Şu an gösterilen: Edebiyat
Murathan Mungan: Soğuk Büfe
“aperitif”, s. 7-11 Her kitap ilkin adıyla bir çağrışım yapar. Bir kitabın adı, içini söyler, ya da içine ait ilk işarettir, diyelim. Soğuk büfe sözü, bildiğiniz gibi, modern hayatın bir kavramı; Önünüze konulan genel bir toplamdan, herkesin kişisel zevki, tercihi,...
Murathan Mungan: Son İstanbul
“Bin yıldır saydam yüzümüzde ölümü seyrediyoruz. Kımıltısız günler geçiyor bu sonsuz cam kovuklarda. Bembeyaz gelinlikler gibiyiz. Bembeyaz kefenler gibi. Çevremizde ince bir halka, zaman zaman ışıltısı göz alan ince çizgiler, altın sarısı gelin telleri. Kaç kuşak sahip...
Elif Şafak: Şehrin aynaları
Ne zaman içim daralsa, niçin buraya geldiğimi hatırlatıyorum kendime. Bıkıp usanmadan tekrar ediyorum, kafamda hiçbir şüpheye yer kalmasın diye: “Aynalar şehrine geldim çünkü benden evvel yazılmış bir hikâyenin içindeyim. Aynalar şehrindeyim çünkü kim olduğumun peşindeyim.” ...
Cadıların Lanetlediği Bir Masal Prensesi: Sylvia Plath
Trajik bir intiharla genç yaşta ölen Slyvia Plath, “Uyuyan Güzel” ya da “Rapunzel” masalının, hediyesini vermek üzere şölene davet edilmediği için küçük prensesi lanetleyen cadısına benzer bir anne- kız ilişkisi yaşadığı annesinin aşırı disiplini yüzünden kendini lanetleyerek,...
Ofiste ayakta kalabilmenin modern el kitabı: Powerpoint Cinayeti
Yöneticiniz hiç durmadan yönetim sinerjisinden ya da kopukluklar arasında köprü kurmaktan mı bahsediyor? Yanınızda çalışan iş arkadaşınız konuşmalarınızı dinleyip, gizlice şahsi çekmecenizi mi dikizliyor? O zaman ‘Powerpoint Cinayeti’ size göre. Hayatımızın çoğunluğunu...
Sen, ben bir de…O
Ağlardık. Göz yaşlarımızı dışarı taşırmazdık. Sessizce içimize akardı. Yabancılığımız belki bundandı… Birikmiş tuzlu suların en dibinde ruhlarımızı yıkardık. Ve kendimizden en kolay göz yaşlarımızın üzerinden kaçardık. Sessiz hıçkırıklara yelken basardık....
O’na de ki;
Giderken beni de beraberinde götürdü. Ondan geriye kalanları da ben kaldırdım. Mektupları kutuların içine bıraktım. Resimler diğerlerine ait resimlerin hemen yanında duruyor. Şiir pek yazmamıştı zaten… Ama nafile, Ondan henüz kurtulamadım. Yazdıkları yalnızca bir kağıt parçasının...
TOZA SOR
John Fante, Türkiye’de olduğu kadar dünyada da geç keşfedilmiş, tanınmış bir yazar. Bu tekrar tanınmasında, yeniden keşfinde de kuşkusuz Charles Bukowski’nin büyük katkısı olmuş. John Fante, 1909 Colorado doğumlu. Üniversite öğrenimini tamamladıktan sonra 1929′da...
Bahara Kadar Bekle Bandini
St.Catherine’in sekizinci sınıfının dershanesinde üçe çeyrek vardı. Takma gözü fena halde ağrı yapan Rahibe Mary Celia barut gibiydi. Sol gözü seğirip duruyordu, tamamen istem dışı. On bir erkek, dokuz kızdan oluşmuş yirmi kişilik sınıf seğiren gözü izliyordu. Üçe...
Sert Erkekler Şiir Yazar
Sean Penn’in gözünden Charles Bukowski 1987 Interview, Eylül 1987. Editörün notu: Time dergisi Charles Bukowski’yi “Amerikan ayak takımının mümtaz şairi,” olarak nitelendirdi. Ancak şair gerçek hayran kitlesini Avrupa’da bulmuş. Bukowski bugün dünyanın en...
Page 5 of 21« First...«34567»...Last »