<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>HiAxySheytan &#187; Felsefe</title>
	<atom:link href="http://hiaxysheytan.com/category/felsefe/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hiaxysheytan.com</link>
	<description>Her boka maydanoz blog sitesi!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Aug 2010 11:52:39 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Her Şeyden Önce Çocuğum!</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/2231/her-seyden-once-cocugum/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/2231/her-seyden-once-cocugum/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 18:37:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Lorem Ipsum]]></category>
		<category><![CDATA[featured articles]]></category>
		<category><![CDATA[adorno]]></category>
		<category><![CDATA[Her Şeyden Önce Çocuğum!]]></category>
		<category><![CDATA[Theodor Adorno]]></category>
		<category><![CDATA[Theodor W. Adorno]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=2231</guid>
		<description><![CDATA[Yalanın ahlak dışı olmasının nedeni, kutsal ve dokunulmaz hakikati çiğnemesi değildir. Onları daha da köşeye sıkıştırıp yok etmek amacıyla üyelerinin ağzından işkenceyle laf alan bir toplum, hakikat üzerinde hak iddia edemez. Tümel hakikatsizlik tikel hakikat üzerinde ısrar ederse, onu kendi karşıtına dönüştürmüş olur. Yine de, her yalanın içinde itici bir şey vardır ve bunun bilinci, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yalanın ahlak dışı olmasının nedeni, kutsal ve dokunulmaz hakikati çiğnemesi değildir. Onları daha da köşeye sıkıştırıp yok etmek amacıyla üyelerinin ağzından işkenceyle laf alan bir toplum, hakikat üzerinde hak iddia edemez. Tümel hakikatsizlik tikel hakikat üzerinde ısrar ederse, onu kendi karşıtına dönüştürmüş olur. Yine de, her yalanın içinde itici bir şey vardır ve bunun bilinci, kırbaçla aşılanmış olsa bile, zindancıların daha iyi tanınmasını sağlayacaktır. Asıl yanlışlık, aşırı dürüstlüktür. Yalan söyleyen adam utanç duyar, çünkü her yalan, hakikat ve dürüstlüğe övgüler düzerken bir yandan da yaşamak için insanı yalan söylemeye zorlayan bir dünyanın alçaltıcılığını öğretir ona. Bu utanç, daha incelmiş, daha karmaşık kişiliklerin yalanlarında gedikler açar. Beceriksizce yalan söylerler; karşıdaki kişi açısından yalanı bir ayıba, bir kabahate dönüştüren de bu beceriksizliktir. Yalan söyleyenin onu aptal sandığını gösterir bu, bir horgörü belirtisidir. Bugünün usta pratisyenlerinin elinde, gerçekliği çarpıtmaktan ibaret olan eski dürüst ve masum işlevini yitirmiştir yalan. Kimse kimseye inanmamakta, herkes her şeyin karşısındaki insana da onun kendisi hakkındaki düşüncelerine de kayıtsız olduğunu hissettirmektedir. Bir zamanlar liberal bir iletişim aracı olan yalan, her bireyin, kendi çevresinde buz gibi bir atmosfer oluşturarak bu atmosferin sığınağı içinde semirmesini sağlayan küstahlık yöntemlerinden biri haline gelmiştir bugün.</p>
<p>Minima Moralia<br />
Sf.30-31<br />
Theodor W. <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/adorno/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with adorno">Adorno</a></p>

	Etiketler: <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/adorno/" title="adorno" rel="tag">adorno</a>, <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/her-seyden-once-cocugum/" title="Her Şeyden Önce Çocuğum!" rel="tag">Her Şeyden Önce Çocuğum!</a>, <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/theodor-adorno/" title="Theodor Adorno" rel="tag">Theodor Adorno</a>, <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/theodor-w-adorno/" title="Theodor W. Adorno" rel="tag">Theodor W. Adorno</a><br />

