1 Mayıs’ın AnarÅŸist Kökenleri (1886 Haymarket Olayı) ve Yargılanan 8 AnarÅŸist
filed in AnarÅŸizm on Eki.29, 2009
August Spies
(1855-1887)
Spies, Almanya’da doÄŸmuÅŸ ve 1872′de Amerika’ya göç etmiÅŸti. 1875′de sol siyasetle ilgilenmeye baÅŸladı. 1880 yılına gelindiÄŸinde, anarÅŸizmin Chicago okulunun lideri konumuna gelmiÅŸti. Aynı yıl Arbeiter Zeitung gazetesinin yayın editörü oldu. Aşırı kiÅŸiliÄŸine karşın, bombalama ile aslında hiçbir ilgisi yoktu. 1 Mayıs çatışmalarının ardından gazetesinde [yayınladığı] işçileri Haymarket Meydanı’ndaki protesto gösterisine çağıran “İntikam” adlı yazısı ve orada konuÅŸma yapması suçlanması için yeterli oldu. İdam edildi.
Albert Richard Parsons
(1848 – 1887)
Tanınmış bir New England ailesinin torunu olan Parsons, Alabama’da dünyaya geldi ve Texas’ta büyüdü. İç SavaÅŸ sırasında aÄŸabeyi tümgeneral William H. Parsons’un komutasındaki bir süvari birliÄŸinde, konfederasyon ordusunda [güney eyaletlerinin oluÅŸturduÄŸu orduda] görev aldı. SavaÅŸ sonrasında konfederasyon fikirlerini reddederek, Texas’daki Yeniden İnÅŸa hükümeti için çalıştı. Daha sonra Chicago’ya giderek, işçi hareketinin liderlerinden birisi oldu. Parsons Haymarket Meydanındaki konuÅŸmacılardan brisiydi ve patlama olmadan çok önce alandan ayrılmıştı. Tutuklanmaktan kurtulmasına raÄŸmen, davanın ilk gününde mahkeme salonuna gelerek yoldaÅŸlarına katılması hayatına mal oldu.
Adolph Fischer
(1858-1887)
Fischer, Almanya’nın Bremen eyaletinde doÄŸmuÅŸ ve 1873′de Amerika’ya göç etmiÅŸti. Arbeiter Zeitung gazetesinde dizgici olarak çalıştı. İşçileri Haymarket Meydanı’ndaki toplantıya silahlı gelmeleri yönünde yaptığı çaÄŸrı suçlanması için yeterli oldu, idam edildi.
George Engel
(1836-1887)
Engel, 1873 yılında Almanya’dan Amerika’ya göç etti. Önceleri sosyalizmle ilgileniyordu. Haymarket’teki toplantıya katılmamıştı bile; Haymarket “Tertibi” ile ilgisi Grief Hall toplantısına katılması sayesinde kuruldu. İdam edildi.
Louis Lingg
(1870-1887)
Almanya doÄŸumlu olan Lingg suçlanan sekiz kiÅŸiden en genç olanıydı. 1885′de Amerika’ya gelen Lingg, anarÅŸist ÅŸiddet taraftarlığının önde gelen savunucularındandı. Bomba imal etmek ve olay günü (4 Mayıs) dağıtmakla suçlandı. Ölüme mahkum edilen beÅŸ kiÅŸiden birisi olan Lingg, idamlardan bir gün önce hücresinde intihar ederek yaÅŸamına son verdi.
Oscar Neebe
(1850-1915)
New York doğumlu olan Neebe, Haymarket alanındaki toplantıda bulunmuyordu. Aleyhinde dikkate değer hiçbir kanıt olmamasına karşın, 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 6 yıl sonra ise affedildi.
Samuel Fielden
(1846-?)
Yargılananlar arasındaki tek ingilizdi. Haymarket’teki konuÅŸmacılardan birisiydi. Bombalama onun konuÅŸmasının hemen ertesinde gerçekleÅŸti ve o sırada kurÅŸunla yaralandı. Ölüm cezasına çarptırılan Fielden’in cezası önce ertelendi; 6 yıl sonra ise serbest bırakıldı.
Michael Schwab
(1853-?)
Bavyera doÄŸumlu olan Schwab genç yaÅŸta sosyalist olmuÅŸtu. Arbeiter Zeitung gazetesinde editör yardımcılığı görevinde bulunuyordu. Haymarket Meydanı’nda sadece kısa bir süre bulunan Schwab, tanıkların onu Spies ile beraber gördüklerini beyan etmeleri nedeniyle suçlanarak, ölüm cezasına çarptırıldı. Cezası önce hafifletildi, 6 yıl sonra ise affedildi.
