Bireyciliği tekrar düşünmek
filed in AnarÅŸizm on Eki.24, 2009
Bu broşür iki kısımdan oluÅŸmaktadır. İlki, günümüzde anarÅŸistler arasında genelde unutulan, gözardı edilen veya yanlış yorumlanan bir anarÅŸist düşünce okulunu, bireyci [ing. individualist] anarÅŸiyi savunan Joe Peacott’un [yazdığı] bir makaledir. İkinci kısım ise Jerry Kaplan’ın, temelde geçmiÅŸe ait bireyci anarÅŸistlerce veya [onlar] hakkında yazılmış çok sayıdaki kitap ve makalenin bir listesini çıkardığı –bazı notları da içeren– bir bibliyografyadır. Bu [bibliyografya kısmı], ve [Joe'nun] makalesinde bahsettiÄŸi ve/veya eleÅŸtirdiÄŸi bazı bireyci olmayan kaynakların yanısıra, günümüz bireyci kaynakları hakkında Joe’nun makalesinin sonunda yer alan bibliyografya; okuyucunun bu broşürdeki fikirleri, ve yine geçmiÅŸteki ve günümüzdeki diÄŸer bireyci anarÅŸist eÄŸilimleri daha derinlemesine inceleyebilmesi amacı ile [yazıya] dahil edilmiÅŸtir. İlk Elektronik Uyarlama: Kasım 1993.
Gözden Geçirilmiş Hali: Şubat 2001.
GiriÅŸ
Bu broşürün amacı bireyci anarşist fikirlere kısa bir giriş yapmaktır. On yıldan daha fazla bir süredir envai çeşitteki amerikan ve uluslararası anarşist yayınları okumuş, ve kıtalararası anarşist toplantılara katılmış [kişiler] olarak; pek çok anarşistin baskın bir şekilde kolektivist bakışa sahip olması kadar, anarşist düşünce ve pratikte [varolan] bireyci geleneğe karşı yaygın düşmanlık veya onun hakkındaki bilgisizlik bizi oldukça rahatsız etti. Anarşist hareket içindeki bu güncel eğilim nedeniyle, bireyciliğin [ing. individualism] savunmasını dile getirmenin önemli olduğunu düşündük.
Ondokuzuncu yüzyıl ve yirminci yüzyılın ilk on yılı boyunca, bireyciler birleşik devletlerindeki anarşist hareketin çoğunluğunu meydana getiriyordu. New Harmony, ve Josiah Warren ile takipçileri tarafından örgütlenen Modern Times gibi bireyci topluluklar [ing. community, cemaatler]; ve birleşik devletlerin her yerinde yaygın bir şekilde okununan, Benjamin Tucker tarafından basılan bireyci gazete Liberty gibi yayınlar vardı. Bunun yanısıra, Lillian ve Moses Harman, ve Angela ve Ezra Heywood gibi radikal cinsel hareketi içinde önde gelen kişilerin çoğu da bireyci anarşistlerdi.
Bu dönemin kolektivist anarÅŸistleri bireyci geleneÄŸe aÅŸinaydı, ve onu anarÅŸist geleneÄŸin geçerli bir kısmı olarak deÄŸerlendiriyorlardı. Alexander Berkman What is Communist Anarchism [adlı yazısında] bireyciliÄŸi kısaca tartıştı; ve her ne kadar bireyciliÄŸi pratik olmaması ve hatalı olması nedeniyle reddettiyse de, anarÅŸist düşüncenin meÅŸru bir kolu olarak deÄŸerlendirdi. Errico Malatesta, Property‘de kendisini komünist olarak adlandırırken, anarÅŸist bir toplumda bireyci ekonomik düzenlemelerin olabilirliÄŸini tartıştı, ve farklı ekonomik biçimlerin birarada ve iÅŸbirliÄŸi içinde var olacağı bir dünyayı tahayyül etti. DiÄŸer bir komünist anarÅŸist Emma Goldman ise ekonomi ve taktikler hakkında bireycilerden farklılaşırken, birçok bireyci anarÅŸistle iliÅŸki kurdu ve/veya birlikte çalıştı. Yazılarında, özellikle The Individual, Society, and the State ve Minorities and Majorities‘de [ÇoÄŸunluÄŸa Karşı Azınlık], Goldman bireyciliÄŸin ve bireyci özgürlüğün önemini vurguladı. Bunların yanısıra, kolektivist Rudolf Rocker “Pioneers of American Freedom” adlı kitabında, amerikan bireyci geleneÄŸinin ayrıntılı, olumlu bir genel özetini verdi.
