Noam Chomsky ile Anarşizm Üzerine
filed in AnarÅŸizm on Eki.29, 2009
23 Aralık 1996
Her ne kadar Noam Chomsky son 30 yılda anarÅŸizm hakkında dikkate deÄŸer ölçüde yazı yazmış olsa da, insanlar sık sık ondan toplumsal deÄŸiÅŸim hakkında daha fazla elle tutulur, daha ayrıntılı ÅŸeyler istemektedirler. Onun politik analizleri dünyanın bugünkü iÅŸleyiÅŸ biçimine karşı hakaretler etmekte ve kızgınlık aşılamakta asla geri kalmasa da, pekçok okuyucu Chomsky’nin bunu deÄŸiÅŸtirmek için ne yapacağı konusunda kararsız kalmaktadır. Onun genel liberter sosyalist deÄŸerleri [içeren] açıklamalarından hayal kırıklığına uÄŸrasalar da, belki de onun analitik [konuları ayrıntılarına indirgeyerek] çalışmasını o kadar saygı ile karşılamaktadırlar ki, Chomsky’nin amaçlarını ve stratejilerini de aynı kesinlik ve açıklıkla ortaya koyacağını umarlar. Ya da belki de, pekçoÄŸu bu büyük entelektüel’e, parlak ışıltılı geleceÄŸe ulaÅŸmak için adım, adım takip edebilecekleri bir “ana plan” saÄŸlayacağı gözü ile bakarlar.
Ama Chomsky bu tip açıklamalardan uzak durur. Chomsky daha adil bir toplumsal organizasyonun hangi belirli biçimi alacağını tahmin etmenin, ve hatta mevcut sisteme hangi ideal alternatiflerin geleceÄŸini bilmenin bile oldukça zor olduÄŸu uyarısını yapar. Yanlızca tecrübenin bize bunların en iyi cevaplarını verebileceÄŸini belirtir. Bize bu yol boyunca rehberlik edecek olan ÅŸey ise, gelecek toplumumuzun alacağı belirli biçimlerin temelini oluÅŸturacak genel bir ilkeler kümesidir. Chomsk’e göre, bu ilkeler anarÅŸizm olarak bilinen düşünce ve eylemlerin tarihsel yöneliminden ortaya çıkacaktır.
Chomsky anarÅŸizm hakkında çok genel bir anlamda pek az ÅŸey söylenebileceÄŸine dikkat çeker. Bu konu hakkındaki sorulara yazdığı cevapta, “bu konular üzerine ne sistematik herhangi bir ÅŸey yazmayı denedim, ne de diÄŸerleri tarafından yazılmışlar üzerine tavsiye edecebileceÄŸim bir ÅŸey biliyorum” diye yazıyordu. Yenice [basılan] Powers and Prospects baÅŸta olmak üzere, orada burada bu konu üzerinde yazarken, genel düzeyde söylenecek pek bir ÅŸey de yok ortada. “Menfaatimiz uygulamalarda bulunmaktadır” diye düşünen Chomsky, “ama bunlar belli bir zaman ve yere özgüdür” demektedir.
Chomsky, “Latin Amerika’da bu konuların birçoÄŸu üzerine konuÅŸmalar yaptım; ama bundan da önemlisi, birçoÄŸunda anarÅŸist hamurun oldukça belirgin olduÄŸu, gerçekte bunu yapmakta olan insanlardan bunlar üzerine bayağı birÅŸeyler öğrendim. Aynı zamanda, Buenos Aires’den Amazon’un aÄŸzında bulunan Belen’li anarÅŸistlere kadar ilginç ve aktif olan anarÅŸistlerle tanışma ÅŸansını elde ettim (ki bu sonrakiler hakkında daha öncesinde hiçbir bilgim yoktu –dostlarımızın ortaya çıktığı gerçekten de ilginç bir yer). Fakat tartışmalar benim burada karşılaÅŸtığımdan çok daha hedefli ve belirgin oluyordu; ki bence doÄŸru olan da buydu zaten.
Bu sıfatla, Chomsky’nin bu sorulara cevapları genel ve özlüdür. Ama onun anarÅŸizm hakkındaki düşüncelerinden bazılarına kısa bir giriÅŸ olması açısından, okuyucuları bu konudaki diÄŸer eserlere yönelmeye (soruların sonunda bir liste yer almaktadır) ve daha da önemlisi, daha özgür ve demokratik bir toplum için uÄŸraÅŸma süreci yoluyla anarÅŸizm kavramınını geliÅŸtirmesine teÅŸvik edebilir.
Tom Lane
CHOMSKY’DEN CEVAPLAR
Tüm Sorular Üzerine Genel Bir Yorum:
Kimse “anarÅŸizm” kavramının sahibi deÄŸildir. Bu kavram, [aralarında] büyük ölçülerde ayrımlar olan, birçok farklı düşünce ve eylem akımları için kullanılmıştır. Kendilerininkinin tek doÄŸru yol olduÄŸunda ve diÄŸerlerinin ise bu terimi kullanmaya dahi hakları olmadığı –hatta belki de [bu terimi kullanmalarından dolayı] ÅŸu ya da bu ÅŸekilde suçlu olan– konusunda genellikle büyük bir tutku ile ısrar eden, birçok kendinden tahvilli (ing. self-stylised) anarÅŸistler bulunmaktadır. Günümüz anarÅŸist yazınına şöyle bir göz atılırsa, özellikle Batı’da ve entellektüel çevrelerdeki (her ne kadar onlar bu terimlerden hoÅŸlanmayacaklarsa da), [bu anarÅŸist yazının] büyük bir kısmı, aynen Marksist-Leninist sekteryen [bir grubun taraftarlığını yaparak, onu haklı çıkarmak amacı ile yapılan] yazın gibi, diÄŸerlerinin [diÄŸer anarÅŸist grupların] sapmalarını teÅŸhir etmeye yönelik olduÄŸudur.
KiÅŸisel olarak, “doÄŸru yol” hakkında kendi görüşlerime bir itimadım yok, ve iyi arkadaÅŸlarım da dahil olmak üzere, diÄŸerlerinin kendinden emin açıklamalarından etkilenmiyorum. Kesin bir dille bir ÅŸeyler söyleyebilmek için henüz çok az ÅŸeyin anlaşılabildiÄŸini düşünüyorum. Uzun vadeli görüşümüzü, hedeflerimizi, ülkülerimizi formüle etmeye çalışabiliriz; ve kendimizi insanoÄŸlunca önem arzeden konular üzerinde çalışmaya adayabiliriz (ve adamalıyız da). Fakat bu ikisi arasındaki uçurum genellikle oldukça büyüktür; ve ben gayet muÄŸlak ve genel düzeyde olması haricinde, bu arada bir köprü oluÅŸturulabileceÄŸinden oldukça şüpheliyim. Bu özelliklerim (belki birer kusur, belki de deÄŸil) sorularınıza vereceÄŸim cevaplarda kendini gösterecektir.
1. Anarşist düşüncenin entellektüel kökenleri nedir, ve tarih boyunca hangi hareketler onu geliştirdi ve canlandırdı?
Beni ilgilendiren anarÅŸist düşünce akımlarının (aslında daha çoÄŸu var) kökleri sanırım Aydınlanma ve klasik liberalizm’dedir; ve hatta ilginç bir ÅŸekilde, Kartezyen [Dekart ve onun kuramlarını takip eden] usçuluk (ing. rationalism) gibi genellikle tepkisel [geriletici] olarak kabul edilen yönleri de içeren bilimsel devrimler yüzyılı 17. yy.’a kadar götürülebilir. Bu konu üstüne bir yazın var (bir tanesi, benim de hakkında yazmış olduÄŸum, fikirlerin tarihçisi Harry Bracken). Burada özetlemeye çalışmayacağım, sadece önemli bir anarko-sendikalist yazar ve eylemci olan Rudolf Rocker’ın klasik liberal fikirlerin endüstritel kapitalizmin bulanık sularına gömüldüğü ve bir daha da canlanamadığı görüşüne katılma eÄŸiliminde olduÄŸumu belirtmek istiyorum (1930′ların Rudolf Rocker’ından bahsediyorum; on yıl sonra ise farklı düşünüyordu). Fikirler tekrar tekrar yeniden keÅŸfediliyorlardı, çünkü bence bunlar gerçek insan ihtiyaçlarını ve sezilerini yansıtmaktalar. İspanyol İç Savaşı belki de en önemli olaydır; tabii burada farklı biçimler alarak 1936 İspanya’sının büyük bir kısmını kasıp kavuran anarÅŸist devrimin aniden ortaya çıkan bir baÅŸkaldırı olmadığının, aksine onyıllarca süren eÄŸitim, organizasyon, mücadele, yenilgi ve zaferlerle hazırlandığının akılda tutulması gerekir. Bu çok önemliydi. Öyleki tüm ana güç sistemlerinin nefretini üzerine çekmeyi baÅŸarmıştır: Stalinizm, faÅŸizm, batı liberalizmi, entellektüel akımların çoÄŸunluÄŸu ve onların doktrinsel kurumları –bunların tümü anarÅŸist devrimi mahkum etmek ve yıkmak için biraraya geldiler, ve bu ise bence onun öneminin bir iÅŸaretidir.
2. EleÅŸtirenler anarÅŸizmi “biçimsiz, ütopik” olmakla suçlarlar. Siz ise her tarihsel aÅŸamanın göğüslenmesi gereken kendi otorite ve baskı biçimleri olduÄŸunu; ve bu nedenle de belli, sabit bir doktrin uygulanamayacağını belirtiyorsunuz. Sizce bu zamana [günümüze], anarÅŸizmin hangi belirli gerçekleÅŸmesi [tasavvuru] uymaktadır?
Anarşizmin biçimsiz ve ütopik olduğuna katılmaktayım; her ne kadar bu, açıklanması gayet kolay olan nedenlerden ötürü yıllar boyunca güç sahipleri ve onların entelektüel uşakları cezbeden neo-liberalizm, Marksizm-Leninizm ve diğer ideolojilerden daha fazla anlamsızca olmasa da. Bu genel biçimsizlik ve entelektüel boşluğun (sıkça büyük laflarla gizlenen, ama aslında yine bu da entelektüellerin kendi faydasına olan) sebebi insan toplulukları gibi karmaşık sistemleri o kadar da anlayamamamızdır; ve [böylece de] hangi yollarla yeniden şekillendirilecekleri ve inşa edilebilecekleri konusunda sınırlı geçerliliğe sahip önsezilerimiz olmasıdır.
Bence anarşizm, ispat etme yükünün her zaman otorite ve tahakkümün gerekli olduğunu savunanlar üzerinde olacağı düşüncesinin ifadesidir. Sağlam argümanlarla bu sonucun doğru olduğunu ispatlamalıdırlar. Eğer bunu yapamazlarsa, savundukları kurumlar gayri meşru olarak nitelendirilmelidirler. Gayri meşru bir otoriteye nasıl karşı çıkılacağı ise duruma ve koşullara bağlıdır; hazır formüller yoktur.
Günümüzde, temalar genelde birbirlerinin sınırlarını kesecek ÅŸekilde ortaya çıkıyorlar; aile içindeki kiÅŸisel iliÅŸkilerden, uluslararası siyasi/ekonomik düzene kadar. Ve anarÅŸist fikirler –otoriteye karşı çıkan ve kendi kendini yasallaÅŸtırdığı konusunda ısrar eden– tüm seviyelerde gayet geçerli.