1 Mayıs’ın neden Uluslararası İşçiler Günü olduÄŸunu ve neden kutlamamız gerektiÄŸini pek fazla bilen yok. HerÅŸey yüzyıldan fazla bir süre önce, Amerikan Emek Federasyonu’nun “sekiz saat 1886 Mayıs’ının 1′i itibariyle yasal günlük çalışma süresi olmalıdır” ifadelerini taşıyan tarihsel önergeyi kabul etmesi ile baÅŸladı.
Bu günün öncesindeki aylarda, binlerce işçi daha kısa [çalışma] günü için mücadeleye katılmıştı. Kalifiye ve kalifiye olmayan, siyah ve beyaz, erkek ve kadın, yerli ve göçmen, tüm işçiler katılmışlardı.
Chicago
Sadece Chicago’da 400.000 [işçi] greve çıkmıştı. Åžehrin gazetesi “fabrika ve imalathanelerin uzun bacalarından hiç bir duman yükselmiyordu, ve her ÅŸey Sebt Günü [Musevilerin çalışmadıkları cumartesi günü] benzeri bir görünümdeydi”. Burası ajitasyonun ana merkeziydi, ve iÅŸte tam burada anarÅŸistler işçi hareketinin ön saflarında yer alıyorlardı. Hiç de azımsanmayacak bir ÅŸekilde, onların [anarÅŸistlerin] faaliyetleri sayesinde Chicago önemli bir sendika merkezi haline geldi ve yine sekiz-saat hareketine en büyük katkıyı saÄŸladı.
1 Mayıs 1886′da sekiz saatlik grev ÅŸehri derinden sarstı, McCornick Harvester Co.’nun çalışanlarının yarısı [greve] katıldı. İki gün sonra, yine greve katılan “kereste işçileri” sendikasının 6.000 üyesi kitlesel bir miting düzenlediler. McCormick fabrikasından sadece bir blok ötede düzenlenen mitinge oradaki grevcilerden 500 kadarı da katıldı.
İşçiler Merkez İşçi Sendikası [ing. Central Labour Union] tarafından toplantıda konuÅŸma yapması talep edilen anarÅŸist August Spies’ın konuÅŸmasını dinlediler. Spies işçileri birarada durmaya ve patronlara karşı teslim olmamaya çağıran konuÅŸmasını yaparken, grev kırıcılar yakındaki McCormick fabrikasına yönelmiÅŸlerdi.
“Kereste işçileri”nce desteklenen grevciler sokaktan aÅŸağı doÄŸru ilerlediler ve greve katılmayan işçileri tekrar fabrikanın içine girmeye zorladılar. Birdenbire 200 kiÅŸilik bir polis gücü olay yerine geldi, ve hiç bir uyarıda bulunmadan sopa ve tabancalarla kalabalığa saldırdılar. En azından bir grevciyi öldürdüler; beÅŸ, altısı ciddi olmak üzere çok sayıda kiÅŸiyi yaraladılar.
Tanık olduğu vahşi saldırının kızgınlığıyla Spies Arbeiter-Zeitung (Alman göçmen işçilerinin günlük anarşist gazetesi) bürosuna gitti, ve işçileri ertesi gece düzenlenecek olan protesto mitingine katılmaya çağıran bir genelgeyi yayınladı.
Protesto Mitingi Haymarket Alanı’nda gerçekleÅŸti ve Spies ile beraber sendika hareketinde etkin olan iki diÄŸer anarÅŸist, Albert Parson ve Samuel Fielden katılanlara hitap etti.
Polis Saldırısı
KonuÅŸma boyunca kalabalık oldukça düzenliydi. Mitingin başından beri orda bulunan Vali Carter Harrison “polis müdahalesini gerektirecek bir ÅŸey olacaÄŸa benzemiyor” sonucuna varmıştı. Polis Åžefi John Bonfield’e de bu yönde tavsiyelerde bulundu; ve karakolda beklemekte olan büyük sayıdaki yedek polis gücünün evlerine gönderilmesini salık verdi.
Fielden toplantıyı sona erdirirken saat akÅŸamın onuna yaklaşıyordu. SaÄŸanak halinde yaÄŸmur yağıyordu ve yanlızca 200 civarında insan alanda kalmıştı. Ansızın Bonfield komutasındaki 180 kiÅŸilik bir polis birliÄŸi [toplantıya] müdahele ederek, insanlara hemen dağılmalarını emrettiler. Fielden “biz barışçılız” diyerek [bunu] protesto etti.
Bomba
İşte tam bu sırada polislerin arasına bir bomba fırlatıldı. [Bomba polislerden] birisini öldürürken, altı tanesi ölümcül olmak üzere diğer 70 tanesini de yaraladı. Polis izleyicilere ateş açtı. Polis tarafından öldürülen ve yaralanların kesin rakamı hiç bir zaman açıklanmadı.