	<h6>Bunu alan bunu da aldı:</h6>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/193/theodor-adorno-kultur-endustrisini-yeniden-dusunurken/" title="Theodor Adorno: Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünürken (10 Eylül 2008)">Theodor Adorno: Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünürken</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/213/theodor-adorno-minima-moralia%e2%80%99dan-secmeler/" title="Theodor Adorno: Minima Moralia’dan Seçmeler (10 Eylül 2008)">Theodor Adorno: Minima Moralia’dan Seçmeler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/1034/terlik/" title="Terlik (04 Nisan 2009)">Terlik</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/91/adorno-ve-tanrinin-adi/" title="Adorno ve Tanrının Adı (09 Eylül 2008)">Adorno ve Tanrının Adı</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/2231/her-seyden-once-cocugum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Schopenhauer’ın cinayet felsefesi</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/2179/schopenhauer%e2%80%99in-cinayet-felsefesi-2/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/2179/schopenhauer%e2%80%99in-cinayet-felsefesi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 19:31:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Arthur Schopenhauer]]></category>
		<category><![CDATA[Schopenhauer’ın cinayet felsefesiicinayet felsefesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=2179</guid>
		<description><![CDATA[Schopenhauer, üniversitelerde yapılan felsefe tartışmalarını ve üniversitelerin  felsefeye katkılarını yadsımış, özgür düşüncenin oralarda pek barınamayacağını  söylemişti: ‘Üniversite otoriteleri her zaman ancak kilise var olduğu sürece  öğretilecek bir felsefeye izin verecektir.” Yakın tarihimizdeki sanat, felsefe  tartışmalarında sıkça duyduğumuz bir cümle, ‘sanatın ve felsefenin sonunun’  geldiğidir. Bunun için bir sürü gerekçe sıralanır, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="post_message_106769">Schopenhauer, üniversitelerde yapılan felsefe tartışmalarını ve üniversitelerin  felsefeye katkılarını yadsımış, özgür düşüncenin oralarda pek barınamayacağını  söylemişti: ‘Üniversite otoriteleri her zaman ancak kilise var olduğu sürece  öğretilecek bir felsefeye izin verecektir.” Yakın tarihimizdeki sanat, felsefe  tartışmalarında sıkça duyduğumuz bir cümle, ‘sanatın ve felsefenin sonunun’  geldiğidir. Bunun için bir sürü gerekçe sıralanır, üretim biçiminin uluslararası  sınırları aşması, modernizm sonrası yaşam biçiminin dijitalize oluşu, bilimin,  sanatın akıl almaz gelişimi, sanatın, bilimin, felsefenin profesyonelleşmesi,  uzmanlaşmanın mikro düzeylere inmesi vs&#8230; En çok kullanılan başlıklardan  biridir; edebiyatın sonu, siyasetin sonu, modernizmin sonu, felsefenin sonu&#8230;</p>
<p>Böyle zamanda biri çıkar, ‘En başa dönelim’ der! Tartışma başlar ve  felsefeler çatışır. Çatışır mı gerçekten? Bu işin en başı neresidir bilmek zor.  Felsefe denilen şey keskin tanımlar kabul etmeyen önermelerdir çoklukla ve  kültürlerin, inançların, akademik birikimlerin ürünü olduğu kadar, bilgi  birikimine muhalefetin de diğer adıdır. Sanırım, bir şeyin sonu geldi demek için  önce bu konuda gerçekten ‘cinayet işlemeyi’ göze almak  gerekiyor.</p>
<p>Ülkemizdeki üniversite eğitimi üstünde devam eden iktidar  savaşlarında ‘teoloji’nin her geçen gün biraz daha güçlendiğini, eğitimin biraz  daha ‘Müslümanlaştığını’ görmezden gelemeyiz. Ama bu sadece bize özgü bir durum  değil. Aslında her şeyin birer ikişer sonunu getirirken, tedavüle koyulan  ideolojik söylemlere sessiz kaldığımız anlamına gelmiyor mu bu?</p>
<p>Her  kültür, felsefesini kendi dini inanışlarına dayandırıp orda bıraksaydı, dünyayı,  kendimizi anlama çabamız her defasında tapınakların duvarlarından geri dönmez  miydi?</p>
<p>İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli şey düşünmesi olduğu  kadar düşünme eyleminin sınırlarının sonsuzluğu olmalıdır, “Çünkü bilgi ancak  evrensel olana yönelmesi halinde iradesiz kalabilir; oysa istemenin objeleri her  zaman münferit şeylerde bulunacaktır; bu sebepten ötürü hayvanların bilgisi tam  anlamıyla bu münferit şeylerle sınırlıdır ve dolayısıyla akılları münhasıran  iradelerinin hizmetinde kalır. Diğer yandan aklın evrensel olana bu eğilimi  felsefe, şiir ve genel olarak sanat ve bilimlerdeki gerçek ve özgün başarılar  için vazgeçilmez koşuldur.” (s. 14)</p>
