AnarÅŸizme DoÄŸru
filed in AnarÅŸizm on Eki.29, 2009
(1930′lar)
Kendimize devrimci dediÄŸimiz için, AnarÅŸizm’in –varolan her ÅŸeye ÅŸiddetle sald&ıran ve tüm kurumları yenileriyle deÄŸiÅŸtiren bir ayaklanmanın yakın sonucu olarak– tek bir darbeyle geleceÄŸi yaygın bir görüştür. Ve doÄŸruyu söylemek gerekirse, aramızda devrimi bu ÅŸekilde algılayan bazı yoldaÅŸlarımız da yok deÄŸil.
Bu önyargı, birçok dürüst karşıtımızın AnarÅŸizm’in neden imkansız bir ÅŸey olduÄŸuna inandıklarını açıklar; ve bu, keza, halkın bugünkü ahlaki durumundan rahatsızlık duyan ve AnarÅŸizm’in yakın zamanda gerçekleÅŸmeyeceÄŸini gören bazı yoldaÅŸlarımızın, neden kendilerini hayatın gerçekliklerine karşı körleÅŸtiren aşırı bir dogmatizm ile kendilerine AnarÅŸist olduklarını ve AnarÅŸizm için mücadele etmeleri gerektiÄŸini unutturan bir oportünizm arasında gidip geldiÄŸini de açıklar.
Eğer bir hükümetin yerine bir diğerini geçirmek, yani kendi arzularımızı ötekilere dayatmak istiyor olsaydık, o zaman şu gerçek zalimlere karşı direnmek için gerekli maddi kuvvetleri birleştirmek ve kendimizi onların yerine geçirmek yeterli olurdu.
Ancak bizler bunu istemiyoruz; bizler, özgür ve gönüllü anlaÅŸmaya dayanan bir toplum olan AnarÅŸizm’i istiyoruz –hiç kimsenin kendi arzularını bir baÅŸkasına dayatamayacağı, ve herkesin istediÄŸi ÅŸekilde ve tüm insanlarla birlikte gönüllü bir ÅŸekilde komünitenin [community, cemaat, topluluk] genel refahına katkıda bulunacağı bir toplum. Ancak bu nedenle, her insanın sadece komuta edilmeyi deÄŸil, komuta etmemeyi de istediÄŸi zamana dek, AnarÅŸizm kesin ve nihai olarak zafer kazanmış olmayacak; keza, insanlar dayanışmanın avantajını anlayana, ÅŸiddet ve dayatmanın [imposition] artık izlerinin kalmadığı bir toplumsal yaÅŸam planını nasıl örgütleyeceklerini öğrenene kadar, AnarÅŸizm baÅŸarılı olmuÅŸ sayılamaz.
İnsanın vicdanı, kararlılığı ve yapabilecekleri [capacity] sürekli geliÅŸtikçe; yeni çevresinin yavaÅŸ yavaÅŸ deÄŸiÅŸiminde, arzuların –ÅŸekillenmesi ile buyurganlaÅŸması ölçüsünde– gerçekleÅŸmesinde kendisini ifade etmenin yollarını buldukça, AnarÅŸizm de geliÅŸecek ve kendisini ifade etme yollarını bulacaktır; AnarÅŸizm ancak yavaÅŸ yavaÅŸ ortaya çıkabilir –yavaşça, ancak hiç şüphesiz ki yoÄŸunluÄŸu ve yayılması büyüyerek.
Bu nedenle, mesele AnarÅŸizm’in bugün, yarın veya gelecek on yüzyıl içinde baÅŸarılıp baÅŸarılamayacağı meselesi deÄŸildir; bizlerin bugün, yarın ve daima AnarÅŸizm’e doÄŸru yürümemiz meselesidir.
AnarÅŸizm, insanın insan tarafından sömürüsünün ve tahakküm altına alınmasının ortadan kaldırılması, yani özel mülkiyet ve hükümetin ortadan kaldırılmasıdır; AnarÅŸizm, sefaletin, hurafelerin ve nefretin yok edilmesidir. Bu nedenle, özel mülkiyete ve hükümetin kurumlarına indirilen her darbe, insanın vicdanındaki her kabarma, mevcut koÅŸullarının her türlü ÅŸekilde aksatılması, maskesi düşürülen her yalan, otoritelerin kontrolünden kurtarılan her insan faaliyeti, dayanışma ve inisiyatifin her çoÄŸalışı, AnarÅŸizm’e doÄŸru atılan bir adımdır.
