Harun Yahya safsatası ve evrim gerçeği

“BİLİM ve Gelecek”, “Bilim ve Ütopya” adlı iki dergi yayınlanıyor Türkiye’de.

Bu iki dergi son yıllarda “evrim” ve “yaşamın tarihi” konularında özel sayılar yayınlıyor. Bu yayınların amacı Cumhuriyet’in temel değerlerinden olan “bilimsel görüş”ü savunmak.

Bilindiği gibi adıyla yayınlar yapan Adnan Hoca, bilimin bulgularını, bilimsel gerçekleri dinsel bilgi ile açıklayan yayınlar yapıyor. Bu yayınlar Türkiye’de sınırlı bir taraftar bulmasına karşın dünyada ciddiye alınmıyor. Örneğin, Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hoşgörüyle karşılanan Yaratılış Atlası’nın Avrupa ülkelerinde dağıtılmasına izin verilmedi.

Varlık ve varoluşu dine dayalı bilimsel görüşle açıklamaya çalışan , ABD kaynaklı “Akıllı Tasarımcılık” adı altında sunuluyor.

BİR ARAŞTIRMA

30.07.08 tarihli Sabah Gazetesi’nin yayınladığı bir haberi sizlere aktarmak istiyorum: “Muğla Eğitim Fakültesi’nin yaptırdığı bir araştırmaya göre, biyoloji öğretmenleri evrim teorisine mesafeli duruyor. Geleceğin biyoloji öğretmenlerinin yüzde 43’ü evrimin bilimsel geçerliliği olan bir teori olduğunu düşünürken, öğretmen adaylarının yüzde 30’u bu konuda kararsız. Evrim teorisine katılmadığını beyan eden öğretmenlerin oranı ise yüzde 16.”

Oysa Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2. maddesinde, Türk milli eğitiminin genel amacının Türk milletinin bütün bireylerini “hür ve bilimsel düşünme gücüne değer veren kişiler olarak yetiştirmek” olduğu yazıyor.

DARWIN OLGUSU

Bilim dünyasında, Darwin’in Evrim Teorisi artık bir olgu olarak kabul ediliyor. Özellikle biyoloji ve tıp alanında yapılan bulgular Evrim Teorisi’ni doğrulamakta.

Ayrıca İngiliz Kilisesi, Charles Darwin’in düşüncelerini “aşırı savunmacı ve duygusal” davranarak reddettiği gerekçesiyle Darwin’den özür dilemekte. Kilise artık Kopernikus’un, Galileo Galilei’nin ve Bruno’nun astronomiyle ilgili teorilerine karşı değil.

Ama Türkiye’de Evrim Teorisi’ne karşı olan Yaratılış dogmasının okullarda birlikte öğretilmesi isteniyor; bu dogmanın din derslerinde öğretilmesiyle yetinilmiyor, bir de (Milli Eğitim Temel Kanunu’na aykırı olarak) biyoloji derslerinde öğretilmesi isteniyor.

Size bu konuda bilim adamları tarafından yayınlanan “ Safsatası ve Evrim Gerçeği” (Bilim ve Gelecek Kitaplığı) salık vereceğim.

DÜNYA DÜZ MÜ!

Bilimi dinin sınavına, dini bilimin sınavına sokmak saçmalıktır. Bilimi dinselleştirmek, dini inancı bilimselleştirmek de delice bir saçmalıktır. Saçmalıktır, ama din yobazları bu türden saçmalıkları adım başı yapmaktalar.

Aklı başında din adamları, din ve bilimin iki ayrı alan olduğunu, bu iki alanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini söylüyorlar ve çok iyi ediyorlar. Bilim adamları Tevrat, İncil ve Kuran’ı bilimsel değerlerle inceleyecek olurlarsa toplumda huzur kalmaz. Müslüman din adamlarının Kuran’da dünyanın düz olduğunun yazılı olduğunu savunduğunu biliyor musunuz? “Tanrı’nın yeryüzünü düz olarak, gökleri de muhafazalı bir tavan şeklinde yaratması, insanların geniş yollarda yürüyerek kolaylıkla seyir ve seferlerde bulunmalarını sağlamak içindir. Tanrı bunu kitabında açıklar.” (Taberi, “Milletler ve Hükümdarlar Tarihi”, Cilt 1, S.3)

Özdemir İNCE
05.10.2008
Hürriyet


Etiketler: , ,
Bunu alan bunu da aldı:

4 Yorum »

  1. ilker yalcin diyor ki:

    Aklın Denetlenmesi

    Evrim Gercektir. Ama Gerçek dışsal bir olay değildir. İnsan aklında yaratılır, başka yerde yoktur.