<p>Felsefe ile şiirin insanların  bilincindeki etkileri hakkında fikir yürüten Schopenhauer şiirin özgürlük  alanının genişliğinden dem vurur ve onun özgürlüğünün, belli bir düşünceyi  savunmak değil, insanda belli bir duygu yoğunluğunu oluşturmak ve bunu belli bir  estetik içinde ifade etmek olduğunu vurgular. “Şiirin başarılarının  felsefeninkiler üzerindeki bir diğer büyük üstünlüğü şiirsel eserlerin tümünün  eş zamanlı olarak, biri diğerine engel olmaksızın, zarar vermeksizin var  olabilmesidir; halbuki bir felsefi sistem tıpkı tahta çıkan bir Asya sultanı  gibi kardeşlerinin tümünü öldürmeyi düşünmeksizin dünyaya zor gelir.” (s.  15-16)</p>
<p>Şiir bütün duyularımıza, aklımıza, yüreğimize seslenirken bizi  kendi var oluşunu bütün bilgilerin dışında bir yerde, biricik bir yapıda inşa  edebilir. Ondan aldığımız haz bizi yeni okumalara yönlendirebilir ama doğası  gereği bir bilgiyi, inanışı empoze etmez. Dolayısıyla şiirin ve felsefenin  etkinlik alanları dimağımızda başka başka yerler işgal eder.</p>
<p>İki  disiplinin kesiştikleri alanları göz ardı etmeden, Schopenhauer’ın, felsefe ve  şiirin insandan talep ettiklerine dair tespitine kulak verelim: “Şairin eseri  okurdan kendisini eğlendiren ya da yücelten yazılar dizisinin (dünyası)na dahil  olmaktan ve onlara birkaç saat ayırmaktan başka bir şey talep etmez. Halbuki  filozofun eseri onun genel düşünce tarzından bir devrim yapmaya çalışır; o ondan  bu sahada şimdiye dek öğrendiklerinin ve inandıklarının tümünün yanlış olduğunu  kabul etmesini, bütün zaman ve emeğinin boş yere kaybolduğunu ilan etmesini ve  her şeye tekrar baştan başlanmasını talep eder. En fazla, üzerinde temelini  atmak için selefinden birkaç parçanın kalmasına izin verir.”  (s.16-17)</p>
<p>Schopenhauer’ın akademi eleştirisi<br />
Schopenhauer’ın,  Üniversiteler ve Felsefe adlı kitabında hatırlattığı, 1840’ta yayımladığı Kant  Felsefesinin Eleştirisi’nden bir bölüm: “Eğer bir felsefe Hıristiyanlığın temel  fikirlerini inkâr ediyorsa o ya yanlıştır ya da eğer doğru olsa bile, bir yararı  yoktur.” (s. 40)<br />
Bu cümle üniversitelerdeki felsefede hakikatin ancak ikinci  sırada geldiğini söylüyordu.</p>
<p>Schopenhauer, üniversitelerde yapılan  felsefe tartışmalarını ve üniversitelerin felsefeye katkılarını yadsımasa da  özgür düşüncenin oralarda pek barınamayacağını söylüyor ve: “Bunun sonucunda  üniversite otoriteleri her zaman ancak kilise var olduğu sürece öğretilecek bir  felsefeye izin verecektir” diyor. (s. 41)<br />
Zaten, etkinlik alanları  daraltılmış profesörlerin asıl peşinde oldukları şeyin kariyer, eş, çocuk ve  mütevazı bir yaşam imkânı olduğunu vurgulayan Schopenhauer, gerçek filozofun  heyecanlı ruh halinin bir üniversiteye sıkışıp kalmayacağını vurgular.  “Dolayısıyla hakiki bir filozofun aynı zamanda üniversitede bir felsefe hocası  olması en nadir rastlanır hadiselerden biri olmuştur” der. (s. 42)</p>
<p>Yine  de akademik felsefe öğretisinde Hıristiyanlık inancının dışına savrulanlar da  olmuştur, böyle durumlarda gerekli önlemler alınmış ve bunlar Schopenhauer’ın  alaylı yaklaşımıyla, “Çorbanı iç köle, felsefe diye de Yahudi mitolojisi öğret!”  denilerek uyarılmıştır.</p>
<p>Dogmalardan, inanışlardan alınan isim ve  sıfatların felsefeye uymadığını söyler Schopenhauer. Her türlü otoriteden  bağımsız olarak var oluş sorununu çözme girişimine yönelmesi gereken felsefeden  iki temel beklentisi vardır: “Öncelikle bir soru hakkında söylenecek her şeyi  söyleme cesaretine sahip olmak, ikincileyin, onu bir sorun olarak kavramak için  kendiliğinden aşikâr olan her şeyin açık biçimde bilincinde olmaktır. Son olarak  gerçek anlamda felsefe yapmak için ruhun-dimağın hakiki manada serbest olması  gerekir.” (s. 14-15)</p>
<p>Fincte, Schelling ve Hegel’in felsefesine alaylı bir  şekilde yaklaşan Schopenhauer, üniversite eğitiminde inançlardan yola çıkılarak  yapılan müfredatın bilinmeyene inanmamızı istediğini söyler ve “Eğer bunu da  bilebilseydik, o zaman inanç, tıpkı matematiğin temaları üzerine kurulmuş bir  dogma gibi, gayet lüzumsuz ve hatta gülünç bir şey olarak görünürdü,” (s. 45)  diyerek, başta akademik dimağların, genel anlamda felsefeyle uğraşan bütün  dimağların cinayete meyilli olmasını salık verir. Çünkü felsefenin temeli inanç  üstüne değil, düşünsel devrimler üzerine atılmıştır.</p>
<p>Radikal Kitap/ Rıza  Kıraç<!-- google_ad_section_end --></div>
<p><!-- / message --><!-- sig --></p>

