<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>HiAxySheytan için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://hiaxysheytan.com/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hiaxysheytan.com</link>
	<description>Her boka maydanoz blog sitesi!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Sep 2010 13:42:54 -0500</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>Harun Yahya nereden çıktı? yazısına abdullah tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/504/harun-yahya-nereden-cikti/comment-page-1/#comment-6244</link>
		<dc:creator>abdullah</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 13:42:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=504#comment-6244</guid>
		<description>DARWİNİZMİN ACI ÇÖKÜŞÜ ÜZÜLDÜM Bİ YARATILIŞ ATLASI DARWİNİZMİN KAFSIN PATLATTI REZİL RÜSVA ETTİ DÜNYADA. KUYRUK ACISI VAR DARWİNİSTLERDE AMA SON SON DEPİNİŞLER SON ÇIRPINIŞLAR ÇIRPINDIKÇA SİZİ BATIRICICAZ DARWİNİSTLER YAŞASIN HARUN YAHYA VE YAŞASIN YENİ HARUN YAHYALAR BAŞINIZA BELAYIZ KURTULAMAZSINIZ SİZİN CEHENNEMİNİZ OLUCAZ KAFİRLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>DARWİNİZMİN ACI ÇÖKÜŞÜ ÜZÜLDÜM Bİ YARATILIŞ ATLASI DARWİNİZMİN KAFSIN PATLATTI REZİL RÜSVA ETTİ DÜNYADA. KUYRUK ACISI VAR DARWİNİSTLERDE AMA SON SON DEPİNİŞLER SON ÇIRPINIŞLAR ÇIRPINDIKÇA SİZİ BATIRICICAZ DARWİNİSTLER YAŞASIN HARUN YAHYA VE YAŞASIN YENİ HARUN YAHYALAR BAŞINIZA BELAYIZ KURTULAMAZSINIZ SİZİN CEHENNEMİNİZ OLUCAZ KAFİRLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Türkiye’de Anarşizm yazısına shilan tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/1107/turkiye%e2%80%99de-anarsizm/comment-page-1/#comment-6043</link>
		<dc:creator>shilan</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 13:45:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=1107#comment-6043</guid>
		<description>12 EYLÃœL MÄ°LÄ°TARÄ°ST REJÄ°MÄ°NDEN, 12 EYLÃœL TÃœRK Ä°SLAMCI  TARÄ°KATLAR REJÄ°MÄ°NE DOÄžRU...
12 EylÃ¼l anayasa revizyonu KÃ¼rtlere yeni bir ÅŸey sunmuyor. KÃ¼rtler bir sopaya diÄŸerini yeÄŸlemekle yine zaman kaybedecekler. Askerin damgasÄ±nÄ± vurduÄŸu rejimin KÃ¼rtlere yaptÄ±ÄŸÄ±nÄ±, Ä°slam&#039; Ä±n rengini vuracaÄŸÄ± bir rejimden beklememek saflÄ±k olacaktÄ±r. Ä°ran MÃ¼slÃ¼man molla rejimi KÃ¼rtlere ne verdi? AKP de orduyu denetim altÄ±na aldÄ±ktan sonra aynen onlarÄ±n yaptÄ±ÄŸÄ±nÄ± yapacaktÄ±r. BÃ¶ylece cellatlarÄ±n Ã¼nÃ¼formasÄ± deÄŸiÅŸiyor, kara gÃ¶zlÃ¼klÃ¼ general yerini, tÃ¼rbani Ã¼nÃ¼forma taÅŸÄ±yan cellada bÄ±rakÄ±yor!.
KÃ¼rt halkÄ±nÄ±n, AKP etrafÄ±nda kÃ¼melenen TÃ¼rk islam sentezcilerinin mutlak hakimiyetininin tesisi iÃ§in hazÄ±rlanan bu anayasa revizyonundan bir Ã§Ä±karÄ± yoktur. KÃ¼rt halkÄ± kendi baÄŸÄ±msÄ±zlÄ±ÄŸÄ± iÃ§in ayaÄŸa kalkmalÄ±dÄ±r. GeÃ§miÅŸte her klik dÄ±ÅŸ destek olmadan yaÅŸayamÄ±yordu, dÄ±ÅŸardan aÄŸa babalar el uzatamayÄ±nca allah, vallah diyerek can derdine giriyorlardÄ±. Halk dÃ¼ÅŸmanÄ± askerin elindeki nizamÄ±n ayakta kalabilmesi iÃ§in dÄ±ÅŸ destek ÅŸart idi. 90 lara kadar bu destek bedavdan verildi. Sovyetlere karÅŸÄ± jandarma rolÃ¼nÃ¼ Ã¼stlenen TC klikleri parazit yapÄ±larÄ± ile anormal ÅŸekilde palazlandÄ±lar. VurduÄŸum vurduk, kestiÄŸim kestik naralarÄ±, dÄ±ÅŸ destek kalkÄ±nca havada kalmaya baÅŸladÄ±. YaÅŸamasÄ± dÄ±ÅŸ desteÄŸe baÄŸlÄ± asalak ordu, dÄ±ÅŸ destek AKP ye kayÄ±nca, balÄ±ÄŸÄ±n sudan Ã§Ä±kmasÄ± gibi can Ã§ekiÅŸmeye baÅŸladÄ±.  BÃ¼tÃ¼n askeri darbeleri dÄ±ÅŸ detek ile yapÄ±yorlardÄ±. HalkÄ±n sÄ±rtÄ±ndan beslenenÂ parazit  subaylar yÄ±llarca laikÃ§i geÃ§indi ve ÅŸimdi  ise dincilerle iÅŸbirliÄŸi yapmaya baÅŸladÄ±lar. Kendilerini  din mafyasÄ±na teslim ettiler. KahramanlÄ±klarÄ±, sadece KÃ¼rt ve diÄŸer MÃ¼slÃ¼man olmayan mazlum halklara karÅŸÄ±dÄ±r. DaÄŸda  davar otlatan 2 Ã§obana terorist var diyerek bÃ¼tÃ¼n bir tÃ¼meni seferber eden generaller Ã§etesi, Ã§Ã¶l bedevisinin  ilkel beyninden Ã§Ä±kan ideolojinin Ã¼rÃ¼nÃ¼ bir avuÃ§ islamcÄ± mahlÃ¼kata kendilerini teslim ettiler...YÃ¼ce orducuk dÄ±ÅŸ destek kimdeyse o tarafa kÄ±vÄ±rÄ±yor? Zevk ve sefa peÅŸindeki binlerce lÃ¼mpen subay dÄ±ÅŸ destek AKP ye geÃ§ince kendilerini ortaÃ§aÄŸ tarikatlarÄ±nÄ±n kucaÄŸÄ±nda buldular. MehmetÃ§ik bir anda MuhametÃ§ik oldu. Ä°ÅŸte bu tÃ¼rden kadrolar ile ancak dÄ±ÅŸ destekli darbe yapÄ±lÄ±r. DÄ±ÅŸ destek olmadan, balÄ±ÄŸÄ±n sudan Ã§Ä±kmasÄ± gibi yaÅŸayamÄ±yorlar... DÄ±ÅŸ destek olmadÄ±ÄŸÄ± zaman da hepsi dÃ¶kÃ¼ldÃ¼ iÅŸte. TÃ¼rk Ä°slam sentezcisi bir avuÃ§ Bedevi kÄ±rÄ±ntÄ±sÄ± da, askerler gibi dÄ±ÅŸ destekli mazbatayÄ± almaktan baÅŸka bir ÅŸey dÃ¼ÅŸÃ¼nmÃ¼yor, mazbata, militer Ã¼nÃ¼forma giyenden, deve Ã§obanlarÄ±nÄ±n resmi Ã¼nÃ¼formasÄ±nÄ± giyenlere geÃ§ecek ve KÃ¼rt halkÄ± da ayaklarÂ altÄ±nda kalmaya devam edecektir.. 
Ordu ve dinci Ã§eteler  bu hale nasÄ±l geldi?  DeÄŸiÅŸen dÃ¼nya koÅŸullarÄ±nda, TC, ABD ve Avrupa&#039;dan eski yapÄ±lanma temelinde almÄ±ÅŸ olduÄŸu desteÄŸi kaybetme noktasÄ±na geldi. TC, pratikde 3 Ã§eÅŸit ordu beslemek zorundadÄ±r: 1- yÃ¼zbinleri bulan regÃ¼ler ordu 2- paramiliter  KÃ¶y koruyucularÄ± ki, bunlarÄ±n sayÄ±sÄ± hemen hemen Fransa&#039; nÄ±n tÃ¼m ordusu kadardÄ±r. 3- Ã–zel ordu denilen ve genellikle KÃ¼rt kÄ±lÄ±ÄŸÄ±na girmiÅŸ ve KÃ¼rt gerillasÄ± adÄ± altÄ±nda mÃ¼mkÃ¼n olduÄŸu kadar can kaybÄ± yaratmaya Ã§alÄ±ÅŸan kontra birlikler. Gelinen noktada, Ã¶zellikle AB devletleri bu 3 Ã§eÅŸit ordunun masraflarÄ±nÄ± Ã¶demenin gerek TC bÃ¼tÃ§esi gerekse de, eÄŸer TC, AB ye alÄ±nÄ±rsa kendileri iÃ§in bir bela olacaÄŸÄ±nÄ± gÃ¶rdÃ¼ler. Almanya&#039; nÄ±n yÄ±llÄ±k askeri masraflarÄ±,  kontralara ayrÄ±lan bÃ¼tÃ§eden  bile daha azdÄ±r. Avrupa bu Ã§eÅŸitten bir TÃ¼rk belasÄ±nÄ± baÅŸÄ±na almak istemiyor. Ä°ÅŸte Ordu tepesi bu haliyle sallanmaya bÄ±rakÄ±ldÄ±, Genelkurmay ise bu durumda AKP nin yanÄ±nda yer almayÄ±  3 ordulu TC nin devamÄ± iÃ§in bir zorunluluk saydÄ±. Fakat bu yeni yapÄ±lanma da Ã§ok sunnidir  ve her an yÄ±kÄ±labilir. Bu haliyle bile yeni tÃ¼rden bir dÄ±ÅŸ destek elde etmenin ÅŸansÄ± azdÄ±r. AKP 3  ordulu yapÄ±ya dokunamÄ±yor, sadece islamlaÅŸtÄ±rmaya Ã§alÄ±ÅŸÄ±yor.  Åžu andaki dÃ¼nya konjonktÃ¼rÃ¼ TC gibi savaÅŸ mekanizmasÄ± haline gelmiÅŸ devletler iÃ§in Ã§ok ÅŸey  vaad etmiyor. Aksine, ÅŸimdiki  durum baÄŸÄ±msÄ±z bir KÃ¼rdistan realitesini hayal olmaktan Ã§Ä±karÄ±yor. 
Genel duruma bakarsak: TÃ¼rkiye&#039;nin demokratikleÅŸmesi Ã¶nÃ¼nde en Ã¶nemli engellerden bir tanesi, 12 EylÃ¼l anyasasÄ± ve daha sonraki askeri hakimiyet esasÄ±na gÃ¶re dÃ¼zenlenen hukuksuzluk kurumlarÄ± idi.  Anayasa Mahkemesi, YargÄ±tay ve HSYK (Hakimler SavcÄ±lar YÃ¼ksek Kurulu), kamufule edilmiÅŸ diktanÄ±n dayandÄ±ÄŸÄ± nizamÄ±n temel taÅŸlarÄ±ndandÄ±r. Bu kurumlara dokunulmadan, TÃ¼rkiye demokratikleÅŸemez. Ã‡Ã¼nkÃ¼ 12 EylÃ¼l hukuksuzluÄŸu, hakimiyetinin bekasÄ± iÃ§in her kurumu diÄŸeri Ã¼zerinde bir kontrol mekanizmasÄ± ÅŸeklinde Ã¶rgÃ¼tlemiÅŸtir.

Asker kiÅŸiler sivil hukuka tabi olmadÄ±ÄŸÄ± iÃ§in zaten bu hukuktan etkilenmiyor. Askerin emir komutaya gÃ¶re iÅŸleyen kendine has bir â€œhukukuâ€ var. OnlarÄ±n iÅŸlerine siviller zaten karÄ±ÅŸamaz. Son dÃ¶nemde askeriyenin ana kadrolarÄ± arasÄ±nda baÅŸlayan Ã§Ã¶zÃ¼lme ordu iÃ§indeki Ã§eliÅŸkinin derinleÅŸmesinin bir Ã¼rÃ¼nÃ¼dÃ¼r. Askeri klikler arasÄ±nda kÃ¶rÃ¼ kÃ¶rÃ¼ne devam eden rant kavgasÄ± olmasaydÄ± hiÃ§ bir subayÄ±n kÄ±lÄ±na dokunulamazdÄ±. AKP &#039;ye dayanan klik kendilerine baÅŸ eÄŸmek istemeyen Ã§oÄŸu emekli edilmiÅŸ bir sÃ¼rÃ¼ general ve alt rÃ¼tbelileri nihai tasfiyeye baÅŸladÄ±. Kendisini tarafsÄ±z gÃ¶stermeye Ã§alÄ±ÅŸan genel kurmay, bÃ¼tÃ¼n operasyonlardan sorumludur. Ä°. BaÅŸbuÄŸ, KoÅŸaner gurubu, kimin yakalanmasÄ± ve kime de dokunulmamasÄ±nÄ± perde arkasÄ±nda bilfiil yÃ¶nettiler. AKP,  genelkurmayda geÃ§en bu kadar Ã¶nemli  bilgilere hiÃ§ bir zaman ulaÅŸmazdÄ±. 
Anayasa Mahkemesi, YargÄ±tay, SayÄ±ÅŸtay, HSYK vb kurumlar sadece siviller iÃ§in iÅŸliyor ve hep askerin elinde sivillere karÅŸÄ± kullanÄ±lmaktadÄ±r. Åžemdinli savcÄ±sÄ±nÄ±n gÃ¶revden alÄ±nmasÄ± bunun aÃ§Ä±k bir Ã¶rneÄŸidir. Åžimdi askeri kanatlar arasÄ±nda baÅŸlayan bu kavgayÄ±, AKP nin baÅŸarÄ±lÄ± mÃ¼cadelesi diye yutturmak abes gelecektir. AKP nin cemaatler adÄ±nÄ± alan dini mafya Ã§eteleri, hazÄ±rlÄ±k yaptÄ±klarÄ± gelecekteki din diktasÄ± iÃ§in bu dalaÅŸmayÄ± kullanmakta ve askeriye iÃ§inde kendi ordularÄ±nÄ±n temellerini atmaktadÄ±rlar. AKP nin amacÄ± demokratik, Ã§etelerden arÄ±nmÄ±ÅŸ bir ordu deÄŸil, tam tersine kendisine baÄŸlÄ± OsmanlÄ± tipi bir ordudur. KÃ¼rt halkÄ± Hamidiye alaylarÄ±ndan az Ã§ekmedi. AKP nin hayal ettiÄŸi Hamidiye alaylarÄ± tipi ordu ÅŸimdikinden daha kÃ¶tÃ¼dÃ¼r. BunlarÄ±n devamÄ± iÅŸte ÅŸimdiki KÃ¶y koruyucularÄ± adÄ±nÄ± alan ve KÃ¼rdistanda katledilen her 100 kiÅŸiden 90 nÄ±nÄ±n sormlusudurlar. Hamidiye AlaylarÄ± koruculuktan daha beterdir. Koruculuk, gibi fakat o zaman bÃ¶lgede hakim gÃ¼Ã§ olan Ermeni nÃ¼fusu yok etmek iÃ§in kuruldu. Abdulhamit bu alaylara â€œÄ°stediÄŸiniz kadar Ermeni kesin, mallarÄ±nÄ± yaÄŸmalayÄ±n, helaldir. Yeter ki bunu benim sÃ¶ylediÄŸim zaman yapÄ±nâ€ dedi. Hamidiye AlaylarÄ± bu topraklarda 1915â€™teki tehcirden Ã¶nce Ã§ok bÃ¼yÃ¼k bir Ermeni katliamÄ± yaptÄ±. OnlarÄ± devamÄ± olan koruyucular da aynÄ±sÄ±nÄ± ÅŸimdiki hakim gÃ¼Ã§ olan KÃ¼rtlere uyguluyor.
Bu durum TÃ¼rk devleti&#039;nin kuruluÅŸ felsefesine de oldukÃ§a uygundur
Ã‡Ã¼nkÃ¼ TÃ¼rk devleti TÃ¼rkiye olarak adlandÄ±rÄ±lan coÄŸrafya&#039;da yaÅŸayan milletlerin iradesine karÅŸÄ± kuruldu. Askerin sÃ¼ngÃ¼sÃ¼ ile kuruldu. TÃ¼rk resmi tarihinin yalan iddialarÄ±nÄ±n tersine, yabancÄ± hiÃ§bir gÃ¼ce karÅŸÄ± savaÅŸ deÄŸil, yerli halklarÄ±n yokedilmesi temelinde kuruldu. YabancÄ±larÄ±n desteÄŸi ile yerli halklara karÅŸÄ± kÄ±yÄ±m uygulanarak kuruldu. Ä°lk tehcir planÄ± Celal Bayarâ€™Ä±n yÃ¶netiminde BatÄ± Anadolu RumlarÄ±na karÅŸÄ± 1914 yÄ±lÄ±nda baÅŸlatÄ±ldÄ±. AlmanlarÄ±n talebi Ã¼zerine durduruluna kadar, 1 milyon kadar Rum binlerce yÄ±llÄ±k vatanlarÄ± olan Egeâ€™den kovalanmÄ±ÅŸtÄ± bile. Bayar hatÄ±ralarÄ±nda bu planÄ±n baÅŸarÄ± ile uygulanmasÄ±ndan bÃ¶bÃ¼rlenerek sÃ¶z eder. 1915 Ermeni soykÄ±rÄ±mÄ±, 1916 yÄ±lÄ±nda ise DoÄŸu Karadeniz Pontus RumlarÄ±, iÃ§ Anadoluâ€™ya zorunlu gÃ¶Ã§e tabi tutuldu. Arta kalanlarÄ± da Ankara HÃ¼kÃ¼metinin 1921 KoÃ§kiri, Palu-GenÃ§ ve 1938 de Dersim harekatÄ± sÄ±rasÄ±nda yÃ¼zbinlerce KÃ¼rdÃ¼ zorunlu gÃ¶Ã§e tabi tutmasÄ± gibi. Uzun yÄ±llar boyunca, Yahudi Holokaustunun arkasÄ±nda Sinti-Roma halkÄ±nÄ±n ve diÄŸerlerinin yaÅŸadÄ±ÄŸÄ± soykÄ±rÄ±mÄ±n gÃ¶lgede kalmasÄ± gibi, Ermeni SoykÄ±rÄ±mÄ±nda da, SÃ¼ryani, Rumlar ve diÄŸerleri gÃ¶lgede kaldÄ±. Anadolu&#039; da soykÄ±rÄ±mlar baÅŸlamadan Ã¶nce yÃ¼ksek sayÄ±da Rum ve Ermeni ve KÃ¼rtler vardÄ±. Araplar, SÃ¼ryaniler, Keldaniler, Nasturiler, Yahudiler vardÄ±... Mesela Karaim denen Yahudiler Bizans zamanÄ±nda Ä°stanbulâ€™da yaÅŸÄ±yorlardÄ±. Rumlar, Ermeniler, KÃ¼rtler her taraftaydÄ±lar. Rumlar Ã¶zellikle Ä°stanbul, Karadeniz ve Ege sahillerinde, Ermeniler de daha Ã§ok DoÄŸu Anadoluâ€™daydÄ±lar. BunlarÄ±n hepsi iÃ§ iÃ§e geÃ§miÅŸ nÃ¼fuslardÄ±. TÃ¼rkler ise esasen azÄ±nlÄ±kta idiler.
TÃ¼rkler Anadoluâ€™da yaÅŸayan diÄŸer kavimleri nasÄ±l yÃ¶netimleri ve etkileri altÄ±na aldÄ±lar? Dinsel farklÄ±lÄ±klarÄ±n yarattÄ±ÄŸÄ± zulÃ¼m sisteminin iÃ§inden geliÅŸen milli zÄ±tlÄ±klarÄ±n ortaya Ã§Ä±kÄ±ÅŸÄ±, ilk olarak Ermeni, Rum ve Asuri-SÃ¼ryani-Keldani-Nasturi ve Ezidi halklarÄ±nÄ± vurdu.1890â€™lardan baÅŸlayarak bu halklara karÅŸÄ± yok etme kampanyalarÄ± geliÅŸtirildi ve nihayetinde OsmanlÄ± Ä°mparatorluÄŸuâ€™nun Almanyaâ€™nÄ±n yanÄ±nda 1. paylaÅŸÄ±m savaÅŸÄ± talanÄ±na katÄ±lmasÄ±yla birlikte hemen hemen tÃ¼mden yok edildiler. Ä°ttihat ve Terakki hÃ¼kÃ¼meti tarafÄ±ndan 1915â€™de gerÃ§ekleÅŸtirilen Ermeni tehcirinden Ã¶nce de Ermeni halkÄ± katliamlara uÄŸramÄ±ÅŸ, ancak uygulamaya konulan tehcir politikasÄ±yla tam bir soykÄ±rÄ±ma tabi tutulmuÅŸtur. Tehcir sÃ¼resince bir buÃ§uk milyon Ermeni, sÃ¼rgÃ¼n ve Ã¶ldÃ¼rme yoluyla yok edilmiÅŸ, kalanlar ise kendilerini, yaÅŸamlarÄ± boyunca Ã¼zerlerinden atamayacaklarÄ± travma ve acÄ±larla birlikte sÃ¼rdÃ¼rmek zorunda kaldÄ±klarÄ± bir hayatÄ±n iÃ§inde bulmuÅŸlardÄ±r. MÃ¼slÃ¼man olmayan diÄŸer milliyetleri yok ederek TÃ¼rk milletini yaratma eylemi, OsmanlÄ±â€™da baÅŸlayÄ±p Cumhuriyetâ€™le devam eder. DolayÄ±sÄ±yla tÃ¼m dÃ¼nyaca bir insanlÄ±k suÃ§u olarak kabul edilmiÅŸ olan soykÄ±rÄ±mÄ±n, hem OsmanlÄ± hem de Cumhuriyet dÃ¶nemlerinde iÅŸlenmiÅŸ olduÄŸunu kabul etmek gerekir. Neticede, iÃ§erisinde cumhuriyeti kuran subaylarÄ±n da faili olduÄŸu, 2.5 milyon insan katledilmiÅŸtir. ÃœÃ§ milletin Anadolu topraklarÄ±ndaki varlÄ±ÄŸÄ±na son verilmiÅŸtir. 1900â€™lÃ¼ yÄ±llarÄ±n baÅŸlarÄ±nda toplam nÃ¼fusun 13 milyon civarÄ±nda olduÄŸu gÃ¶z Ã¶nÃ¼ne alÄ±ndÄ±ÄŸÄ±nda katliamÄ±n boyutlarÄ± ve taÅŸÄ±nÄ±lan utancÄ±n bÃ¼yÃ¼klÃ¼ÄŸÃ¼ daha iyi anlaÅŸÄ±lÄ±r. 
Tehcir ve daha sonra devam eden azÄ±nlÄ±klarÄ± tasfiyeye yÃ¶nelik sistematik politikalar, ve toplum iÃ§erisinde ne kadar kopuk, ipsiz, berduÅŸ, halk dÃ¼ÅŸmanÄ± insan varsa bu devletin bÃ¼yÃ¼kleri oldular. Daha sonraki devlet kadrolarÄ±nÄ± yetiÅŸtirme okullarÄ± ve askeri okullar halka dÃ¼ÅŸmanlÄ±k esasÄ±na gÃ¶re eÄŸitim verdiler ve devlet kadrosu olmak iÃ§in halk dÃ¼ÅŸmanÄ± olmak ÅŸart oldu. Halk dÃ¼ÅŸmanÄ± oldular. Mesela kendini modern diye gÃ¶steren Cumhuriyetâ€™in baÅŸÄ±ndaki 300 bin Ermeni ve 450 000 Rumdan da bugÃ¼n geriye ne kadar Ermeni ve Rum nÃ¼fus kalmÄ±ÅŸtÄ±r? 35 bin kÃ¼sur Ermeni, 28 000 Rum.. Cumhuriyet dÃ¶neminde de Ermenilere ve bÃ¼tÃ¼n gayrÄ±mÃ¼slimlere yÃ¶nelik bir â€œikinci dalga yok etmeâ€ sÃ¼reci yaÅŸandÄ±. Bu yok etme, illa Ã¶ldÃ¼rerek deÄŸil, insanlarÄ±n hayatlarÄ±nÄ± Ã§ekilmez hale getirerek, cehenneme Ã§evirerek yapÄ±lÄ±yor. Ve sonunda insanlar yurtdÄ±ÅŸÄ±na gÃ¶Ã§ ediyor. KÃ¼rt aÅŸiretlerinin elebaÅŸlarÄ±nÄ± BatÄ±â€™ya gÃ¶Ã§ etmeye zorlayan 1934â€™teki Ä°skÃ¢n Kanunu, Ermenilere de uygulanmÄ±ÅŸ. Mesela Urfa, DiyarbakÄ±r, Sivasâ€™taki Ermenilere â€œhadi siz de Ä°stanbulâ€™a, Ä°zmirâ€™eâ€ deniyor. Ermenilere ve diÄŸer gayrÄ±mÃ¼slimlere yapÄ±lan uygulamalarda, Cumhuriyet dÃ¶nemi OsmanlÄ± dan daha kÃ¶tÃ¼dÃ¼r. SÃ¶zÃ¼m ona hilafet devleti olan OsmanlÄ±â€™da Ermeniler, Rumlar, Yahudiler devlette en yÃ¼ksek mertebelere Ã§Ä±kabilirken, laik, sekÃ¼ler, Ã§aÄŸdaÅŸ TC devletinde bir Ermeninin veya Rumun dÄ±ÅŸiÅŸlerine, askeriyeye, polise girmesi asla sÃ¶z konusu deÄŸil. Bu insanlar bekÃ§i bile olamazlar.

