HAYAT DOLU
filed in Edebiyat on Eki.13, 2008
JOHN FANTE
“Ev büyüktü, çünkü planlarımız büyüktü. Birincisi yoldaydı bile, karnında bir yumru; alev gibi hareket eden, bir yılan kümesi gibi kaygan ve kıpır kıpır bir ÅŸey. Gece yarısının sessizliÄŸinde kulağını karnındaki pınara dayayıp su seslerini, çaÄŸlamalarını ve emiÅŸlerini dinlerdim.”
TaÅŸ gibi aramıza girmiÅŸti bebek. EndiÅŸeliydim, hiç bir zaman eskisi gibi olamayacağımızdan korkuyordum. Odasına girip eÅŸarbı, elbisesi ya da beyaz kurdelesi gibi özel eÅŸyalarından birini elime aldığımda başımın döndüğü, sevgilime duyduÄŸum aÅŸkın coÅŸkusu ile kurbaÄŸa gibi vırakladığım o eski günlerin özlemiyle dolardı içim. Tuvalet masasının önündeki iskemlesi, onun o güzel yüzünü aksettiren ayna, başını yasladığı yastık, yıkanmak üzere bir kenara fırlatılmış bir çift çorap, ipek pantalonunun elimi ayağımı kesen cazibesi, gecelikleri, sabunu, banyo sonrasında hâlâ ıslak ve sıcak havluları; ihtiyacım vardı bu ÅŸeylere: onunla olan yaÅŸantımın parçalarıydılar: ruj lekesi de hiç farketmiyordu, çünkü kadınımın sıcak dudaklarından geliyordu.”
John Fante, “Hayat Dolu’da her evliliÄŸin en önemli aÅŸamalarından birini, ilk bebeÄŸinin doÄŸum öncesini, karısının hamilelik günlerini, birlikte nasıl yaÅŸadıklarını anlatıyor. Karı koca iliÅŸkilerindeki deÄŸiÅŸimi, o deÄŸiÅŸimin hayatlarına getirdiÄŸi yenilikleri, hoÅŸlukları ve zorlukları John Fante’nin duru anlatımıyla okuyacaksınız.
(Hayat Dolu, John Fante, Çeviri, Avi Pardo, 144 sayfa)
Cevap Yaz