	Etiketler: <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/arthur-schopenhauer/" title="Arthur Schopenhauer" rel="tag">Arthur Schopenhauer</a>, <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/schopenhauer%e2%80%99in-cinayet-felsefesiicinayet-felsefesi/" title="Schopenhauer’ın cinayet felsefesiicinayet felsefesi" rel="tag">Schopenhauer’ın cinayet felsefesiicinayet felsefesi</a><br />

	<h6>Bunu alan bunu da aldı:</h6>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/50/arthur-schopenhauer-sanat-uzerine/" title="Arthur Schopenhauer: Sanat Üzerine (09 Eylül 2008)">Arthur Schopenhauer: Sanat Üzerine</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/47/arthur-schopenhauer-olum-uzerine/" title="Arthur Schopenhauer: Ölüm Üzerine (09 Eylül 2008)">Arthur Schopenhauer: Ölüm Üzerine</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/49/arthur-schopenhauer-hayatin-acilari-uzerine/" title="Arthur Schopenhauer: Hayatın Acıları Üzerine (09 Eylül 2008)">Arthur Schopenhauer: Hayatın Acıları Üzerine</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/2179/schopenhauer%e2%80%99in-cinayet-felsefesi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir adet yan değini</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/1042/bir-adet-yan-degini/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/1042/bir-adet-yan-degini/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2009 19:20:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Lorem Ipsum]]></category>
		<category><![CDATA[Ludwig Wittgenstein]]></category>
		<category><![CDATA[Yan değiniler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=1042</guid>
		<description><![CDATA[“Kendine bak. Kendini hiçbir zaman anlamayacaksın. Çünkü kendini bir dizi tasarım içinde görüyorsun, sonunda da dağılıp gidiyor hepsi. Çünkü kişi kendisine dışarıdan bakamaz, zira kişi kendisinin nasıl göründüğünü sahiden görmez, çıkarsayabilir ancak. Kişi kendine gerçi, bu koşullar altında ben, biz başkası için ne derdim, diye sorabilir. Ama yanıt şu: bilemezdim. Bilseydim de, o başkasıyla ilgili [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Kendine bak. Kendini hiçbir zaman anlamayacaksın. Çünkü kendini bir dizi tasarım içinde görüyorsun, sonunda da dağılıp gidiyor hepsi. Çünkü kişi kendisine dışarıdan bakamaz, zira kişi kendisinin nasıl göründüğünü sahiden görmez, çıkarsayabilir ancak. Kişi kendine gerçi, bu koşullar altında ben, biz başkası için ne derdim, diye sorabilir. Ama yanıt şu: bilemezdim. Bilseydim de, o başkasıyla ilgili haklı olduğum konusunda bir şey söylemiş olmazdı. Kişinin kendi üzerine sığ bir yargıda bulunması, kendisini ucuz bir biçimde şu ya da bu komedinin ya da trajedinin oyuncusu sayması, bunları bir başkası için yapması kadar iğrenç bir şey. Düşün ki, başına ne gibi bir mutsuzluk, nasıl bir acı gelirse gelsin, bunu sen kendin hakettin.” Wittgenstein </p>

	Etiketler: <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/ludwig-wittgenstein/" title="Ludwig Wittgenstein" rel="tag">Ludwig Wittgenstein</a>, <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/yan-deginiler/" title="Yan değiniler" rel="tag">Yan değiniler</a><br />

	<h6>Bunu alan bunu da aldı:</h6>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/173/ludwig-wittgenstein-aforizmalar/" title="Ludwig Wittgenstein: Aforizmalar (10 Eylül 2008)">Ludwig Wittgenstein: Aforizmalar</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/211/dahinin-bir-filozof-olarak-portresi-ludwig-wittgenstein/" title="Dâhinin bir filozof olarak portresi Ludwig Wittgenstein (10 Eylül 2008)">Dâhinin bir filozof olarak portresi Ludwig Wittgenstein</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/1042/bir-adet-yan-degini/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pişmanlık</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/1040/pismanlik/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/1040/pismanlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2009 19:19:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Lorem Ipsum]]></category>
		<category><![CDATA[Marquis De Sade]]></category>
		<category><![CDATA[Pişmanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=1040</guid>
		<description><![CDATA[Pişmanlık alışkanlığın öldürdüğü geçici bir duygudur. İşlenilen tek bir cinayet vicdanımızı sızlatabilir&#8230; Ama cinayet çoğalınca, onlarca yüzlerce kez tekrarlanınca vicdan susar. / Marquis De Sade

	Etiketler: Marquis De Sade, Pişmanlık

	Bunu alan bunu da aldı:
	
	Kötüyüm ben kötüyüm.. (0)


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://hiaxysheytan.com/tag/pismanlik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Pişmanlık">Pişmanlık</a> alışkanlığın öldürdüğü geçici bir duygudur. İşlenilen tek bir cinayet vicdanımızı sızlatabilir&#8230; Ama cinayet çoğalınca, onlarca yüzlerce kez tekrarlanınca vicdan susar. / <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/marquis-de-sade/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Marquis De Sade">Marquis De Sade</a></p>

	Etiketler: <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/marquis-de-sade/" title="Marquis De Sade" rel="tag">Marquis De Sade</a>, <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/pismanlik/" title="Pişmanlık" rel="tag">Pişmanlık</a><br />

	<h6>Bunu alan bunu da aldı:</h6>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/1028/kotuyum-ben-kotuyum/" title="Kötüyüm ben kötüyüm.. (04 Nisan 2009)">Kötüyüm ben kötüyüm..</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/1040/pismanlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Terlik</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/1034/terlik/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/1034/terlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2009 19:17:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Terlik]]></category>
		<category><![CDATA[Theodor Adorno]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=1034</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Elin yardımı olmadan giyilmek üzere tasarlanmıştır. Eğilmeye karşı duyulan nefretin anıtıdır.&#8221; Theodor Adorno &#8211; Minima Moralia&#8217;dan

	Etiketler: Terlik, Theodor Adorno

	Bunu alan bunu da aldı:
	
	Theodor Adorno: Minima Moralia’dan Seçmeler (0)
	Theodor Adorno: Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünürken (0)
	Her Şeyden Önce Çocuğum! (0)


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Elin yardımı olmadan giyilmek üzere tasarlanmıştır. Eğilmeye karşı duyulan nefretin anıtıdır.&#8221; <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/theodor-adorno/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Theodor Adorno">Theodor Adorno</a> &#8211; Minima Moralia&#8217;dan</p>

	Etiketler: <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/terlik/" title="Terlik" rel="tag">Terlik</a>, <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/theodor-adorno/" title="Theodor Adorno" rel="tag">Theodor Adorno</a><br />

