<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Harun Yahya safsatası ve evrim gerçeği yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://hiaxysheytan.com/833/harun-yahya-safsatasi-ve-evrim-gercegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hiaxysheytan.com/833/harun-yahya-safsatasi-ve-evrim-gercegi/</link>
	<description>Her boka maydanoz blog sitesi!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Jan 2012 20:25:37 -0600</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>non serviam tarafından</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/833/harun-yahya-safsatasi-ve-evrim-gercegi/comment-page-1/#comment-3322</link>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 16:34:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=833#comment-3322</guid>
		<description>Bilim evrenseldir, insanlığın ortak malıdır ve sınırları evrenin sınırları ile ölçülmektedir. Dünya bir din-inanç ya da kültürü için değil herkes için dönüyor. Dinler, tabular, ideolojiler,  kültürler ise nesnel değil, coğrafyaya göre farklılık taşıyan kitle kontrol ve ayrışma araçlarıdır. Dinler dogmatiktir. Evrensellikle uzak yakın ilişkisi bulunmaz. İnanç üzerine tartışamazsınız; size ne söyleniyorsa odur. İnancı bilim ya da bilim üstü bir şey gibi sunamazsınız. Sizin dininiz, kültürünüz, ideolojiniz hatta ahlak yapınız farklı din, kültür, ideoloji ve ahlak çerçevesindeki birey için hiç bir anlam ifade edemeyeceği için  evrensel olamaz. Ancak dünyanın benim için olduğu kadar insanlık için de yuvarlak olması su götürmez bir gerçekliktir. 
Kuram-teori, bilime temel olan kurallar ve yasalar bütünüdür. Paradigma değildir. Bir kuramın paradigma olabilmesi için eşsiz olması gerekir. Einstein’in Newton’un teoremini çürütmesi de yine bilimin evrenselliğini, geliştiğini, statik değil, dinamik oluşunu gösterir. 
Yaradılış safsatası ise tarihteki benzerleri gibi bilimin önüne bir set çekme uğraşıdır. Dünya’nın yuvarlak olduğunu iddia eden bilim insanlarının dogmatik yığınlarca yakılmasından sonra tarihsel süreç içerisinde bugün gelinen noktada şaşılacak bir durum yoktur. Kitlelere empoze edilen bilim değil, ne yazık ki inanç ve din temelli safsatalardır. Ne var ki bütün saldırılara rağmen bilim ilerlerken, pazarlanan inanç, halen yığınlarla ifade edilmektedir. Eğer gerçeklik bireyin kafasıyla sınırlandırılıyorsa, empoze edilen inanç çerçevesinde düşünce kontrol altına alınmaya çalışılıyorsa, bu nesnel değil öznel bir gerçeklik olur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim evrenseldir, insanlığın ortak malıdır ve sınırları evrenin sınırları ile ölçülmektedir. Dünya bir din-inanç ya da kültürü için değil herkes için dönüyor. Dinler, tabular, ideolojiler,  kültürler ise nesnel değil, coğrafyaya göre farklılık taşıyan kitle kontrol ve ayrışma araçlarıdır. Dinler dogmatiktir. Evrensellikle uzak yakın ilişkisi bulunmaz. İnanç üzerine tartışamazsınız; size ne söyleniyorsa odur. İnancı bilim ya da bilim üstü bir şey gibi sunamazsınız. Sizin dininiz, kültürünüz, ideolojiniz hatta ahlak yapınız farklı din, kültür, ideoloji ve ahlak çerçevesindeki birey için hiç bir anlam ifade edemeyeceği için  evrensel olamaz. Ancak dünyanın benim için olduğu kadar insanlık için de yuvarlak olması su götürmez bir gerçekliktir.<br />
Kuram-teori, bilime temel olan kurallar ve yasalar bütünüdür. Paradigma değildir. Bir kuramın paradigma olabilmesi için eşsiz olması gerekir. Einstein’in Newton’un teoremini çürütmesi de yine bilimin evrenselliğini, geliştiğini, statik değil, dinamik oluşunu gösterir.<br />
Yaradılış safsatası ise tarihteki benzerleri gibi bilimin önüne bir set çekme uğraşıdır. Dünya’nın yuvarlak olduğunu iddia eden bilim insanlarının dogmatik yığınlarca yakılmasından sonra tarihsel süreç içerisinde bugün gelinen noktada şaşılacak bir durum yoktur. Kitlelere empoze edilen bilim değil, ne yazık ki inanç ve din temelli safsatalardır. Ne var ki bütün saldırılara rağmen bilim ilerlerken, pazarlanan inanç, halen yığınlarla ifade edilmektedir. Eğer gerçeklik bireyin kafasıyla sınırlandırılıyorsa, empoze edilen inanç çerçevesinde düşünce kontrol altına alınmaya çalışılıyorsa, bu nesnel değil öznel bir gerçeklik olur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ilker yalcin tarafından</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/833/harun-yahya-safsatasi-ve-evrim-gercegi/comment-page-1/#comment-3321</link>
		<dc:creator>ilker yalcin</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 00:31:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=833#comment-3321</guid>
		<description>Bilimin Gercek Anlami

Bilimi Yol gosterici olarak belirleyenler ortada tum kulturlerden, tum ideoloji ve inanclardan bagimsiz somut bir bilimin varoldugunu one surerler.  Ama ilginc olan su ortada dinler, kulturler ve ideolojiler ustu sabit, nesnel “evrensel” bir bilim yoktur.