TÃ¼rkiye&#039;de esmeye baÅŸlayan ordu - dinci kavgasÄ±nÄ±n birinci nedeni ABD&#039;nin yeni politikasÄ± ve Saddam rejimini yÄ±kmasÄ±dÄ±r. Zaten ordu da bunu bÃ¶yle anladÄ±ÄŸÄ± iÃ§in ABD&#039;ye dÃ¼ÅŸmanlÄ±k etmekten geri kalmÄ±yor. TÃ¼rk dinci - asker diktasÄ± Irak&#039;ta ABD&#039;ye karÅŸÄ± savaÅŸtÄ± ve yenildi. Ordaki yenilgiden sonra TÃ¼rkiye&#039;de sallanÄ±yor... Ordu sever gÃ¼Ã§lerin kitle tabanÄ± yok. RÃ¼ÅŸvet ve korku ile etrafÄ±nda topladÄ±klarÄ± kitleler hala meseleyi anlamamÄ±ÅŸlar. TÃ¼rk medyasÄ±&#039;nÄ±n bir kÄ±smÄ± ve servetlerini halk dÃ¼ÅŸmanlÄ±ÄŸÄ± ile elde eden bazÄ± zengin TÃ¼rk ÅŸirketleri, kitlelerin durumu aÃ§Ä±k anlamalarÄ±nÄ± engelliyor. TÃ¼rk milletini yaratma adÄ±na iÅŸlenen toplu cinayetlerin iÅŸlenmesinde, din faktÃ¶rÃ¼ yoÄŸun bir biÃ§imde kullanÄ±ldÄ±ÄŸÄ± iÃ§in, mevcut toplumda marazi bir dinsel nefret egemen hale gelmiÅŸ ve toplumun aydÄ±nlanmasÄ± ve demokratikleÅŸmesinin Ã¶nÃ¼ndeki en bÃ¼yÃ¼k engeli oluÅŸturmuÅŸtur. Ä°ÅŸte AKP buna dayanÄ±yor. Bu nefret temeli gÃ¼nÃ¼mÃ¼ze kadar tÃ¼ketilememiÅŸ olan ÅŸeriatÃ§Ä±lÄ±k-laikÃ§ilik sahte ikileminin de en saÄŸlam temelini oluÅŸturmuÅŸtur. 
Bu katliamla yoÄŸrulan dinsel nefretin, Kafkaslardan ve Balkanlardan dinsel motifler Ã¶ne Ã§Ä±karÄ±larak sÃ¼rÃ¼lmÃ¼ÅŸ olan MÃ¼slÃ¼man topluluklarÄ±n taÅŸÄ±dÄ±ÄŸÄ± nefret ile birleÅŸmesi, toplumumuzun bugÃ¼ne kadar kendini kurtaramadÄ±ÄŸÄ± diÄŸer dinlerden insanlarÄ± aÅŸaÄŸÄ±lama ve dÄ±ÅŸÄ±nda gÃ¶rme kÃ¼ltÃ¼rÃ¼ne temel olan en Ã¶nemli zemini oluÅŸturmuÅŸtur. 

SayÄ±larÄ± milyonlarÄ± bulan bÃ¶ylesine bÃ¼yÃ¼k ve geniÅŸ bir katliamÄ± sÃ¼rdÃ¼ren bir halkÄ±n, ruh saÄŸlÄ±ÄŸÄ±nÄ±n yerinde olmasÄ± beklenemez. Bunun iÃ§indir ki, ÅŸiddet ailede, okulda, askerde ve hemen hemen tÃ¼m toplumsal iliÅŸkilerde en Ã¶nde gelen iliÅŸki biÃ§imini oluÅŸturmakta ve saÄŸlÄ±ksÄ±z bir toplumun kendini sÃ¼rekli Ã¼retmesine neden olmaktadÄ±r.
SaÄŸlÄ±ksÄ±z bir toplumun yeniden Ã¼retiminin en temel nedenini oluÅŸturan TC devleti, tÃ¼m diÄŸer milliyetlere karÅŸÄ± iÅŸlenmiÅŸ olan soykÄ±rÄ±mlarÄ±n kefaretini Ã¶demeden ve tarihsel utanÃ§larÄ±yla yÃ¼zleÅŸmeden, Ã¶ldÃ¼rÃ¼lenlerin tÃ¼mÃ¼nÃ¼n suÃ§lu olduÄŸuna iliÅŸkin geliÅŸtirilmiÅŸ olan â€œdÃ¼ÅŸmanÄ± yok etme edebiyatÄ±nÄ±nâ€ TÃ¼rklerin ruhunda yarattÄ±ÄŸÄ± travmayÄ± ortadan kaldÄ±rmak mÃ¼mkÃ¼n deÄŸildir. Bu kadar insanÄ± yok edenin etrafÄ±nÄ±n dÃ¼ÅŸmanlarla Ã§evrili olduÄŸuna inanmasÄ± iÃ§in sadece paranoyak olmasÄ± gerekmez, bÃ¶ylesine bir dÃ¼ÅŸÃ¼nceye sahip olmak iÃ§in kendi tarihinin derinliklerinde yatan soykÄ±rÄ±m utanÃ§larÄ± zaten ona bu temeli sunmaktadÄ±r.

Ermeni soykÄ±rÄ±mÄ±nÄ±n inkarÄ±ndaki Ä±srarÄ±n temel nedenlerinden birisi, bu soykÄ±rÄ±mÄ± kabulle birlikte, diÄŸer katliamlarÄ±n da kabul edilmesinin zorunlu hale geleceÄŸi ve TCâ€™nin nasÄ±l kanlÄ± bir miras Ã¼zerine kurulu olduÄŸu, neden bu toplumun her dokusunun ÅŸiddetle Ã¶rÃ¼ldÃ¼ÄŸÃ¼ ortaya Ã§Ä±kacak ve bunun bir toplumsal hastalÄ±k olarak kabul edilmesi sonucu tedavisi de zorunlu hale gelecektir. 
TÃ¼rkiye&#039;nin insanlÄ±k dÃ¼ÅŸmanÄ± bu kurumlarÄ±, gereÄŸinden fazla yaÅŸadÄ±, gÃ¼cÃ¼nden fazla gÃ¼ce sahip oldu. 20 yÄ±l Ã¶nce yÄ±kÄ±lmasÄ± gerekliydi. YÄ±kÄ±lmadÄ±. Åžimdi yÄ±kÄ±labilir.

Militarist kadrolarÄ±n durumu

LaikÃ§i geÃ§inen militarist takÄ±mdan tek bir kiÅŸi siyasi savunma yapmadÄ±. Mademki laiksiniz, M. Kemal&#039; in ideolojisini savunuyorsunuz, o zaman nerde kaldÄ± Ä°rticaya karÅŸÄ± mÃ¼cadele? Ä°rticaya karÅŸÄ± mÃ¼cadele, AKP nin din mafyasÄ±na yalvarÄ±p yakarmayla olabilir mi? FetuÅŸ Ã§etesinden NakÅŸibendiye, Milli gÃ¶rÃ¼ÅŸten, Nurcudan, CÃ¼belli, Alevici  HacÄ± BektaÅŸ yobazlarÄ±na kadar, envay Ã§eÅŸit klik ahtapot gibi bÃ¼tÃ¼n toplumu sarmÄ±ÅŸken aÄŸÄ±zlarÄ±nÄ± kapatan generaller nerdeyse kendi eÅŸlerine de tÃ¼rban takacaklar. KarÄ±larÄ±&#039;nÄ±n esiri â€œkahramanâ€ generaller; hasta raporlarÄ± ve Ã§eÅŸitli bahane va yalanlar ile hapishanden, mahkemeden kurtulma Ã§arelerini arÄ±yorlar. Kimi kilo kaybetti, kimi hafÄ±za kaybetti, Ã§oÄŸu ar ve ÅŸeref kaybetti. Nerde kaldÄ± o kadar vergi paralarÄ±? YurtdÄ±ÅŸÄ±ndan gelen o milyonlara ne oldu? HalkÄ±n sÄ±rtÄ±ndan beslenenÂ parazit  subaylar yÄ±llarca laikÃ§i geÃ§indi ve ÅŸimdi  ise  aÃ§Ä±kÃ§a dincilerle iÅŸbirliÄŸi yapmaya baÅŸladÄ±lar. Kendilerini  din mafyasÄ±na teslim ettiler. KahramanlÄ±klarÄ±, sadece KÃ¼rt ve diÄŸer MÃ¼slÃ¼man olmayan mazlum halklara karÅŸÄ±dÄ±r. YÃ¼ce orducuk dÄ±ÅŸ destek kimdeyse o tarafa kÄ±vÄ±rÄ±yor? Zevk ve sefa peÅŸindeki binlerce lÃ¼mpen subay dÄ±ÅŸ destek AKP ye geÃ§ince kendilerini ortaÃ§aÄŸ tarikatlarÄ±nÄ±n kucaÄŸÄ±na attÄ±lar. MehmetÃ§ik bir anda MuhametÃ§ik oldu. Ä°ÅŸte bu tÃ¼rden kadrolar ile ancak dÄ±ÅŸ destekli darbe yapÄ±lÄ±r. DÄ±ÅŸ destek olmadan, balÄ±ÄŸÄ±n sudan Ã§Ä±kmasÄ± gibi yaÅŸayamÄ±yorlar...DÄ±ÅŸ destek olmadÄ±ÄŸÄ± zaman da hepsi dÃ¶kÃ¼ldÃ¼. CHP ve MHP denilen ve aslen mevcut savaÅŸ mekanizmasÄ±nÄ±n  bir uzantÄ±sÄ±ndan baÅŸka bir ÅŸey olmayan sÃ¶zde sivil kanat, kara gÃ¶zlÃ¼klÃ¼ generallerden daha tehlikelidirler. K. KÄ±lÄ±Ã§daroÄŸlu gibi Dersim soykÄ±rÄ±mÄ±nda Ã¶z aile fertlerini kaybetmiÅŸ devÅŸirme bir  insandan medet uman savaÅŸ mekanizmasÄ±, onun ÅŸahsÄ±nda KÃ¼rtleri rencide etmek istiyor. CeladÄ±na tapan birini Ã¶ne sÃ¼rmekle, &#039;iÅŸte siz busunuz diyorlar&#039;.

Ä°slamcÄ± gÃ¼Ã§ler ve Askeriye birliÄŸi.
AKP paÅŸalarÄ±: Kenan Evren  ve diÄŸer darbe faillerinin adlarÄ± sokak ve mahalelerimizin yÃ¼zkarasÄ±dÄ±r. 
12 EylÃ¼l CuntasÄ±; Askerin, Ä°slamcÄ±larÄ± yeni yapÄ±lanmada kuvetlendirdikleri bir darbedir. 12 EylÃ¼l Cunta AnayasasÄ±nÄ± hazÄ±rlayanlar yine darbeyi yapan Askerler, geleceÄŸin Ä°slamcÄ±lÄ±ÄŸÄ±nÄ±n ana temellerini bu anayasa ile attÄ±klarÄ±nÄ± sonradan itiraf ettiler. 1982 de Manisa&#039; da elinde kuran-Ä± kerim ile,  &#039; benim babam da imamdÄ±r,Â Â Turkiyenin yeni devlet ideolojisi iÅŸte bunun iÃ§indedir&#039;, &#039;Â solcu komÃ¼nÃ¼zme karÅŸÄ± panzehir kuran&#039; dÄ±r&#039;  diyen Kenan Evren bÃ¶ylelikle Â dincileri Ã¶zel beslemeye aldÄ±.Â Cunta AnayasasÄ± oylamasÄ±nda, AnayasanÄ±n bÃ¼yÃ¼k bir yÃ¼zdeyle kabulÃ¼nÃ¼ saÄŸlayan mÃ¼slÃ¼man ve militarist  gÃ¼Ã§ler sadece detayda anlaÅŸamÄ±yor  gibidirler.
AKP nin ana kadrolarÄ± Ã§oÄŸunlukla 12 eylÃ¼l darbesinin Ã¼rÃ¼nÃ¼dÃ¼rler. Kenan cuntasÄ±, devlet ideolojisinin ve doktrinin ana merkezine Ä°slam dinini koyarken bunu kadrosuz yapamazdÄ±. Temelini kendine laik diyen bu ordu attÄ±. Ä°ÅŸte onlarÄ±n Ã¼rÃ¼nÃ¼ yaklaÅŸÄ±k 20 sene sonra boy verecekti ve generallerin AKP  si hakikaten de bir gerÃ§ek oldu. Åžimdiki genekurmay baÅŸkanlarÄ± ve ondan Ã¶nceki BÃ¼yÃ¼kanÄ±t&#039; Ä±n dinci gÃ¼Ã§lerin yanÄ±nda yer almalarÄ± bir tesadÃ¼f deÄŸildir. 
12 EylÃ¼lâ€™Ã¼n anti demokratik kurumlarÄ± kaldÄ±rÄ±lmÄ±yor sadece 2  klik arasÄ±nda el deÄŸiÅŸtiriyor.Â 12 EylÃ¼l tarafÄ±ndan getirilen YÃ–K halen varlÄ±ÄŸÄ±nÄ± ve iÅŸlevini sÃ¼rdÃ¼rmektedir.  Ä°slamcÄ± kesim buranÄ±n AKP zihniyeti tarafÄ±ndan ele geÃ§irilmesiyle birlikte istediÄŸni baÅŸarmÄ±ÅŸtÄ±r. 
12 EylÃ¼l 1980 darbesi islami ideolojiyi baÅŸat kÄ±lmak  iÃ§in dincileri kullanmÄ±ÅŸ, siyasal Ä°slami doÄŸurarak bÃ¼yÃ¼tmÃ¼ÅŸ ve devletin tÃ¼m olanaklarÄ±yla beslemiÅŸtir. Askerin siyasal Ä°slami AKP formatÄ±nda bugÃ¼ne gelmiÅŸtir. AKP hÃ¼kÃ¼meti Ã¼lkenin tÃ¼m yÃ¶netim kadrolarÄ±nÄ± ki bu en kÃ¼Ã§Ã¼k bir meslek odasÄ± Ã¶rgÃ¼tlenmesinin yÃ¶netiminin siyasal Ä°slam kadrolarÄ± ile yÃ¶netilmesi idealini kapsamaktadÄ±r. BugÃ¼n AKPâ€™nin siyasal Ä°slamcÄ± kadrolarÄ±nÄ± tamamÄ±yla yerleÅŸtiremediÄŸi bir Anayasa mahkemesi ve HSYK kalmÄ±ÅŸtÄ±r.
AKP hÃ¼kÃ¼meti, yÄ±llar sonra varlÄ±ÄŸÄ±nÄ± borÃ§lu olduÄŸu 12 EylÃ¼l darbesi ve anayasasÄ±nÄ±n ideali kurumsallaÅŸmÄ±ÅŸ siyasal Ä°slami devletin her hÃ¼cresine yerleÅŸtirmek iÃ§in yenilenmiÅŸ, 12 EylÃ¼l anayasasÄ± iÃ§in referandum yapacak. 
Darbeciler ne olacak?  AKP kendi paÅŸalarÄ±na laf dokundurtmuyor. AKP bu tÃ¼rden Ä°slamdan yana  paÅŸalarÄ± aklamak istiyor ve geÃ§miÅŸin tÃ¼m suÃ§lularÄ±nÄ±n ve suÃ§larÄ±nÄ±n Ã¼stÃ¼nÃ¼ Ã¶rtmek iÃ§in generallerle pazarlÄ±k yapÄ±yor.Â SÄ±rf eski cuntacÄ±lar deÄŸil, daha BÃ¼yÃ¼kanÄ±t Ã¶rneÄŸi tazece duruyor. BÃ¼yÃ¼kanÄ±t servetine servet kattÄ±, AKP ye ilk gizili belgeleri veren odur. Bir ÅŸebeke eliyle para karÅŸÄ±lÄ±ÄŸnda AKP dinci Ã§evrelerine satÄ±lan ordu dÃ¶kÃ¼manlarÄ± ve diÄŸer gizli belgeler bedava saÄŸlanmÄ±yor...Generallerin zayÄ±f noktalarÄ±nÄ± bilen AKP, vaatlerde bulunuyor, bazÄ±larÄ±nÄ± kendi tarafÄ±na geÃ§iriyor, diÄŸerlerini ise tasfiye ediyor. AKP ordu tepesini ele geÃ§irmek iÃ§in  amansÄ±z bir faaliyet gÃ¶steriyor, Ä°slam yanlÄ±sÄ± generallerin bir bÃ¶lÃ¼mÃ¼ ÅŸimdiden Ã¶nemli gÃ¶revlere geldiler.
Kenan Evrenâ€™e Cennetlik diyen bir zihniyet darbecileri yargÄ±layamaz-yargÄ±lamaz: Kenan Evren AKP ve Siyasal Ä°slamcÄ±larÄ±n HocasÄ± tarafÄ±ndan Cennetle Ã¶dÃ¼llendirilmiÅŸtir. Bu Ã¶dÃ¼lÃ¼n nedeni ise mÃ¼slÃ¼man olmayan ve diÄŸer halklarÄ±n Ã§ocuklarÄ±nÄ± asimile eden â€˜â€™Din Derslerinin Anayasayla zorunlu hale getirilmesidirâ€™â€™Â  AKP; bu zorunlu din dersleri ve 12 EylÃ¼l CuntasÄ±nÄ±n â€˜â€™ne yapalÄ±m o zaman sol tehlikeydiâ€™â€™ gerekÃ§esiyle toplumu dindarlaÅŸtÄ±rma politikasÄ±nÄ±n ve teÅŸviklerinin Ã¼rÃ¼nÃ¼dÃ¼r.  Bu Ã¼rÃ¼n aslÄ±na ve kendini var eden unsurlara ihanet etmemiÅŸtir, etmeyecektir de.Â O yÃ¼zden halen Kenan Evren isimlerinin okullardan, caddelerden, parklardan, kÄ±ÅŸlalardan kaldÄ±rÄ±lmasÄ±na itiraz etmektedir.
GÃ¼len ve 12 EylÃ¼l darbesi

