvuru aldı. 238′i iÅŸkence, 370′i saÄŸlık, 918′i disiplin soruÅŸturmalarıyla ilgili.
İnsan Hakları DerneÄŸi’nin (İHD) Ocak-Eylül 2008 arasını kapsayan cezaevleri raporuna göre, bu dönemde derneÄŸe gelen her 10 hak ihlali baÅŸvurusundan biri, iÅŸkenceyle ilgili. [...]
Tags: insan hakları
filed in Edebiyat on Eki.26, 2008
Arka koltuktaydım, Romanya ekmeÄŸi, ciÄŸer ezmesi, bira ve meÅŸrubatların arasına sıkışmış; on yıl önce ölen babamın cenazesinden bu yana ilk kez baÄŸladığım yeÅŸil kravatımla. Åžimdi bir Zen düğününde saÄŸdıç olacaktım. Hollis saatte 130 kilometre sürüyor, Roy’un iki metrelik sakalı yüzüme uçuÅŸuyor. Benim 62 model Comet arabamdayız ama ben kullanamıyorum – sigorta yok, iki kez alkollü [...]
Tags: Büyük Zen Düğünü, charles bukowski
filed in Edebiyat on Eki.26, 2008
AÄŸaçlarda kardeÅŸ gibi yaÅŸayan ve düşleri en az bizim gündelik yaÅŸamımız kadar gerçek olan bir ırk, kendini “gerçekçi” Arzlılara karşı nasıl savunabilir?
1970′lerin baÅŸlarında yazdığı Dünyaya Orman Denir’de Le Guin ABD’nin Vietnam savaşı politikasına doÄŸrudan göndermeler yapar. Arz, Athshe’ye uygarlık götürüyordu. Silahlar, sanayi, ÅŸehirler ve fahiÅŸeler. Tüm bunlara yer [...]
Tags: Dünyaya Orman Denir, Ursula K. Le Guin
filed in Edebiyat on Eki.26, 2008
“İlgi duymuyordum. Hiçbir ÅŸeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceÄŸime dair hiç fikrim yoktu. DiÄŸerleri yaÅŸamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir ÅŸeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aÅŸağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. BeÅŸ yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi.” [...]
Tags: charles bukowski, Ekmek Arası, Kitap
filed in Edebiyat on Eki.26, 2008
Zengin olmayı düşleyen yoksul ve despot bir babanın cehenneme çevirdiÄŸi ergenlik döneminden sonra iki yıl Los Angeles Üniversitesi’nde gazetecilik bölümüne devam eden Charles Bukowski (Henry Chinaski) kararını verir. Babası gibi biri zengin olmak istediÄŸine göre, o tersini isteyecektir. Aylaklığı. Ancak erken yaÅŸta saptadığı bir hedefi vardır. Yazar olmak.
Mukavva [...]
Tags: charles bukowski, factotum
filed in Edebiyat on Eki.26, 2008
“Bence Salman Rushdie gücünü her zaman sözcüklere, onların renk ve ağırlıklarına, biçim ve parlaklıklarına duyduÄŸu sevgiden alıyor. Kimse, böylesine büyük bir hokkabaz ustalığıyla, böylesine büyük bir el hüneriyle oynayamaz sözcüklerle. Öykü insanı hemen sarıyor ve kendini okutuyor; bunda ÅŸaşılacak bir ÅŸey yok çünkü bu öykü Sinbad’ı, Binbir Gece Masalları’nı, Altın Post’u yaratan sihirli ülkeden geliyor.” [...]
Tags: Harun ile Öyküler Denizi, Salman Rushdie
filed in Edebiyat on Eki.26, 2008
Ölmüş bir kadının hayatla hesaplaÅŸması: Margit Schreiner doÄŸumdan ölüme dek yaÅŸamımızın her anını oluÅŸturan çabalarımızın beyhudeliÄŸini acı ama mizahtan da yoksun olmayan bir dille anlatıyor. DoÄŸumla birlikte keÅŸfetmeye baÅŸladığımız dünyanın giderek büyüsünü yitiriÅŸi, umut ve beklentilerimizin boÅŸa çıkışı, hayat tarzımızın kalıplaÅŸması, verdiÄŸimiz kararların sadece görünüşte bir deÄŸiÅŸiklik yaratması ve olanaklarımızın giderek daralışı Schreiner’in elinde traji-komik [...]
Tags: Hayal Kırıklıkları Kitabı, Kitap, Margit Schreiner
filed in Edebiyat on Eki.26, 2008
İspanya İç Savaşı’nın hemen ertesinde, gencecik bir kızın yazdığı ve 1944 Nadal ödülünü kazanan Hiç, 2004′te yazarının ölümünden sonra dünyanın her yerinde yeniden keÅŸfedildi. On sekiz yaşındaki Andrea, öksüz kaldıktan sonra üniversite eÄŸitimi için köyünden Barselona’ya, zenginliÄŸi ve kültürüyle hep gözünü kamaÅŸtırmış olan anne tarafından akrabalarının evine gelir. Ancak akrabaları savaÅŸ sırasında servetlerini kaybetmiÅŸ, korkunç [...]
Tags: Carmen Laforet, Hiç
filed in Edebiyat on Eki.26, 2008
Masalda, yaÅŸadığı ada ile anakara arasındaki sakin denizde her gün tek başına balığa çıkan UraÅŸima adındaki fakir bir balıkçı anlatılır. UraÅŸima uzun siyah saçları olan genç ve yakışıklı bir adammış. Bir gün denizler kralının kızı yukarı bakıp da geniÅŸ gökyüzü dairesinden yüzerek geçen bir karaltıyı seyrederken, kayığının kenarından eÄŸilen UraÅŸima’yı görmüş.
[...]
Tags: İçdeniz Balıkçısı, Ursula K. Le Guin
filed in Edebiyat on Eki.26, 2008
Eğer savaşmazsan ele geçirilirsin, soyun sona erer. Marifetler bu işe yarar, verdiği güçler sayesinde.. insan arazisini koruyabilir, soyunu temiz tutabilir. Eğer kendini koruyamazsan, marifetini kaybedersin. Başka soylar bize baskın çıkar, sıradan insanlar..
Ovalıların hiç de tekin bulmadıkları dağlarda yaşayabilmek için herkesin bir marifetinin olması gerek. Elbette her marifetin bir [...]
Tags: Kitap, Marifetler, Ursula K. Le Guin