Tüm Chicago’yu bir terör rüzgarı kavurdu. Basın ve vaizler bombanın anarÅŸist ve sosyalistlerin iÅŸi olduÄŸunda ısrar ederek, intikam çaÄŸrıları yapıyorlardı. Toplantı salonları, sendika büroları, yayınevleri ve evler basıldı. Tüm bilinen sosyalist ve anarÅŸistler toplandı. Hatta sosyalizm ve anarÅŸizmin anlamı hakkında bilgisi dahi olmayan pek çok kiÅŸi tutuklandı ve iÅŸkenceye uÄŸradı. “Önce baskını yap, yasayı ondan sonra ara” Devlet Savcısı Julius Grinnell’ın kamuya yaptığı bir açıklamaydı.
Dava
Nihayetinde sekiz erkek “cinayete suç ortaklığı” [suçundan] davada yer aldılar. Bunlar emekçi hareketi içinde etkili olan Spies, Fielden, Parsons ve diÄŸer beÅŸ anarÅŸistti –Adolph Fisher, George Engel, Michael Schawab, Louis Lingg ve Oscar Neebe.
Dava Cooke Contry Ağır Ceza Mahkemesinde 21 Haziran 1886′da baÅŸladı. Jüri üyeleri her zamanki gibi bir kutudan isim çekilmesi suretiyle seçilmedi. Devlet savcısı tarafından görevlendirilen özel hakimin talebiyle mahkeme adayları seçti. Savunmanın, [bu] özel hakimin açıkça yaptığı “Bu davayı ben yönetiyorum ve ne yaptığımı da biliyorum. Bu adamların asılacakları ölüm kadar kesin” ÅŸeklindeki ifadeyi delil olarak sunmasına izin verilmedi.
Sahte Jüri
Neticede ortaya çıkan jürinin kompozisyonu oldukça gülünçtü; iÅŸadamları, onların çalışanları ve ölen polislerden birisinin yakınından oluÅŸuyordu. Devlet mahkemeye, bu sekiz kiÅŸiden herhangi birisinin ne bombayı attığına, ne bombalamayla ilgili olduklarına ve hatta ne de bu tip eylemleri kabul ettiklerine dair hiç bir kanıt sunmadı. Aslında bu sekiz kiÅŸiden sadece üçü o akÅŸam Haymarket Meydanı’ndaydı.
KonuÅŸmacılarından birisinin dahi ÅŸiddeti teÅŸvik ettiÄŸine dair hiç bir kanıt yoktu; aslında duruÅŸmadaki tanıklığı sırasında Vali Harrison konuÅŸmaları “zararsız” olarak nitelendiriyordu. Åžiddete yönelik herhangi bir önceden tasarlamanın olduÄŸuna dair herhangi bir kanıt da sunulmadı. Gerçekte, Parsons iki küçük çocuÄŸunu da toplantıya getirmiÅŸti.
Hüküm Veriliyor
Yargılanan bu sekiz kiÅŸinin aslında anarÅŸist inançları ve sendika faaliyetleri nedeniyle yargılandıkları başından beri belli olmuÅŸtu. Savcı Grinnell’in jüriye hitaben yaptığı kapanış konuÅŸmasında geçen ÅŸu sözlerin tanıklığında duruÅŸma baÅŸladığı gibi sona erdi; “Kanun yargılanıyor. AnarÅŸi yargılanıyor. Bu adamlar seçildiler, ve Büyük Jüri tarafından ayırıldılar, ve önder oldukları için suçlandılar. Kendilerini takip eden binlercesinden daha fazla suçlu deÄŸiller. Jürinin iyi insanları; bu adamları mahkum edin, onları örnek yapın, asın onları ve kurumlarımızı, toplumumuzu kurtarın”.
AÄŸustos’un 19′unda sanıklardan yedisi ölüm ve Neebe ise 15 yıl mahkumiyet cezasına çarptırıldı. Serbest bırakılmaları için düzenlenen kitlesel uluslararası kampanyalardan sonra, devlet “uzlaÅŸarak”, Schwab ve Fielden’in cezalarını ömür boyu hapis cezasına çevirdi. Lingg celladına ihanet ederek idamlardan bir gün önce intihar etti. 1887 yılı 21 Kasım’ında Parsons, Engel, Spies ve Fischer asıldılar.
Özür
Cenaze törenine 600.000 emekçi katıldı. Neebe, Schwab ve Fielden’i serbest bırakmak için baÅŸlatılan kampanyaya devam edildi.
