Åžiddetli geçimsizlik nedeniyle on yıllık eÅŸinden boÅŸanmak için dava açan Åž.B. adlı koca, sekiz yaşındaki çocuÄŸunun, kendisinden olmadığını mahkemede öğrendi. BoÅŸandıktan sonra çocuÄŸunun babasını arayan anne Y.B. ise üç kiÅŸiye “babalık davası” açtı. Ancak hiçbiri çocuÄŸun babası çıkmadı.

ANKARA Adliyesi’nde açılan bir boÅŸanma davası, son derece çarpıcı geliÅŸmeleri de beraberinde getirdi. Bir kamu kuruluÅŸunda devlet memuru olarak çalışan Y.B. isimli kadına karşı kocası Åž.B.; “Åžiddetli geçimsizlik” nedeniyle boÅŸanma davası açtı. Koca Åž.B., mahkemede çocuÄŸunun veláyetinin kendisine verilmesini de istedi.

Ancak çocuğunun veláyetini babaya vermek istemeyen Y.B., yıllardır sakladığı gerçeği itiraf etmek zorunda kaldı. Y.B., mahkemede çocuğun kocasından olmadığını açıkladı.

Bunun üzerine mahkeme, babalık testi yapılmasına karar verdi. Gelen sonuçta çocuğun babasının Ş.B. olmadığı anlaşıldı. Sekiz yıl kendi evladı gibi baktığı çocuğun başkasından olduğunu öğrenen baba, veláyet talebinden vazgeçti ve boşanmak istediğini söyledi. Hákim, çiftin boşanmasına karar verdi.

Y.B., boşandıktan sonra çocuğunun babasını bulmak için harekete geçti. Y.B., çalıştığı kurumda duyulmaması için babalık davalarını yakınlarının ikámet adresini göstererek Ankara dışındaki mahkemelerde açtı. Y.B. avukatları aracılığı ile önce bir market sahibine, ardından bir taksiciye, son olarak da bir mağaza sahibine babalık davası açtı. Ancak bütün davalarda sonuçlar negatif çıktı, Y.B. çocuğunun gerçek babasını bulamadı. Bunun üzerine çocuğunun babasının kim olduğunu aramaktan vazgeçen Y.B.’nin yaşadıkları, görev yaptığı kurumda duyulunca, Ankara dışına tayini çıkarıldı.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5545301.asp