12 EylÃ¼l 1980 Askeri darbesini destekleyen GÃ¼len, ÅŸÃ¶yle diyor: â€œOnun sÃ¼ngÃ¼sÃ¼, yÃ¼z defa iniltimizi dindirdi ve ateÅŸimize su serpti. YakÄ±n tarihimizde dahi kaÃ§ defa onda mazinin tebessÃ¼m eden Ã§ehresini ve yÄ±ldÄ±rÄ±mlaÅŸan celadetini gÃ¶rdÃ¼k... EÄŸer, atik davranÄ±p da yÄ±llardan beri hazÄ±rlanan karanlÄ±k emellerin Ã¶nÃ¼ne geÃ§ilmeseydi, bÃ¼tÃ¼n bir millet olarak inkisar iÃ§inde aÄŸlamadan baÅŸka Ã§aremiz kalmayacaktÄ±. TuÄŸa selam, sancaÄŸa selam ve Ã¶lÃ§Ã¼lerimiz iÃ§inde onu tutan yÃ¼ce baÅŸa binlerce selam...â€ Camide vermiÅŸ olduÄŸu bir vaaz da ise â€œKenan Evrenâ€™e laf sÃ¶yleyenin diÅŸlerini kÄ±rarÄ±mâ€ diye insanlarÄ± tehdit ediyordu. 

AyÄ±n ÅŸekilde 12 EylÃ¼l darbecilerinin KÃ¼rt bÃ¶lgelerinde yaptÄ±ÄŸÄ± bÃ¼tÃ¼n saldÄ±rÄ±larÄ± ve katliamlarÄ± desteklerken de ÅŸu cÃ¼mleleri kullanÄ±yor: â€œDevlet kesinlikle orada hakim olmalÄ±. DiÅŸlerini kÄ±rmalÄ±â€ diyor. GÃ¼lenâ€™in her sÃ¶ylediÄŸini doÄŸru gÃ¶ren ve her sÃ¶zÃ¼nÃ¼ kabul ettiÄŸini sÃ¶yleyen BÃ¼lent ArÄ±nÃ§â€™Ä±n yanÄ±t vermesi gereken bir soru var. GÃ¼len, hem askeri darbeyi destekledi, hem de faÅŸist anayasaya â€˜evetâ€™ iÃ§in kampanya yÃ¼rÃ¼ttÃ¼. Peki, her ÅŸeyine doÄŸru yaptÄ±, bir bildiÄŸi vardÄ±r dediÄŸi GÃ¼len iÃ§in ne diyecek? AslÄ±nda ArÄ±nÃ§ birazcÄ±k dÃ¼rÃ¼st davransa; 12 EylÃ¼l 1982 AnayasasÄ±na, kendisinin de â€˜Evetâ€™ oyu verdiÄŸini sÃ¶yler.

Kadirilik Cemaatiâ€™nin lideri Haydar BaÅŸ, â€œ...1982 AnayasasÄ±nÄ± savunuyoruz. Devleti savunuyoruzâ€¦â€™soÄŸuk savaÅŸâ€™ dÃ¶nemlerinde kalma bir antikomÃ¼nist Ã§izgiyi savunuyoruz... Demokratik mÃ¼cadele, demokrasinin kural ve kurumlarÄ±nÄ± Ã§iÄŸneyerek yapÄ±lamazdÄ±. Oysa daha ilk gÃ¼nden izinsiz yÃ¼rÃ¼nmÃ¼ÅŸtÃ¼ ve demokrasinin temel kurumlarÄ±na baÅŸ kaldÄ±rÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±.â€ 

Bir kez daha AKPâ€™ye hatÄ±rlatmaktan yarara var. ErdoÄŸanâ€™Ä±n ve AKPâ€™li kadrolarÄ±n Ã§ok Ã¶nemli bir kesimimin baÄŸÄ±mlÄ± olduÄŸu Zahit Kotkuâ€™nun yÃ¶nettiÄŸi Ä°skender PaÅŸa DergahÄ± ve Erbakanâ€™Ä±n liderliÄŸini yaptÄ±ÄŸÄ± Milli GÃ¶rÃ¼ÅŸ geleneÄŸi ile askeri darbeciler arasÄ±nda her zaman bir iÅŸbirliÄŸi olmuÅŸtur. Her iki gelenekte darbecilerle sÃ¼rekli kalÄ±cÄ± iliÅŸkiler iÃ§inde oldular. Ã–rneÄŸin, 1971â€™lerin darbeci generallerinde Muhsir Batur ve Ã–zel Harp Dairesi BaÅŸkanÄ± General Turgut Sunalp, kapatÄ±lan MNP Genel BaÅŸkanÄ± Erbakanâ€™Ä±n tekrar Ä°slami bir parti kurmasÄ± iÃ§in Ä°sviÃ§reâ€™de Ã¶zel olarak ziyaret edip ikna ettiler. Erbakan geldi ve MSPâ€™yi kurdu. ErdoÄŸan ve ArÄ±nÃ§ da, darbecilerin istemiyle kurulan MSPâ€™de yÄ±llarca Ã§alÄ±ÅŸtÄ±lar, yÃ¶neticilik yaptÄ±lar. ErdoÄŸan hiÃ§ merak edip de, Ä°sviÃ§reâ€™de kendisini ziyaret eden generallerle neler konuÅŸulduÄŸunu, doÄŸal lideri Erbakanâ€™a sordu mu? NasÄ±l gizli bir iÅŸbirliÄŸi iÃ§inde olduklarÄ±nÄ± Ã¶ÄŸrenmeyi denemiÅŸ midir? DenemediÄŸi kesindir. Ã‡Ã¼nkÃ¼ kendisini de, 27 Nisan MuhtÄ±rasÄ±nÄ± veren eski Genelkurmay BaÅŸkanÄ± YaÅŸar BÃ¼yÃ¼kanÄ±t ile Ã¼nlÃ¼ DolmabahÃ§eâ€™de â€˜yaptÄ±ÄŸÄ± gizli pazarlÄ±k gÃ¶rÃ¼ÅŸmesiniâ€™ halen kamuoyuna aÃ§Ä±klamadÄ±. Generallerle gizil iliÅŸkiler iÃ§inde olmak, Ä°slamcÄ± politikacÄ±larÄ±n ve cemaatlerin Ã¶nemli Ã¶zelliklerinden birisidir.

Bir baÅŸka Ã¶rnek, Ä°skender PaÅŸa DergahÄ±â€™nÄ±n lideri Zahit Kotku. Hem 12 EylÃ¼l 1980 askeri darbecilerini Ã§ok aÃ§Ä±k olarak destekledi ve Anayasaya â€˜evetâ€™ oyu vermesi iÃ§in vaazlar verdi. Ã–zal, Kotkuâ€™dan feyz ve talimat alan biridir. Askeri cunta, Ã–zalâ€™a Ekonomiden sorumlu BaÅŸbakan YardÄ±mcÄ±lÄ±ÄŸÄ±nÄ± Ã¶nerdiÄŸin de, Ã–zal iki kiÅŸinin fikirlerine baÅŸvurdu. Birincisi Kotku, diÄŸeri ise Demirel oldu. Ä°kisi de onay verdi ve â€œÅŸimdiye kadar herkes Ä°slamâ€™Ä±, toplumda yaygÄ±nlaÅŸtÄ±rmak istiyordu. Oysa asÄ±l sorun, devleti Ä°slamlaÅŸtÄ±rmaktÄ±r...â€ diyen Ã–zalâ€™a ekonomimin bÃ¼tÃ¼nÃ¼ teslim edildi. Sadece Ã–zal deÄŸil, EyÃ¼p AÅŸÄ±k, Ekrem Pakdemirli gibi cemaatlerle iliÅŸkisi olan yÃ¼zlerce bÃ¼rokrat devletin Ã¼st kurumlarÄ±nda gÃ¶revlendirildiler. Bir baÅŸka tipik ama Ã¶nemli bir Ã¶rnek vermek istiyorum. Darbeci generaller, demokrasi ve Ã¶zgÃ¼rlÃ¼k adÄ±na ne varsa yok ederlerken, binlerce kitap yakarlarken, filmleri imha ederlerken, 1402 sayÄ±lÄ± darbeci yasa ile ilerici-demokrat binlerce Ã¶ÄŸretim Ã¼yesinin gÃ¶revine son verilirken, ErdoÄŸanâ€™Ä±n da kiÅŸisel olarak Ã§ok iyi tanÄ±dÄ±ÄŸÄ± ve yakÄ±nlÄ±ÄŸÄ± olduÄŸu, Ä°skender PaÅŸa DergahÄ±â€™nÄ±n Ã¶lmeden Ã¶nce lideri olduÄŸu ve aynÄ± zamanda Kotkuâ€™nun damadÄ± olan Esat CoÅŸan, 12 EylÃ¼l generalleri tarafÄ±ndan Ankara Ã¼niversitesinde gÃ¶revlendirildi. BunlarÄ± Ã§oÄŸaltmak mÃ¼mkÃ¼n. Ä°ÅŸte aynÄ± kafa yapÄ±sÄ± devam ediyor: KÃ¼rtlerin seÃ§ilmiÅŸ yÃ¶neticilerine kelepÃ§e taktÄ±ranlar â€˜â€™KÃ¼rt aÃ§Ä±lÄ±mÄ±â€™â€™ yapamaz; Demokratik TÃ¼rkiye ve Ã–zgÃ¼rlÃ¼k sÃ¶ylemleri  kendi kÃ¼rtÃ¼nÃ¼ yaratma giriÅŸiminden Ã¶teye gitmiyor. DTP nin seÃ§ilmiÅŸ Belediye BaÅŸkanlarÄ± kelepÃ§elenerek gÃ¶zaltÄ±na alÄ±nmÄ±ÅŸ ve haklarÄ±nda Ã¶rgÃ¼t Ã¼yesi olmaktan soruÅŸturma aÃ§Ä±larak tutuklanmÄ±ÅŸlardÄ±r. KÃ¼rt sorununu hala silahla Ã§Ã¶zÃ¼m arayarak, Ã¶zel ordular oluÅŸturmaya Ã§alÄ±ÅŸanlar ile KÃ¼rtleri aÅŸaÄŸÄ±larcasÄ±na sorunu para (ekonomik) sorununa indirgeyenler demokratik bakÄ±ÅŸ aÃ§Ä±sÄ±nda deÄŸildirler. 

KÃ¼rt halkÄ±nÄ±n durumu

Birinci DÃ¼nya SavaÅŸÄ± ve sonrasÄ±nda KÃ¼rt halkÄ±nÄ±n karÅŸÄ± karÅŸÄ±ya bulunduÄŸu sÃ¼rgÃ¼n ve katliamlar, Ermeni halkÄ±yla KÃ¼rt halkÄ±nÄ±n bu dÃ¶nem iÃ§inde aynÄ± kaderi paylaÅŸtÄ±klarÄ±na tanÄ±klÄ±k ediyor. 1916 yÄ±lÄ±nda binlerce KÃ¼rdÃ¼n yerlerinden yurtlarÄ±ndan edilerek BatÄ± Anadoluâ€™ya sÃ¼rgÃ¼n edildikleri gerÃ§eÄŸÅŸ var... KÃ¼rtlerin takibe uÄŸramasÄ±, sÃ¼rgÃ¼n ve yok edilmesi bugÃ¼n de Ã¼zerinde yeterince durulmayan konulardan birini oluÅŸturuyor. Kemalist yÃ¶netimin KÃ¼rtlere karÅŸÄ± izlediÄŸi inkarcÄ± ve katliamcÄ± politikasÄ±, sÃ¼rgÃ¼nler dÃ¶neminde yaÅŸananlarla ilgili kaynaklarÄ±n bulunmamasÄ± ve bunun ortaya Ã§Ä±kardÄ±ÄŸÄ± sonuÃ§lardan biri de, bu dÃ¶nemde gerÃ§ekleÅŸtirilen sÃ¼rgÃ¼nlerin inkarÄ±na yol aÃ§mÄ±ÅŸtÄ±r. GÃ¶rgÃ¼ tanÄ±klarÄ±na dayandÄ±rÄ±lan belgeler, biografiler, hatÄ±ralar ve istatistikler sÃ¼rgÃ¼nlerin olduÄŸunu ortaya koymaktadÄ±r. Bu konuda OsmanlÄ± merkezi hÃ¼kÃ¼metinin KÃ¼rdistanâ€™daki MutasarrÄ±flara ve yerel yÃ¶neticilere, KÃ¼rt sÃ¼rgÃ¼nleriyle ilgili gÃ¶nderdikleri talimatnameler ve Ã§ektikleri ÅŸifreli telgraflarÄ±n Ã§oÄŸu hala OsmanlÄ± arÅŸivindeler. Ermeni soykÄ±rÄ±mÄ± dÃ¶neminde sorumlu yÃ¶neticilerden biri olan ÅžÃ¼krÃ¼ Kayaâ€™nÄ±n, 1916 yÄ±lÄ±nda gerÃ§ekleÅŸtirilen KÃ¼rt sÃ¼rgÃ¼nlerinin de sorumlusu olduÄŸu unutulmamalÄ±. 1916-1918 yÄ±llarÄ± arasÄ±nda OsmanlÄ± ArÅŸivinde Ä°skan-i AÅŸair-i Muhacirin MÃ¼dÃ¼riyeti Umumiyesi dairesinin resmi istatiklerine gÃ¶re ve 1918-20 yÄ±llarÄ± arasÄ±nda deÄŸiÅŸik kaynaklarÄ±n aktardÄ±klarÄ± bilgilerle birlikte â€Ä°leriâ€œ ve â€Tavsir-i Efkarâ€œ gazetelerinin verilerinde geÃ§en rakamlara bakÄ±ldÄ±ÄŸÄ±nda, ortalama olarak 1 milyon 270 bin KÃ¼rdÃ¼n sÃ¼rgÃ¼n edildiÄŸini, sÃ¼rgÃ¼nler ve yer deÄŸiÅŸtirmeler sÄ±rasÄ±nda yaklaÅŸÄ±k 700 bin KÃ¼rdÃ¼n soÄŸuktan, hastalÄ±klardan, aÃ§lÄ±ktan ve askeri saldÄ±rÄ±lar sonucu yaÅŸamlarÄ±nÄ± yitirdiÄŸi bilinmektedir.1923â€™ten sonra, OsmanlÄ±â€™yÄ± tasfiye edip kendilerini egemen ulus ÅŸeklinde Ã¶rgÃ¼tleyen TÃ¼rklerâ€™in Anadoluâ€™nun kadim halklarÄ±nÄ± TÃ¼rkleÅŸtirmeye ve KÃ¼rdistanâ€™Ä± da assimile ile yoketmeye baÅŸlamalarÄ±, KÃ¼rt ulusunu tarihsel bir tercih yapmaya itmiÅŸti; KÃ¼rtler, ya kendilerinden vazgeÃ§ip TÃ¼rkleÅŸmeyi ya da OsmanlÄ± dÃ¶neminde baÅŸladÄ±klarÄ± ulusal mÃ¼cadeleye devam etmeyi tercih edeceklerdi. KÃ¼rtler, mÃ¼cadeleyi seÃ§tiler ve TÃ¼rk devletine karÅŸÄ±, 1924 Nasturi Ä°syanÄ± ile 1938 Dersim Ä°syanÄ± arasÄ±nda yirmiden fazla baÅŸkaldÄ±rÄ± giriÅŸiminde bulundular: Nasturi Ä°syanÄ± (Temmuz 1924), Åžeyh Sait Ä°syanÄ± (15 Mart 1925), 1. Åžemdinli BaskÄ±nÄ± (MayÄ±s 1925 ), Eruh Ä°syanÄ± (1925), Pervari Ä°syanÄ± (1926), Gayan Ä°syanÄ± - Ã‡Ã¶lemerik Ä°syanÄ± (1926), 1. AÄŸrÄ± Ä°syanÄ± (1926), 2. Åžemdinli BaskÄ±nÄ± (1926), KoÃ§uÅŸaÄŸÄ± Ä°syanÄ± (7 Ekim â€“ 30 KasÄ±m 1926), Hakkari BeytuÅŸÅŸebap Ä°syanÄ± (Åžubat 1927), 2. AÄŸrÄ± Ä°syanÄ± (1927), BiÃ§ar HarekatÄ± (7 Ekim â€“ 7 KasÄ±m 1927 ), Zeylan Ä°syanÄ± (1930), Tutak Ä°syanÄ± (1930), 3. AÄŸrÄ± Ä°syanÄ± (EylÃ¼l 1930), Boran Ä°syanÄ± (1934 â€“ 35), Abdurrahim Ä°syanÄ± (1935), Sason Ä°syanÄ± (1935 â€“ 37), Abdulkudduz Ä°syanÄ± (1935 â€“ 37) ve Dersim Ä°syanÄ± ( 21 Mart â€“ 7 AÄŸustos 1938)