	<h6>Bunu alan bunu da aldı:</h6>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/213/theodor-adorno-minima-moralia%e2%80%99dan-secmeler/" title="Theodor Adorno: Minima Moralia’dan Seçmeler (10 Eylül 2008)">Theodor Adorno: Minima Moralia’dan Seçmeler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/193/theodor-adorno-kultur-endustrisini-yeniden-dusunurken/" title="Theodor Adorno: Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünürken (10 Eylül 2008)">Theodor Adorno: Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünürken</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/2231/her-seyden-once-cocugum/" title="Her Şeyden Önce Çocuğum! (30 Ekim 2009)">Her Şeyden Önce Çocuğum!</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/1034/terlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köprü</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/1032/kopru/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/1032/kopru/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2009 19:16:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Friedrich Nietzsche]]></category>
		<category><![CDATA[Irvin Yalom]]></category>
		<category><![CDATA[nietzsche ağladığında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=1032</guid>
		<description><![CDATA[“Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür, bizi ayıran küçücük bir köprü vardır, hepsi o kadar.
Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam :
“Bu köprüyü geçip bana gelir misin?”
İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin, sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın.
O andan itibaren aramıza dağlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür, bizi ayıran küçücük bir köprü vardır, hepsi o kadar.<br />
Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam :<br />
“Bu köprüyü geçip bana gelir misin?”<br />
İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin, sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın.<br />
O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer, bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde. Ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız.<br />
Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur ve şaşar kalırsın&#8230;” der Nietzsche Yalom onu ağlattığında.</p>

	Etiketler: <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/friedrich-nietzsche/" title="Friedrich Nietzsche" rel="tag">Friedrich Nietzsche</a>, <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/irvin-yalom/" title="Irvin Yalom" rel="tag">Irvin Yalom</a>, <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/nietzsche-agladiginda/" title="nietzsche ağladığında" rel="tag">nietzsche ağladığında</a><br />

	<h6>Bunu alan bunu da aldı:</h6>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/150/friedrich-nietzsche-wagner-olayi/" title="Friedrich Nietzsche: WAGNER OLAYI (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: WAGNER OLAYI</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/148/friedrich-nietzsche-neden-bir-yazgiyim-ben/" title="Friedrich Nietzsche: NEDEN BİR YAZGIYIM BEN? (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: NEDEN BİR YAZGIYIM BEN?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/146/friedrich-nietzsche-ecco-homo-onsoz/" title="Friedrich Nietzsche: Ecco Homo / Önsöz (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: Ecco Homo / Önsöz</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/143/friedrich-nietzsche-boyle-buyurdu-zerdust%e2%80%9dden-sairlere-dair/" title="Friedrich Nietzsche: BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT”den ŞAİRLERE DAİR (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT”den ŞAİRLERE DAİR</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/145/friedrich-nietzsche-aforizmalarindan-secmeler/" title="Friedrich Nietzsche: AFORİZMALARINDAN SEÇMELER (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: AFORİZMALARINDAN SEÇMELER</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/1032/kopru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dilenciler Üzerine</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/1030/dilenciler-uzerine/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/1030/dilenciler-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2009 19:15:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Lorem Ipsum]]></category>
		<category><![CDATA[Friedrich Nietzsche]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=1030</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Dilenciler yok edilmeli. Çünkü insan onlara verince de sinirleniyor, vermeyince de&#8230;&#8221; F.Nietzche (Tan Kızlıllığı&#8217;ndan)

	Etiketler: Friedrich Nietzsche

	Bunu alan bunu da aldı:
	
	Köprü (0)
	Friedrich Nietzsche: WAGNER OLAYI (0)
	Friedrich Nietzsche: NEDEN BİR YAZGIYIM BEN? (0)
	Friedrich Nietzsche: Ecco Homo / Önsöz (0)
	Friedrich Nietzsche: BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT”den ŞAİRLERE DAİR (0)


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Dilenciler yok edilmeli. Çünkü insan onlara verince de sinirleniyor, vermeyince de&#8230;&#8221; F.Nietzche (Tan Kızlıllığı&#8217;ndan)</p>

	Etiketler: <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/friedrich-nietzsche/" title="Friedrich Nietzsche" rel="tag">Friedrich Nietzsche</a><br />

