<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Yaratılışçıların yanıtlayamadığı sorular yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://hiaxysheytan.com/2171/yaratiliscilarin-yanitlayamadigi-sorular/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hiaxysheytan.com/2171/yaratiliscilarin-yanitlayamadigi-sorular/</link>
	<description>Her boka maydanoz blog sitesi!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Jan 2012 20:25:37 -0600</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>berrah tarafından</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/2171/yaratiliscilarin-yanitlayamadigi-sorular/comment-page-1/#comment-5405</link>
		<dc:creator>berrah</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 12:04:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=2171#comment-5405</guid>
		<description>Gelelim evrim teorisine 
Kompleks canlıların fosillerine rastlanılan en derin yeryüzü tabakası, 520-530 milyon yıl yaşında olduğu hesaplanan &quot;Kambriyen&quot; tabakadır. Kambriyen kayalıklarında bulunan fosiller; salyangozlar, trilobitler, süngerler, solucanlar, denizanaları, deniz yıldızları, yüzücü kabuklular, deniz zambakları gibi kompleks omurgasız türlerine aittir. İlginç olan, birbirinden çok farklı olan bu türlerin hepsinin bir anda ve hiçbir ataları olmaksızın ortaya çıkmış olmalarıdır.Hiçbir ortak ataya sahip olmayan bu farklı canlı türlerinin nasıl olup da ortaya çıktığı asla cevaplanamayan bir sorudur.Dolayısıyla ilk canlı organizmanın nasıl ortaya çıktığı sorusu, evrim iddiasını henüz ilk aşamada çıkmaza sokmaktadır
  Evrim teorisi ise, ilk proteinlerin &quot;tesadüfen&quot; oluştuğunu iddia etmektedir. Ancak olasılık hesapları bunun kesinlikle imkansız olduğunu gösterir. Örneğin 500 amino asitten oluşan bir proteinin amino asit diziliminin &quot;tesadüfen&quot; doğru çıkması, 10950&#039;de 1 ihtimaldir. 10950 demek, 1 rakamının yanına 950 tane sıfır gelmesiyle oluşan akıl almaz bir sayı demektir. Oysa matematikte 1050&#039;de 1&#039;den daha düşük ihtimaller pratik olarak &quot;sıfır ihtimal&quot; kabul edilirler.

Tüm canlılar hücrelerden oluşur. Hücrelerin her biri kendi kendine yetebilir; kendi besinini üretebilir, hareket edebilir ve diğer hücrelerle haberleşebilir. Olağanüstü bir teknolojiye sahip olan hücre, canlılığın tesadüfler sonucu oluşamayacağının kesin bir ispatıdır.Ünlü İngiliz matematikçi ve astronom Profesör Fred Hoyle, bu imkansızlığı şöyle açıklar:

&quot;Tesadüfler sonucu bir canlı hücresinin meydana gelmesi, bir hurda yığınına isabet eden kasırganın savurduğu parçalarla tesadüfen bir Boeing 747 uçağının oluşması kadar imkansızdır</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gelelim evrim teorisine<br />
Kompleks canlıların fosillerine rastlanılan en derin yeryüzü tabakası, 520-530 milyon yıl yaşında olduğu hesaplanan &#8220;Kambriyen&#8221; tabakadır. Kambriyen kayalıklarında bulunan fosiller; salyangozlar, trilobitler, süngerler, solucanlar, denizanaları, deniz yıldızları, yüzücü kabuklular, deniz zambakları gibi kompleks omurgasız türlerine aittir. İlginç olan, birbirinden çok farklı olan bu türlerin hepsinin bir anda ve hiçbir ataları olmaksızın ortaya çıkmış olmalarıdır.Hiçbir ortak ataya sahip olmayan bu farklı canlı türlerinin nasıl olup da ortaya çıktığı asla cevaplanamayan bir sorudur.Dolayısıyla ilk canlı organizmanın nasıl ortaya çıktığı sorusu, evrim iddiasını henüz ilk aşamada çıkmaza sokmaktadır<br />
