Savcılık, gözaltına alınırken, karakolda ve cezaevinde iÅŸkenceyle öldürülen Çeber’le ilgili dört memur için müebbet hapis istedi. Savcı TCK’ye karşılık suçlamasını AİHS’ye dayandırdı. İlk duruÅŸma Ocak 2009′da.

Bakırköy ağır ceza mahkemesi, Engin Çeber’in gözaltına alındıktan sonra karakol ve cezaevinde gördüğü iÅŸkenceyle hayatını kaybetmesi üzerine 60 görevli hakkında savcılığın hazırladığı iddianameyi kabul etti; dava açılmış oldu.

Çeber’in avukatlarından Taylan Tanay, yaptığı yazılı açıklamada, üç gardiyan ve bir cezaevi müdürünün “iÅŸkence sonucu adam öldürmek” suçlamasıyla “ağırlaÅŸtırılmış müebbet hapis”le yargılanacağını söyledi.

İşkenceyle suçlanan Metris Cezaevi nöbetçi müdürü Fuat Karaosmanoğlu; infaz koruma memurları Sami Ergazi, Nihat Kızılkaya ve Selahattin Apaydın halen tutuklular.

Ayrıca 27 gardiyan suçu bildirmemek, üç gardiyan ve iki müdür görevi kötüye kullanmak, bir gardiyan hem kasten yaralama hem de görevi kötüye kullanmak, üç gardiyan da eziyet etmekle suçlanıyor.

13 polis bir veya birden fazla kereler “eziyet etme” suçlamasıyla yargılanacak. Dört jandarma “kasten yaralama”yla suçlanırken muayene etmeden rapor düzenleyen bir doktor da resmi evrakta sahtecilikle yargılanacak.
TCK’ye karşı AİHS

İddianameye göre, sanıklar arasında Çeber ve arkadaşlarını basın açıklaması yaptıkları sırada gözaltına alan polisler ve götürüldükleri karakoldaki polisler de bulunuyor.

Savcılık iddianamede Avrupa İnsan Hakları SözleÅŸmesi’ne atıfta bulunarak “hiç kimsenin iÅŸkenceye tabi tutulamayacağını” belirtti; AİHS’nin Anayasa hükmünde olduÄŸu ve ceza kanununa göre önceliÄŸi bulunduÄŸu belirtildi.

AİHM kararlarını örnek gösteren savcı, kaba dayak ve suyla ıslatmayı “kötü muamele” sayarken, iÅŸkence suçlamasını da AİHS’ye dayandırdı. Ceza Kanunu’nun 94. maddesinin gerekçesinde iÅŸkence yapanın amacının da suçun unsuru haline getirildiÄŸini söyleyen savcı, AİHS’ye dayanarak bunun geçersiz olduÄŸunu söyledi.
DuruÅŸma ocakta

Tanay, iddianamede işkence suçunun yer almasının önemli olduğunu söyledi ve bunun kamuoyu baskısı sayesinde gerçekleştiğini belirtti.

Sanıklar tutuklanırken, savcılık gerekçeler arasında işkenceyi saymamış, avukatlar bu duruma tepki göstermişti.

Çeber ve üç arkadaşı 28 Eylül’de, Ferhat Gerçek’i vuran ve felç kalmasına neden olan polisin hâlâ tutuklanmamış olmasını protesto ettikleri basın açıklamasının ardından gözaltına alınmışlar, ertesi gün mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilmiÅŸlerdi.

Cezaevinde de iÅŸkence yapılan Çeber, 10 Ekim’de yoÄŸun bakımda olduÄŸu ÅžiÅŸli Etfal Hastanesi’nde hayatını kaybetmiÅŸti.

Adli Tıp raporunda Çeber’in iÅŸkence sonucu öldüğü vurgulanmıştı. Adalet Bakanı Mehmet Ali Åžahin de iÅŸkenceyi kabul etmiÅŸ ve özür dilemiÅŸti.

İlk duruÅŸma 21 Ocak 2009′da görülecek.

BİA Haber Merkezi – İstanbul
25 Kasım 2008, Salı
Erhan ÜSTÜNDAĞ