	<h6>Bunu alan bunu da aldı:</h6>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/1032/kopru/" title="Köprü (04 Nisan 2009)">Köprü</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/150/friedrich-nietzsche-wagner-olayi/" title="Friedrich Nietzsche: WAGNER OLAYI (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: WAGNER OLAYI</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/148/friedrich-nietzsche-neden-bir-yazgiyim-ben/" title="Friedrich Nietzsche: NEDEN BİR YAZGIYIM BEN? (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: NEDEN BİR YAZGIYIM BEN?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/146/friedrich-nietzsche-ecco-homo-onsoz/" title="Friedrich Nietzsche: Ecco Homo / Önsöz (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: Ecco Homo / Önsöz</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/143/friedrich-nietzsche-boyle-buyurdu-zerdust%e2%80%9dden-sairlere-dair/" title="Friedrich Nietzsche: BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT”den ŞAİRLERE DAİR (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT”den ŞAİRLERE DAİR</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/1030/dilenciler-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kötüyüm ben kötüyüm..</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/1028/kotuyum-ben-kotuyum/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/1028/kotuyum-ben-kotuyum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2009 19:15:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Lorem Ipsum]]></category>
		<category><![CDATA[Marquis De Sade]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=1028</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İyilikseverlik, gerçek bir ruh erdemi olmaktan çok kibirin bir kusurudur; çalım satarak hemcinslerini teselli etmektir&#8230;&#8221; Marquis De Sade (Yatakodasında Felsefe &#8216;den)

	Etiketler: Marquis De Sade

	Bunu alan bunu da aldı:
	
	Pişmanlık (2)


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;İyilikseverlik, gerçek bir ruh erdemi olmaktan çok kibirin bir kusurudur; çalım satarak hemcinslerini teselli etmektir&#8230;&#8221; <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/marquis-de-sade/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Marquis De Sade">Marquis De Sade</a> (Yatakodasında Felsefe &#8216;den)</p>

	Etiketler: <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/marquis-de-sade/" title="Marquis De Sade" rel="tag">Marquis De Sade</a><br />

	<h6>Bunu alan bunu da aldı:</h6>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/1040/pismanlik/" title="Pişmanlık (04 Nisan 2009)">Pişmanlık</a> (2)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/1028/kotuyum-ben-kotuyum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eylem üzerine</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/1019/eylem-uzerine-2/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/1019/eylem-uzerine-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2009 19:10:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Eylem Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[Friedrich Nietzsche]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=1019</guid>
		<description><![CDATA[Hiç kimsenin bir şeyi sırf başka birisi için yapmadığını göreceksiniz. İnsanların bütün eylemleri kendisine yöneliktir, bütün hizmetleri kendine hizmettir, bütün sevgisi kendini sevmesidir..! /Nietzsche

	Etiketler: Eylem Üzerine, Friedrich Nietzsche

	Bunu alan bunu da aldı:
	
	Köprü (0)
	Friedrich Nietzsche: WAGNER OLAYI (0)
	Friedrich Nietzsche: NEDEN BİR YAZGIYIM BEN? (0)
	Friedrich Nietzsche: Ecco Homo / Önsöz (0)
	Friedrich Nietzsche: BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT”den ŞAİRLERE DAİR [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hiç kimsenin bir şeyi sırf başka birisi için yapmadığını göreceksiniz. İnsanların bütün eylemleri kendisine yöneliktir, bütün hizmetleri kendine hizmettir, bütün sevgisi kendini sevmesidir..! /Nietzsche</p>

	Etiketler: <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/eylem-uzerine/" title="Eylem Üzerine" rel="tag">Eylem Üzerine</a>, <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/friedrich-nietzsche/" title="Friedrich Nietzsche" rel="tag">Friedrich Nietzsche</a><br />