    Evrim mekanizmalarını görebileceğimiz süreçler Uzayda somut olarak varmidir? Baska bir yerde somut nesnelerin dünyasinda canlilarin evrildigi gecmis hala yasiyor mu? Buna ulasabilir miyiz? HAYIR

    Bu durumda fosil kayitlarinda evrimin izine rastlanmiyor olmasi hicbir seyi degistirmez.Evrimin Gozlemlenemiyor olmasida hicbir seyi degistirmez !

    Canlilik tarihinin nesnel gercekligi yoktur. Sadece yazili kayitlarda (Gazete “Dergi“ Resmi Yayinlar) ve insan belleginde yasar. (Bu durumda evrime inanan Guvenilir Bilim adaminin herhangi bir kemik parcasini yorumlayarak Insanin evrimindeki kayip halkayi buldugunu aciklamasi ve ertesi gun Butun gazetelerin “Insan evriminin kayıp halkasi bulundu” diyerek rekonstruksiyon resimlerle bunu insanlarin zihnine olabilecek her sekilde islenmesi Evrimin ispati icin yeterlidir.

    Cunku Kayitlar ve insan bellegi nede birlesiyorsa Gercek Odur.

    Gecmisi denetleyen gelecegide denetler, su ani denetleyen gecmiside denetleyebilir.

    Bu yuzden kanitlar, deliller olusturarak, bunlari yorumlayarak eldeki kayitlari ve insan zihnini denetlerseniz. Yasamın Gecmisini denetlemis olursunuz.

    Gercek insan kafasinin icindedir. Yeterli telkinle Doga yasalari bile yaratilabilir.

    Kurulu Duzenin sahipleri, Bilim adamlari isterlerse
    Evrenin Merkezini Dunya yapabilirler
    Gunes ve Yildizlar Dunyanin cevresinde donebilir.
    Insanlar isterse ucabilir.
    2×2 = 5 edebilir.
    Ve daha neler neler

    Burda esas olan Aklin denetlenmesidir.
    (Zihninin denetlenmesine izin vermeyen deliler cikabilir. Bunlarin nasil tedavi edilebilecegi baska bir yazi konusu.)

    Evrim Gercegine birde bu acidan bakabilir misiniz?
    Ortada teorilerin catismasi mi var Yoksa bir Hegemonya catismasi mi? Ve Catismanin taraflari kim ?

    comment-bottom
  2. non serviam diyor ki:

    Dinler insanlık üzerindeki otoritesini devam ettirebilmek için, hakikati ve yaradılışı kendilerine dayandırmaya devam ederken, hür irade sahibi olamayacak kadar iğdiş edilmiş beyinler de buna hizmet etmektedir. Evrim bir çatışma ya da tartışma konusu değildir. Tarihsel süreçte bilimin analiz ve sentez sürecinde kendine etkin bir ispat donesi bulamamış vahiysel statiklerin bilim ve akılcılık karşısındaki acizliği bir yana, bir de inancının bulanık detaylarını teselli etmek için “tanrısal bilinç” montajlamaya başlayan zihniyetin kavrayamadığı husus; bu teori bir gün çürütülürse, yerini alacak olan kutsal kitap minvali bir yaradılış biçimi olmayacağıdır.

    Doğruluğunun deney, gözlem ve usavurma yoluyla sınandığı bilimsel bir teoriyi çürütmek için de temellerinden birinin bile yanlış olduğunu göstermek yeterlidir. Ancak yıllar süren gözlem ve kanıtların titizlikle incelenmesine rağmen hiçbir temeli çürütülememiş, yüz elli senedir bütün saldırılara karşın sarsılmaz biçimde ayakta kaldığı gibi, biyolojiden genetiğe kadar bir çok bilim dalının da temellerini oluşturmuştur.

    Bilim adamları isterse 2×2 5’e eşitlenir mi, bu sonucun doğruluğu deney, gözlem ve usavurma yoluyla doğrulanır mı? Bana göre hayır. Aksi nesnel değil öznel bir yaklaşım olacaktır.

    Selamlar

    comment-bottom
  3. ilker yalcin diyor ki:

    Bilimin Gercek Anlami

    Bilimi Yol gosterici olarak belirleyenler ortada tum kulturlerden, tum ideoloji ve inanclardan bagimsiz somut bir bilimin varoldugunu one surerler. Ama ilginc olan su ortada dinler, kulturler ve ideolojiler ustu sabit, nesnel “evrensel” bir bilim yoktur.