  Evrim teorisi ise, ilk proteinlerin &#8220;tesadüfen&#8221; oluştuğunu iddia etmektedir. Ancak olasılık hesapları bunun kesinlikle imkansız olduğunu gösterir. Örneğin 500 amino asitten oluşan bir proteinin amino asit diziliminin &#8220;tesadüfen&#8221; doğru çıkması, 10950&#8242;de 1 ihtimaldir. 10950 demek, 1 rakamının yanına 950 tane sıfır gelmesiyle oluşan akıl almaz bir sayı demektir. Oysa matematikte 1050&#8242;de 1&#8242;den daha düşük ihtimaller pratik olarak &#8220;sıfır ihtimal&#8221; kabul edilirler.</p>
<p>Tüm canlılar hücrelerden oluşur. Hücrelerin her biri kendi kendine yetebilir; kendi besinini üretebilir, hareket edebilir ve diğer hücrelerle haberleşebilir. Olağanüstü bir teknolojiye sahip olan hücre, canlılığın tesadüfler sonucu oluşamayacağının kesin bir ispatıdır.Ünlü İngiliz matematikçi ve astronom Profesör Fred Hoyle, bu imkansızlığı şöyle açıklar:</p>
<p>&#8220;Tesadüfler sonucu bir canlı hücresinin meydana gelmesi, bir hurda yığınına isabet eden kasırganın savurduğu parçalarla tesadüfen bir Boeing 747 uçağının oluşması kadar imkansızdır</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>berrah tarafından</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/2171/yaratiliscilarin-yanitlayamadigi-sorular/comment-page-1/#comment-5403</link>
		<dc:creator>berrah</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 11:25:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=2171#comment-5403</guid>
		<description>Üyelik tarihi: 10-04-09
Mesajlar: 797 
Ettiği Teşekkür: 556
250 Mesajına 396 defa teşekkür edildi   

--------------------------------------------------------------------------------

ŞEYTAN Şeytan kelimesi,dilimizde kötü birinin,kötülüğe teşvik edenin ,kötülüğün temsilcisinin genel adıdır. .Şeytan kötülüğün sembolü olmuş bir varlıktır. Dinimize göre ise şeytan kelimesi;Yüce Allahın Hz.Ademe secde etmesi emrine karşı karşı gelip Onun huzurundan kovulan gizli bir varlıktır. ŞEYTANIN YARATILIŞI VE HZ.ADEM’E SECDE EMRİNDEN ÖNCEKİ DURUM Evrende Hz.Adem’den önce yaratılmış MELEK ve CİN adında iki varlık var idi.Şeytan da bu cinlerdendi.Hz.Adem yaratılıncaya kadar,kendisinin zorlayacak bir imtihanla karşılaşmamıştı.Hz.Adem yaratılınca Allah bütün varlıklara;Adem (as)a secde edilmesi emrini verdi.Şeytanın bu zamana kadar Allah’ın emrine göre mi yoksa kendi arzusuna göre mi hareket ettiği bilinmiyordu.Adem (as)secde edilmesi emri O’nun duygularına ters düştü.Kibirlendi,büyüklendi.Allah’ın bu emrine karşı çıktı.Allah da bunun üzerine; O’nu huzurundan kovdu. Hz.Adem’e secde etmeyerek büyüklük taslaması karşısında Allah’ın rahmetinden ümidini kesen ŞEYTAN hayatından endişe etmeye başladı.’’İnsanların tekrar diriltileceği güne kadar bana zaman tanı(A’ raf,14)diye Allah’a yalvardı.Allah da O’nu n bu isteğini kabul etti.(Zümer,68)Bununla O aşağılık bir hayatı tercih etmiş oldu. Şeytan aslında Allah’ı inkar etmemiştir. ŞEYTANIN GÖREVİ Şeytan Allah’a tevbe edip suçunu affettirme yoluna gitmedi.Aksine daha da azgınlaştı.Kendisine kıyamete kadar uğraşacağı bir iş seçti.Şeytanın görevi kötülükleri güzel göstermek,ve insanları azdırmaktır. HAVVA’NIN YARATILIŞINDAN SONRA ŞEYTANIN DURUMU Bilindiği gibi ilk yaratılan insan erkekti.Allah O’nu cennete yerleştirmişti.Daha sonra Allah;Havva’yı da yarattı.Cennette onlar için her şey vardı.Fakat Allah bir ağaca yaklaşmalarını yasakladı.Şeytan onları yanıltarak o ağaca yaklaşmalarını sağladı.Allah da her ikisini Cennetten kovdu. Bu olay;Şeytanın insanı ilk aldatmasıdır.Allahu teala zaten adem ve havvanın cennetten cıkacagını biliyordu.şeytanında kibirlenecegini kendisine karşı gelecegini cünkü gelecegi zaten bilendir.Meleklerede,dünyanın asıl sahiplerini yaratacagını onun balcıktan olan bir ölümlü olcagınıve ona kendi ruhumdan üfleyeceginibildirmiştir.melekler bu durumu biliyor hatta aralarındada konuşuyorlardı.b duruma itiraz etmeleride bundandır.