Bilim evrensel bir yol gosterici degildir, aksine bilime yol gosterilir.

Bilim Paradigma denen bir takim onkabuller dizisinin ustune insa edilir. Genel Teorik zanlar, kanunlar ve teknikler ve bunlarin uygulanmasi paradigmayi meydana getirir. Yeni bir bilimsel cikmaz olusana dek bu paradigma gecerliligini koruyacaktir ama sonra mutlaka yikilir.
(Newton un paradigmasi Einsteinin su an gecerliligini koruyan paradigmasi ile gecerliligini yitirmistir.)

Bilim felsefesinin ulastigi son noktada bilimin herhangi bir inanc yada ideoloji kadar oznel  “subjektif” oldugunu, hicbir paradigmanin mutlak kabul edilemeyecegini gosterir. 

Paradigmalar kendilerini uretenlerin ideolojilerinin birer yansimasidir. 
(Hitler doneminde Almanlar Kafatasi hesaplariyla Kendilerinin ustun Irk olduklarina ve dunyayi yonetmeleri gerektigine inandirilmislardir. Beyaz insanlar Afrika kokenli insanlarin asagi irk olduklarina inandiklarindan Kole olarak kullanmakta bir sakinca gormemislerdir. )

Modern bilimin ardindaki aldatmacada burda gizlidir. Dunyayi yoneten  Sekuler Duzen modern bilime kendi ideolojisine uygun bir paradigma belirlemisitir fakat gizlenerek kendi urettigi bilimi evrensel yol gosterici olarak tum kulturlere empoze etmektedir.

Sizin one surdugunuz Evrim Teorsinin 150 yildir  sarsilmadan ayakta kalmasi, hicbir temelinin curutulemedigi, bilimin temeli oldugu iddialari ise Bilimin kendisini inkar eden, bilim etiketi altinda  Ideolojinin pazarlanmasi ve   Dusunce Kontrolu icin  Gercegin zihinlerde yaratilmasina yonelik  sloganlardan baska bir anlam tasimamaktadir bu durumda. Cunku her Paradigma yikilir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bilimin Gercek Anlami</p>
<p>Bilimi Yol gosterici olarak belirleyenler ortada tum kulturlerden, tum ideoloji ve inanclardan bagimsiz somut bir bilimin varoldugunu one surerler.  Ama ilginc olan su ortada dinler, kulturler ve ideolojiler ustu sabit, nesnel “evrensel” bir bilim yoktur.</p>
<p>Bilim evrensel bir yol gosterici degildir, aksine bilime yol gosterilir.</p>
<p>Bilim Paradigma denen bir takim onkabuller dizisinin ustune insa edilir. Genel Teorik zanlar, kanunlar ve teknikler ve bunlarin uygulanmasi paradigmayi meydana getirir. Yeni bir bilimsel cikmaz olusana dek bu paradigma gecerliligini koruyacaktir ama sonra mutlaka yikilir.<br />
(Newton un paradigmasi Einsteinin su an gecerliligini koruyan paradigmasi ile gecerliligini yitirmistir.)</p>
<p>Bilim felsefesinin ulastigi son noktada bilimin herhangi bir inanc yada ideoloji kadar oznel  “subjektif” oldugunu, hicbir paradigmanin mutlak kabul edilemeyecegini gosterir. </p>
<p>Paradigmalar kendilerini uretenlerin ideolojilerinin birer yansimasidir.<br />
(Hitler doneminde Almanlar Kafatasi hesaplariyla Kendilerinin ustun Irk olduklarina ve dunyayi yonetmeleri gerektigine inandirilmislardir. Beyaz insanlar Afrika kokenli insanlarin asagi irk olduklarina inandiklarindan Kole olarak kullanmakta bir sakinca gormemislerdir. )</p>
<p>Modern bilimin ardindaki aldatmacada burda gizlidir. Dunyayi yoneten  Sekuler Duzen modern bilime kendi ideolojisine uygun bir paradigma belirlemisitir fakat gizlenerek kendi urettigi bilimi evrensel yol gosterici olarak tum kulturlere empoze etmektedir.</p>
<p>Sizin one surdugunuz Evrim Teorsinin 150 yildir  sarsilmadan ayakta kalmasi, hicbir temelinin curutulemedigi, bilimin temeli oldugu iddialari ise Bilimin kendisini inkar eden, bilim etiketi altinda  Ideolojinin pazarlanmasi ve   Dusunce Kontrolu icin  Gercegin zihinlerde yaratilmasina yonelik  sloganlardan baska bir anlam tasimamaktadir bu durumda. Cunku her Paradigma yikilir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>non serviam tarafından</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/833/harun-yahya-safsatasi-ve-evrim-gercegi/comment-page-1/#comment-3315</link>
		<dc:creator>non serviam</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 16:51:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=833#comment-3315</guid>
		<description>Dinler insanlık üzerindeki otoritesini devam ettirebilmek için, hakikati ve yaradılışı kendilerine dayandırmaya devam ederken, hür irade sahibi olamayacak kadar iğdiş edilmiş beyinler de buna hizmet etmektedir. Evrim bir çatışma ya da tartışma konusu değildir. Tarihsel süreçte bilimin analiz ve sentez sürecinde kendine etkin bir ispat donesi bulamamış vahiysel statiklerin bilim ve akılcılık karşısındaki acizliği bir yana, bir de inancının bulanık detaylarını teselli etmek için “tanrısal bilinç” montajlamaya başlayan zihniyetin kavrayamadığı husus; bu teori bir gün çürütülürse, yerini alacak olan kutsal kitap minvali bir yaradılış biçimi olmayacağıdır.

Doğruluğunun deney, gözlem ve usavurma yoluyla sınandığı bilimsel bir teoriyi çürütmek için de temellerinden birinin bile yanlış olduğunu göstermek yeterlidir. Ancak yıllar süren gözlem ve kanıtların titizlikle incelenmesine rağmen hiçbir temeli çürütülememiş, yüz elli senedir bütün saldırılara karşın sarsılmaz biçimde ayakta kaldığı gibi, biyolojiden genetiğe kadar bir çok bilim dalının da temellerini oluşturmuştur.

Bilim adamları isterse 2x2 5’e eşitlenir mi, bu sonucun doğruluğu deney, gözlem ve usavurma yoluyla doğrulanır mı? Bana göre hayır. Aksi nesnel değil öznel bir yaklaşım olacaktır. 

Selamlar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Dinler insanlık üzerindeki otoritesini devam ettirebilmek için, hakikati ve yaradılışı kendilerine dayandırmaya devam ederken, hür irade sahibi olamayacak kadar iğdiş edilmiş beyinler de buna hizmet etmektedir. Evrim bir çatışma ya da tartışma konusu değildir. Tarihsel süreçte bilimin analiz ve sentez sürecinde kendine etkin bir ispat donesi bulamamış vahiysel statiklerin bilim ve akılcılık karşısındaki acizliği bir yana, bir de inancının bulanık detaylarını teselli etmek için “tanrısal bilinç” montajlamaya başlayan zihniyetin kavrayamadığı husus; bu teori bir gün çürütülürse, yerini alacak olan kutsal kitap minvali bir yaradılış biçimi olmayacağıdır.</p>
<p>Doğruluğunun deney, gözlem ve usavurma yoluyla sınandığı bilimsel bir teoriyi çürütmek için de temellerinden birinin bile yanlış olduğunu göstermek yeterlidir. Ancak yıllar süren gözlem ve kanıtların titizlikle incelenmesine rağmen hiçbir temeli çürütülememiş, yüz elli senedir bütün saldırılara karşın sarsılmaz biçimde ayakta kaldığı gibi, biyolojiden genetiğe kadar bir çok bilim dalının da temellerini oluşturmuştur.</p>
<p>Bilim adamları isterse 2&#215;2 5’e eşitlenir mi, bu sonucun doğruluğu deney, gözlem ve usavurma yoluyla doğrulanır mı? Bana göre hayır. Aksi nesnel değil öznel bir yaklaşım olacaktır. </p>
<p>Selamlar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ilker yalcin tarafından</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/833/harun-yahya-safsatasi-ve-evrim-gercegi/comment-page-1/#comment-3314</link>
		<dc:creator>ilker yalcin</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 06:54:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=833#comment-3314</guid>
		<description>Aklın Denetlenmesi 

Evrim Gercektir. Ama Gerçek dışsal bir olay değildir. İnsan aklında yaratılır, başka yerde yoktur.

Evrim mekanizmalarını görebileceğimiz süreçler Uzayda somut olarak varmidir? Baska bir yerde somut nesnelerin dünyasinda canlilarin evrildigi gecmis hala yasiyor mu? Buna ulasabilir miyiz? HAYIR 

Bu durumda fosil kayitlarinda evrimin izine rastlanmiyor olmasi hicbir seyi degistirmez.Evrimin Gozlemlenemiyor olmasida hicbir seyi degistirmez ! 