TÃ¼rk ordusu KÃ¼rtleri yok etme felsefesi temelinde kuruldu. OsmanlÄ±/TÃ¼rk ve birÃ§ok batÄ±lÄ± kaynaklarda KÃ¼rt kÄ±yÄ±m sÃ¼rgÃ¼nlerinin 1916-1917 arasÄ±nda KazÄ±m karabekir ve M. Kemalâ€™in ve diÄŸer TC kurucularÄ±nÄ±n, 3. ve 2. ordu denetiminde Kolordu komutanÄ± olarak, Bitlis, Van ve Dersim bÃ¶lgelerinde, KÃ¼rtlerin gÃ¶Ã§ertilmesinde birinci dereceden Ã¶nemli roller oynadÄ±ÄŸÄ±nÄ±, OsmanlÄ± ArÅŸiv kaynaklarÄ±ndaki belgelerden Ã¶ÄŸreniyoruz. Yine 1925-1938 yÄ±larÄ± arasÄ± Palu, AÄŸrÄ±, Zilan, KoÃ§giri, Dersim Ä°syanlarÄ±nda binlerce KÃ¼rtler topluca katledildiler. Yani TC denilen devlet doktrini sÄ±rf Ermeni ve Rum kanÄ± deÄŸil aynÄ± zamanda KÃ¼rt kanÄ± ile yazÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r. 
ÃœmmetÃ§ilik ideolojisi de aynÄ± amaca sahiptir. Mesela bÃ¼tÃ¼n TÃ¼rk islamcÄ± tarikatlarÄ± hiÃ§bir Arap veya TÃ¼rk devletinin varlÄ±ÄŸÄ±na laf dokundurmazlar, ama bir KÃ¼rt devletinden bahsedildiÄŸi zaman cinnet geÃ§riyorlar. TÃ¼rk solu ve saÄŸÄ± &#039;evet ile &#039; hayÄ±r&#039; arasÄ±nda sallanarak mevcut anayasayÄ± meÅŸrulaÅŸtÄ±rarak yine aynÄ± tuzaÄŸa dÃ¼ÅŸmÃ¼ÅŸtÃ¼r. Bunlardan KÃ¼rtlere hiÃ§ bir fayda gelemez. TÃ¼rk Ä°slam sentezi KÃ¼rt halkÄ±nÄ± ablukaya alma giriÅŸiminin bir sonucudur. AKP bu tÃ¼rden TÃ¼rk Ä°slamÄ±nÄ±n en bÃ¼yÃ¼k temsilcisidir. TÃ¼rkler zÃ¶zde Ä°slam derken aslÄ±nda KÃ¼rtlere karÅŸÄ± Araplarla iÅŸbirliÄŸini  kastediyorlar ve bu AraplarÄ± karÅŸÄ± taraftan KÃ¼rtlere saldÄ±rmanÄ±n bir gÃ¼dÃ¼sÃ¼dÃ¼r. Yani TÃ¼rk Ä°slam sentezi, aynÄ± zamanda bir TÃ¼rk Arap ittifakÄ±dÄ±r ve bu bÃ¼tÃ¼n KÃ¼rtlere karÅŸÄ± bir ittifaktÄ±r. TÃ¼rk Ä°slam sentezi KÃ¼rt dÃ¼ÅŸmanlÄ±ÄŸÄ± temelinde doktirine edilmiÅŸtir. KÃ¶y koruyucularÄ±na seÃ§ilen doktirin de budur. AKP, TÃ¼rk islam sentezini savunan tarikat ve Ã¶rgÃ¼tlere dayandÄ±ÄŸÄ± iÃ§in gelecekte KÃ¼rtler aÃ§Ä±sÄ±ndan bÃ¼yÃ¼k bir tehlike oluÅŸturmaktadÄ±r.
KÃ¼rt halki Ã¶zgÃ¼rlÃ¼k ve bagimsizlik istiyor.  DÃ¼nyada KÃ¼rtler dÄ±ÅŸÄ±nda bÃ¼tÃ¼n halklar veya insanlar bir baÅŸkasÄ±nÄ±n  egemenligine son vererek hÃ¼rriyetlerine kavuÅŸtular: Dersim nÃ¼fusu kadar bir nÃ¼fusa sahip (baÅŸka illere gÃ¶Ã§ edenlerle beraber!) Kosova 7 ay  gibi kÄ±sa bir sÃ¼rede baÄŸÄ±msÄ±z devlet kurdu. Ä°spanya Ã§Ã¶zÃ¼lÃ¼yor, en sona kalan  Katalanya bile tek kurÅŸun atmadan hemen hemen baÄŸÄ±msÄ±z olacak...Abazalar toplam 374 ÅŸehit vererek hemen hemen baÄŸÄ±msÄ±z hale geldiler. KÃ¼rdler&#039; in bÃ¼tÃ¼n bu halklardan neleri eksik ki, baÄŸÄ±msÄ±zlÄ±k deÄŸilde, belirsiz bir &#039;muhtariyet&#039;  dayatÄ±lÄ±yor? YukarÄ±da sayÄ±lan bÃ¼tÃ¼n KÃ¼rt isyanlarÄ±n hedefi Ã¶zerklik olmasÄ±na raÄŸmen, TC  bir karÄ±ÅŸ hak vermedi. 80 yÄ±ldÄ±r Ã¶zerklik denildi, ama sonuÃ§ bÃ¼yÃ¼k bir  &#039;zero&#039;  oldu. TÃ¼rkler, otonomi istenince, bundan  sÄ±fÄ±r hak istemeyi anlÄ±yorlar. Ezilen halklarÄ±n kanÄ± ile beslenen ilkel TÃ¼rk toplumu otonomi veya Ã–zgÃ¼rlÃ¼k kavramlarÄ±na henÃ¼z sahip deÄŸildir.  Bagimsizlik Â onurdur. KÃ¼rdler hakli olarak onurlarÄ±nÄ±n daha fazla Ã§ignenmemesi icin, aldatÄ±lmalara son vermek iÃ§in  aÃ§Ä±k ven netÃ§e baÄŸÄ±msÄ±zlÄ±k istemelidirler. YarÄ±m yamalak istek ve Ã¶nerilerin sonu bellidir. Yalvarmak ve yalakalÄ±ÄŸn sonu bellidir. BaÅŸkasÄ±nÄ±n malÄ±nÄ±, mÃ¼lkÃ¼nÃ¼ ve canÄ±nÄ± alma ile ortaya Ã§Ä±kan TÃ¼rk toplumu gibi bir toplumdan hak istemek kadar safÃ§a bir ÅŸey olamaz!!  
Â Evet, hazÄ±r herkes bu yanlÄ±ÅŸlÄ±ÄŸÄ± gÃ¶rÃ¼p kabul ettiÄŸine gÃ¶re, bir defa daha milyonlarÄ±n Ã¶lÃ¼mÃ¼ne neden olacak yeni bir yanlÄ±ÅŸlÄ±ÄŸa dÃ¼ÅŸmemek iÃ§in, onun bunun anayasasÄ± ile oynanacaÄŸÄ±na, ciddi ÅŸekilde Demokratik Federal KÃ¼rdistan devleti iÃ§in adÄ±mlar atmalÄ± ve bÃ¶ylece, geÃ§ de olsa hatalar dÃ¼zeltilmelidir. Åžartlar KÃ¼rtler aÃ§Ä±sÄ±ndan en elveriÅŸli bir durum saÄŸlÄ±yor. ABD ve AB KÃ¼rtlerin harekete geÃ§mesini bekliyor. EÄŸer tÃ¼m KÃ¼rdlerin ortak bir baÄŸÄ±msÄ±zlÄ±k hareketi geliÅŸirse ki bu ÅŸimdi mÃ¼mkÃ¼ndÃ¼r, ABD ve AB devletleri uzun sÃ¼redir sÃ¼rdÃ¼rdÃ¼kleri Arap, TÃ¼rk yanlÄ±sÄ± politikalarÄ±nÄ± deÄŸiÅŸtirmek durumunda kalacaklardÄ±r ve bÃ¶ylece ilk KÃ¼rdistan devletinin ortaya Ã§Ä±kmasÄ± saÄŸlanacaktÄ±r.

TÃ¼rkiye&#039;de yaÅŸayÄ±p da kendini TÃ¼rk olarak gÃ¶rmeyen, haklarÄ±nÄ±n gaspedildigini dÃ¼ÅŸÃ¼nen her insan burada hÃ¼rriyetine kavuÅŸacaktir.
DÃ¼nyanÄ±n gÃ¶zÃ¼ KÃ¼rtlerinÂ Ã¼zerindedir, KÃ¼rtlerin 12 EylÃ¼l ve ondan sonra ne yapacaklarÄ± Ã§ok merak edilmektedir. 12 EylÃ¼l&#039; de hazÄ±rlanan sandÄ±k tuzaklarÄ±na deÄŸil, meydanlara dolmalÄ±yÄ±z. KÃ¼rtler 12 EylÃ¼l&#039; de her yerde eylemler baÅŸlatmalÄ± ve baÄŸÄ±msÄ±zlÄ±k iÃ§in seslerini yÃ¼kseltmelidirler. Boykot, pasif kalÄ±p evde oturmak deÄŸil, kitlesel eylemlerin baÅŸlatÄ±lmasÄ±dÄ±r: oynanan  oyuna karÅŸÄ± en iyi alternatifdir. 