GERÇEK ŞU Kİ, Biz insanı ses veren balçıktan, biçim verilebilir, özlü, kara bir balçıktan yarattık. 
Görünmeyen yaratıkları ise, ondan [çok] önce, yakıcı/bunaltıcı yellerin ateşinden yaratmıştık.
Ve hani, Rabbin meleklere: &quot;Haberiniz olsun, Ben biçim verilebilir özlü kara balçıktan bir ölümlü varlık yaratacağım&quot; demişti,
Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman onun önünde yere kapanın!&quot;
Bunun üzerine meleklerin hepsi topluca yere kapandılar,
yalnızca İblis (buna katılmadı); yere kapananlarla birlikte olmaya yanaşmadı o.
&quot;Ey İblis!&quot; diye buyurdu Allah, &quot;Seni yere kapananlarla beraber olmaktan alıkoyan sebep ne?&quot;
&quot;Ses veren bir balçıktan, biçim verilmiş özlü bir çamurdan yarattığın ölümlü bir varlığın önünde yere kapanmak bana yakışmaz!&quot; diye karşılık verdi [İblis].
&quot;Çık git öyleyse bu [melekî makam]dan!&quot; diye buyurdu O; &quot;Çünkü, sen artık kovulmuş birisin!
Ve bil ki, Hesap Günü&#039;ne kadar lânet[im] peşinde olacak!&quot; 
&quot;Madem öyle, ey Rabbim,&quot; dedi [İblis], &quot;bana ölümden kalkılacağı Gün&#039;e kadar zaman tanı!&quot;
&quot;Pekala, öyle olsun:&quot; diye buyurdu O, &quot;kendilerine zaman tanınanlardan biri olacaksın,
(tabii,) vakti [ancak Benim tarafımdan] bilinen o Gün&#039;e kadar.&quot;
[Bunun üzerine İblis:] &quot;Beni yolun dışına attığın için, ben de, kuşkusuz, yeryüzünde [kötülükleri] onlara süsleyip bezeyeceğim ve muhakkak ki onların hepsini ayartıp yoldan çıkaracağım, 
Yalnızca Senin gerçek kulların bunun dışında [kalacak]!&quot;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Üyelik tarihi: 10-04-09<br />
Mesajlar: 797<br />
Ettiği Teşekkür: 556<br />
250 Mesajına 396 defa teşekkür edildi   </p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>ŞEYTAN Şeytan kelimesi,dilimizde kötü birinin,kötülüğe teşvik edenin ,kötülüğün temsilcisinin genel adıdır. .Şeytan kötülüğün sembolü olmuş bir varlıktır. Dinimize göre ise şeytan kelimesi;Yüce Allahın Hz.Ademe secde etmesi emrine karşı karşı gelip Onun huzurundan kovulan gizli bir varlıktır. ŞEYTANIN YARATILIŞI VE HZ.ADEM’E SECDE EMRİNDEN ÖNCEKİ DURUM Evrende Hz.Adem’den önce yaratılmış MELEK ve CİN adında iki varlık var idi.Şeytan da bu cinlerdendi.Hz.Adem yaratılıncaya kadar,kendisinin zorlayacak bir imtihanla karşılaşmamıştı.Hz.Adem yaratılınca Allah bütün varlıklara;Adem (as)a secde edilmesi emrini verdi.Şeytanın bu zamana kadar Allah’ın emrine göre mi yoksa kendi arzusuna göre mi hareket ettiği bilinmiyordu.Adem (as)secde edilmesi emri O’nun duygularına ters düştü.Kibirlendi,büyüklendi.Allah’ın bu emrine karşı çıktı.Allah da bunun üzerine; O’nu huzurundan kovdu. Hz.Adem’e secde etmeyerek büyüklük taslaması karşısında Allah’ın rahmetinden ümidini kesen ŞEYTAN hayatından endişe etmeye başladı.’’İnsanların tekrar diriltileceği güne kadar bana zaman tanı(A’ raf,14)diye Allah’a yalvardı.Allah da O’nu n bu isteğini kabul etti.(Zümer,68)Bununla O aşağılık bir hayatı tercih etmiş oldu. Şeytan aslında Allah’ı inkar etmemiştir. ŞEYTANIN GÖREVİ Şeytan Allah’a tevbe edip suçunu affettirme yoluna gitmedi.Aksine daha da azgınlaştı.Kendisine kıyamete kadar uğraşacağı bir iş seçti.