Ama bugün, daha geniÅŸ bir toplumsal kolektif ve ona tabi kılınmış [ikincil durumda] bir baÄŸlam haricinde, anarÅŸist basının çoÄŸunda bireycilik, bireyci ve bireysel özgürlükten neredeyse hiç bahsedilmemektedir. ÖrneÄŸin Boston’da yayınlanan What’s Left dergisi, 1989 yılında basılan “What is Anarchism” [AnarÅŸizm Nedir?] adlı makalede, zaten gayet açık olan “bireyci anarÅŸistler bireyin özgürlüğüne birincil derece önem verirler” ÅŸeklindeki saptamasıyla, bireyci anarÅŸist düşüncelere sadece bir cümlenin yarısını ayırmıştır (Ama aynı makalenin daha ileri kısımlarında ise [yazar], feminizm, sıradışı cinsiyetçilik, tinsellik ve punk gibi modern hareketin içindeki anarÅŸist-olmayan “akımlar” hakkında üç paragraf ayırmıştır). Bireycilerin endiÅŸelerine yönelik tek cevabı ise [şöyledir]; “ideal anarÅŸist toplumda, bir bütün olarak topluluÄŸun ihtiyaçları bireylerin özgür iradesine aşırı derecede [haksız yere] tecavüz etmeden, adil bir ÅŸekilde karşılanabilir“; bu tip bir toplulukta [karşılaşılabilecek] olası çatışmalardan hiç bahsedilmemektedir. Bu makalenin yazarı gibi pek çok anarÅŸist esas olarak –aynen devletçi solun yaptığı gibi– insanların, sınıfların, ulusların, ırkların, cinslerin veya diÄŸer “baskı altındaki grupların” kurtuluÅŸundan bahsetmektedirler. Aslında anarÅŸistlerin çoÄŸunluÄŸu, devletçi sosyalistlerin “topluluk” veya grubun bireye göre öncelikli [üstünde] olması görüşünü [aynen] benimserken, [onlardan] sadece devleti reddetmeleriyle farklılaşıyor gözükmekteler. Onların komünist anarÅŸizm veya liberter sosyalizm görüşleri, bireysel özgürlük ve farklılıklar için oldukça az bir alan bırakmaktadır. Kolektivist toplumsal sistemlerinde baÅŸarmayı umdukları ekonomik ve toplumsal eÅŸitliÄŸin insanlar arasındaki çatışmaları ve farklılıkları ortadan kaldıracağını, ve böylece de herkesin herkesle dayanışmayı ve uyum içinde yaÅŸamayı arzulayacağını düşünüyor gözüküyorlar.
Kolektivist ütopyayı reddeden birisi anti-sosyal, saÄŸ-eÄŸilimli veya “gerçek” bir anarÅŸist olmayarak deÄŸerlendirilmekte, ve genellikle de diÄŸer anarÅŸistler tarafından ciddiye alınmamaktadır. Pek çok anarÅŸist gazete, BAD Brigade gibi bireyci yayınları gözardı ederken, devletçiler tarafından basılmış kitap ve dergilerin reklamını yapar. Bunun yanısıra bazı anarÅŸistler bireyci anarÅŸistlerdense devletçilerin konferanslarını [panellerini] finanse etmekte daha isteklidirler. ÖrneÄŸin burada, Boston’da, anarÅŸist Black Rose grubunun bazı üyeleri, geçmiÅŸte –Rosa Lüxemburg’un biyografisinin yazarı olan– Stephan Bronner –ki konuÅŸması boyunca açık bir ÅŸekilde anarÅŸist fikirlerle alay etmiÅŸtir– dahil olmak üzere anarÅŸist olmayan bazı konuÅŸmacıları finanse ederken, konferans serilerinin bir parçası olarak bir bireyci anarÅŸistin konuÅŸma yapmasına karşı çıkmışlardır. BAD Brigade‘in yazılarının tümünün açıkça anarÅŸist olmasına karşın, ÅŸurası açık ki bizim bireyci anarÅŸist görüşümüz, [kendilerini bizden ziyade] diÄŸer solcularla iliÅŸkilendiren ve onları ilerleten pek çok anarÅŸistin [gözünde] bizi fazlasıyla gelenek dışı [ing. heretical] yapmaktadır.
Bu broşür sayesinde, pek çok anarşistin sahip olduğu kolektivist eğilimin bir eleştirisini başlatmaya niyetleniyoruz, ve anarşist hareket içinde bireysellik ve bireysel özgürlük konularına karşı ilgiyi ve bilinçliliği yeniden alevlendirmeyi umuyoruz. Umut ediyoruz ki bu konuların yeniden tartışılması, amerikan ve uluslararası anarşist hareketlerde daha ferah bir atmosferin [oluşmasını] teşvik edecektir.