AVRUPA BÄ°RLEÅžÄ°K KÃœRT HAREKETÄ°

ABKH : Shilan KARA</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>12 EYLÃœL MÄ°LÄ°TARÄ°ST REJÄ°MÄ°NDEN, 12 EYLÃœL TÃœRK Ä°SLAMCI  TARÄ°KATLAR REJÄ°MÄ°NE DOÄžRU&#8230;<br />
12 EylÃ¼l anayasa revizyonu KÃ¼rtlere yeni bir ÅŸey sunmuyor. KÃ¼rtler bir sopaya diÄŸerini yeÄŸlemekle yine zaman kaybedecekler. Askerin damgasÄ±nÄ± vurduÄŸu rejimin KÃ¼rtlere yaptÄ±ÄŸÄ±nÄ±, Ä°slam&#8217; Ä±n rengini vuracaÄŸÄ± bir rejimden beklememek saflÄ±k olacaktÄ±r. Ä°ran MÃ¼slÃ¼man molla rejimi KÃ¼rtlere ne verdi? AKP de orduyu denetim altÄ±na aldÄ±ktan sonra aynen onlarÄ±n yaptÄ±ÄŸÄ±nÄ± yapacaktÄ±r. BÃ¶ylece cellatlarÄ±n Ã¼nÃ¼formasÄ± deÄŸiÅŸiyor, kara gÃ¶zlÃ¼klÃ¼ general yerini, tÃ¼rbani Ã¼nÃ¼forma taÅŸÄ±yan cellada bÄ±rakÄ±yor!.<br />
KÃ¼rt halkÄ±nÄ±n, AKP etrafÄ±nda kÃ¼melenen TÃ¼rk islam sentezcilerinin mutlak hakimiyetininin tesisi iÃ§in hazÄ±rlanan bu anayasa revizyonundan bir Ã§Ä±karÄ± yoktur. KÃ¼rt halkÄ± kendi baÄŸÄ±msÄ±zlÄ±ÄŸÄ± iÃ§in ayaÄŸa kalkmalÄ±dÄ±r. GeÃ§miÅŸte her klik dÄ±ÅŸ destek olmadan yaÅŸayamÄ±yordu, dÄ±ÅŸardan aÄŸa babalar el uzatamayÄ±nca allah, vallah diyerek can derdine giriyorlardÄ±. Halk dÃ¼ÅŸmanÄ± askerin elindeki nizamÄ±n ayakta kalabilmesi iÃ§in dÄ±ÅŸ destek ÅŸart idi. 90 lara kadar bu destek bedavdan verildi. Sovyetlere karÅŸÄ± jandarma rolÃ¼nÃ¼ Ã¼stlenen TC klikleri parazit yapÄ±larÄ± ile anormal ÅŸekilde palazlandÄ±lar. VurduÄŸum vurduk, kestiÄŸim kestik naralarÄ±, dÄ±ÅŸ destek kalkÄ±nca havada kalmaya baÅŸladÄ±. YaÅŸamasÄ± dÄ±ÅŸ desteÄŸe baÄŸlÄ± asalak ordu, dÄ±ÅŸ destek AKP ye kayÄ±nca, balÄ±ÄŸÄ±n sudan Ã§Ä±kmasÄ± gibi can Ã§ekiÅŸmeye baÅŸladÄ±.  BÃ¼tÃ¼n askeri darbeleri dÄ±ÅŸ detek ile yapÄ±yorlardÄ±. HalkÄ±n sÄ±rtÄ±ndan beslenenÂ parazit  subaylar yÄ±llarca laikÃ§i geÃ§indi ve ÅŸimdi  ise dincilerle iÅŸbirliÄŸi yapmaya baÅŸladÄ±lar. Kendilerini  din mafyasÄ±na teslim ettiler. KahramanlÄ±klarÄ±, sadece KÃ¼rt ve diÄŸer MÃ¼slÃ¼man olmayan mazlum halklara karÅŸÄ±dÄ±r. DaÄŸda  davar otlatan 2 Ã§obana terorist var diyerek bÃ¼tÃ¼n bir tÃ¼meni seferber eden generaller Ã§etesi, Ã§Ã¶l bedevisinin  ilkel beyninden Ã§Ä±kan ideolojinin Ã¼rÃ¼nÃ¼ bir avuÃ§ islamcÄ± mahlÃ¼kata kendilerini teslim ettiler&#8230;YÃ¼ce orducuk dÄ±ÅŸ destek kimdeyse o tarafa kÄ±vÄ±rÄ±yor? Zevk ve sefa peÅŸindeki binlerce lÃ¼mpen subay dÄ±ÅŸ destek AKP ye geÃ§ince kendilerini ortaÃ§aÄŸ tarikatlarÄ±nÄ±n kucaÄŸÄ±nda buldular. MehmetÃ§ik bir anda MuhametÃ§ik oldu. Ä°ÅŸte bu tÃ¼rden kadrolar ile ancak dÄ±ÅŸ destekli darbe yapÄ±lÄ±r. DÄ±ÅŸ destek olmadan, balÄ±ÄŸÄ±n sudan Ã§Ä±kmasÄ± gibi yaÅŸayamÄ±yorlar&#8230; DÄ±ÅŸ destek olmadÄ±ÄŸÄ± zaman da hepsi dÃ¶kÃ¼ldÃ¼ iÅŸte. TÃ¼rk Ä°slam sentezcisi bir avuÃ§ Bedevi kÄ±rÄ±ntÄ±sÄ± da, askerler gibi dÄ±ÅŸ destekli mazbatayÄ± almaktan baÅŸka bir ÅŸey dÃ¼ÅŸÃ¼nmÃ¼yor, mazbata, militer Ã¼nÃ¼forma giyenden, deve Ã§obanlarÄ±nÄ±n resmi Ã¼nÃ¼formasÄ±nÄ± giyenlere geÃ§ecek ve KÃ¼rt halkÄ± da ayaklarÂ altÄ±nda kalmaya devam edecektir..<br />
Ordu ve dinci Ã§eteler  bu hale nasÄ±l geldi?  DeÄŸiÅŸen dÃ¼nya koÅŸullarÄ±nda, TC, ABD ve Avrupa&#8217;dan eski yapÄ±lanma temelinde almÄ±ÅŸ olduÄŸu desteÄŸi kaybetme noktasÄ±na geldi. TC, pratikde 3 Ã§eÅŸit ordu beslemek zorundadÄ±r: 1- yÃ¼zbinleri bulan regÃ¼ler ordu 2- paramiliter  KÃ¶y koruyucularÄ± ki, bunlarÄ±n sayÄ±sÄ± hemen hemen Fransa&#8217; nÄ±n tÃ¼m ordusu kadardÄ±r. 3- Ã–zel ordu denilen ve genellikle KÃ¼rt kÄ±lÄ±ÄŸÄ±na girmiÅŸ ve KÃ¼rt gerillasÄ± adÄ± altÄ±nda mÃ¼mkÃ¼n olduÄŸu kadar can kaybÄ± yaratmaya Ã§alÄ±ÅŸan kontra birlikler. Gelinen noktada, Ã¶zellikle AB devletleri bu 3 Ã§eÅŸit ordunun masraflarÄ±nÄ± Ã¶demenin gerek TC bÃ¼tÃ§esi gerekse de, eÄŸer TC, AB ye alÄ±nÄ±rsa kendileri iÃ§in bir bela olacaÄŸÄ±nÄ± gÃ¶rdÃ¼ler. Almanya&#8217; nÄ±n yÄ±llÄ±k askeri masraflarÄ±,  kontralara ayrÄ±lan bÃ¼tÃ§eden  bile daha azdÄ±r. Avrupa bu Ã§eÅŸitten bir TÃ¼rk belasÄ±nÄ± baÅŸÄ±na almak istemiyor. Ä°ÅŸte Ordu tepesi bu haliyle sallanmaya bÄ±rakÄ±ldÄ±, Genelkurmay ise bu durumda AKP nin yanÄ±nda yer almayÄ±  3 ordulu TC nin devamÄ± iÃ§in bir zorunluluk saydÄ±. Fakat bu yeni yapÄ±lanma da Ã§ok sunnidir  ve her an yÄ±kÄ±labilir. Bu haliyle bile yeni tÃ¼rden bir dÄ±ÅŸ destek elde etmenin ÅŸansÄ± azdÄ±r. AKP 3  ordulu yapÄ±ya dokunamÄ±yor, sadece islamlaÅŸtÄ±rmaya Ã§alÄ±ÅŸÄ±yor.  Åžu andaki dÃ¼nya konjonktÃ¼rÃ¼ TC gibi savaÅŸ mekanizmasÄ± haline gelmiÅŸ devletler iÃ§in Ã§ok ÅŸey  vaad etmiyor. Aksine, ÅŸimdiki  durum baÄŸÄ±msÄ±z bir KÃ¼rdistan realitesini hayal olmaktan Ã§Ä±karÄ±yor.<br />
Genel duruma bakarsak: TÃ¼rkiye&#8217;nin demokratikleÅŸmesi Ã¶nÃ¼nde en Ã¶nemli engellerden bir tanesi, 12 EylÃ¼l anyasasÄ± ve daha sonraki askeri hakimiyet esasÄ±na gÃ¶re dÃ¼zenlenen hukuksuzluk kurumlarÄ± idi.  Anayasa Mahkemesi, YargÄ±tay ve HSYK (Hakimler SavcÄ±lar YÃ¼ksek Kurulu), kamufule edilmiÅŸ diktanÄ±n dayandÄ±ÄŸÄ± nizamÄ±n temel taÅŸlarÄ±ndandÄ±r. Bu kurumlara dokunulmadan, TÃ¼rkiye demokratikleÅŸemez. Ã‡Ã¼nkÃ¼ 12 EylÃ¼l hukuksuzluÄŸu, hakimiyetinin bekasÄ± iÃ§in her kurumu diÄŸeri Ã¼zerinde bir kontrol mekanizmasÄ± ÅŸeklinde Ã¶rgÃ¼tlemiÅŸtir.</p>
<p>Asker kiÅŸiler sivil hukuka tabi olmadÄ±ÄŸÄ± iÃ§in zaten bu hukuktan etkilenmiyor. Askerin emir komutaya gÃ¶re iÅŸleyen kendine has bir â€œhukukuâ€ var. OnlarÄ±n iÅŸlerine siviller zaten karÄ±ÅŸamaz. Son dÃ¶nemde askeriyenin ana kadrolarÄ± arasÄ±nda baÅŸlayan Ã§Ã¶zÃ¼lme ordu iÃ§indeki Ã§eliÅŸkinin derinleÅŸmesinin bir Ã¼rÃ¼nÃ¼dÃ¼r. Askeri klikler arasÄ±nda kÃ¶rÃ¼ kÃ¶rÃ¼ne devam eden rant kavgasÄ± olmasaydÄ± hiÃ§ bir subayÄ±n kÄ±lÄ±na dokunulamazdÄ±. AKP &#8216;ye dayanan klik kendilerine baÅŸ eÄŸmek istemeyen Ã§oÄŸu emekli edilmiÅŸ bir sÃ¼rÃ¼ general ve alt rÃ¼tbelileri nihai tasfiyeye baÅŸladÄ±. Kendisini tarafsÄ±z gÃ¶stermeye Ã§alÄ±ÅŸan genel kurmay, bÃ¼tÃ¼n operasyonlardan sorumludur. Ä°. BaÅŸbuÄŸ, KoÅŸaner gurubu, kimin yakalanmasÄ± ve kime de dokunulmamasÄ±nÄ± perde arkasÄ±nda bilfiil yÃ¶nettiler. AKP,  genelkurmayda geÃ§en bu kadar Ã¶nemli  bilgilere hiÃ§ bir zaman ulaÅŸmazdÄ±.<br />
Anayasa Mahkemesi, YargÄ±tay, SayÄ±ÅŸtay, HSYK vb kurumlar sadece siviller iÃ§in iÅŸliyor ve hep askerin elinde sivillere karÅŸÄ± kullanÄ±lmaktadÄ±r. Åžemdinli savcÄ±sÄ±nÄ±n gÃ¶revden alÄ±nmasÄ± bunun aÃ§Ä±k bir Ã¶rneÄŸidir. Åžimdi askeri kanatlar arasÄ±nda baÅŸlayan bu kavgayÄ±, AKP nin baÅŸarÄ±lÄ± mÃ¼cadelesi diye yutturmak abes gelecektir. AKP nin cemaatler adÄ±nÄ± alan dini mafya Ã§eteleri, hazÄ±rlÄ±k yaptÄ±klarÄ± gelecekteki din diktasÄ± iÃ§in bu dalaÅŸmayÄ± kullanmakta ve askeriye iÃ§inde kendi ordularÄ±nÄ±n temellerini atmaktadÄ±rlar. AKP nin amacÄ± demokratik, Ã§etelerden arÄ±nmÄ±ÅŸ bir ordu deÄŸil, tam tersine kendisine baÄŸlÄ± OsmanlÄ± tipi bir ordudur. KÃ¼rt halkÄ± Hamidiye alaylarÄ±ndan az Ã§ekmedi. AKP nin hayal ettiÄŸi Hamidiye alaylarÄ± tipi ordu ÅŸimdikinden daha kÃ¶tÃ¼dÃ¼r. BunlarÄ±n devamÄ± iÅŸte ÅŸimdiki KÃ¶y koruyucularÄ± adÄ±nÄ± alan ve KÃ¼rdistanda katledilen her 100 kiÅŸiden 90 nÄ±nÄ±n sormlusudurlar. Hamidiye AlaylarÄ± koruculuktan daha beterdir. Koruculuk, gibi fakat o zaman bÃ¶lgede hakim gÃ¼Ã§ olan Ermeni nÃ¼fusu yok etmek iÃ§in kuruldu. Abdulhamit bu alaylara â€œÄ°stediÄŸiniz kadar Ermeni kesin, mallarÄ±nÄ± yaÄŸmalayÄ±n, helaldir. Yeter ki bunu benim sÃ¶ylediÄŸim zaman yapÄ±nâ€ dedi. Hamidiye AlaylarÄ± bu topraklarda 1915â€™teki tehcirden Ã¶nce Ã§ok bÃ¼yÃ¼k bir Ermeni katliamÄ± yaptÄ±. OnlarÄ± devamÄ± olan koruyucular da aynÄ±sÄ±nÄ± ÅŸimdiki hakim gÃ¼Ã§ olan KÃ¼rtlere uyguluyor.<br />
Bu durum TÃ¼rk devleti&#8217;nin kuruluÅŸ felsefesine de oldukÃ§a uygundur<br />
Ã‡Ã¼nkÃ¼ TÃ¼rk devleti TÃ¼rkiye olarak adlandÄ±rÄ±lan coÄŸrafya&#8217;da yaÅŸayan milletlerin iradesine karÅŸÄ± kuruldu. Askerin sÃ¼ngÃ¼sÃ¼ ile kuruldu. TÃ¼rk resmi tarihinin yalan iddialarÄ±nÄ±n tersine, yabancÄ± hiÃ§bir gÃ¼ce karÅŸÄ± savaÅŸ deÄŸil, yerli halklarÄ±n yokedilmesi temelinde kuruldu. YabancÄ±larÄ±n desteÄŸi ile yerli halklara karÅŸÄ± kÄ±yÄ±m uygulanarak kuruldu. Ä°lk tehcir planÄ± Celal Bayarâ€™Ä±n yÃ¶netiminde BatÄ± Anadolu RumlarÄ±na karÅŸÄ± 1914 yÄ±lÄ±nda baÅŸlatÄ±ldÄ±. AlmanlarÄ±n talebi Ã¼zerine durduruluna kadar, 1 milyon kadar Rum binlerce yÄ±llÄ±k vatanlarÄ± olan Egeâ€™den kovalanmÄ±ÅŸtÄ± bile. Bayar hatÄ±ralarÄ±nda bu planÄ±n baÅŸarÄ± ile uygulanmasÄ±ndan bÃ¶bÃ¼rlenerek sÃ¶z eder. 1915 Ermeni soykÄ±rÄ±mÄ±, 1916 yÄ±lÄ±nda ise DoÄŸu Karadeniz Pontus RumlarÄ±, iÃ§ Anadoluâ€™ya zorunlu gÃ¶Ã§e tabi tutuldu. Arta kalanlarÄ± da Ankara HÃ¼kÃ¼metinin 1921 KoÃ§kiri, Palu-GenÃ§ ve 1938 de Dersim harekatÄ± sÄ±rasÄ±nda yÃ¼zbinlerce KÃ¼rdÃ¼ zorunlu gÃ¶Ã§e tabi tutmasÄ± gibi. Uzun yÄ±llar boyunca, Yahudi Holokaustunun arkasÄ±nda Sinti-Roma halkÄ±nÄ±n ve diÄŸerlerinin yaÅŸadÄ±ÄŸÄ± soykÄ±rÄ±mÄ±n gÃ¶lgede kalmasÄ± gibi, Ermeni SoykÄ±rÄ±mÄ±nda da, SÃ¼ryani, Rumlar ve diÄŸerleri gÃ¶lgede kaldÄ±. Anadolu&#8217; da soykÄ±rÄ±mlar baÅŸlamadan Ã¶nce yÃ¼ksek sayÄ±da Rum ve Ermeni ve KÃ¼rtler vardÄ±. Araplar, SÃ¼ryaniler, Keldaniler, Nasturiler, Yahudiler vardÄ±&#8230; Mesela Karaim denen Yahudiler Bizans zamanÄ±nda Ä°stanbulâ€™da yaÅŸÄ±yorlardÄ±. Rumlar, Ermeniler, KÃ¼rtler her taraftaydÄ±lar. Rumlar Ã¶zellikle Ä°stanbul, Karadeniz ve Ege sahillerinde, Ermeniler de daha Ã§ok DoÄŸu Anadoluâ€™daydÄ±lar. BunlarÄ±n hepsi iÃ§ iÃ§e geÃ§miÅŸ nÃ¼fuslardÄ±. TÃ¼rkler ise esasen azÄ±nlÄ±kta idiler.<br />
TÃ¼rkler Anadoluâ€™da yaÅŸayan diÄŸer kavimleri nasÄ±l yÃ¶netimleri ve etkileri altÄ±na aldÄ±lar? Dinsel farklÄ±lÄ±klarÄ±n yarattÄ±ÄŸÄ± zulÃ¼m sisteminin iÃ§inden geliÅŸen milli zÄ±tlÄ±klarÄ±n ortaya Ã§Ä±kÄ±ÅŸÄ±, ilk olarak Ermeni, Rum ve Asuri-SÃ¼ryani-Keldani-Nasturi ve Ezidi halklarÄ±nÄ± vurdu.1890â€™lardan baÅŸlayarak bu halklara karÅŸÄ± yok etme kampanyalarÄ± geliÅŸtirildi ve nihayetinde OsmanlÄ± Ä°mparatorluÄŸuâ€™nun Almanyaâ€™nÄ±n yanÄ±nda 1. paylaÅŸÄ±m savaÅŸÄ± talanÄ±na katÄ±lmasÄ±yla birlikte hemen hemen tÃ¼mden yok edildiler. Ä°ttihat ve Terakki hÃ¼kÃ¼meti tarafÄ±ndan 1915â€™de gerÃ§ekleÅŸtirilen Ermeni tehcirinden Ã¶nce de Ermeni halkÄ± katliamlara uÄŸramÄ±ÅŸ, ancak uygulamaya konulan tehcir politikasÄ±yla tam bir soykÄ±rÄ±ma tabi tutulmuÅŸtur. Tehcir sÃ¼resince bir buÃ§uk milyon Ermeni, sÃ¼rgÃ¼n ve Ã¶ldÃ¼rme yoluyla yok edilmiÅŸ, kalanlar ise kendilerini, yaÅŸamlarÄ± boyunca Ã¼zerlerinden atamayacaklarÄ± travma ve acÄ±larla birlikte sÃ¼rdÃ¼rmek zorunda kaldÄ±klarÄ± bir hayatÄ±n iÃ§inde bulmuÅŸlardÄ±r. MÃ¼slÃ¼man olmayan diÄŸer milliyetleri yok ederek TÃ¼rk milletini yaratma eylemi, OsmanlÄ±â€™da baÅŸlayÄ±p Cumhuriyetâ€™le devam eder. DolayÄ±sÄ±yla tÃ¼m dÃ¼nyaca bir insanlÄ±k suÃ§u olarak kabul edilmiÅŸ olan soykÄ±rÄ±mÄ±n, hem OsmanlÄ± hem de Cumhuriyet dÃ¶nemlerinde iÅŸlenmiÅŸ olduÄŸunu kabul etmek gerekir. Neticede, iÃ§erisinde cumhuriyeti kuran subaylarÄ±n da faili olduÄŸu, 2.5 milyon insan katledilmiÅŸtir. ÃœÃ§ milletin Anadolu topraklarÄ±ndaki varlÄ±ÄŸÄ±na son verilmiÅŸtir. 1900â€™lÃ¼ yÄ±llarÄ±n baÅŸlarÄ±nda toplam nÃ¼fusun 13 milyon civarÄ±nda olduÄŸu gÃ¶z Ã¶nÃ¼ne alÄ±ndÄ±ÄŸÄ±nda katliamÄ±n boyutlarÄ± ve taÅŸÄ±nÄ±lan utancÄ±n bÃ¼yÃ¼klÃ¼ÄŸÃ¼ daha iyi anlaÅŸÄ±lÄ±r.<br />
Tehcir ve daha sonra devam eden azÄ±nlÄ±klarÄ± tasfiyeye yÃ¶nelik sistematik politikalar, ve toplum iÃ§erisinde ne kadar kopuk, ipsiz, berduÅŸ, halk dÃ¼ÅŸmanÄ± insan varsa bu devletin bÃ¼yÃ¼kleri oldular. Daha sonraki devlet kadrolarÄ±nÄ± yetiÅŸtirme okullarÄ± ve askeri okullar halka dÃ¼ÅŸmanlÄ±k esasÄ±na gÃ¶re eÄŸitim verdiler ve devlet kadrosu olmak iÃ§in halk dÃ¼ÅŸmanÄ± olmak ÅŸart oldu. Halk dÃ¼ÅŸmanÄ± oldular. Mesela kendini modern diye gÃ¶steren Cumhuriyetâ€™in baÅŸÄ±ndaki 300 bin Ermeni ve 450 000 Rumdan da bugÃ¼n geriye ne kadar Ermeni ve Rum nÃ¼fus kalmÄ±ÅŸtÄ±r? 35 bin kÃ¼sur Ermeni, 28 000 Rum.. Cumhuriyet dÃ¶neminde de Ermenilere ve bÃ¼tÃ¼n gayrÄ±mÃ¼slimlere yÃ¶nelik bir â€œikinci dalga yok etmeâ€ sÃ¼reci yaÅŸandÄ±. Bu yok etme, illa Ã¶ldÃ¼rerek deÄŸil, insanlarÄ±n hayatlarÄ±nÄ± Ã§ekilmez hale getirerek, cehenneme Ã§evirerek yapÄ±lÄ±yor. Ve sonunda insanlar yurtdÄ±ÅŸÄ±na gÃ¶Ã§ ediyor. KÃ¼rt aÅŸiretlerinin elebaÅŸlarÄ±nÄ± BatÄ±â€™ya gÃ¶Ã§ etmeye zorlayan 1934â€™teki Ä°skÃ¢n Kanunu, Ermenilere de uygulanmÄ±ÅŸ. Mesela Urfa, DiyarbakÄ±r, Sivasâ€™taki Ermenilere â€œhadi siz de Ä°stanbulâ€™a, Ä°zmirâ€™eâ€ deniyor. Ermenilere ve diÄŸer gayrÄ±mÃ¼slimlere yapÄ±lan uygulamalarda, Cumhuriyet dÃ¶nemi OsmanlÄ± dan daha kÃ¶tÃ¼dÃ¼r. SÃ¶zÃ¼m ona hilafet devleti olan OsmanlÄ±â€™da Ermeniler, Rumlar, Yahudiler devlette en yÃ¼ksek mertebelere Ã§Ä±kabilirken, laik, sekÃ¼ler, Ã§aÄŸdaÅŸ TC devletinde bir Ermeninin veya Rumun dÄ±ÅŸiÅŸlerine, askeriyeye, polise girmesi asla sÃ¶z konusu deÄŸil. Bu insanlar bekÃ§i bile olamazlar.</p>
<p>TÃ¼rkiye&#8217;de esmeye baÅŸlayan ordu &#8211; dinci kavgasÄ±nÄ±n birinci nedeni ABD&#8217;nin yeni politikasÄ± ve Saddam rejimini yÄ±kmasÄ±dÄ±r. Zaten ordu da bunu bÃ¶yle anladÄ±ÄŸÄ± iÃ§in ABD&#8217;ye dÃ¼ÅŸmanlÄ±k etmekten geri kalmÄ±yor. TÃ¼rk dinci &#8211; asker diktasÄ± Irak&#8217;ta ABD&#8217;ye karÅŸÄ± savaÅŸtÄ± ve yenildi. Ordaki yenilgiden sonra TÃ¼rkiye&#8217;de sallanÄ±yor&#8230; Ordu sever gÃ¼Ã§lerin kitle tabanÄ± yok. RÃ¼ÅŸvet ve korku ile etrafÄ±nda topladÄ±klarÄ± kitleler hala meseleyi anlamamÄ±ÅŸlar. TÃ¼rk medyasÄ±&#8217;nÄ±n bir kÄ±smÄ± ve servetlerini halk dÃ¼ÅŸmanlÄ±ÄŸÄ± ile elde eden bazÄ± zengin TÃ¼rk ÅŸirketleri, kitlelerin durumu aÃ§Ä±k anlamalarÄ±nÄ± engelliyor. TÃ¼rk milletini yaratma adÄ±na iÅŸlenen toplu cinayetlerin iÅŸlenmesinde, din faktÃ¶rÃ¼ yoÄŸun bir biÃ§imde kullanÄ±ldÄ±ÄŸÄ± iÃ§in, mevcut toplumda marazi bir dinsel nefret egemen hale gelmiÅŸ ve toplumun aydÄ±nlanmasÄ± ve demokratikleÅŸmesinin Ã¶nÃ¼ndeki en bÃ¼yÃ¼k engeli oluÅŸturmuÅŸtur. Ä°ÅŸte AKP buna dayanÄ±yor. Bu nefret temeli gÃ¼nÃ¼mÃ¼ze kadar tÃ¼ketilememiÅŸ olan ÅŸeriatÃ§Ä±lÄ±k-laikÃ§ilik sahte ikileminin de en saÄŸlam temelini oluÅŸturmuÅŸtur.<br />
Bu katliamla yoÄŸrulan dinsel nefretin, Kafkaslardan ve Balkanlardan dinsel motifler Ã¶ne Ã§Ä±karÄ±larak sÃ¼rÃ¼lmÃ¼ÅŸ olan MÃ¼slÃ¼man topluluklarÄ±n taÅŸÄ±dÄ±ÄŸÄ± nefret ile birleÅŸmesi, toplumumuzun bugÃ¼ne kadar kendini kurtaramadÄ±ÄŸÄ± diÄŸer dinlerden insanlarÄ± aÅŸaÄŸÄ±lama ve dÄ±ÅŸÄ±nda gÃ¶rme kÃ¼ltÃ¼rÃ¼ne temel olan en Ã¶nemli zemini oluÅŸturmuÅŸtur. </p>
<p>SayÄ±larÄ± milyonlarÄ± bulan bÃ¶ylesine bÃ¼yÃ¼k ve geniÅŸ bir katliamÄ± sÃ¼rdÃ¼ren bir halkÄ±n, ruh saÄŸlÄ±ÄŸÄ±nÄ±n yerinde olmasÄ± beklenemez. Bunun iÃ§indir ki, ÅŸiddet ailede, okulda, askerde ve hemen hemen tÃ¼m toplumsal iliÅŸkilerde en Ã¶nde gelen iliÅŸki biÃ§imini oluÅŸturmakta ve saÄŸlÄ±ksÄ±z bir toplumun kendini sÃ¼rekli Ã¼retmesine neden olmaktadÄ±r.<br />
SaÄŸlÄ±ksÄ±z bir toplumun yeniden Ã¼retiminin en temel nedenini oluÅŸturan TC devleti, tÃ¼m diÄŸer milliyetlere karÅŸÄ± iÅŸlenmiÅŸ olan soykÄ±rÄ±mlarÄ±n kefaretini Ã¶demeden ve tarihsel utanÃ§larÄ±yla yÃ¼zleÅŸmeden, Ã¶ldÃ¼rÃ¼lenlerin tÃ¼mÃ¼nÃ¼n suÃ§lu olduÄŸuna iliÅŸkin geliÅŸtirilmiÅŸ olan â€œdÃ¼ÅŸmanÄ± yok etme edebiyatÄ±nÄ±nâ€ TÃ¼rklerin ruhunda yarattÄ±ÄŸÄ± travmayÄ± ortadan kaldÄ±rmak mÃ¼mkÃ¼n deÄŸildir. Bu kadar insanÄ± yok edenin etrafÄ±nÄ±n dÃ¼ÅŸmanlarla Ã§evrili olduÄŸuna inanmasÄ± iÃ§in sadece paranoyak olmasÄ± gerekmez, bÃ¶ylesine bir dÃ¼ÅŸÃ¼nceye sahip olmak iÃ§in kendi tarihinin derinliklerinde yatan soykÄ±rÄ±m utanÃ§larÄ± zaten ona bu temeli sunmaktadÄ±r.</p>
<p>Ermeni soykÄ±rÄ±mÄ±nÄ±n inkarÄ±ndaki Ä±srarÄ±n temel nedenlerinden birisi, bu soykÄ±rÄ±mÄ± kabulle birlikte, diÄŸer katliamlarÄ±n da kabul edilmesinin zorunlu hale geleceÄŸi ve TCâ€™nin nasÄ±l kanlÄ± bir miras Ã¼zerine kurulu olduÄŸu, neden bu toplumun her dokusunun ÅŸiddetle Ã¶rÃ¼ldÃ¼ÄŸÃ¼ ortaya Ã§Ä±kacak ve bunun bir toplumsal hastalÄ±k olarak kabul edilmesi sonucu tedavisi de zorunlu hale gelecektir.<br />
TÃ¼rkiye&#8217;nin insanlÄ±k dÃ¼ÅŸmanÄ± bu kurumlarÄ±, gereÄŸinden fazla yaÅŸadÄ±, gÃ¼cÃ¼nden fazla gÃ¼ce sahip oldu. 20 yÄ±l Ã¶nce yÄ±kÄ±lmasÄ± gerekliydi. YÄ±kÄ±lmadÄ±. Åžimdi yÄ±kÄ±labilir.</p>
<p>Militarist kadrolarÄ±n durumu</p>
<p>LaikÃ§i geÃ§inen militarist takÄ±mdan tek bir kiÅŸi siyasi savunma yapmadÄ±. Mademki laiksiniz, M. Kemal&#8217; in ideolojisini savunuyorsunuz, o zaman nerde kaldÄ± Ä°rticaya karÅŸÄ± mÃ¼cadele? Ä°rticaya karÅŸÄ± mÃ¼cadele, AKP nin din mafyasÄ±na yalvarÄ±p yakarmayla olabilir mi? FetuÅŸ Ã§etesinden NakÅŸibendiye, Milli gÃ¶rÃ¼ÅŸten, Nurcudan, CÃ¼belli, Alevici  HacÄ± BektaÅŸ yobazlarÄ±na kadar, envay Ã§eÅŸit klik ahtapot gibi bÃ¼tÃ¼n toplumu sarmÄ±ÅŸken aÄŸÄ±zlarÄ±nÄ± kapatan generaller nerdeyse kendi eÅŸlerine de tÃ¼rban takacaklar. KarÄ±larÄ±&#8217;nÄ±n esiri â€œkahramanâ€ generaller; hasta raporlarÄ± ve Ã§eÅŸitli bahane va yalanlar ile hapishanden, mahkemeden kurtulma Ã§arelerini arÄ±yorlar. Kimi kilo kaybetti, kimi hafÄ±za kaybetti, Ã§oÄŸu ar ve ÅŸeref kaybetti. Nerde kaldÄ± o kadar vergi paralarÄ±? YurtdÄ±ÅŸÄ±ndan gelen o milyonlara ne oldu? HalkÄ±n sÄ±rtÄ±ndan beslenenÂ parazit  subaylar yÄ±llarca laikÃ§i geÃ§indi ve ÅŸimdi  ise  aÃ§Ä±kÃ§a dincilerle iÅŸbirliÄŸi yapmaya baÅŸladÄ±lar. Kendilerini  din mafyasÄ±na teslim ettiler. KahramanlÄ±klarÄ±, sadece KÃ¼rt ve diÄŸer MÃ¼slÃ¼man olmayan mazlum halklara karÅŸÄ±dÄ±r. YÃ¼ce orducuk dÄ±ÅŸ destek kimdeyse o tarafa kÄ±vÄ±rÄ±yor? Zevk ve sefa peÅŸindeki binlerce lÃ¼mpen subay dÄ±ÅŸ destek AKP ye geÃ§ince kendilerini ortaÃ§aÄŸ tarikatlarÄ±nÄ±n kucaÄŸÄ±na attÄ±lar. MehmetÃ§ik bir anda MuhametÃ§ik oldu. Ä°ÅŸte bu tÃ¼rden kadrolar ile ancak dÄ±ÅŸ destekli darbe yapÄ±lÄ±r. DÄ±ÅŸ destek olmadan, balÄ±ÄŸÄ±n sudan Ã§Ä±kmasÄ± gibi yaÅŸayamÄ±yorlar&#8230;DÄ±ÅŸ destek olmadÄ±ÄŸÄ± zaman da hepsi dÃ¶kÃ¼ldÃ¼. CHP ve MHP denilen ve aslen mevcut savaÅŸ mekanizmasÄ±nÄ±n  bir uzantÄ±sÄ±ndan baÅŸka bir ÅŸey olmayan sÃ¶zde sivil kanat, kara gÃ¶zlÃ¼klÃ¼ generallerden daha tehlikelidirler. K. KÄ±lÄ±Ã§daroÄŸlu gibi Dersim soykÄ±rÄ±mÄ±nda Ã¶z aile fertlerini kaybetmiÅŸ devÅŸirme bir  insandan medet uman savaÅŸ mekanizmasÄ±, onun ÅŸahsÄ±nda KÃ¼rtleri rencide etmek istiyor. CeladÄ±na tapan birini Ã¶ne sÃ¼rmekle, &#8216;iÅŸte siz busunuz diyorlar&#8217;.</p>
<p>Ä°slamcÄ± gÃ¼Ã§ler ve Askeriye birliÄŸi.<br />
AKP paÅŸalarÄ±: Kenan Evren  ve diÄŸer darbe faillerinin adlarÄ± sokak ve mahalelerimizin yÃ¼zkarasÄ±dÄ±r.<br />
12 EylÃ¼l CuntasÄ±; Askerin, Ä°slamcÄ±larÄ± yeni yapÄ±lanmada kuvetlendirdikleri bir darbedir. 12 EylÃ¼l Cunta AnayasasÄ±nÄ± hazÄ±rlayanlar yine darbeyi yapan Askerler, geleceÄŸin Ä°slamcÄ±lÄ±ÄŸÄ±nÄ±n ana temellerini bu anayasa ile attÄ±klarÄ±nÄ± sonradan itiraf ettiler. 1982 de Manisa&#8217; da elinde kuran-Ä± kerim ile,  &#8216; benim babam da imamdÄ±r,Â Â Turkiyenin yeni devlet ideolojisi iÅŸte bunun iÃ§indedir&#8217;, &#8216;Â solcu komÃ¼nÃ¼zme karÅŸÄ± panzehir kuran&#8217; dÄ±r&#8217;  diyen Kenan Evren bÃ¶ylelikle Â dincileri Ã¶zel beslemeye aldÄ±.Â Cunta AnayasasÄ± oylamasÄ±nda, AnayasanÄ±n bÃ¼yÃ¼k bir yÃ¼zdeyle kabulÃ¼nÃ¼ saÄŸlayan mÃ¼slÃ¼man ve militarist  gÃ¼Ã§ler sadece detayda anlaÅŸamÄ±yor  gibidirler.<br />