Şeytanın görevi kötülükleri güzel göstermek,ve insanları azdırmaktır. HAVVA’NIN YARATILIŞINDAN SONRA ŞEYTANIN DURUMU Bilindiği gibi ilk yaratılan insan erkekti.Allah O’nu cennete yerleştirmişti.Daha sonra Allah;Havva’yı da yarattı.Cennette onlar için her şey vardı.Fakat Allah bir ağaca yaklaşmalarını yasakladı.Şeytan onları yanıltarak o ağaca yaklaşmalarını sağladı.Allah da her ikisini Cennetten kovdu. Bu olay;Şeytanın insanı ilk aldatmasıdır.Allahu teala zaten adem ve havvanın cennetten cıkacagını biliyordu.şeytanında kibirlenecegini kendisine karşı gelecegini cünkü gelecegi zaten bilendir.Meleklerede,dünyanın asıl sahiplerini yaratacagını onun balcıktan olan bir ölümlü olcagınıve ona kendi ruhumdan üfleyeceginibildirmiştir.melekler bu durumu biliyor hatta aralarındada konuşuyorlardı.b duruma itiraz etmeleride bundandır.<br />
GERÇEK ŞU Kİ, Biz insanı ses veren balçıktan, biçim verilebilir, özlü, kara bir balçıktan yarattık.<br />
Görünmeyen yaratıkları ise, ondan [çok] önce, yakıcı/bunaltıcı yellerin ateşinden yaratmıştık.<br />
Ve hani, Rabbin meleklere: &#8220;Haberiniz olsun, Ben biçim verilebilir özlü kara balçıktan bir ölümlü varlık yaratacağım&#8221; demişti,<br />
Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman onun önünde yere kapanın!&#8221;<br />
Bunun üzerine meleklerin hepsi topluca yere kapandılar,<br />
yalnızca İblis (buna katılmadı); yere kapananlarla birlikte olmaya yanaşmadı o.<br />
&#8220;Ey İblis!&#8221; diye buyurdu Allah, &#8220;Seni yere kapananlarla beraber olmaktan alıkoyan sebep ne?&#8221;<br />
&#8220;Ses veren bir balçıktan, biçim verilmiş özlü bir çamurdan yarattığın ölümlü bir varlığın önünde yere kapanmak bana yakışmaz!&#8221; diye karşılık verdi [İblis].<br />
&#8220;Çık git öyleyse bu [melekî makam]dan!&#8221; diye buyurdu O; &#8220;Çünkü, sen artık kovulmuş birisin!<br />
Ve bil ki, Hesap Günü&#8217;ne kadar lânet[im] peşinde olacak!&#8221;<br />
&#8220;Madem öyle, ey Rabbim,&#8221; dedi [İblis], &#8220;bana ölümden kalkılacağı Gün&#8217;e kadar zaman tanı!&#8221;<br />
&#8220;Pekala, öyle olsun:&#8221; diye buyurdu O, &#8220;kendilerine zaman tanınanlardan biri olacaksın,<br />
(tabii,) vakti [ancak Benim tarafımdan] bilinen o Gün&#8217;e kadar.&#8221;<br />
[Bunun üzerine İblis:] &#8220;Beni yolun dışına attığın için, ben de, kuşkusuz, yeryüzünde [kötülükleri] onlara süsleyip bezeyeceğim ve muhakkak ki onların hepsini ayartıp yoldan çıkaracağım,<br />
Yalnızca Senin gerçek kulların bunun dışında [kalacak]!&#8221;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>berrah tarafından</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/2171/yaratiliscilarin-yanitlayamadigi-sorular/comment-page-1/#comment-5393</link>
		<dc:creator>berrah</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 10:26:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=2171#comment-5393</guid>