3. AnarÅŸizmin dayandığı insan doÄŸası kavramı nasıl bir ÅŸeydir? EÅŸitlikçi toplumlarda insanlar daha az çalışma eÄŸiliminde mi olacaklardır? Hükümetin olmaması güçlü olanın zayıf olana hakim olmasına yol açacakmıdır? Demokratik karar-alma aşırı derecede anlaÅŸmazlılara, karar alınmamasına ve “linç kanununa” (ing. mob-rule) mı yol açacaktır?
Benim anladığım anlamda “anarÅŸizm”, insan doÄŸasının temel elemanlarının dayanışma, karşılıklı-destekleme, sempati, diÄŸerleri konusunda kaygılanma gibi hisleri içerdiÄŸi umuduna (varolan vurdumduymazlık içinde, bunun ötesine gidemeyiz) dayanmaktadır.
Eşitlikçi toplumda insanlar daha az mı çalışacak? Evet, yaşamlarını sürdürmek için; ya da bir nevi hastalık olan -bence, insanların diğerlerine işkence etmekten hazzetmelerine benzer bir hastalık olan- maddi bir ödül etme amacı ile çalışıyor oldukları sürece evet. İnsanın doğasının merkezinde yaratıcı çalışma içinde olma dürtüsünün olduğunu savunan klasik liberal doktrini makul görenler; güç ve otorite [güç ve otoriteyi elde etmek için, ya da onlardan fayda sağlamak için] için yüksek değerde olmanın ötesinda başka bir kıymet-i harbiyesi yokmuş gibi gözüken [çalışmaya olumlu bakan] bu doktrinlerden kuşku duyacaklardır.
Hükümetin olmaması güçlü olanın zayıf olana hakim olmasına yol açacakmıdır? Bilmiyoruz. EÄŸer böyle bir ÅŸey gerçekleÅŸirse, o zaman bu suçun üstesinden gelmek için toplumsal organizasyon biçimleri -ki pekçok olasılık bulunmaktadır– oluÅŸturulmalıdır.
Demokratik karar-almanın (-alma sürecinin) sonuçları neler olacaktır? Cevapları bilinmiyor. Deneyerek öğrenmek zorundayız. Deneyelim ve görelim.
4. AnarÅŸizm bazen liberter-soyalizm olarak adlandırılıyor — Bu genellikle sosyalizmle iliÅŸkilendirilen diÄŸer ideolojilerden, örneÄŸin Leninizm’den nasıl ayrılmaktadır?
Leninist doktrin, öncü Parti’nin devlet gücünü üstlenmesini ve nüfusu, ekonomik kalkınmaya ve açıklanmayan bir mucize ile özgürlük ve adalet’e yönlendirmesini savunur. [Bu] radikal entelektüellerin, kendilerinin devlet idarecileri rolünde olmalarını gerekçelendirmesi nedeni ile oldukça taraftar oldukları bir doktrindir. Bunu ciddiye almak için –ne mantıksal ne de tarihsel olarak– hiçbir neden göremiyorum. Liberter sosyalizm (Marksizm’in oldukça önemli akımlarını da içererek) bunlara bilinçli bir ÅŸekilde karşı çıkarak, oldukça doÄŸru bir ÅŸekilde tamamen reddetmiÅŸtir.
5.Pekçok “anarko-kapitalist”, anarÅŸizmin [kendi] mülkünle dilediÄŸini yapmak ve diÄŸerleri ile serbest anlaÅŸmalar yapmak demek olduÄŸunu iddia ediyor. Sizce kapitalizm herhangi bir biçimde anarÅŸizmle uyuÅŸabilir mi?
