LOS ANGELES YOLU
filed in Edebiyat on Eki.13, 2008
Los Angeles Yolu’nda Fante, ünlü kahramanı Arturo Bandini’nin maceralarını anlatmaya devam ediyor. Yazar olmak isteyen bir gencin bir balık fabrikasında yaÅŸadıkları hayata bakışını nasıl etkiler!…
“Her sabah bu duyguyla kalkıyordum yataktan. Åžimdi kendime bir iÅŸ bulmam lazım, lanet olsun. Kahvaltı ediyor, kolumun altına bir kitap yerleÅŸtirip ceplerime kalem doldurduktan sonra kapıdan çıkıyordum. Merdivenden indiÄŸim gibi kendimi dışarı atıyordum. Bazen sıcak oluyordu hava, bazen soÄŸuk, bazen sisli, bazen açık. KoltuÄŸumun altında kitapla iÅŸ aramaya çıktığım için önemi yoktu havanın.
“Ne iÅŸi, Arturo? Ha, Ha! Sana iÅŸ, öyle mi? Kim olduÄŸunu bir düşünsene, oÄŸlum! Yengeç katili. Hırsız. Elbise dolaplarında çıplak kadın fotoÄŸraflarına bak, sonra da iÅŸ bulmayı umut et! Ne kadar gülünç! Ama gidiyor iÅŸte, salak, koltuÄŸunun altında kocaman bir kitapla üstelik. Hangi cehenneme gittiÄŸini sanıyorsun, Arturo? Neden o sokaÄŸa sapıyorsun da bu sokaÄŸa sapmıyorsun? Neden batıya gidiyorsun -neden doÄŸuya deÄŸil? Cevap var bana, hırsız! Kim iÅŸ verir senin gibi bir domuza -kim? Ama kasabının öteki ucunda bir park var, Arturo. Banning Parkı adı. Harikulade okaliptüs aÄŸaçları var orda, yemyeÅŸil bir park, Arturo. Ne kitap okunur orda! Oraya git, Arturo. Nietzsche oku. Schopenhauer. O muhteÅŸem adamlarla geçir zamanını. İş mi? Peh! Oraya git ve okaliptüs aÄŸaçlarının altında kitabını oku iÅŸ ararken.”
(Los Angeles Yolu, Çeviri: Avi Pardo, 192 sayfa)
Cevap Yaz