    Bilim evrensel bir yol gosterici degildir, aksine bilime yol gosterilir.

    Bilim Paradigma denen bir takim onkabuller dizisinin ustune insa edilir. Genel Teorik zanlar, kanunlar ve teknikler ve bunlarin uygulanmasi paradigmayi meydana getirir. Yeni bir bilimsel cikmaz olusana dek bu paradigma gecerliligini koruyacaktir ama sonra mutlaka yikilir.
    (Newton un paradigmasi Einsteinin su an gecerliligini koruyan paradigmasi ile gecerliligini yitirmistir.)

    Bilim felsefesinin ulastigi son noktada bilimin herhangi bir inanc yada ideoloji kadar oznel “subjektif” oldugunu, hicbir paradigmanin mutlak kabul edilemeyecegini gosterir.

    Paradigmalar kendilerini uretenlerin ideolojilerinin birer yansimasidir.
    (Hitler doneminde Almanlar Kafatasi hesaplariyla Kendilerinin ustun Irk olduklarina ve dunyayi yonetmeleri gerektigine inandirilmislardir. Beyaz insanlar Afrika kokenli insanlarin asagi irk olduklarina inandiklarindan Kole olarak kullanmakta bir sakinca gormemislerdir. )

    Modern bilimin ardindaki aldatmacada burda gizlidir. Dunyayi yoneten Sekuler Duzen modern bilime kendi ideolojisine uygun bir paradigma belirlemisitir fakat gizlenerek kendi urettigi bilimi evrensel yol gosterici olarak tum kulturlere empoze etmektedir.

    Sizin one surdugunuz Evrim Teorsinin 150 yildir sarsilmadan ayakta kalmasi, hicbir temelinin curutulemedigi, bilimin temeli oldugu iddialari ise Bilimin kendisini inkar eden, bilim etiketi altinda Ideolojinin pazarlanmasi ve Dusunce Kontrolu icin Gercegin zihinlerde yaratilmasina yonelik sloganlardan baska bir anlam tasimamaktadir bu durumda. Cunku her Paradigma yikilir.

    comment-bottom
  4. non serviam diyor ki:

    Bilim evrenseldir, insanlığın ortak malıdır ve sınırları evrenin sınırları ile ölçülmektedir. Dünya bir din-inanç ya da kültürü için değil herkes için dönüyor. Dinler, tabular, ideolojiler, kültürler ise nesnel değil, coğrafyaya göre farklılık taşıyan kitle kontrol ve ayrışma araçlarıdır. Dinler dogmatiktir. Evrensellikle uzak yakın ilişkisi bulunmaz. İnanç üzerine tartışamazsınız; size ne söyleniyorsa odur. İnancı bilim ya da bilim üstü bir şey gibi sunamazsınız. Sizin dininiz, kültürünüz, ideolojiniz hatta ahlak yapınız farklı din, kültür, ideoloji ve ahlak çerçevesindeki birey için hiç bir anlam ifade edemeyeceği için evrensel olamaz. Ancak dünyanın benim için olduğu kadar insanlık için de yuvarlak olması su götürmez bir gerçekliktir.
    Kuram-teori, bilime temel olan kurallar ve yasalar bütünüdür. Paradigma değildir. Bir kuramın paradigma olabilmesi için eşsiz olması gerekir. Einstein’in Newton’un teoremini çürütmesi de yine bilimin evrenselliğini, geliştiğini, statik değil, dinamik oluşunu gösterir.
    Yaradılış safsatası ise tarihteki benzerleri gibi bilimin önüne bir set çekme uğraşıdır. Dünya’nın yuvarlak olduğunu iddia eden bilim insanlarının dogmatik yığınlarca yakılmasından sonra tarihsel süreç içerisinde bugün gelinen noktada şaşılacak bir durum yoktur. Kitlelere empoze edilen bilim değil, ne yazık ki inanç ve din temelli safsatalardır. Ne var ki bütün saldırılara rağmen bilim ilerlerken, pazarlanan inanç, halen yığınlarla ifade edilmektedir. Eğer gerçeklik bireyin kafasıyla sınırlandırılıyorsa, empoze edilen inanç çerçevesinde düşünce kontrol altına alınmaya çalışılıyorsa, bu nesnel değil öznel bir gerçeklik olur.

    comment-bottom

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın