Pis moruğun notları
filed in Edebiyat on Eki.13, 2008
bir hafta kalıp içtim, kiranın bitmesini bekleyerek, sonra da Village’in dışında bir oda tuttum. derli toplu büyükçe bir odaydı ve çok ucuzdu, nedenini anlayamamıştım. köşede bir bar buldum, bütün gün oturup bira içtim. param hızla tükeniyordu, ama her zamanki gibi nefret ediyordum iÅŸ aramaktan. sarhoÅŸ ve aç geçirdiÄŸim her dakikanın benim için özel bir anlamı vardı. o gece iki ÅŸiÅŸe porto ÅŸarabı alıp odama çıktım. soyundum, bir bardak bulup ilk ÅŸarabı koydum ve karanlıkta yataÄŸa uzandım. iÅŸte o zaman anladım odanın neden bu kadar ucuz olduÄŸunu. “L” treni pencerenin önünden geçiyordu. durak pencerenin önündeydi. tam önümde. odanın tamamı trenin ışığı ile aydınlanıyordu. ve bir tren dolusu yüz geçiyordu önümden. korkunç yüzler: fahiÅŸeler, orangutanlar, deyyuslar, kaçıklar, katiller, efendilerim. sonra tren yavaşça hareket ediyordu ve oda bir kez daha karanlığa gömülüyordu bir sonraki tren dolusu yüzlere kadar, ki her seferinde beklediÄŸimden çabuk geliyordu. iki ÅŸiÅŸe ÅŸarap almakla ne iyi etmiÅŸtim.
(Pis Moruğun Notları, Charles Bukowski, Çeviri: Avi Pardo, 176 sayfa )
Cevap Yaz