Emma Goldman
filed in Tarih on Eyl.23, 2008

BİNLERCE kişinin önünde yaptığı etkileyici konuşmalar,
çıkarttığı yayınlar ve örgütlediği eylemlerle iktidarların korkulu
rüyası olan Emma Goldman 14 Mayıs 1940′da öldüğünde, ardında
her anı anarşizm mücadelesiyle dolu dolu yaşanan bir
hayat bırakmıştı.
Emma Goldman 27 Haziran 1869′da Litvanya’da bir Yahudi gettosunda dünyaya geldi. Anne ve babasının küçük bir han iÅŸlettiÄŸi Popelan köyünde büyüyen Emma Goldman on üç yaşındayken ailesiyle St. Petersburg’un Yahudi mahallesine taşındı. Burada altı ay okula gittikten sonra, ailesi tarafından okuldan alındı ve bir fabrikada çalışmaya baÅŸladı. Babasının sürekli dövdüğü ve on beÅŸ yaşındayken zorla evlendirmeye kalktığı Emma Goldman, evlenmeyi reddetti ve Amerika’ya giderek orada yaÅŸayan üvey kardeÅŸinin yanına yerleÅŸti. Amerika’ya gider gitmez, DoÄŸu Avrupa’dan gelen diÄŸer göçmenler gibi bir giysi fabrikasında iÅŸe girdi.
17 yaşındaki genç Emma Goldman’ı anarÅŸizme yönelten, 4 Mayıs 1886′da Chicago’daki Haymarket Meydanı’nda anarÅŸistler tarafından örgütlenen bir mitingde bir polis grubunun içine bomba atılmasının ardından beÅŸ anarÅŸistin tutuklanması ve “anarÅŸist oldukları için” dördünün idam edilmesi, birininse idamından hemen önce kendi hayatına son vermesi oldu. Bu olaylar sadece bir kuÅŸağın vicdanını ÅŸekillendirmekle kalmadı; Emma Goldman’ın köklü bir dönüşüm geçirmesine de yol açtı. Emma Goldman Chicagolu anarÅŸistlerin idam günü devrimci olmaya ve idam edilen anarÅŸistlerin ideallerini yaÅŸatmaya karar verdi.
20 yaşındayken New York’a taşınan Emma Goldman orada Almanca çıkarılan anarÅŸist dergi Freiheit’ın editörü Johann Most ile tanıştı ve onun düşüncelerinden etkilendi. Bir süre sonra anarÅŸizm konusunda konferanslar vermeye baÅŸladı.
Emma Goldman yoldaşı Alexander Berkman ile birlikte 1892 Homestead çelik grevi sırasında, fabrikadan attığı işçilerin yerine 300 grev kırıcıyı almaya niyetlenen fabrika müdürü Henry Clay Frick’i öldürmeyi planladı. Silah satın almak için gerekli parayı kazanmak amacıyla on dördüncü caddede fahiÅŸelik yapmaya karar verdiyse de bunu asla yapamayacağını anladı ve sonunda kız kardeÅŸinden borç aldı.
Alexander Berkman, planladıkları gibi Frick’in bürosuna girdi ve fabrika müdürünü vurdu. Frick ağır yaralandı ve Berkman bu eylemin ardından 14 yıl hapiste kaldı. Çıkarıldığı mahkemede suikast giriÅŸimini açıklamaya ve savunmaya çalışan Emma Goldman’ınsa konferansları bu olaydan sonra sık sık engellendi.
Emma Goldman 1893′te iÅŸsizleri “zor kullanarak” ekmek almaya teÅŸvik ettiÄŸi iddiasıyla tutuklandı ve Blackwell Adası’ndaki hapishanede bir yıl tutuklu kaldı. Hapishaneden çıktığında çoktan iktidarların korkulu rüyası olmaya baÅŸladığını gördü.
1901′de Genç Polonyalı göçmen Czolgosz BaÅŸkan McKinley’i öldürdüğünde, onu Emma Goldman’ın kışkırttığı söylendi. Emma Goldman Czolgosz’u tanıdığını reddetse de genç suikastçının eylemini savundu. Bu olayın ardından anarÅŸistlere yapılan baskılar nedeniyle bir süre saklanmak zorunda kaldı.
1907′de Berkman ile birlikte aylık Mother Earth’ı (Toprak Ana) çıkarmaya baÅŸladı. Derginin sayfalarında sadece anarÅŸist fikirler tartışılmıyor, Ibsen, Thoreau, Nietzsche ve Wilde gibi yazarlar Amerikalılara tanıtılıyordu.