AKP nin ana kadrolarÄ± Ã§oÄŸunlukla 12 eylÃ¼l darbesinin Ã¼rÃ¼nÃ¼dÃ¼rler. Kenan cuntasÄ±, devlet ideolojisinin ve doktrinin ana merkezine Ä°slam dinini koyarken bunu kadrosuz yapamazdÄ±. Temelini kendine laik diyen bu ordu attÄ±. Ä°ÅŸte onlarÄ±n Ã¼rÃ¼nÃ¼ yaklaÅŸÄ±k 20 sene sonra boy verecekti ve generallerin AKP  si hakikaten de bir gerÃ§ek oldu. Åžimdiki genekurmay baÅŸkanlarÄ± ve ondan Ã¶nceki BÃ¼yÃ¼kanÄ±t&#8217; Ä±n dinci gÃ¼Ã§lerin yanÄ±nda yer almalarÄ± bir tesadÃ¼f deÄŸildir.<br />
12 EylÃ¼lâ€™Ã¼n anti demokratik kurumlarÄ± kaldÄ±rÄ±lmÄ±yor sadece 2  klik arasÄ±nda el deÄŸiÅŸtiriyor.Â 12 EylÃ¼l tarafÄ±ndan getirilen YÃ–K halen varlÄ±ÄŸÄ±nÄ± ve iÅŸlevini sÃ¼rdÃ¼rmektedir.  Ä°slamcÄ± kesim buranÄ±n AKP zihniyeti tarafÄ±ndan ele geÃ§irilmesiyle birlikte istediÄŸni baÅŸarmÄ±ÅŸtÄ±r.<br />
12 EylÃ¼l 1980 darbesi islami ideolojiyi baÅŸat kÄ±lmak  iÃ§in dincileri kullanmÄ±ÅŸ, siyasal Ä°slami doÄŸurarak bÃ¼yÃ¼tmÃ¼ÅŸ ve devletin tÃ¼m olanaklarÄ±yla beslemiÅŸtir. Askerin siyasal Ä°slami AKP formatÄ±nda bugÃ¼ne gelmiÅŸtir. AKP hÃ¼kÃ¼meti Ã¼lkenin tÃ¼m yÃ¶netim kadrolarÄ±nÄ± ki bu en kÃ¼Ã§Ã¼k bir meslek odasÄ± Ã¶rgÃ¼tlenmesinin yÃ¶netiminin siyasal Ä°slam kadrolarÄ± ile yÃ¶netilmesi idealini kapsamaktadÄ±r. BugÃ¼n AKPâ€™nin siyasal Ä°slamcÄ± kadrolarÄ±nÄ± tamamÄ±yla yerleÅŸtiremediÄŸi bir Anayasa mahkemesi ve HSYK kalmÄ±ÅŸtÄ±r.<br />
AKP hÃ¼kÃ¼meti, yÄ±llar sonra varlÄ±ÄŸÄ±nÄ± borÃ§lu olduÄŸu 12 EylÃ¼l darbesi ve anayasasÄ±nÄ±n ideali kurumsallaÅŸmÄ±ÅŸ siyasal Ä°slami devletin her hÃ¼cresine yerleÅŸtirmek iÃ§in yenilenmiÅŸ, 12 EylÃ¼l anayasasÄ± iÃ§in referandum yapacak.<br />
Darbeciler ne olacak?  AKP kendi paÅŸalarÄ±na laf dokundurtmuyor. AKP bu tÃ¼rden Ä°slamdan yana  paÅŸalarÄ± aklamak istiyor ve geÃ§miÅŸin tÃ¼m suÃ§lularÄ±nÄ±n ve suÃ§larÄ±nÄ±n Ã¼stÃ¼nÃ¼ Ã¶rtmek iÃ§in generallerle pazarlÄ±k yapÄ±yor.Â SÄ±rf eski cuntacÄ±lar deÄŸil, daha BÃ¼yÃ¼kanÄ±t Ã¶rneÄŸi tazece duruyor. BÃ¼yÃ¼kanÄ±t servetine servet kattÄ±, AKP ye ilk gizili belgeleri veren odur. Bir ÅŸebeke eliyle para karÅŸÄ±lÄ±ÄŸnda AKP dinci Ã§evrelerine satÄ±lan ordu dÃ¶kÃ¼manlarÄ± ve diÄŸer gizli belgeler bedava saÄŸlanmÄ±yor&#8230;Generallerin zayÄ±f noktalarÄ±nÄ± bilen AKP, vaatlerde bulunuyor, bazÄ±larÄ±nÄ± kendi tarafÄ±na geÃ§iriyor, diÄŸerlerini ise tasfiye ediyor. AKP ordu tepesini ele geÃ§irmek iÃ§in  amansÄ±z bir faaliyet gÃ¶steriyor, Ä°slam yanlÄ±sÄ± generallerin bir bÃ¶lÃ¼mÃ¼ ÅŸimdiden Ã¶nemli gÃ¶revlere geldiler.<br />
Kenan Evrenâ€™e Cennetlik diyen bir zihniyet darbecileri yargÄ±layamaz-yargÄ±lamaz: Kenan Evren AKP ve Siyasal Ä°slamcÄ±larÄ±n HocasÄ± tarafÄ±ndan Cennetle Ã¶dÃ¼llendirilmiÅŸtir. Bu Ã¶dÃ¼lÃ¼n nedeni ise mÃ¼slÃ¼man olmayan ve diÄŸer halklarÄ±n Ã§ocuklarÄ±nÄ± asimile eden â€˜â€™Din Derslerinin Anayasayla zorunlu hale getirilmesidirâ€™â€™Â  AKP; bu zorunlu din dersleri ve 12 EylÃ¼l CuntasÄ±nÄ±n â€˜â€™ne yapalÄ±m o zaman sol tehlikeydiâ€™â€™ gerekÃ§esiyle toplumu dindarlaÅŸtÄ±rma politikasÄ±nÄ±n ve teÅŸviklerinin Ã¼rÃ¼nÃ¼dÃ¼r.  Bu Ã¼rÃ¼n aslÄ±na ve kendini var eden unsurlara ihanet etmemiÅŸtir, etmeyecektir de.Â O yÃ¼zden halen Kenan Evren isimlerinin okullardan, caddelerden, parklardan, kÄ±ÅŸlalardan kaldÄ±rÄ±lmasÄ±na itiraz etmektedir.<br />
GÃ¼len ve 12 EylÃ¼l darbesi</p>
<p>12 EylÃ¼l 1980 Askeri darbesini destekleyen GÃ¼len, ÅŸÃ¶yle diyor: â€œOnun sÃ¼ngÃ¼sÃ¼, yÃ¼z defa iniltimizi dindirdi ve ateÅŸimize su serpti. YakÄ±n tarihimizde dahi kaÃ§ defa onda mazinin tebessÃ¼m eden Ã§ehresini ve yÄ±ldÄ±rÄ±mlaÅŸan celadetini gÃ¶rdÃ¼k&#8230; EÄŸer, atik davranÄ±p da yÄ±llardan beri hazÄ±rlanan karanlÄ±k emellerin Ã¶nÃ¼ne geÃ§ilmeseydi, bÃ¼tÃ¼n bir millet olarak inkisar iÃ§inde aÄŸlamadan baÅŸka Ã§aremiz kalmayacaktÄ±. TuÄŸa selam, sancaÄŸa selam ve Ã¶lÃ§Ã¼lerimiz iÃ§inde onu tutan yÃ¼ce baÅŸa binlerce selam&#8230;â€ Camide vermiÅŸ olduÄŸu bir vaaz da ise â€œKenan Evrenâ€™e laf sÃ¶yleyenin diÅŸlerini kÄ±rarÄ±mâ€ diye insanlarÄ± tehdit ediyordu. </p>
<p>AyÄ±n ÅŸekilde 12 EylÃ¼l darbecilerinin KÃ¼rt bÃ¶lgelerinde yaptÄ±ÄŸÄ± bÃ¼tÃ¼n saldÄ±rÄ±larÄ± ve katliamlarÄ± desteklerken de ÅŸu cÃ¼mleleri kullanÄ±yor: â€œDevlet kesinlikle orada hakim olmalÄ±. DiÅŸlerini kÄ±rmalÄ±â€ diyor. GÃ¼lenâ€™in her sÃ¶ylediÄŸini doÄŸru gÃ¶ren ve her sÃ¶zÃ¼nÃ¼ kabul ettiÄŸini sÃ¶yleyen BÃ¼lent ArÄ±nÃ§â€™Ä±n yanÄ±t vermesi gereken bir soru var. GÃ¼len, hem askeri darbeyi destekledi, hem de faÅŸist anayasaya â€˜evetâ€™ iÃ§in kampanya yÃ¼rÃ¼ttÃ¼. Peki, her ÅŸeyine doÄŸru yaptÄ±, bir bildiÄŸi vardÄ±r dediÄŸi GÃ¼len iÃ§in ne diyecek? AslÄ±nda ArÄ±nÃ§ birazcÄ±k dÃ¼rÃ¼st davransa; 12 EylÃ¼l 1982 AnayasasÄ±na, kendisinin de â€˜Evetâ€™ oyu verdiÄŸini sÃ¶yler.</p>
<p>Kadirilik Cemaatiâ€™nin lideri Haydar BaÅŸ, â€œ&#8230;1982 AnayasasÄ±nÄ± savunuyoruz. Devleti savunuyoruzâ€¦â€™soÄŸuk savaÅŸâ€™ dÃ¶nemlerinde kalma bir antikomÃ¼nist Ã§izgiyi savunuyoruz&#8230; Demokratik mÃ¼cadele, demokrasinin kural ve kurumlarÄ±nÄ± Ã§iÄŸneyerek yapÄ±lamazdÄ±. Oysa daha ilk gÃ¼nden izinsiz yÃ¼rÃ¼nmÃ¼ÅŸtÃ¼ ve demokrasinin temel kurumlarÄ±na baÅŸ kaldÄ±rÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±.â€ </p>
<p>Bir kez daha AKPâ€™ye hatÄ±rlatmaktan yarara var. ErdoÄŸanâ€™Ä±n ve AKPâ€™li kadrolarÄ±n Ã§ok Ã¶nemli bir kesimimin baÄŸÄ±mlÄ± olduÄŸu Zahit Kotkuâ€™nun yÃ¶nettiÄŸi Ä°skender PaÅŸa DergahÄ± ve Erbakanâ€™Ä±n liderliÄŸini yaptÄ±ÄŸÄ± Milli GÃ¶rÃ¼ÅŸ geleneÄŸi ile askeri darbeciler arasÄ±nda her zaman bir iÅŸbirliÄŸi olmuÅŸtur. Her iki gelenekte darbecilerle sÃ¼rekli kalÄ±cÄ± iliÅŸkiler iÃ§inde oldular. Ã–rneÄŸin, 1971â€™lerin darbeci generallerinde Muhsir Batur ve Ã–zel Harp Dairesi BaÅŸkanÄ± General Turgut Sunalp, kapatÄ±lan MNP Genel BaÅŸkanÄ± Erbakanâ€™Ä±n tekrar Ä°slami bir parti kurmasÄ± iÃ§in Ä°sviÃ§reâ€™de Ã¶zel olarak ziyaret edip ikna ettiler. Erbakan geldi ve MSPâ€™yi kurdu. ErdoÄŸan ve ArÄ±nÃ§ da, darbecilerin istemiyle kurulan MSPâ€™de yÄ±llarca Ã§alÄ±ÅŸtÄ±lar, yÃ¶neticilik yaptÄ±lar. ErdoÄŸan hiÃ§ merak edip de, Ä°sviÃ§reâ€™de kendisini ziyaret eden generallerle neler konuÅŸulduÄŸunu, doÄŸal lideri Erbakanâ€™a sordu mu? NasÄ±l gizli bir iÅŸbirliÄŸi iÃ§inde olduklarÄ±nÄ± Ã¶ÄŸrenmeyi denemiÅŸ midir? DenemediÄŸi kesindir. Ã‡Ã¼nkÃ¼ kendisini de, 27 Nisan MuhtÄ±rasÄ±nÄ± veren eski Genelkurmay BaÅŸkanÄ± YaÅŸar BÃ¼yÃ¼kanÄ±t ile Ã¼nlÃ¼ DolmabahÃ§eâ€™de â€˜yaptÄ±ÄŸÄ± gizli pazarlÄ±k gÃ¶rÃ¼ÅŸmesiniâ€™ halen kamuoyuna aÃ§Ä±klamadÄ±. Generallerle gizil iliÅŸkiler iÃ§inde olmak, Ä°slamcÄ± politikacÄ±larÄ±n ve cemaatlerin Ã¶nemli Ã¶zelliklerinden birisidir.</p>
<p>Bir baÅŸka Ã¶rnek, Ä°skender PaÅŸa DergahÄ±â€™nÄ±n lideri Zahit Kotku. Hem 12 EylÃ¼l 1980 askeri darbecilerini Ã§ok aÃ§Ä±k olarak destekledi ve Anayasaya â€˜evetâ€™ oyu vermesi iÃ§in vaazlar verdi. Ã–zal, Kotkuâ€™dan feyz ve talimat alan biridir. Askeri cunta, Ã–zalâ€™a Ekonomiden sorumlu BaÅŸbakan YardÄ±mcÄ±lÄ±ÄŸÄ±nÄ± Ã¶nerdiÄŸin de, Ã–zal iki kiÅŸinin fikirlerine baÅŸvurdu. Birincisi Kotku, diÄŸeri ise Demirel oldu. Ä°kisi de onay verdi ve â€œÅŸimdiye kadar herkes Ä°slamâ€™Ä±, toplumda yaygÄ±nlaÅŸtÄ±rmak istiyordu. Oysa asÄ±l sorun, devleti Ä°slamlaÅŸtÄ±rmaktÄ±r&#8230;â€ diyen Ã–zalâ€™a ekonomimin bÃ¼tÃ¼nÃ¼ teslim edildi. Sadece Ã–zal deÄŸil, EyÃ¼p AÅŸÄ±k, Ekrem Pakdemirli gibi cemaatlerle iliÅŸkisi olan yÃ¼zlerce bÃ¼rokrat devletin Ã¼st kurumlarÄ±nda gÃ¶revlendirildiler. Bir baÅŸka tipik ama Ã¶nemli bir Ã¶rnek vermek istiyorum. Darbeci generaller, demokrasi ve Ã¶zgÃ¼rlÃ¼k adÄ±na ne varsa yok ederlerken, binlerce kitap yakarlarken, filmleri imha ederlerken, 1402 sayÄ±lÄ± darbeci yasa ile ilerici-demokrat binlerce Ã¶ÄŸretim Ã¼yesinin gÃ¶revine son verilirken, ErdoÄŸanâ€™Ä±n da kiÅŸisel olarak Ã§ok iyi tanÄ±dÄ±ÄŸÄ± ve yakÄ±nlÄ±ÄŸÄ± olduÄŸu, Ä°skender PaÅŸa DergahÄ±â€™nÄ±n Ã¶lmeden Ã¶nce lideri olduÄŸu ve aynÄ± zamanda Kotkuâ€™nun damadÄ± olan Esat CoÅŸan, 12 EylÃ¼l generalleri tarafÄ±ndan Ankara Ã¼niversitesinde gÃ¶revlendirildi. BunlarÄ± Ã§oÄŸaltmak mÃ¼mkÃ¼n. Ä°ÅŸte aynÄ± kafa yapÄ±sÄ± devam ediyor: KÃ¼rtlerin seÃ§ilmiÅŸ yÃ¶neticilerine kelepÃ§e taktÄ±ranlar â€˜â€™KÃ¼rt aÃ§Ä±lÄ±mÄ±â€™â€™ yapamaz; Demokratik TÃ¼rkiye ve Ã–zgÃ¼rlÃ¼k sÃ¶ylemleri  kendi kÃ¼rtÃ¼nÃ¼ yaratma giriÅŸiminden Ã¶teye gitmiyor. DTP nin seÃ§ilmiÅŸ Belediye BaÅŸkanlarÄ± kelepÃ§elenerek gÃ¶zaltÄ±na alÄ±nmÄ±ÅŸ ve haklarÄ±nda Ã¶rgÃ¼t Ã¼yesi olmaktan soruÅŸturma aÃ§Ä±larak tutuklanmÄ±ÅŸlardÄ±r. KÃ¼rt sorununu hala silahla Ã§Ã¶zÃ¼m arayarak, Ã¶zel ordular oluÅŸturmaya Ã§alÄ±ÅŸanlar ile KÃ¼rtleri aÅŸaÄŸÄ±larcasÄ±na sorunu para (ekonomik) sorununa indirgeyenler demokratik bakÄ±ÅŸ aÃ§Ä±sÄ±nda deÄŸildirler. </p>
<p>KÃ¼rt halkÄ±nÄ±n durumu</p>
<p>Birinci DÃ¼nya SavaÅŸÄ± ve sonrasÄ±nda KÃ¼rt halkÄ±nÄ±n karÅŸÄ± karÅŸÄ±ya bulunduÄŸu sÃ¼rgÃ¼n ve katliamlar, Ermeni halkÄ±yla KÃ¼rt halkÄ±nÄ±n bu dÃ¶nem iÃ§inde aynÄ± kaderi paylaÅŸtÄ±klarÄ±na tanÄ±klÄ±k ediyor. 1916 yÄ±lÄ±nda binlerce KÃ¼rdÃ¼n yerlerinden yurtlarÄ±ndan edilerek BatÄ± Anadoluâ€™ya sÃ¼rgÃ¼n edildikleri gerÃ§eÄŸÅŸ var&#8230; KÃ¼rtlerin takibe uÄŸramasÄ±, sÃ¼rgÃ¼n ve yok edilmesi bugÃ¼n de Ã¼zerinde yeterince durulmayan konulardan birini oluÅŸturuyor. Kemalist yÃ¶netimin KÃ¼rtlere karÅŸÄ± izlediÄŸi inkarcÄ± ve katliamcÄ± politikasÄ±, sÃ¼rgÃ¼nler dÃ¶neminde yaÅŸananlarla ilgili kaynaklarÄ±n bulunmamasÄ± ve bunun ortaya Ã§Ä±kardÄ±ÄŸÄ± sonuÃ§lardan biri de, bu dÃ¶nemde gerÃ§ekleÅŸtirilen sÃ¼rgÃ¼nlerin inkarÄ±na yol aÃ§mÄ±ÅŸtÄ±r. GÃ¶rgÃ¼ tanÄ±klarÄ±na dayandÄ±rÄ±lan belgeler, biografiler, hatÄ±ralar ve istatistikler sÃ¼rgÃ¼nlerin olduÄŸunu ortaya koymaktadÄ±r. Bu konuda OsmanlÄ± merkezi hÃ¼kÃ¼metinin KÃ¼rdistanâ€™daki MutasarrÄ±flara ve yerel yÃ¶neticilere, KÃ¼rt sÃ¼rgÃ¼nleriyle ilgili gÃ¶nderdikleri talimatnameler ve Ã§ektikleri ÅŸifreli telgraflarÄ±n Ã§oÄŸu hala OsmanlÄ± arÅŸivindeler. Ermeni soykÄ±rÄ±mÄ± dÃ¶neminde sorumlu yÃ¶neticilerden biri olan ÅžÃ¼krÃ¼ Kayaâ€™nÄ±n, 1916 yÄ±lÄ±nda gerÃ§ekleÅŸtirilen KÃ¼rt sÃ¼rgÃ¼nlerinin de sorumlusu olduÄŸu unutulmamalÄ±. 1916-1918 yÄ±llarÄ± arasÄ±nda OsmanlÄ± ArÅŸivinde Ä°skan-i AÅŸair-i Muhacirin MÃ¼dÃ¼riyeti Umumiyesi dairesinin resmi istatiklerine gÃ¶re ve 1918-20 yÄ±llarÄ± arasÄ±nda deÄŸiÅŸik kaynaklarÄ±n aktardÄ±klarÄ± bilgilerle birlikte â€Ä°leriâ€œ ve â€Tavsir-i Efkarâ€œ gazetelerinin verilerinde geÃ§en rakamlara bakÄ±ldÄ±ÄŸÄ±nda, ortalama olarak 1 milyon 270 bin KÃ¼rdÃ¼n sÃ¼rgÃ¼n edildiÄŸini, sÃ¼rgÃ¼nler ve yer deÄŸiÅŸtirmeler sÄ±rasÄ±nda yaklaÅŸÄ±k 700 bin KÃ¼rdÃ¼n soÄŸuktan, hastalÄ±klardan, aÃ§lÄ±ktan ve askeri saldÄ±rÄ±lar sonucu yaÅŸamlarÄ±nÄ± yitirdiÄŸi bilinmektedir.1923â€™ten sonra, OsmanlÄ±â€™yÄ± tasfiye edip kendilerini egemen ulus ÅŸeklinde Ã¶rgÃ¼tleyen TÃ¼rklerâ€™in Anadoluâ€™nun kadim halklarÄ±nÄ± TÃ¼rkleÅŸtirmeye ve KÃ¼rdistanâ€™Ä± da assimile ile yoketmeye baÅŸlamalarÄ±, KÃ¼rt ulusunu tarihsel bir tercih yapmaya itmiÅŸti; KÃ¼rtler, ya kendilerinden vazgeÃ§ip TÃ¼rkleÅŸmeyi ya da OsmanlÄ± dÃ¶neminde baÅŸladÄ±klarÄ± ulusal mÃ¼cadeleye devam etmeyi tercih edeceklerdi. KÃ¼rtler, mÃ¼cadeleyi seÃ§tiler ve TÃ¼rk devletine karÅŸÄ±, 1924 Nasturi Ä°syanÄ± ile 1938 Dersim Ä°syanÄ± arasÄ±nda yirmiden fazla baÅŸkaldÄ±rÄ± giriÅŸiminde bulundular: Nasturi Ä°syanÄ± (Temmuz 1924), Åžeyh Sait Ä°syanÄ± (15 Mart 1925), 1. Åžemdinli BaskÄ±nÄ± (MayÄ±s 1925 ), Eruh Ä°syanÄ± (1925), Pervari Ä°syanÄ± (1926), Gayan Ä°syanÄ± &#8211; Ã‡Ã¶lemerik Ä°syanÄ± (1926), 1. AÄŸrÄ± Ä°syanÄ± (1926), 2. Åžemdinli BaskÄ±nÄ± (1926), KoÃ§uÅŸaÄŸÄ± Ä°syanÄ± (7 Ekim â€“ 30 KasÄ±m 1926), Hakkari BeytuÅŸÅŸebap Ä°syanÄ± (Åžubat 1927), 2. AÄŸrÄ± Ä°syanÄ± (1927), BiÃ§ar HarekatÄ± (7 Ekim â€“ 7 KasÄ±m 1927 ), Zeylan Ä°syanÄ± (1930), Tutak Ä°syanÄ± (1930), 3. AÄŸrÄ± Ä°syanÄ± (EylÃ¼l 1930), Boran Ä°syanÄ± (1934 â€“ 35), Abdurrahim Ä°syanÄ± (1935), Sason Ä°syanÄ± (1935 â€“ 37), Abdulkudduz Ä°syanÄ± (1935 â€“ 37) ve Dersim Ä°syanÄ± ( 21 Mart â€“ 7 AÄŸustos 1938)</p>
<p>TÃ¼rk ordusu KÃ¼rtleri yok etme felsefesi temelinde kuruldu. OsmanlÄ±/TÃ¼rk ve birÃ§ok batÄ±lÄ± kaynaklarda KÃ¼rt kÄ±yÄ±m sÃ¼rgÃ¼nlerinin 1916-1917 arasÄ±nda KazÄ±m karabekir ve M. Kemalâ€™in ve diÄŸer TC kurucularÄ±nÄ±n, 3. ve 2. ordu denetiminde Kolordu komutanÄ± olarak, Bitlis, Van ve Dersim bÃ¶lgelerinde, KÃ¼rtlerin gÃ¶Ã§ertilmesinde birinci dereceden Ã¶nemli roller oynadÄ±ÄŸÄ±nÄ±, OsmanlÄ± ArÅŸiv kaynaklarÄ±ndaki belgelerden Ã¶ÄŸreniyoruz. Yine 1925-1938 yÄ±larÄ± arasÄ± Palu, AÄŸrÄ±, Zilan, KoÃ§giri, Dersim Ä°syanlarÄ±nda binlerce KÃ¼rtler topluca katledildiler. Yani TC denilen devlet doktrini sÄ±rf Ermeni ve Rum kanÄ± deÄŸil aynÄ± zamanda KÃ¼rt kanÄ± ile yazÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r.<br />
ÃœmmetÃ§ilik ideolojisi de aynÄ± amaca sahiptir. Mesela bÃ¼tÃ¼n TÃ¼rk islamcÄ± tarikatlarÄ± hiÃ§bir Arap veya TÃ¼rk devletinin varlÄ±ÄŸÄ±na laf dokundurmazlar, ama bir KÃ¼rt devletinden bahsedildiÄŸi zaman cinnet geÃ§riyorlar. TÃ¼rk solu ve saÄŸÄ± &#8216;evet ile &#8216; hayÄ±r&#8217; arasÄ±nda sallanarak mevcut anayasayÄ± meÅŸrulaÅŸtÄ±rarak yine aynÄ± tuzaÄŸa dÃ¼ÅŸmÃ¼ÅŸtÃ¼r. Bunlardan KÃ¼rtlere hiÃ§ bir fayda gelemez. TÃ¼rk Ä°slam sentezi KÃ¼rt halkÄ±nÄ± ablukaya alma giriÅŸiminin bir sonucudur. AKP bu tÃ¼rden TÃ¼rk Ä°slamÄ±nÄ±n en bÃ¼yÃ¼k temsilcisidir. TÃ¼rkler zÃ¶zde Ä°slam derken aslÄ±nda KÃ¼rtlere karÅŸÄ± Araplarla iÅŸbirliÄŸini  kastediyorlar ve bu AraplarÄ± karÅŸÄ± taraftan KÃ¼rtlere saldÄ±rmanÄ±n bir gÃ¼dÃ¼sÃ¼dÃ¼r. Yani TÃ¼rk Ä°slam sentezi, aynÄ± zamanda bir TÃ¼rk Arap ittifakÄ±dÄ±r ve bu bÃ¼tÃ¼n KÃ¼rtlere karÅŸÄ± bir ittifaktÄ±r. TÃ¼rk Ä°slam sentezi KÃ¼rt dÃ¼ÅŸmanlÄ±ÄŸÄ± temelinde doktirine edilmiÅŸtir. KÃ¶y koruyucularÄ±na seÃ§ilen doktirin de budur. AKP, TÃ¼rk islam sentezini savunan tarikat ve Ã¶rgÃ¼tlere dayandÄ±ÄŸÄ± iÃ§in gelecekte KÃ¼rtler aÃ§Ä±sÄ±ndan bÃ¼yÃ¼k bir tehlike oluÅŸturmaktadÄ±r.<br />
KÃ¼rt halki Ã¶zgÃ¼rlÃ¼k ve bagimsizlik istiyor.  DÃ¼nyada KÃ¼rtler dÄ±ÅŸÄ±nda bÃ¼tÃ¼n halklar veya insanlar bir baÅŸkasÄ±nÄ±n  egemenligine son vererek hÃ¼rriyetlerine kavuÅŸtular: Dersim nÃ¼fusu kadar bir nÃ¼fusa sahip (baÅŸka illere gÃ¶Ã§ edenlerle beraber!) Kosova 7 ay  gibi kÄ±sa bir sÃ¼rede baÄŸÄ±msÄ±z devlet kurdu. Ä°spanya Ã§Ã¶zÃ¼lÃ¼yor, en sona kalan  Katalanya bile tek kurÅŸun atmadan hemen hemen baÄŸÄ±msÄ±z olacak&#8230;Abazalar toplam 374 ÅŸehit vererek hemen hemen baÄŸÄ±msÄ±z hale geldiler. KÃ¼rdler&#8217; in bÃ¼tÃ¼n bu halklardan neleri eksik ki, baÄŸÄ±msÄ±zlÄ±k deÄŸilde, belirsiz bir &#8216;muhtariyet&#8217;  dayatÄ±lÄ±yor? YukarÄ±da sayÄ±lan bÃ¼tÃ¼n KÃ¼rt isyanlarÄ±n hedefi Ã¶zerklik olmasÄ±na raÄŸmen, TC  bir karÄ±ÅŸ hak vermedi. 80 yÄ±ldÄ±r Ã¶zerklik denildi, ama sonuÃ§ bÃ¼yÃ¼k bir  &#8216;zero&#8217;  oldu. TÃ¼rkler, otonomi istenince, bundan  sÄ±fÄ±r hak istemeyi anlÄ±yorlar. Ezilen halklarÄ±n kanÄ± ile beslenen ilkel TÃ¼rk toplumu otonomi veya Ã–zgÃ¼rlÃ¼k kavramlarÄ±na henÃ¼z sahip deÄŸildir.  Bagimsizlik Â onurdur. KÃ¼rdler hakli olarak onurlarÄ±nÄ±n daha fazla Ã§ignenmemesi icin, aldatÄ±lmalara son vermek iÃ§in  aÃ§Ä±k ven netÃ§e baÄŸÄ±msÄ±zlÄ±k istemelidirler. YarÄ±m yamalak istek ve Ã¶nerilerin sonu bellidir. Yalvarmak ve yalakalÄ±ÄŸn sonu bellidir. BaÅŸkasÄ±nÄ±n malÄ±nÄ±, mÃ¼lkÃ¼nÃ¼ ve canÄ±nÄ± alma ile ortaya Ã§Ä±kan TÃ¼rk toplumu gibi bir toplumdan hak istemek kadar safÃ§a bir ÅŸey olamaz!!<br />
Â Evet, hazÄ±r herkes bu yanlÄ±ÅŸlÄ±ÄŸÄ± gÃ¶rÃ¼p kabul ettiÄŸine gÃ¶re, bir defa daha milyonlarÄ±n Ã¶lÃ¼mÃ¼ne neden olacak yeni bir yanlÄ±ÅŸlÄ±ÄŸa dÃ¼ÅŸmemek iÃ§in, onun bunun anayasasÄ± ile oynanacaÄŸÄ±na, ciddi ÅŸekilde Demokratik Federal KÃ¼rdistan devleti iÃ§in adÄ±mlar atmalÄ± ve bÃ¶ylece, geÃ§ de olsa hatalar dÃ¼zeltilmelidir. Åžartlar KÃ¼rtler aÃ§Ä±sÄ±ndan en elveriÅŸli bir durum saÄŸlÄ±yor. ABD ve AB KÃ¼rtlerin harekete geÃ§mesini bekliyor. EÄŸer tÃ¼m KÃ¼rdlerin ortak bir baÄŸÄ±msÄ±zlÄ±k hareketi geliÅŸirse ki bu ÅŸimdi mÃ¼mkÃ¼ndÃ¼r, ABD ve AB devletleri uzun sÃ¼redir sÃ¼rdÃ¼rdÃ¼kleri Arap, TÃ¼rk yanlÄ±sÄ± politikalarÄ±nÄ± deÄŸiÅŸtirmek durumunda kalacaklardÄ±r ve bÃ¶ylece ilk KÃ¼rdistan devletinin ortaya Ã§Ä±kmasÄ± saÄŸlanacaktÄ±r.</p>
<p>TÃ¼rkiye&#8217;de yaÅŸayÄ±p da kendini TÃ¼rk olarak gÃ¶rmeyen, haklarÄ±nÄ±n gaspedildigini dÃ¼ÅŸÃ¼nen her insan burada hÃ¼rriyetine kavuÅŸacaktir.<br />
DÃ¼nyanÄ±n gÃ¶zÃ¼ KÃ¼rtlerinÂ Ã¼zerindedir, KÃ¼rtlerin 12 EylÃ¼l ve ondan sonra ne yapacaklarÄ± Ã§ok merak edilmektedir. 12 EylÃ¼l&#8217; de hazÄ±rlanan sandÄ±k tuzaklarÄ±na deÄŸil, meydanlara dolmalÄ±yÄ±z. KÃ¼rtler 12 EylÃ¼l&#8217; de her yerde eylemler baÅŸlatmalÄ± ve baÄŸÄ±msÄ±zlÄ±k iÃ§in seslerini yÃ¼kseltmelidirler. Boykot, pasif kalÄ±p evde oturmak deÄŸil, kitlesel eylemlerin baÅŸlatÄ±lmasÄ±dÄ±r: oynanan  oyuna karÅŸÄ± en iyi alternatifdir. </p>
<p>AVRUPA BÄ°RLEÅžÄ°K KÃœRT HAREKETÄ°</p>
<p>ABKH : Shilan KARA</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yaradılışçı İddialarına Bilimsel Cevaplar yazısına s tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/2177/yaradilisci-iddialarina-bilimsel-cevaplar/comment-page-1/#comment-5711</link>
		<dc:creator>s</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Jun 2010 20:53:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=2177#comment-5711</guid>
		<description>http://www.jetvideoizle.com video izle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.jetvideoizle.com" rel="nofollow">http://www.jetvideoizle.com</a> video izle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yaratılışçıların yanıtlayamadığı sorular yazısına berrah tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/2171/yaratiliscilarin-yanitlayamadigi-sorular/comment-page-1/#comment-5405</link>
		<dc:creator>berrah</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 12:04:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=2171#comment-5405</guid>
		<description>Gelelim evrim teorisine 
Kompleks canlıların fosillerine rastlanılan en derin yeryüzü tabakası, 520-530 milyon yıl yaşında olduğu hesaplanan &quot;Kambriyen&quot; tabakadır. Kambriyen kayalıklarında bulunan fosiller; salyangozlar, trilobitler, süngerler, solucanlar, denizanaları, deniz yıldızları, yüzücü kabuklular, deniz zambakları gibi kompleks omurgasız türlerine aittir. İlginç olan, birbirinden çok farklı olan bu türlerin hepsinin bir anda ve hiçbir ataları olmaksızın ortaya çıkmış olmalarıdır.Hiçbir ortak ataya sahip olmayan bu farklı canlı türlerinin nasıl olup da ortaya çıktığı asla cevaplanamayan bir sorudur.Dolayısıyla ilk canlı organizmanın nasıl ortaya çıktığı sorusu, evrim iddiasını henüz ilk aşamada çıkmaza sokmaktadır
  Evrim teorisi ise, ilk proteinlerin &quot;tesadüfen&quot; oluştuğunu iddia etmektedir. Ancak olasılık hesapları bunun kesinlikle imkansız olduğunu gösterir. Örneğin 500 amino asitten oluşan bir proteinin amino asit diziliminin &quot;tesadüfen&quot; doğru çıkması, 10950&#039;de 1 ihtimaldir. 10950 demek, 1 rakamının yanına 950 tane sıfır gelmesiyle oluşan akıl almaz bir sayı demektir. Oysa matematikte 1050&#039;de 1&#039;den daha düşük ihtimaller pratik olarak &quot;sıfır ihtimal&quot; kabul edilirler.