Bence anarko-kapitalizm, eÄŸer bir kere uygulanırsa, tarihte ancak birkaç benzerini gördüğümüz tiranlık ve tahakküm biçimlerine neden olacak bir doktriner sistemdir. (Benim görüşümce dehÅŸet verici olan) fikirlerinin uygulanabilmesinin küçücük bir ihtimali bile yoktur, çünkü bu muazzam hatayı yapacak olan toplumu tamamı ile yıkacaktır. Yetki ve otorite sahibi ile onun açlık içinde kıvranan kulu arasında “serbest anlaÅŸma” yapma fikri, bu (bence anlamsız olan) fikirlerin sonuçlarının incelendiÄŸi bir akademik seminerin bir kaç anının ayrılmasından baÅŸka hiçbir deÄŸeri olmayan, iÄŸrenç bir ÅŸakadır.
Bununla beraber, kendilerini anarko-kapitalist olarak nitelendiren kiÅŸilerle, konuların oldukça genel bütünlüğü çerçevesinde, kendimin pekçok ortak görüşe sahip olduÄŸumu görüyorum; ve birkaç yıl boyunca sadece onların dergilerinde yazabiliyordum. Ve yine, her ne kadar savundukları doktrinlerin sonuçlarının, ya da onların köklü ahlaki baÅŸarısızlıklarının farkında olduklarını düşünmesem de, onların akılcılığa –oldukça ender olan– olan tutkularını takdir ediyorum.
6. Anarşist ilkeler eğitime nasıl uygulanır? Dereceler, zorunluluklar ve sınavlar iyi şeyler mi? Özgür düşünce ve entelektüel gelişme için ne çeşit bir çevre en uygundur?
Bu durumda kısmen kişisel tecrübelerime dayanan, benim görüşüm nitelikli bir eğitimin kendi yolunda gitmekte olan kişiye bir destek sağlaması gerektiğidir; iyi öğretim bir kabı su ile doldurmaktan ziyade, bir bitkiye su vermek, ona kendi gücü ile büyüme yetisi kazandırmaktır (Aydınlanma ve klasik liberalizm yazılarından alınmış özgün olmayan düşünceler olduğunu belitmeliyim). Belirli bir duruma nasıl uygulanacakları ise, alçakgönüllülükle ve ne kadar az anladığımızın bilincinde olarak, tek tek ele alınmalıdır.
7. Eğer yapabilirseniz, ideal anarşist toplumun günlük işleyişinin nasıl olacağını tasvir ediniz. Ne çeşit ekonomik ve politik kurumlar var olacaktır, ve nasıl işleyeceklerdir? Para olacakmıdır? Dükkanlardan alışveriş yapacakmıyız? Kendi evlerimiz olacak mı? Yasalar olacak mı? Suçu nasıl önleyeceğiz?
Bunu denemeyi bile tasavvur edemiyorum. Bu gibi şeyler, mücadele ve deneme ile öğrenmemiz gereken konulardır.
8. Toplumumuzda anarşizmi gerçekleştirmenin ufku nedir? Hangi adımları atmamız gerekir?
Özgürlük ve adalet için ufkumuz sınırsızdır. Atacağımız adımlar neyi baÅŸarmayı hedeflediÄŸimize dayanmaktadır. Bunlara genel cevaplar yoktur, ve olamaz da. Sorular yanlış ÅŸekilde ifade edilmiÅŸtir. Bu bana (yeni geri döndüğüm) Brezilya kırsal işçileri hareketinin güzel bir sloganını hatırlattı; kafesin tabanını demirparmaklıklarını kırana kadar geniÅŸletmek zorunda olduklarını söylüyorlardı. Ama öyle zamanlar olabilirki, kafesi daha kötü olan dışsal saldırganlara karşı korumak bile gerekir: örneÄŸin, ABD’de gayri meÅŸru devlet gücünün, saldırgan özel tiranlığa karşı savunulması, kendisini adalet ve bağımsızlığa adamış herkes için önemli bir nokta olmalıdır –örneÄŸin, çocukların yiyecek gıdalarının olması gerektiÄŸine inanan herkes için–, ama öyle gözüküyorki kendilerini liberter ve anarÅŸist olarak nitelendirenler insanların çoÄŸu için bu kabullenilmesi güç bir ÅŸeydir. Bence, günümüzde kendilerini solda gören iyi insanların sahip olduÄŸu bu dürtü, yani kendisini pratikte mazlum insanların yaÅŸamlarından ve onların meÅŸru arzularından ayrı tutmak, kendiliÄŸinden-tahripkar (ing. self-destructive) ve rasyonel olmayan bir dürtüdür.