1910′da AnarÅŸizm ve DiÄŸer Denemeler adlı kitabı yayınlanınca, bir konferans turu düzenledi ve 37 kentte 120 konuÅŸma yaparak 25 bin kiÅŸiye hitap etti. Özgürlük mücadelesine estetik bir boyut kazandırdığını düşündüğü drama ile ilgili konferansları da 1914′te Modern Dramanın Toplumsal Anlamı baÅŸlığıyla yayınlandı.
DoÄŸum kontrolüyle ilgili yayın dağıttığı için ikinci kez hapse atıldı; fakat hayatı boyunca altı kez hapse atılan Emma Goldman en uzun cezayı Askerlik Karşıtı Liga’nın kuruluÅŸ faaliyetlerine katıldığı ve Birinci Dünya Savaşı’na karşı yürüyüş düzenlediÄŸi için aldı. Berkman ile birlikte 1917′de zorunlu askerliÄŸi engellemek için komplo kurmaktan tutuklandı ve 2 yıla mahkum edildi. Bunun ardından Amerikan vatandaÅŸlığından çıkarıldı ve 1919′da Rusya’ya iade edildi.
Rusya’da önceleri Marksist merkeziyetçiliÄŸe ve devletçiliÄŸe duyduÄŸu tepkiyi devrim uÄŸruna bastırdı ve BolÅŸeviklerle çalışmaya baÅŸladı. Kısa süre içinde serbest konuÅŸmanın engellenmesi ve Komünist Parti üyelerinin yararlandıkları ayrıcalıklar yüzünden düş kırıklığına uÄŸradı. Devrim arÅŸivleri için belge toplamak üzere bütün ülkeyi dolaÅŸtı ve artan bürokrasi, siyasi baskılar ve zorunlu emek karşısında dehÅŸete kapıldı.
Mart 1921′de ayaklanan KronÅŸtadlı denizcilerin Troçki ve Kızıl Ordu tarafından katledilmesi hem Emma Goldman hem de Alexander Berkman için bir kopuÅŸ noktası oldu. Goldman ve Berkman Rusya’da kalmalarının anlamsız olduÄŸuna karar verdiler ve Aralık 1921′de Avrupa’ya gittiler.
Goldman, Rusya’da geçirdiÄŸi iki yılı Rusya’da Düş Kırıklığım (1923) ve Rusya’daki Daha da Büyük Düş Kırıklığım (1924) baÅŸlıklı iki kitapta anlattı.
Rusya’dan ayrılan Goldman ve Berkman’ın Amerika’ya dönmelerine izin verilmedi. Berkman Fransa’ya, Goldman ise İngiltere’ye yerleÅŸti. Burada kaldığı süre içinde BolÅŸevikleri eleÅŸtirdiÄŸi için tepki gördü. 1925′te Welshli yaÅŸlı bir maden işçisi sınır dışı edilebileceÄŸini iÅŸittiÄŸi Goldman’a anlaÅŸma evliliÄŸi teklif etti. Bu sayede Goldman pasaport çıkartarak Fransa ve Kanada seyahatine çıkmayı baÅŸardı. 1931′de iki ciltlik Hayatımı YaÅŸarken isimli otobiyografisini yazdı. 1934′te BirleÅŸik Devletler’de bir konferans turu yapmasına izin verildi.
İberya Devrimi, Emma Goldman’ın anarÅŸizm mücadelesiyle dolu yaÅŸamının son yıllarında yaÅŸadığı en büyük deneyim oldu. Berkman’ın intihar etmesi ve faÅŸizmin yükseliÅŸiyle sarsılan Goldman, 1936′da, 67 yaşında mücadeleye katılmak için Barcelona’ya gitti. CNT-FAI ile birlikte çalıştı; bültenlerinin İngilizce baskısını yaptı ve onların davasını İngiltere’de savunma görevini üstlendi.
Goldman, CNT-FAI’li anarÅŸistlerin 1937′de koalisyon hükümetine katılmalarını, giderek güçlenen komünistlere savaÅŸ faaliyetinin daha iyi yürütülebilmesi için taviz vermelerini onaylamadı. Bütün bunların anarÅŸist harekete zarar vereceÄŸini gördü. Franco’nun zaferi ve faÅŸizmin bütün Avrupa’ya yayılması karşısında derin bir üzüntüye kapılmasına raÄŸmen Goldman anarÅŸist ilkelerinden taviz vermeyi reddetti.
1940′ta Kanada’nın Toronto kentinde felç geçiren Emma Goldman bundan üç ay sonra, 14 Mayıs 1940′ta hayata veda etti. Cesedi, Haymarket olaylarının ardından idam edilen ve ona ilham kaynağı olan anarÅŸistlerin mezarlarının yakınına gömüldü.
Özgür Hayat’ın 25 Mayıs 2005 tarihli 65. sayısında yayımlanmıştır.
Hazırlayan: Elif Çakır
Cevap Yaz