Tüm canlılar hücrelerden oluşur. Hücrelerin her biri kendi kendine yetebilir; kendi besinini üretebilir, hareket edebilir ve diğer hücrelerle haberleşebilir. Olağanüstü bir teknolojiye sahip olan hücre, canlılığın tesadüfler sonucu oluşamayacağının kesin bir ispatıdır.Ünlü İngiliz matematikçi ve astronom Profesör Fred Hoyle, bu imkansızlığı şöyle açıklar:

&quot;Tesadüfler sonucu bir canlı hücresinin meydana gelmesi, bir hurda yığınına isabet eden kasırganın savurduğu parçalarla tesadüfen bir Boeing 747 uçağının oluşması kadar imkansızdır</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gelelim evrim teorisine<br />
Kompleks canlıların fosillerine rastlanılan en derin yeryüzü tabakası, 520-530 milyon yıl yaşında olduğu hesaplanan &#8220;Kambriyen&#8221; tabakadır. Kambriyen kayalıklarında bulunan fosiller; salyangozlar, trilobitler, süngerler, solucanlar, denizanaları, deniz yıldızları, yüzücü kabuklular, deniz zambakları gibi kompleks omurgasız türlerine aittir. İlginç olan, birbirinden çok farklı olan bu türlerin hepsinin bir anda ve hiçbir ataları olmaksızın ortaya çıkmış olmalarıdır.Hiçbir ortak ataya sahip olmayan bu farklı canlı türlerinin nasıl olup da ortaya çıktığı asla cevaplanamayan bir sorudur.Dolayısıyla ilk canlı organizmanın nasıl ortaya çıktığı sorusu, evrim iddiasını henüz ilk aşamada çıkmaza sokmaktadır<br />
  Evrim teorisi ise, ilk proteinlerin &#8220;tesadüfen&#8221; oluştuğunu iddia etmektedir. Ancak olasılık hesapları bunun kesinlikle imkansız olduğunu gösterir. Örneğin 500 amino asitten oluşan bir proteinin amino asit diziliminin &#8220;tesadüfen&#8221; doğru çıkması, 10950&#8242;de 1 ihtimaldir. 10950 demek, 1 rakamının yanına 950 tane sıfır gelmesiyle oluşan akıl almaz bir sayı demektir. Oysa matematikte 1050&#8242;de 1&#8242;den daha düşük ihtimaller pratik olarak &#8220;sıfır ihtimal&#8221; kabul edilirler.</p>
<p>Tüm canlılar hücrelerden oluşur. Hücrelerin her biri kendi kendine yetebilir; kendi besinini üretebilir, hareket edebilir ve diğer hücrelerle haberleşebilir. Olağanüstü bir teknolojiye sahip olan hücre, canlılığın tesadüfler sonucu oluşamayacağının kesin bir ispatıdır.Ünlü İngiliz matematikçi ve astronom Profesör Fred Hoyle, bu imkansızlığı şöyle açıklar:</p>
<p>&#8220;Tesadüfler sonucu bir canlı hücresinin meydana gelmesi, bir hurda yığınına isabet eden kasırganın savurduğu parçalarla tesadüfen bir Boeing 747 uçağının oluşması kadar imkansızdır</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yaratılışçıların yanıtlayamadığı sorular yazısına berrah tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/2171/yaratiliscilarin-yanitlayamadigi-sorular/comment-page-1/#comment-5403</link>
		<dc:creator>berrah</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 11:25:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=2171#comment-5403</guid>
		<description>Üyelik tarihi: 10-04-09
Mesajlar: 797 
Ettiği Teşekkür: 556
250 Mesajına 396 defa teşekkür edildi   

