“Bence Salman Rushdie gücünü her zaman sözcüklere, onların renk ve ağırlıklarına, biçim ve parlaklıklarına duyduÄŸu sevgiden alıyor. Kimse, böylesine büyük bir hokkabaz ustalığıyla, böylesine büyük bir el hüneriyle oynayamaz sözcüklerle. Öykü insanı hemen sarıyor ve kendini okutuyor; bunda ÅŸaşılacak bir ÅŸey yok çünkü bu öykü Sinbad’ı, Binbir Gece Masalları’nı, Altın Post’u yaratan sihirli ülkeden geliyor.” – Doris Lessing

Salman Rushdie
Harun ile Öyküler Denizi

Özgün adı: Haroun and the Sea of Stories

Çeviri: Yurdanur Salman
Kapak İllüstrasyonu: Güler Yeşilyurt

Okuma Parçası
Çevirmenlerin çevirdikleri yapıtlarla tutkulu bir sevgi nefret iliÅŸkisi yaÅŸadıkları söylenebilir. Bu güzel kitabı okurken bir yandan özel adların uyarlanması, yinelemeler, uyaklar, kısaltmalar vb. gibi sorunlar nedeniyle çevirinin getireceÄŸi güçlükleri düşünürken bir yandan da böylesine zengin bir dille örülmüş metni çözmenin vereceÄŸi (patolojik?) zevki kestirmeye çalışıyordum. Her yeni, yaratıcı metnin çevirmenler için birer serüven oluÅŸturması gibi Harun ile Öyküler Denizi’ni Türkçe’ye aktarma uÄŸraşı da benim için depdeÄŸiÅŸik bir serüven oldu.
Bu yapıt, Jaguar Gülüşü: Nikaragua Gezi Notları adlı inceleme kitabından sonra Salman Rushdie’nin Türkçe’de yayımlanan ikinci kitabı. Rushdie’nin daha önce Türkçe’de Shame (Utanç), Midnight’s Children (Geceyarısı Çocukları), The Satanic Verses (Åžeytan Ayetleri) gibi ödüllü (fetvalı?) romanlarıyla tanınmaması bir bakıma çok yazık. Harun ile Öyküler Denizi, Salman Rushdie’yi zengin düşgücü, usta kurguculuÄŸu ve dil kullanma ve yaratma ustalığı ile Türkiye’deki okurlara tanıtan ilk yaratıcı metin olma özelliÄŸini taşıyor. Özgün metni okurken sonsuz tatlar veren bu özellikler, çeviri aÅŸamasında çeÅŸitli düzeylerde ve boyutlarda sorunlar yaratıyor.
Harun ile Öyküler Denizi, Hint kültüründen ve İslam dininden gelen bir yazarın öz kaynaklarını hem de ikinci bir dilde ne büyük bir yaratıcılıkla kullanabildiÄŸine somut ve renkli bir örnek. Gerçekten de metinde geçen ve bazıları sondaki özel adlar dizininde verilen adlandırmalardan anlaşılacağı gibi Salman Rushdie Hint kültürünün, İslam’ın, çocukluÄŸunda dinlediÄŸi zengin doÄŸu masalları geleneÄŸinin tüm öğelerinden ve çaÄŸrışımlarından bin bir deÄŸiÅŸik biçimde yararlanarak rengârenk, zengin çaÄŸrışımlar ve titreÅŸimlerle dolu nitelikli bir yazın yapıtı yaratıyor, çaÄŸdaÅŸ ve bilinçli iletiler taşıyan çok özgün bir metin örüyor. Hint kültürü ve dilinin sunduÄŸu adları, kavramları ve deÄŸerleri yaratıcı biçimde uyarlamakta hiç güçlük çekmemesi onun üstün yazarlık yeteneÄŸinin ve yaratma gücünün en büyük kanıtı kuÅŸkusuz! Ne var ki bu gibi metinler baÅŸka bir dile çevirilirken özel adlarda, kavramlarda, deyimlerde vb. büyük ölçüde uyarlama yapılmasını gerekli kılıyor, çünkü metnin toplam iletisi ve anlamı bu özel ad, kavram ve deyimlerin düz ve yananlamlarıyla iç içe örülerek oluÅŸturuluyor.
Hem bu soruna bir çözüm getirmek, hem de metni Türkçe’de rahat okunur kılmak üzere, özgün metinde İngilizce olarak verilen ad ve sözcüklerin çoÄŸunu TürkçeleÅŸtirme, Hintçe verilen ad ve kavramlardan bazılarını –metnin toplam anlamını zedelemeden aktarabilmek açısından– açımlama ve Türkçe’ye uyarlama yolunu yeÄŸledim. BaÅŸka bir çevirmen baÅŸka yollar benimseyebilirdi kuÅŸkusuz. Bunu yaparken amacım, İngilizce özgün metnin okunuÅŸ hızında ve hazzında okunacak bir Türkçe metin üretmek oldu. Bu yolla, metnin taşıdığı çaÄŸrışım zenginliÄŸinin, dil oyunlarının ve örülmesindeki ustalığın daha iyi korunabileceÄŸini düşündüm.
Bu Türkçe metni okurken Salman Rushdie’nin İngilizce metnini ilk kez okurken aldığım titreÅŸimleri, renkleri ve kokuları sizin de almanızı dilerim.