Bireycilik Nedir?
Anarşist hareketin içinde, bireysel özgürlük fikirlerinin tartışılmasını engelleyen bireyciler hakkında birçok yanlış fikir yayılmıştır. [Bireyci anarşistler] kolektivist anarşistlerin çoğu tarafından, çaresiz işçilerin daha kolay soyulması için devletten kurtulmayı arzulayan açgözlü kapitalistler olarak görülmektedirler. Bunun yanısıra sıkça kendilerinin dışındakilerin sorunlarına duyarsız olarak, ve insanlar arasındaki işbirliğine tamamen muhalif olarak değerlendirilmektedirler. Bunlar kolektivist ve bireyci anarşistler arasında dikkate değer bir diyalog başlatılmadan önce kurtulunması gereken söylencelerdir.
Bireyciler insan özgürlüğü ve mutluluğunu azamileştirmenin yolunun sadece devleti değil, diğer bütün gönülsüz işbirliklerini ve örgütlenmeleri ortadan kaldırmakla gerçekleşeceğine inanırlar. Her ne kadar herhangi bir örgüt veya topluma zorunlu katılmayı onaylamasam da, arzu ve ihtiyaçlarını daha iyi bir şekilde karşılamak maksadıyla özgür bireyler arasında [gerçekleşen] işbirliğine karşı değilim. Refah devletine karşıyım ve özel mülkiyeti destekliyorum; ama duyarlı insanların yardıma ihtiyacı olanlara gönüllü olarak yardım etmesini teşvik ediyorum. Ve gönüllü ekonomik faaliyetler üzerindeki kısıtlamalara karşı çıkarken, kar olarak adlandırılan başkalarının emeğinin çalınmasına da karşı çıkıyorum. İnsanların arzularının, ne devletin ne de topluluğun kontrolü olmaksızın, gerçekleşebileceğine ve adil bir toplumun başarılabileceğine inanıyorum.
Bireycilerin kişiye bakışı kolektivistlerden oldukça farklıdır. Bireyci, görüşler insanları bugün, yani özgür olmayan toplumda bile, kendilerinin içinde bulundukları durumlarda en azından kısmen sorumluluk alması gereken sorumlu birimler [karar alma yetisine sahip bağımsız kişiler, ing. agent]; ve böylece de kendi durumlarını en azından kısmen değiştirmeye muktedir [birimler] olarak değerlendirir. İnsanların düşünme ve yaşamlarını sürdürme tarzlarındaki derece derece ve sıkça da küçük [olan] değişiklikler sayesinde; ve liberter görüşü benimseyen insanların sayısındaki devamlı genişleme sayesinde hükümet ortadan kaldırılabilir ve dünya özgür olana doğru değişir.
Diğer yandan kolektivistler ise sıklıkla insanları, [insanların] kendi seçimlerini yapma yetisinden alıkoyan, ve böylece de [insanların] kendi hayatlarına ve sorunlarına dair tüm sorumluluklardan özgürleştiren şeytani bir toplumsal sistemin daimi kurbanları olarak görürler. İnsanlara dair bu bakış, insalara ve onların sorunlarına karşı elitist [seçkinci] bir yaklaşıma yol açar. Kolektivistler sıklıkla insanları ilgisiz ve olgun olmayarak, ve bu yüzden de devamlı düzenlemelerle ve yasalarla kendilerinden ve diğerlerinden korunma gereksinimi içinde olarak nitelendiren, anarşist olmayan bir pozisyona ulaşırlar. Nadire örneğin, yasadışı zevk verici ilaçların kullanımıyla ilgili olan şiddet ve rahatsızlıklara çözüm olarak ilaçların yasallaştırılmasını ve düzenleme dışı bırakılmasını savunurlar. Onların görüşünde, açıktır ki ancak (aydınlanmış kolektivistler tarafından yapılan) devrimin ardından, ve liberter sosyalizmin ekonomik dengelemesi diğer insanların mantık melekelerini [yetilerini, ing. faculty] geliştirmelerine, ve böylece de denetlenmeksizin kararlar almalarına imkan verir.