İşte bunlar benim düşüncelerim. Bir ÅŸeyi tartışmaktan ve karşı görüşü dinlemekten mutluluk duyarım; ama eÄŸer [bu] bize sloganlar atmanın ötesine geçen bir düzlemde bulunma imkanı verirse –korkarım ki, solun içinde tartışma olarak kabul edilen ÅŸeylerin büyük bir kısmını dışarda bırakmaktadır … ne yazık.
Noam
GeleceÄŸin toplumu hakkında, … belki tekrar ediyorum, ama bu çocukluÄŸumdan beri ilgilendiÄŸim bir ÅŸey hakkında. 1940′lardan, Diego Abad de Santillan’ın anarÅŸist yoldaÅŸlarını eleÅŸtirdiÄŸi ve anarko-sendikalistlerin İspanya’da nasıl çalışması gerektiÄŸini tasvir ettiÄŸi ilginç bir kitabı,After the Revolution [Devrim'den Sonra] adlı kitabı hatırlıyorum (bunlar 50 yılı aÅŸan hatıralar, bu nedenle bunu kelime kelime algılamayın). O zaman ki hislerim bunun iyi olduÄŸu yönündeydi; ama toplum hakkındaki soruları bu kadar ayrıntılı cevaplayacak kadar [toplumu] yeterince anladığımızı söyleyebilirmiyiz ? Yıllar boyunca, doÄŸal olarak daha fazla ÅŸey öğrendim; ama bu aslında benim (çn. toplumu) yeterince anlayıp anlamadığımız konusundaki şüphelerimi daha da arttırdı. Son yıllarda, bunu benim toplumun nasıl iÅŸlemesi gerektiÄŸi konusundaki fikirlerimi ortaya çıkarmama -ya da en azından onun “katılımcı demokrasi” görüşüne tepkilerimi göstermeme- yardım eden Mike Albert ile oldukça tartıştım. Ama her iki durumda da, aynı nedenden ötürü geri durmayı tercih ettim. Bana öyle geliyor ki, bu tip soruların çoÄŸunun cevabının deneme ile öğrenilmesi zorunludur. ÖrneÄŸin piyasaları ele alalım (herhangi tutarlı bir toplumda iÅŸleyebildikleri kadarı ile –ki bu sınırlıdır; mantığını girmeden, sadece tarihsel göstergeleri kılavuz olarak kabul edersek). Onlar hakkında neyin yanlış olduÄŸunu gayet iyi anlıyorum, ama bu piyasa iÅŸlemlerini ortadan kaldıracak bir sistemin tercih edilebilir olduÄŸunu göstermekte yetersizdir; sadece mantıksal bir bakış, ve cevabı bildiÄŸimizi sanmıyorum. DiÄŸer tüm ÅŸeylerde de aynen böyle.
ÇEVİRİ: Anarşist Bakış
Chomsky’den AnarÅŸizm Üzerine BaÅŸka Yazılar:
For Reasons of State adlı kitapta “Notes on Anarchism”
“Bölüm 4: Powers and Prospects”
AnarÅŸizm üzerine baÅŸka bir röportaj: “Anarchism, Marxism and Hope for the Future”
American Power and the New Mandarins adlı kitabının ilk bölümü.
Alıntılar:
“Force and Opinion”
“PeaceWORKS interview”
BaÅŸka Yazarlardan:
“Notes on Anarchism” adlı kitabın “bibliography” kısmına bakınız.
Anarşist Link and Siteler Toplaması
Kaynak: “Noam Chomsky on Anarchism“
Cevap Yaz