[Bu üç anarÅŸist] 26 Haziran 1893′de Vali Altgeld tarafından serbest bırakıldılar. [Vali] bu insanların yeterince acı çektiklerine inandığından deÄŸil, yargılandıkları davada suçsuz olduklarını düşündüğü için onlara af imkanı tanıdığını açıkça belirtti. Onlar ve asılanlar“histeri, ayarlanmış jürilerin ve taraflı bir jürinin” kurbanlarıydılar.
Yetkililer yargılamaların olduğu dönemde bu tip baskıların sekiz-saat hareketini gerileteceğine inanıyorlardı. Gerçekte ise, sonradan ortaya çıkan kanıtlar, çelik patronlarının işçi hareketine olan itimatı sarsmak amacıyla düzendikleri gizli bir teşebbüsün parçası olarak, bombanın Kaptan Bonfield için çalışan bir polis ajanı tarafından atılmış olabileceğini gösteriyor.
Spies ölüm cezasını takiben mahkemeye hitap ederken, bu gizli teÅŸebbüsün baÅŸarılı olamayacağından oldukça emindi: “EÄŸer bizi asarak … tahakküm altındaki milyonların, sefalet içinde çalışan ve kurtuluÅŸu arzulayan, [kurtuluÅŸu] bekleyen milyonların bu hareketini, işçi hareketini ezebileceÄŸinizi umuyorsanız -eÄŸer düşünceniz buysa, o zaman asın bizi! Burada bir kıvılcımı ezeceksiniz, ama ÅŸurda, burda veya orada, arkanızda, -ve önünüzde, ve her yerde alevler yükseliyor. Bu gizli bir ateÅŸ. Bunu asla söndüremezsiniz”.
Devrimci Politika
Chicago’daki ilk 1 Mayıs gösterisinden bir yüzyıl sonra ÅŸimdi neredeyiz? Sendika –merkez bürosundan yılda tek bir kere dışarıya çıkarabildiÄŸimiz– bayraklarımızla ÅŸehri dolaşırız. Sonra da sıkıcı sendika bürokratlarının aynı derecede sıkıcı (ve genellikle de oldukça anlamsız) konuÅŸmalarını dinleyerek dikilip dururuz. 1 Mayıs’ın bir zamanlar tüm dünya işçilerinin güçlerini gösterdiÄŸi, ülkülerini segilediÄŸi ve baÅŸarılarını kutladığı bir gün olduÄŸunu sık sık kendinize hatırlatmanız gerekir.
Bunun “bir zamanlar” böyle olması önemlidir. Bunu tekrar yapabiliriz. Bağımsız bir emekçi sınıf politikasına ihtiyacımız var. Hükümet ve patronlarla iÅŸbirliÄŸine hayır. Atgözlükleri içinde kısmi bir görüş deÄŸil, yoldaÅŸ emekçilerle mücadelede gerçek bir dayanışma. İşsizlerin çalışabilmesi için, hiç bir ücret kaybı olmadan çalışma saatlerini daha da azaltmalıyız.
Devrimci bir politikaya ihtiyacımız var. Bu ise bizi, diÄŸerlerinin özgürlüklerine müdahale etmemekten baÅŸka hiç bir sınır tanımayan, bir özgürlüğün olduÄŸu gerçek bir sosyalizme doÄŸru götüren bir politika demektir. Gerçek demokrasiye dayanan bir sosyalizm –bugün olduÄŸu gibi– bazı yöneticileri seççebileceÄŸiniz, ama yöneticiler olmadan yaÅŸamayı seçemeyeceÄŸiniz bir pandomim deÄŸil. Karardan etkilenen herkesin kararın alınması sırasında söz söyleme fırsatına sahip olacağı gerçek bir demokrasi. Etkin bir ÅŸekilde koordine edilen iÅŸyerleri ve topluluk konseyleri demokrasisi. Üretimin ayrıcalıklı azınlıkların karı için deÄŸil, gereksinimleri karşılamak için yapıldığı bir toplum. AnarÅŸizm. ———————————-
“SessizliÄŸimizin bugün boÄŸduÄŸunuz seslerden çok daha güçlü olacağı bir gün gelecek”
Chicago ÅŸehitleri, [bir amaç uÄŸruna ölen kiÅŸi anlamında tek kelime bu sanırım, ing. martyr] her ne kadar devlet “AnarÅŸiyi … yargılama”yı amaçlasa da, kendi ölümlerinin anarÅŸist ülkünün de ölümü olmayacağını biliyorlardı. Bugün anarÅŸist hareket tarihsel olarak hiç bir zaman olmadığı kadar coÄŸrafi olarak yaygınlaÅŸmış durumda. Artık 1 Mayıs sadece Chicago ÅŸehitlerinin anıldığı bir gün deÄŸil, aynı zamanda da kapitalizme karşı saldırıya geçmenin günüdür.
Kaynak: “A history of the Chicago events“, WSM.
Cevap Yaz