İnsanlara yönelik farklı bakışları nedeniyle, bireyciler insanların sorun ve çözümlerine oldukça farklı yollardan bakarlar. Bireyci düşüncedeki temel fikir, diğer saldırgan ve baskıcı olmayan kişilerin eşit haklarına müdahale etmemek koşuluyla, birey olarak bir kişinin kendi bedeni ve mülküyle istediğini yapmakta özgür olduğu [fikridir]. Buna ek olarak, bireyciler insani etkileşimin tüm alanlarında, kişinin rıza gösteren insanlarla arzulanan her türlü faaliyette bulunabilmesi özgürlüğünü desteklerler. Kişiler, rıza gösteren herhangi bir kişiyle istedikleri ekonomik, cinsel, tıbbi veya herhangi başka bir ilişkiyi seçmekte özgür olmalıdırlar.
Ancak bu özgürlükle beraber sorumluluk da ortaya çıkar. Bireyciler, özgür bir toplumun ve özgür yaÅŸamın pek çok açıdan denetleyici bir refah devletinden daha riskli olacağının farkındadırlar, ve bunu özgürlüğün bedeli olarak kabul ederler. Her ne kadar anarÅŸist toplum muhtamelen çok daha az ÅŸiddet içeren bir toplum olacak olsa da, zorunlu politik devletin güvenlik yöntemlerinin bir kısmı olmaksızın var olacağız. Bireysel faaliyetlerin hükümetsel ya da hükümet dışı düzenlenmesinden kurtulmak özgür bir toplumu, ama aynı zamanda artık zorla oluÅŸturulmuÅŸ “güvenlik ağı”nın olmayacağı bir toplumu ortaya çıkaracaktır. Özgür bir toplumda, ve hatta büyük ölçüde ÅŸimdi bile, özgürlüğü arzulayan insanlar eylemlerinin sonuçlarını da kabullenmek zorunda olacaklardır. İnsanlar baskıcı yasalar aracılığıyla kendilerinden korunmamalıdırlar, ancak insanlar kendi özgür eylemleri sonucunda kendilerini zora sokan, kendilerine zarar veren veya kendilerini risk altına sokan diÄŸer insanların yardımına koÅŸmaya zorlanmamalıdırlar. EÄŸer –hem tedavi edici hem de eÄŸlendirici– ilaçların serbest kullanımı üzerindeki [yasaklayıcı] yasalar kaldırılırsa, insanların kendilerine zarar vermeleri bugünkünden daha fazla olması (o kadar olası gözükmese de) ihtimal dahilindedir. Ancak bu söz konusu yasaların sürdürülmesini destekleyen bir ÅŸey deÄŸildir. Bu ilaçları kullanan insanlar onları sorumlu bir ÅŸekilde kullanmalıdırlar, aksi takdirde sonuçlarına katlanırlar. Kendimi tercih ettiÄŸim herhangi bir ÅŸekilde tedavi etme özgürlüğüm, benim ya da baÅŸkalarının bu ilaçları diÄŸerlerinin onaylamadığı veya tehlikeli olabilecek bir ÅŸekilde kullanacak olması [ihtimali] nedeniyle kısıtlanmamalıdır. Ancak öte yandan da, kararımın sonuçlarından daha sonra piÅŸman olacağım olursam, ilaç imalatçısını ya da ilaç satıcısını sorumlu tutamam. Benzer ÅŸekilde, kadınlar isterlerse çocuk sahibi olmayı, veya kürtaj yapmayı seçmekte özgür olmalıdırlar; veya yine gebeliÄŸi sona erdirmeyi ya da önlemeyi arzularlarsa istedikleri herhangi bir gebelikten korunma yöntemini kullanabilirler. Ama bir kimse bir kere çocuk sahibi olmaya karar verdiÄŸi zaman, artık bu çocuÄŸun [yetiÅŸmesinde] ilgisiz kiÅŸileri –okul veya kreÅŸ için vergi biçiminde onlardan para söğüşleyerek– yardımcı olmaya zorlayamamalıdır.
Bireyciler özgürlüğe tüm öteki herşeyden daha çok önem verdikleri için, insanlar arasındaki belli derecedeki eşitsizliklere kolektivistlere nispetle daha fazla tolerans gösterme isteklisidirler. Gönüllü bir toplum tüm insanlara yaşamlarını arzuladıkları şekilde [yaşamaları] için sınırsız olanaklar sunacaktır; ancak insanlar ve arzuları arasındaki farklılıklar nedeniyle, bazı insanların diğerlerinden daha fazla mülke [servete] sahip olmaları, diğerlerinden daha sağlıklı veya diğerlerinden daha mutlu olmaları olasıdır. Ancak kredilere ulaşmakta ve piyasalara girmekte [uyguladığı] kısıtlamalarla tekel ayrıcalıklarını zorla kabul ettiren bir devletin yokluğunda, mevcut toplumdaki büyük refah ayrılıkları ve [bunun] sonucunda yaşam standartlarındaki aşırı farklılıklar olmayacaktır. İnsanların farklı şeylere gereksinimleri vardır ve [farklı şeyler] arzularlar; ve adil bir toplum için mutlak bir ekonomik eşitliğin gerekli olması için hiç bir neden yoktur.