		<description>Kuyruk sokumunun sebebi insanın iki ayağı üzerinde durabilme ve yürüyebilme özelliğidir. Düşey konumdaki bu hareket biçimi bir takım mekanik zorlamalar ortaya çıkarır. İnsanın ayakta durabilmesi için vücudun üst kısmını taşıyabilmesi gerekir. Aslında kuyruğu meydana getirmesi gereken kemik ve kaslar birleşip, tek bir kemik şeklinde kaynayarak vücudun destek aldığı bu dayanak noktasını oluşturmuşlardır. Kuyruk sokumu kemiğinde, iki tane de çıkıntı kemiği vardır. Bu çıkıntı kemikleri, oturma anında sağa ve sola kaymaları önlemektedir. Yine sağlamlığı, anatomik görünüşündeki geometrik estetikle bir sanat eserini andıran ve sert zemine oturmada stabiliteyi destekleyen dört tane ağ vardır ki, bu bağlar sağrı kemiği ile bütünlüğü Sağlar. Evrimci görüşün dediği gibi bu kemik işe yaramaz bir kalıntı ise, kalıntı olan bir kemikte, bu bağların ve kemik yapısının fizyolojik fonksiyonlara uygun olmasına ne gerek vardır? Yoksa ilkel hayvan, kuyruğunu küçültürken (l), insanın anatomik yapısı şöyle olacak, doğumu böyle yapacak, çocuğun kafa çapı şu olacak, ben kuyruğuma şu şekli vereyim, diye düşündü de, kuyruk sokumunu bu anatomik yapıya uygun bağlarla mı donattı?

Kuyruk sokumu kemiği, kendini besleyen coccigeal arter, kirli kanı toplayan coccigeal yeni ve kendi yapısına uygun coccigeal sinire sahiptir. Ayrıca, kayganlığı sağlayan bir sıvı salgılayan coccigeal bursa, coccigeal cisim, glomus coccygeum ve cuschka bezleri de bulunur. Oysaki embriyolojik kalıntı olan kemiklerde böyle kendine has anatomik bir yapı oluşmaz, çevrenin anatomik yapısına göre şekil kazanır. Örnek verecek olursak; bazı insanlarda, doğuştan 7. boyun kemiğinden çıkıntı olarak, bir fazla kaburga kemiği vardır. Buna cervical kaburga denir. Normalde, boyun kemiklerinde kaburga kemiği olmamasına rağmen, bazı insanlarda fazlalık olarak görülür. Bu fazlalık kemik; özel bir atardamar, toplardamar ve sinire (intercostal sinir) sahip olmadığından, çevredeki anatomik yapının ana damarları ve sinirleri tarafından işgal edilir. Eğer kuyruk sokumu kalıntı olsaydı anatomik yapısı kendine has atardamar, toplardamar, sinir, bursa ve beze sahip olmazdı</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kuyruk sokumunun sebebi insanın iki ayağı üzerinde durabilme ve yürüyebilme özelliğidir. Düşey konumdaki bu hareket biçimi bir takım mekanik zorlamalar ortaya çıkarır. İnsanın ayakta durabilmesi için vücudun üst kısmını taşıyabilmesi gerekir. Aslında kuyruğu meydana getirmesi gereken kemik ve kaslar birleşip, tek bir kemik şeklinde kaynayarak vücudun destek aldığı bu dayanak noktasını oluşturmuşlardır. Kuyruk sokumu kemiğinde, iki tane de çıkıntı kemiği vardır. Bu çıkıntı kemikleri, oturma anında sağa ve sola kaymaları önlemektedir. Yine sağlamlığı, anatomik görünüşündeki geometrik estetikle bir sanat eserini andıran ve sert zemine oturmada stabiliteyi destekleyen dört tane ağ vardır ki, bu bağlar sağrı kemiği ile bütünlüğü Sağlar. Evrimci görüşün dediği gibi bu kemik işe yaramaz bir kalıntı ise, kalıntı olan bir kemikte, bu bağların ve kemik yapısının fizyolojik fonksiyonlara uygun olmasına ne gerek vardır? Yoksa ilkel hayvan, kuyruğunu küçültürken (l), insanın anatomik yapısı şöyle olacak, doğumu böyle yapacak, çocuğun kafa çapı şu olacak, ben kuyruğuma şu şekli vereyim, diye düşündü de, kuyruk sokumunu bu anatomik yapıya uygun bağlarla mı donattı?</p>