Canlilik tarihinin nesnel gercekligi yoktur. Sadece yazili kayitlarda (Gazete “Dergi“ Resmi Yayinlar) ve insan belleginde yasar. (Bu durumda evrime inanan Guvenilir Bilim adaminin herhangi bir kemik parcasini yorumlayarak Insanin evrimindeki kayip halkayi buldugunu aciklamasi ve ertesi gun Butun gazetelerin “Insan evriminin kayıp halkasi bulundu” diyerek rekonstruksiyon resimlerle bunu insanlarin zihnine olabilecek her sekilde islenmesi Evrimin ispati icin yeterlidir. 

Cunku Kayitlar ve insan bellegi nede birlesiyorsa Gercek Odur.

Gecmisi denetleyen gelecegide denetler, su ani denetleyen gecmiside denetleyebilir.

Bu yuzden kanitlar, deliller olusturarak, bunlari yorumlayarak eldeki kayitlari ve insan zihnini denetlerseniz. Yasamın Gecmisini denetlemis olursunuz. 

Gercek insan kafasinin icindedir. Yeterli telkinle Doga yasalari bile yaratilabilir.

Kurulu Duzenin sahipleri, Bilim adamlari isterlerse
Evrenin Merkezini Dunya yapabilirler
Gunes ve Yildizlar Dunyanin cevresinde donebilir.
Insanlar isterse ucabilir.
2×2 = 5 edebilir.
Ve daha neler neler

Burda esas olan Aklin denetlenmesidir.
(Zihninin denetlenmesine izin vermeyen deliler cikabilir. Bunlarin nasil tedavi edilebilecegi baska bir yazi konusu.)

Evrim Gercegine birde bu acidan bakabilir misiniz?
Ortada teorilerin catismasi mi var Yoksa bir Hegemonya catismasi mi? Ve Catismanin taraflari kim ?
</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aklın Denetlenmesi </p>
<p>Evrim Gercektir. Ama Gerçek dışsal bir olay değildir. İnsan aklında yaratılır, başka yerde yoktur.</p>
<p>Evrim mekanizmalarını görebileceğimiz süreçler Uzayda somut olarak varmidir? Baska bir yerde somut nesnelerin dünyasinda canlilarin evrildigi gecmis hala yasiyor mu? Buna ulasabilir miyiz? HAYIR </p>
<p>Bu durumda fosil kayitlarinda evrimin izine rastlanmiyor olmasi hicbir seyi degistirmez.Evrimin Gozlemlenemiyor olmasida hicbir seyi degistirmez ! </p>
<p>Canlilik tarihinin nesnel gercekligi yoktur. Sadece yazili kayitlarda (Gazete “Dergi“ Resmi Yayinlar) ve insan belleginde yasar. (Bu durumda evrime inanan Guvenilir Bilim adaminin herhangi bir kemik parcasini yorumlayarak Insanin evrimindeki kayip halkayi buldugunu aciklamasi ve ertesi gun Butun gazetelerin “Insan evriminin kayıp halkasi bulundu” diyerek rekonstruksiyon resimlerle bunu insanlarin zihnine olabilecek her sekilde islenmesi Evrimin ispati icin yeterlidir. </p>
<p>Cunku Kayitlar ve insan bellegi nede birlesiyorsa Gercek Odur.</p>
<p>Gecmisi denetleyen gelecegide denetler, su ani denetleyen gecmiside denetleyebilir.</p>
<p>Bu yuzden kanitlar, deliller olusturarak, bunlari yorumlayarak eldeki kayitlari ve insan zihnini denetlerseniz. Yasamın Gecmisini denetlemis olursunuz. </p>
<p>Gercek insan kafasinin icindedir. Yeterli telkinle Doga yasalari bile yaratilabilir.</p>
<p>Kurulu Duzenin sahipleri, Bilim adamlari isterlerse<br />
Evrenin Merkezini Dunya yapabilirler<br />
Gunes ve Yildizlar Dunyanin cevresinde donebilir.<br />
Insanlar isterse ucabilir.<br />
2×2 = 5 edebilir.<br />
Ve daha neler neler</p>
<p>Burda esas olan Aklin denetlenmesidir.<br />
(Zihninin denetlenmesine izin vermeyen deliler cikabilir. Bunlarin nasil tedavi edilebilecegi baska bir yazi konusu.)</p>
<p>Evrim Gercegine birde bu acidan bakabilir misiniz?<br />
Ortada teorilerin catismasi mi var Yoksa bir Hegemonya catismasi mi? Ve Catismanin taraflari kim ?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