Buradaki sorun, idealin gerçekten de gerçekleÅŸmesine giden yolun nasıl seçileceÄŸini bilmekte, ve gerçek ilerleme ile ikiyüzlü reformları birbirine karıştırmamakta yatmaktadır. Çünkü, bu sahte reformlar, derhal iyileÅŸtirmeler saÄŸlamak bahanesiyle kitlelerin dikkatini otorite ve kapitalizme karşı olan mücadeleden uzaklaÅŸtırır; onların eylemlerini sakatlamaya hizmet eder ve umutlarını sömürücülerle hükümetlerin iyilikseverliÄŸi sayesinde elde edilebilecek ÅŸeylere baÄŸlamalarına neden olur. Sorun, sahip olduÄŸumuz az miktardaki gücü –ki en ekonomik ÅŸekilde kullanırsak bununla hedefimize daha çok prestij kazandırabiliriz– nasıl kullanacağımızı bilmekte yatmaktadır.
Dünyadaki her ülkede, kaba kuvvet kullanarak kendi yasalarını herkese dayatan bir hükümet vardır; herkesi sömürüye ve –ister hoÅŸlansınlar, isterse hoÅŸlanmasınlar– varolan kurumların sürdürülmesine tabi kılarlar. Azınlık gruplarının kendi fikirlerini gerçekleÅŸtirmesini yasaklar; ve, genel olarak toplumsal örgütlenmelerin, kamuoyu görüşünün deÄŸiÅŸmesine göre ve onun deÄŸiÅŸmesiyle birlikte, kendilerini deÄŸiÅŸtirmelerini engeller. Evrimin normal barışçı gidiÅŸatı [course, ilerleyiÅŸ] ÅŸiddetle durdurulur, ve bu nedenle, bu ilerleyiÅŸin yolunu yeniden açmak için ÅŸiddet gereklidir. İşte bu nedenle biz bugün ÅŸiddet içeren bir devrim istiyoruz; ve –insan kendi doÄŸal arzularına zıt olan ÅŸeylerin dayatılmasına maruz kaldığı müddetçe de– bunu daima istemeliyiz. Hükümetten kaynaklanan ÅŸiddeti ortadan kaldırırsanız, bizimkinin varolması için hiçbir neden kalmaz.
Henüz hüküm sürmekte olan hükümeti deviremiyoruz; belki yarın da mevcut hükümetin yıkıntılarından bir baÅŸka benzerinin ortaya çıkmasını engelleyemeyeceÄŸiz. Ancak, bu, ne bugün ne de yarın her türden otoriteye karşı –mümkün olduÄŸunda onun yasaalarına tabi olmayı reddederek ve onun kuvvetine karşı karşı sürekli kuvvet kullanarak– direnmekten bizi alıkoyabilir.
Ne türden olursa olsun otoritenin her zayıflaması, elde edilen her hürriyet, AnarÅŸizm’e doÄŸru bir ilerlemedir; o her zaman fethedilmelidir –karşı taraftan rica edilmemelidir; daima mücadelede bize daha fazla kuvvet vermeye hizmet etmelidir; daima devleti, asla barış yapmamız gereken bir düşman olarak görmemizi saÄŸlamalıdır; bize daima hükümetin ürettiÄŸi kötülüklerdeki azalmanın, onun yetki [attribution, yapma salahiyeti] ve iktidarındaki azalmadan kaynaklandığını, ve sonuçta ortaya çıkacak ÅŸartların yönetenlerce deÄŸil yönetilenlerce belirlenmesi gerektiÄŸini hatırlatmalıdır. Hükümet deyince, bununla, yasalar yapma hakkına sahip olan ve bu yasaları onları istemeyenlere dayatan devlet, ülke, komünite veya birlik [association] içerisindeki herhangi bir kiÅŸiyi veya kiÅŸilerden oluÅŸan herhangi bir grubu kastediyoruz.