--------------------------------------------------------------------------------

ŞEYTAN Şeytan kelimesi,dilimizde kötü birinin,kötülüğe teşvik edenin ,kötülüğün temsilcisinin genel adıdır. .Şeytan kötülüğün sembolü olmuş bir varlıktır. Dinimize göre ise şeytan kelimesi;Yüce Allahın Hz.Ademe secde etmesi emrine karşı karşı gelip Onun huzurundan kovulan gizli bir varlıktır. ŞEYTANIN YARATILIŞI VE HZ.ADEM’E SECDE EMRİNDEN ÖNCEKİ DURUM Evrende Hz.Adem’den önce yaratılmış MELEK ve CİN adında iki varlık var idi.Şeytan da bu cinlerdendi.Hz.Adem yaratılıncaya kadar,kendisinin zorlayacak bir imtihanla karşılaşmamıştı.Hz.Adem yaratılınca Allah bütün varlıklara;Adem (as)a secde edilmesi emrini verdi.Şeytanın bu zamana kadar Allah’ın emrine göre mi yoksa kendi arzusuna göre mi hareket ettiği bilinmiyordu.Adem (as)secde edilmesi emri O’nun duygularına ters düştü.Kibirlendi,büyüklendi.Allah’ın bu emrine karşı çıktı.Allah da bunun üzerine; O’nu huzurundan kovdu. Hz.Adem’e secde etmeyerek büyüklük taslaması karşısında Allah’ın rahmetinden ümidini kesen ŞEYTAN hayatından endişe etmeye başladı.’’İnsanların tekrar diriltileceği güne kadar bana zaman tanı(A’ raf,14)diye Allah’a yalvardı.Allah da O’nu n bu isteğini kabul etti.(Zümer,68)Bununla O aşağılık bir hayatı tercih etmiş oldu. Şeytan aslında Allah’ı inkar etmemiştir. ŞEYTANIN GÖREVİ Şeytan Allah’a tevbe edip suçunu affettirme yoluna gitmedi.Aksine daha da azgınlaştı.Kendisine kıyamete kadar uğraşacağı bir iş seçti.Şeytanın görevi kötülükleri güzel göstermek,ve insanları azdırmaktır. HAVVA’NIN YARATILIŞINDAN SONRA ŞEYTANIN DURUMU Bilindiği gibi ilk yaratılan insan erkekti.Allah O’nu cennete yerleştirmişti.Daha sonra Allah;Havva’yı da yarattı.Cennette onlar için her şey vardı.Fakat Allah bir ağaca yaklaşmalarını yasakladı.Şeytan onları yanıltarak o ağaca yaklaşmalarını sağladı.Allah da her ikisini Cennetten kovdu. Bu olay;Şeytanın insanı ilk aldatmasıdır.Allahu teala zaten adem ve havvanın cennetten cıkacagını biliyordu.şeytanında kibirlenecegini kendisine karşı gelecegini cünkü gelecegi zaten bilendir.Meleklerede,dünyanın asıl sahiplerini yaratacagını onun balcıktan olan bir ölümlü olcagınıve ona kendi ruhumdan üfleyeceginibildirmiştir.melekler bu durumu biliyor hatta aralarındada konuşuyorlardı.b duruma itiraz etmeleride bundandır.
GERÇEK ŞU Kİ, Biz insanı ses veren balçıktan, biçim verilebilir, özlü, kara bir balçıktan yarattık. 
Görünmeyen yaratıkları ise, ondan [çok] önce, yakıcı/bunaltıcı yellerin ateşinden yaratmıştık.
Ve hani, Rabbin meleklere: &quot;Haberiniz olsun, Ben biçim verilebilir özlü kara balçıktan bir ölümlü varlık yaratacağım&quot; demişti,
Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman onun önünde yere kapanın!&quot;
Bunun üzerine meleklerin hepsi topluca yere kapandılar,
yalnızca İblis (buna katılmadı); yere kapananlarla birlikte olmaya yanaşmadı o.
&quot;Ey İblis!&quot; diye buyurdu Allah, &quot;Seni yere kapananlarla beraber olmaktan alıkoyan sebep ne?&quot;
&quot;Ses veren bir balçıktan, biçim verilmiş özlü bir çamurdan yarattığın ölümlü bir varlığın önünde yere kapanmak bana yakışmaz!&quot; diye karşılık verdi [İblis].
&quot;Çık git öyleyse bu [melekî makam]dan!&quot; diye buyurdu O; &quot;Çünkü, sen artık kovulmuş birisin!
Ve bil ki, Hesap Günü&#039;ne kadar lânet[im] peşinde olacak!&quot; 
&quot;Madem öyle, ey Rabbim,&quot; dedi [İblis], &quot;bana ölümden kalkılacağı Gün&#039;e kadar zaman tanı!&quot;
&quot;Pekala, öyle olsun:&quot; diye buyurdu O, &quot;kendilerine zaman tanınanlardan biri olacaksın,
(tabii,) vakti [ancak Benim tarafımdan] bilinen o Gün&#039;e kadar.&quot;
[Bunun üzerine İblis:] &quot;Beni yolun dışına attığın için, ben de, kuşkusuz, yeryüzünde [kötülükleri] onlara süsleyip bezeyeceğim ve muhakkak ki onların hepsini ayartıp yoldan çıkaracağım, 
Yalnızca Senin gerçek kulların bunun dışında [kalacak]!&quot;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Üyelik tarihi: 10-04-09<br />
Mesajlar: 797<br />
Ettiği Teşekkür: 556<br />
250 Mesajına 396 defa teşekkür edildi   </p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>ŞEYTAN Şeytan kelimesi,dilimizde kötü birinin,kötülüğe teşvik edenin ,kötülüğün temsilcisinin genel adıdır. .Şeytan kötülüğün sembolü olmuş bir varlıktır. Dinimize göre ise şeytan kelimesi;Yüce Allahın Hz.Ademe secde etmesi emrine karşı karşı gelip Onun huzurundan kovulan gizli bir varlıktır. ŞEYTANIN YARATILIŞI VE HZ.ADEM’E SECDE EMRİNDEN ÖNCEKİ DURUM Evrende Hz.Adem’den önce yaratılmış MELEK ve CİN adında iki varlık var idi.Şeytan da bu cinlerdendi.Hz.Adem yaratılıncaya kadar,kendisinin zorlayacak bir imtihanla karşılaşmamıştı.Hz.Adem yaratılınca Allah bütün varlıklara;Adem (as)a secde edilmesi emrini verdi.Şeytanın bu zamana kadar Allah’ın emrine göre mi yoksa kendi arzusuna göre mi hareket ettiği bilinmiyordu.Adem (as)secde edilmesi emri O’nun duygularına ters düştü.Kibirlendi,büyüklendi.Allah’ın bu emrine karşı çıktı.Allah da bunun üzerine; O’nu huzurundan kovdu. Hz.Adem’e secde etmeyerek büyüklük taslaması karşısında Allah’ın rahmetinden ümidini kesen ŞEYTAN hayatından endişe etmeye başladı.’’İnsanların tekrar diriltileceği güne kadar bana zaman tanı(A’ raf,14)diye Allah’a yalvardı.Allah da O’nu n bu isteğini kabul etti.(Zümer,68)Bununla O aşağılık bir hayatı tercih etmiş oldu. Şeytan aslında Allah’ı inkar etmemiştir. ŞEYTANIN GÖREVİ Şeytan Allah’a tevbe edip suçunu affettirme yoluna gitmedi.Aksine daha da azgınlaştı.Kendisine kıyamete kadar uğraşacağı bir iş seçti.Şeytanın görevi kötülükleri güzel göstermek,ve insanları azdırmaktır. HAVVA’NIN YARATILIŞINDAN SONRA ŞEYTANIN DURUMU Bilindiği gibi ilk yaratılan insan erkekti.Allah O’nu cennete yerleştirmişti.Daha sonra Allah;Havva’yı da yarattı.Cennette onlar için her şey vardı.Fakat Allah bir ağaca yaklaşmalarını yasakladı.Şeytan onları yanıltarak o ağaca yaklaşmalarını sağladı.Allah da her ikisini Cennetten kovdu. Bu olay;Şeytanın insanı ilk aldatmasıdır.Allahu teala zaten adem ve havvanın cennetten cıkacagını biliyordu.şeytanında kibirlenecegini kendisine karşı gelecegini cünkü gelecegi zaten bilendir.Meleklerede,dünyanın asıl sahiplerini yaratacagını onun balcıktan olan bir ölümlü olcagınıve ona kendi ruhumdan üfleyeceginibildirmiştir.melekler bu durumu biliyor hatta aralarındada konuşuyorlardı.b duruma itiraz etmeleride bundandır.<br />
GERÇEK ŞU Kİ, Biz insanı ses veren balçıktan, biçim verilebilir, özlü, kara bir balçıktan yarattık.<br />
Görünmeyen yaratıkları ise, ondan [çok] önce, yakıcı/bunaltıcı yellerin ateşinden yaratmıştık.<br />
Ve hani, Rabbin meleklere: &#8220;Haberiniz olsun, Ben biçim verilebilir özlü kara balçıktan bir ölümlü varlık yaratacağım&#8221; demişti,<br />
Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman onun önünde yere kapanın!&#8221;<br />
Bunun üzerine meleklerin hepsi topluca yere kapandılar,<br />
yalnızca İblis (buna katılmadı); yere kapananlarla birlikte olmaya yanaşmadı o.<br />
&#8220;Ey İblis!&#8221; diye buyurdu Allah, &#8220;Seni yere kapananlarla beraber olmaktan alıkoyan sebep ne?&#8221;<br />
&#8220;Ses veren bir balçıktan, biçim verilmiş özlü bir çamurdan yarattığın ölümlü bir varlığın önünde yere kapanmak bana yakışmaz!&#8221; diye karşılık verdi [İblis].<br />
&#8220;Çık git öyleyse bu [melekî makam]dan!&#8221; diye buyurdu O; &#8220;Çünkü, sen artık kovulmuş birisin!<br />
Ve bil ki, Hesap Günü&#8217;ne kadar lânet[im] peşinde olacak!&#8221;<br />
&#8220;Madem öyle, ey Rabbim,&#8221; dedi [İblis], &#8220;bana ölümden kalkılacağı Gün&#8217;e kadar zaman tanı!&#8221;<br />
&#8220;Pekala, öyle olsun:&#8221; diye buyurdu O, &#8220;kendilerine zaman tanınanlardan biri olacaksın,<br />
(tabii,) vakti [ancak Benim tarafımdan] bilinen o Gün&#8217;e kadar.&#8221;<br />
[Bunun üzerine İblis:] &#8220;Beni yolun dışına attığın için, ben de, kuşkusuz, yeryüzünde [kötülükleri] onlara süsleyip bezeyeceğim ve muhakkak ki onların hepsini ayartıp yoldan çıkaracağım,<br />
Yalnızca Senin gerçek kulların bunun dışında [kalacak]!&#8221;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yaratılışçıların yanıtlayamadığı sorular yazısına berrah tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/2171/yaratiliscilarin-yanitlayamadigi-sorular/comment-page-1/#comment-5393</link>
		<dc:creator>berrah</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 10:26:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=2171#comment-5393</guid>
		<description>Kuyruk sokumunun sebebi insanın iki ayağı üzerinde durabilme ve yürüyebilme özelliğidir. Düşey konumdaki bu hareket biçimi bir takım mekanik zorlamalar ortaya çıkarır. İnsanın ayakta durabilmesi için vücudun üst kısmını taşıyabilmesi gerekir. Aslında kuyruğu meydana getirmesi gereken kemik ve kaslar birleşip, tek bir kemik şeklinde kaynayarak vücudun destek aldığı bu dayanak noktasını oluşturmuşlardır. Kuyruk sokumu kemiğinde, iki tane de çıkıntı kemiği vardır. Bu çıkıntı kemikleri, oturma anında sağa ve sola kaymaları önlemektedir. Yine sağlamlığı, anatomik görünüşündeki geometrik estetikle bir sanat eserini andıran ve sert zemine oturmada stabiliteyi destekleyen dört tane ağ vardır ki, bu bağlar sağrı kemiği ile bütünlüğü Sağlar. Evrimci görüşün dediği gibi bu kemik işe yaramaz bir kalıntı ise, kalıntı olan bir kemikte, bu bağların ve kemik yapısının fizyolojik fonksiyonlara uygun olmasına ne gerek vardır? Yoksa ilkel hayvan, kuyruğunu küçültürken (l), insanın anatomik yapısı şöyle olacak, doğumu böyle yapacak, çocuğun kafa çapı şu olacak, ben kuyruğuma şu şekli vereyim, diye düşündü de, kuyruk sokumunu bu anatomik yapıya uygun bağlarla mı donattı?

Kuyruk sokumu kemiği, kendini besleyen coccigeal arter, kirli kanı toplayan coccigeal yeni ve kendi yapısına uygun coccigeal sinire sahiptir. Ayrıca, kayganlığı sağlayan bir sıvı salgılayan coccigeal bursa, coccigeal cisim, glomus coccygeum ve cuschka bezleri de bulunur. Oysaki embriyolojik kalıntı olan kemiklerde böyle kendine has anatomik bir yapı oluşmaz, çevrenin anatomik yapısına göre şekil kazanır. Örnek verecek olursak; bazı insanlarda, doğuştan 7. boyun kemiğinden çıkıntı olarak, bir fazla kaburga kemiği vardır. Buna cervical kaburga denir. Normalde, boyun kemiklerinde kaburga kemiği olmamasına rağmen, bazı insanlarda fazlalık olarak görülür. Bu fazlalık kemik; özel bir atardamar, toplardamar ve sinire (intercostal sinir) sahip olmadığından, çevredeki anatomik yapının ana damarları ve sinirleri tarafından işgal edilir. Eğer kuyruk sokumu kalıntı olsaydı anatomik yapısı kendine has atardamar, toplardamar, sinir, bursa ve beze sahip olmazdı</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kuyruk sokumunun sebebi insanın iki ayağı üzerinde durabilme ve yürüyebilme özelliğidir. Düşey konumdaki bu hareket biçimi bir takım mekanik zorlamalar ortaya çıkarır. İnsanın ayakta durabilmesi için vücudun üst kısmını taşıyabilmesi gerekir. Aslında kuyruğu meydana getirmesi gereken kemik ve kaslar birleşip, tek bir kemik şeklinde kaynayarak vücudun destek aldığı bu dayanak noktasını oluşturmuşlardır. Kuyruk sokumu kemiğinde, iki tane de çıkıntı kemiği vardır. Bu çıkıntı kemikleri, oturma anında sağa ve sola kaymaları önlemektedir. Yine sağlamlığı, anatomik görünüşündeki geometrik estetikle bir sanat eserini andıran ve sert zemine oturmada stabiliteyi destekleyen dört tane ağ vardır ki, bu bağlar sağrı kemiği ile bütünlüğü Sağlar. Evrimci görüşün dediği gibi bu kemik işe yaramaz bir kalıntı ise, kalıntı olan bir kemikte, bu bağların ve kemik yapısının fizyolojik fonksiyonlara uygun olmasına ne gerek vardır? Yoksa ilkel hayvan, kuyruğunu küçültürken (l), insanın anatomik yapısı şöyle olacak, doğumu böyle yapacak, çocuğun kafa çapı şu olacak, ben kuyruğuma şu şekli vereyim, diye düşündü de, kuyruk sokumunu bu anatomik yapıya uygun bağlarla mı donattı?</p>
<p>Kuyruk sokumu kemiği, kendini besleyen coccigeal arter, kirli kanı toplayan coccigeal yeni ve kendi yapısına uygun coccigeal sinire sahiptir. Ayrıca, kayganlığı sağlayan bir sıvı salgılayan coccigeal bursa, coccigeal cisim, glomus coccygeum ve cuschka bezleri de bulunur. Oysaki embriyolojik kalıntı olan kemiklerde böyle kendine has anatomik bir yapı oluşmaz, çevrenin anatomik yapısına göre şekil kazanır. Örnek verecek olursak; bazı insanlarda, doğuştan 7. boyun kemiğinden çıkıntı olarak, bir fazla kaburga kemiği vardır. Buna cervical kaburga denir. Normalde, boyun kemiklerinde kaburga kemiği olmamasına rağmen, bazı insanlarda fazlalık olarak görülür. Bu fazlalık kemik; özel bir atardamar, toplardamar ve sinire (intercostal sinir) sahip olmadığından, çevredeki anatomik yapının ana damarları ve sinirleri tarafından işgal edilir. Eğer kuyruk sokumu kalıntı olsaydı anatomik yapısı kendine has atardamar, toplardamar, sinir, bursa ve beze sahip olmazdı</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Salman Rushdie: Harun ile Öyküler Denizi yazısına yeliz tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/908/salman-rushdie-harun-ile-oykuler-denizi/comment-page-1/#comment-5337</link>
		<dc:creator>yeliz</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 11:18:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=908#comment-5337</guid>
		<description>sosyal dersinden karikatÃ¼r ve Ã¶ykÃ¼ die Ã¶devim var ve bi Ã¶rnek bulamÄ±orum ekleyebilirseniz sevinirim</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sosyal dersinden karikatÃ¼r ve Ã¶ykÃ¼ die Ã¶devim var ve bi Ã¶rnek bulamÄ±orum ekleyebilirseniz sevinirim</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Jean Paul Sartre: Albert Camus’nun Ölümü Üzerine yazısına PanthÃ©onisation &#171; Emin KurtoÄŸlu tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/191/jean-paul-sartre-albert-camus%e2%80%99nun-olumu-uzerine/comment-page-1/#comment-5168</link>
		<dc:creator>PanthÃ©onisation &#171; Emin KurtoÄŸlu</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 21:35:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=191#comment-5168</guid>
		<description>[...] Camus ile Sartre arasÄ±ndaki gerilime eÄŸilmeden Ã¶nce Ã¶lÃ¼mÃ¼ ardÄ±ndan Sartreâ€™Ä±n Oâ€™nun hakkÄ±ndaki yazÄ±sÄ±na ulaÅŸmak iÃ§intÄ±klayÄ±nÄ±z. [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Camus ile Sartre arasÄ±ndaki gerilime eÄŸilmeden Ã¶nce Ã¶lÃ¼mÃ¼ ardÄ±ndan Sartreâ€™Ä±n Oâ€™nun hakkÄ±ndaki yazÄ±sÄ±na ulaÅŸmak iÃ§intÄ±klayÄ±nÄ±z. [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yaratılışçıların yanıtlayamadığı sorular yazısına ender tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/2171/yaratiliscilarin-yanitlayamadigi-sorular/comment-page-1/#comment-3661</link>
		<dc:creator>ender</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 16:03:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=2171#comment-3661</guid>
		<description>Art niyet ve saldırganlık... yukarıdaki yazıdan edindiğim izlenim. Din ve  bilimin düşman olduğunu iddaa eden kitle hangi kesimden olursa olsun yobazlık illetinin esiri olmuş demektir. Eldeki bilgilerin ışığının gözlerimizi kamaştırmış olması o ışığın çok parlak olduğunu kanıtlamaya yetmez. Ateş kibrit çöpünün ucundaki midir güneşin yüzeyindeki mi? Bilimin daha kat edeceği çok yol var henüz yolun başındayız bu kadar heyecana kapılmayın daha nelerin farkına varacağız. 
Anlayamadığınız size saçma gelir.Din ve bilim neden karşı karşıya getirilir? Ya dindar olduğunu iddaa eden kesim bilimden bihaberdir, yada bilimsel baktığını iddaa eden kesim dinden bihaberdir. oysa din bilimin alanına girmez bilim de dinin alanına. Siz de bu saplantıdan sıyrılın bilimin peşinden yine ayrılmayın ama dini yargılamayıda bırakın lütfen...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Art niyet ve saldırganlık&#8230; yukarıdaki yazıdan edindiğim izlenim. Din ve  bilimin düşman olduğunu iddaa eden kitle hangi kesimden olursa olsun yobazlık illetinin esiri olmuş demektir. Eldeki bilgilerin ışığının gözlerimizi kamaştırmış olması o ışığın çok parlak olduğunu kanıtlamaya yetmez. Ateş kibrit çöpünün ucundaki midir güneşin yüzeyindeki mi? Bilimin daha kat edeceği çok yol var henüz yolun başındayız bu kadar heyecana kapılmayın daha nelerin farkına varacağız.<br />
Anlayamadığınız size saçma gelir.Din ve bilim neden karşı karşıya getirilir? Ya dindar olduğunu iddaa eden kesim bilimden bihaberdir, yada bilimsel baktığını iddaa eden kesim dinden bihaberdir. oysa din bilimin alanına girmez bilim de dinin alanına. Siz de bu saplantıdan sıyrılın bilimin peşinden yine ayrılmayın ama dini yargılamayıda bırakın lütfen&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Pişmanlık yazısına non serviam tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/1040/pismanlik/comment-page-1/#comment-3433</link>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 11:31:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=1040#comment-3433</guid>
		<description>Teşekkür ederim sevgili okur. Sade de birçoğu gibi kendi döneminde anlaşılamadan gitmiştir. Halen de anlaşılabildiğini sanmıyorum ya.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Teşekkür ederim sevgili okur. Sade de birçoğu gibi kendi döneminde anlaşılamadan gitmiştir. Halen de anlaşılabildiğini sanmıyorum ya.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