<p>Kuyruk sokumu kemiği, kendini besleyen coccigeal arter, kirli kanı toplayan coccigeal yeni ve kendi yapısına uygun coccigeal sinire sahiptir. Ayrıca, kayganlığı sağlayan bir sıvı salgılayan coccigeal bursa, coccigeal cisim, glomus coccygeum ve cuschka bezleri de bulunur. Oysaki embriyolojik kalıntı olan kemiklerde böyle kendine has anatomik bir yapı oluşmaz, çevrenin anatomik yapısına göre şekil kazanır. Örnek verecek olursak; bazı insanlarda, doğuştan 7. boyun kemiğinden çıkıntı olarak, bir fazla kaburga kemiği vardır. Buna cervical kaburga denir. Normalde, boyun kemiklerinde kaburga kemiği olmamasına rağmen, bazı insanlarda fazlalık olarak görülür. Bu fazlalık kemik; özel bir atardamar, toplardamar ve sinire (intercostal sinir) sahip olmadığından, çevredeki anatomik yapının ana damarları ve sinirleri tarafından işgal edilir. Eğer kuyruk sokumu kalıntı olsaydı anatomik yapısı kendine has atardamar, toplardamar, sinir, bursa ve beze sahip olmazdı</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ender tarafından</title>
		<link>http://hiaxysheytan.com/2171/yaratiliscilarin-yanitlayamadigi-sorular/comment-page-1/#comment-3661</link>
		<dc:creator>ender</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 16:03:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://hiaxysheytan.com/?p=2171#comment-3661</guid>
		<description>Art niyet ve saldırganlık... yukarıdaki yazıdan edindiğim izlenim. Din ve  bilimin düşman olduğunu iddaa eden kitle hangi kesimden olursa olsun yobazlık illetinin esiri olmuş demektir. Eldeki bilgilerin ışığının gözlerimizi kamaştırmış olması o ışığın çok parlak olduğunu kanıtlamaya yetmez. Ateş kibrit çöpünün ucundaki midir güneşin yüzeyindeki mi? Bilimin daha kat edeceği çok yol var henüz yolun başındayız bu kadar heyecana kapılmayın daha nelerin farkına varacağız. 
Anlayamadığınız size saçma gelir.Din ve bilim neden karşı karşıya getirilir? Ya dindar olduğunu iddaa eden kesim bilimden bihaberdir, yada bilimsel baktığını iddaa eden kesim dinden bihaberdir. oysa din bilimin alanına girmez bilim de dinin alanına. Siz de bu saplantıdan sıyrılın bilimin peşinden yine ayrılmayın ama dini yargılamayıda bırakın lütfen...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Art niyet ve saldırganlık&#8230; yukarıdaki yazıdan edindiğim izlenim. Din ve  bilimin düşman olduğunu iddaa eden kitle hangi kesimden olursa olsun yobazlık illetinin esiri olmuş demektir. Eldeki bilgilerin ışığının gözlerimizi kamaştırmış olması o ışığın çok parlak olduğunu kanıtlamaya yetmez. Ateş kibrit çöpünün ucundaki midir güneşin yüzeyindeki mi? Bilimin daha kat edeceği çok yol var henüz yolun başındayız bu kadar heyecana kapılmayın daha nelerin farkına varacağız.<br />
Anlayamadığınız size saçma gelir.Din ve bilim neden karşı karşıya getirilir? Ya dindar olduğunu iddaa eden kesim bilimden bihaberdir, yada bilimsel baktığını iddaa eden kesim dinden bihaberdir. oysa din bilimin alanına girmez bilim de dinin alanına. Siz de bu saplantıdan sıyrılın bilimin peşinden yine ayrılmayın ama dini yargılamayıda bırakın lütfen&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