Henüz özel mülkiyeti ortadan kaldıramıyoruz; özgürce çalışmak için gerekli olan üretim araçlarını düzenleyemiyoruz; belki de bir sonraki isyankar harekette böyle yapmamız gerekmeyecek. Ancak, bu, ÅŸimdi veya gelecekte, kapitalizme ve diÄŸer despotluk biçimlerine karşı hiç durmaksızın direnmekten bizi alıkoymamalıdır. Ne kadar küçük olursa olsun, işçiler tarafından sömürücülerine karşı elde edilen her zafer, kârlardaki her düşüş, bireysel mülk sahiplerinden alınan ve herkesin kullanımına sunulan her refah kırıntısı, bir ierlemedir –AnarÅŸizm’e doÄŸru ileri atılmış bir adımdır. Bu, daima, işçilerin taleplerini geniÅŸletmeye ve mücadeleyi yoÄŸunlaÅŸtırmaya hizmet etmelidir; daima, minnettar olmamız gereken bir taviz olarak deÄŸil, düşman karşısında kazanılmış bir zafer olarak kabul edilmelidir; daima, mümkün olur olmaz, hükümet tarafından korunan özel mülk sahiplerinin işçilerden çalmış oldukları araçları kuvvet kullanarak alma kararlığımızda sebatlı olmalıyız.
Kuvvet [kullanma] hakkı ortadan kalktığında, üretim araçları üretmek isteyenlerin yönetimi altında olduğunda, sonuç barışçıl bir evrimin meyvesi olmalıdır.
Anarşizm, onu isteyen ve onu sadece anarşist olmayanların işbirliği olmadan elde edebilecekleri şeyler için isteyen bir azınlık için olamaz, eğer böyle olsaydı ortaya da çıkamazdı. Bu demek değildir ki Anarşizm ideali [ülküsü] çok az veyahut da hiç ilerleme gösterecektir; fikirleri giderek daha çok insana ve daha çok şeye sirayet edecektir, ta ki tüm insanlığı ve yaşamın tüm ifade şekillerini [manifastation] kucaklayana değin.
Hükümeti ve gücüyle savunduğu tüm mevcut tehlikeli kurumları devirmişken, herkes için tam özgürlüğünü ve bununla birlikte aksi takdirde hürriyetin bir yalandan başka bir şey olmayacağı emeği düzenlemenin araçlarını fethetmişken, ve keza bu noktaya ulaşmak için mücadele ederken, bizler yavaş yavaş yeniden inşa edeceğimiz şeyleri yıkmak niyetinde değiliz.
Örneğin, gıda arzını sağlayan fonksiyonlar vardır bugünün toplumunda. Bu, kötü, kaotik bir şekilde, enerji ve maddenin büyük bir israfıyla, ve kapitalistlerin çıkarları doğrultusunda yapılmaktadır; ancak, buna rağmen, şu veya bu şekilde beslenmeliyiz. Daha iyisini ve daha adilini yerine koyamadıkça, gıda üretimi ve dağıtımı sisteminin düzenini bozmayı istemek saçmalık olacaktır.
Posta hizmetleri vardır. Yapacak binlerce eleştirimiz var, ancak bu arada mektuplarımızı göndermek için onu kullanırız, ve onu düzeltene veya yerine başka bir şey koyana kadar tüm kusurlarıyla onu kullanmaya devam etmek mecburiyetindeyiz.
Okullar var, ne kadar da kötü çalışıyorlar. Ancak bundan ötürü çocuklarımızın –okuma-yazmayı öğrenmelerine karşı çıkarak– cahil kalmalarına izin veremeyiz.
Bu arada, herkes için yeterli olacak model okullar sistemini örgütleyebileceğimiz bir zamanı bekliyor ve bunun için mücadele ediyoruz.
Bunlardan görebiliriz ki, AnarÅŸizm’e ulaÅŸmak için, bir devrimi yapmak için maddi kuvvet yegane gerekli ÅŸey deÄŸildir; üretimin farklı dallarına göre gruplaÅŸmış işçilerin, kendi toplumsal yaÅŸamlarının doÄŸru dürüst iÅŸlemesini saÄŸlayacak bir konuma –kapitalistlerin veya hükümetlerin yardımı olmadan, onlara ihtiyaç kalmadan– gelmeleri hayatidir.
Ve, AnarÅŸist idealllerin, “bilimsel sosyalistler”in iddia ettiklerinin aksine, bilimin kanıtladığı evrim yasalarıyla çeliÅŸmekten uzak olduÄŸunu da görüyoruz; bu yasalarla mükemmel uyumlu olan bir anlayıştır[conception, düşünce, görüş]; bunlar, araÅŸtırma alanından alınarak toplumsal gerçekleÅŸim [realization, farkındalık] alanına çıkarılan deneysel bir sistemdir.
Çeviri: Anarşist Bakış
Kaynak: “Towards Anarchism”.
Cevap Yaz