	<h6>Bunu alan bunu da aldı:</h6>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/1032/kopru/" title="Köprü (04 Nisan 2009)">Köprü</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/150/friedrich-nietzsche-wagner-olayi/" title="Friedrich Nietzsche: WAGNER OLAYI (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: WAGNER OLAYI</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/148/friedrich-nietzsche-neden-bir-yazgiyim-ben/" title="Friedrich Nietzsche: NEDEN BİR YAZGIYIM BEN? (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: NEDEN BİR YAZGIYIM BEN?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/146/friedrich-nietzsche-ecco-homo-onsoz/" title="Friedrich Nietzsche: Ecco Homo / Önsöz (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: Ecco Homo / Önsöz</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/143/friedrich-nietzsche-boyle-buyurdu-zerdust%e2%80%9dden-sairlere-dair/" title="Friedrich Nietzsche: BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT”den ŞAİRLERE DAİR (09 Eylül 2008)">Friedrich Nietzsche: BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT”den ŞAİRLERE DAİR</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/1019/eylem-uzerine-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İktidar Üzerine</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/1011/iktidar-uzerine/</link>
		<comments>http://hiaxysheytan.com/1011/iktidar-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2009 10:46:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[İktidar Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[Michel Foucault]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=1011</guid>
		<description><![CDATA[İktidar her yerdedir. Hapishanede, tımarhanede, hastanede, okulda, bilgide, bilimde ve iş yerindedir iktidar.
İktidar, kodlamada: kapatılmada, yasaklamada, baskıda, gözetlemede, denetlemede ve yönetmededir. Okulda okuduğumuz kitapta, evde karşılaştığımız baskıda, gönderildiğimiz odamızda, kilitlendiğimiz tuvalette, sokakta gördüğümüz şiddette, yediğimiz tokatta, tekmede, coptadır. Hastanede yediğimiz sakinleştirici iğnededir, klinikte bilinçaltımıza ulaşmaya çalışılan sözcüklerdedir İktidar. Politikacıların nutukları, anne ve babanın tavsiyeleri, öğretmenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İktidar her yerdedir. Hapishanede, tımarhanede, hastanede, okulda, bilgide, bilimde ve iş yerindedir iktidar.</p>
<p>İktidar, kodlamada: kapatılmada, yasaklamada, baskıda, gözetlemede, denetlemede ve yönetmededir. Okulda okuduğumuz kitapta, evde karşılaştığımız baskıda, gönderildiğimiz odamızda, kilitlendiğimiz tuvalette, sokakta gördüğümüz şiddette, yediğimiz tokatta, tekmede, coptadır. Hastanede yediğimiz sakinleştirici iğnededir, klinikte bilinçaltımıza ulaşmaya çalışılan sözcüklerdedir İktidar. Politikacıların nutukları, anne ve babanın tavsiyeleri, öğretmenin cetveli ve komutanın sana verdiği tüfektedir iktidar. Aynı giydiğimiz önlükte, üniformada, takım elbisede, tulumdadır. İş yerinde bayan yöneticinin yere vuran uzun topuğunda, askerde rütbelinin botlarının parlaklığındadır. İktidar yönetmekte ve yönetilmektedir.<span id="more-1011"></span></p>
<p>İktidar yalnızca baskı uygulamaktan &#8211; bastırmaktan, engel çıkarmaktan, cezalandırmaktan &#8211; ibaret olmadığını, arzuyu yaratarak, zevki kışkırtarak, bilgiyi üreterek; bundan daha derine nüfuz ettiğini de göstermektedir. İktidar bedeni çalıştırır, davranışa nüfuz eder, arzu ve zevkle iç içe girer.</p>
<p>İktidar her yerdedir, direniş de !</p>
<p><a href="http://hiaxysheytan.com/tag/michel-foucault/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Michel Foucault">Michel Foucault</a></p>

	Etiketler: <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/iktidar-uzerine/" title="İktidar Üzerine" rel="tag">İktidar Üzerine</a>, <a href="http://hiaxysheytan.com/tag/michel-foucault/" title="Michel Foucault" rel="tag">Michel Foucault</a><br />

	<h6>Bunu alan bunu da aldı:</h6>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/1082/tarih-sinavi/" title="Tarih Sınavı (04 Temmuz 2009)">Tarih Sınavı</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/1798/stirner-ve-foucault-post-kantci-bir-ozgurluge-dogru/" title="Stirner ve Foucault: Post-Kantçı bir özgürlüğe doğru (24 Ekim 2009)">Stirner ve Foucault: Post-Kantçı bir özgürlüğe doğru</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/201/michel-foucault-don-quijote/" title="Michel Foucault: Don Quijote (10 Eylül 2008)">Michel Foucault: Don Quijote</a> (0)</li>
	<li><a href="http://hiaxysheytan.com/2187/foucault%e2%80%99nun-gelecek-siyaseti-%e2%80%9cdevrime-karsi-isyan%e2%80%9d/" title="Foucault’nun Gelecek Siyaseti: “Devrime karşı İsyan” (29 Ekim 2009)">Foucault’nun Gelecek Siyaseti: “Devrime karşı İsyan”</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hiaxysheytan.com/1011/iktidar-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