Bireyci Bir Toplum Neye Benzeyecek?
Kendilerini bireyci anarÅŸist olarak adlandıran bir sürü insan var; ve hem bugün ne yapacağımız, hem de geleceÄŸin neye benzeyeceÄŸi konularında kendi aramızda sıkça anlaÅŸmazlığa düşmekteyiz. ÖrneÄŸin Wendy McElroy, Sam Konkin, Murray Rothbard, David Friedman ve Voluntaryist’ler gibi kapitalist anarÅŸistler bireyci anarÅŸislerdirler. Öte yandan Benjamin Tucker, Josiah Warren ve John Mackay gibi geçmiÅŸteki bazı diÄŸer bireyciler ve ben gibi, komünizmi reddettikleri kadar kapitalizmi de reddeden baÅŸka bireyciler de vardır. Özerk bireyler arasındaki gönüllü sözleÅŸmelere dayanan bir anarÅŸist toplum, muhtamelen bazıları komünist, bazıları kapitalist, bazıları bireyci veya karşılıkçı olacak deÄŸiÅŸik ekonomik sistemleri takip eden komünlerin ve bireylerin bir karışımı olacaktır. Bu toplumlar, kendilerinden farklı bir ÅŸekilde yaÅŸamayı seçen diÄŸer topluluklar veya bireylerce müdahale edilmedikleri sürece yanyana barış içinde varolabilirler (p.m. bolo’bolo [adlı] kitapta, bu kadar farklı topluluk ve bireylerin bir dünyanın nasıl iÅŸleyebileceÄŸinin bir modelini sunmaktadır). ÖrneÄŸin ben bireyci bir toplumda yaÅŸamayı arzularım; ancak baÅŸka tip toplumlara katılımın kesinlikle gönüllü olması koÅŸuluyla, diÄŸerlerinin kapitalist veya komünist ekonomik düzenlemelere katılma özgürlüklerine saygı gösteririm.
Devlet olmadığında kredi ve para üzerinde tekeller olmayacaktır. Herhangi bir insan grubu biraraya gelerek, William B. Greene ve (yazıları ilk defa Benjamin Tucker tarafından ingilizceye çevrilen) P.J. Proudhon’un tasvir ettiÄŸi üzere, bir karşılıklı [ortak, ing. mutual] bankası kurabilirler. Bu tip bir bankanın üyeleri kendi mülk veya emeklerini ipotek ederek kredi alabilir, ve karşılığında –diÄŸer üyelerin kabul etmek üzere anlaÅŸtığı– tahvil [senet, ing. bill of exchange] alabilirler. Düzenlenmeye tabii olmayan bankacılık sektöründeki rekabet, faiz oranlarını bankanın cari faaliyet harcamalarını karşılayacak bir seviyeye düşürecek, ve faiz geliri içindeki tüm hak edilmemiÅŸ [çalışmadan kazanılmış, ing. unearned] karı ortadan kaldıracaktır. Artık fiilen herkesçe ulaşılabilir olan kredilerin mevcudiyetindeki [miktarındaki] bu artışla, insanlar kendi iÅŸlerini kurabilirler veya diÄŸerleriyle ortaklaÅŸa projelere giriÅŸebilirler; ve [keza] kendi iÅŸ ya da faaliyetlerindeki seçeneklerin alanını fazlasıyla geniÅŸletebilirler. Piyasa alanındaki bu yaygın rekabet nedeniyle, emeklerini diÄŸerlerine satmaya devam etmeyi seçenler emeklerinin tam deÄŸerini yansıtacak ücretleri talep edebilirler, çünkü kredilere kolay ulaşım ve böylece [mevcut] diÄŸer ekonomik seçenekler, bundan daha azını kabul etmeme konusunda kendilerini özgür kılacaktır. Bu, karı ortadan kaldıracaktır.
Ekonomik özgürlükteki bu geniÅŸleme, ekonomik teÅŸebbüs çeÅŸit ve sayısında büyük artışlara, ve sonucunda da piyasa alanında varolan ürün ve hizmet çeÅŸit ve sayılarında da bir arttışa yol açacak. İnsanlar, satıcı, alıcı ve kendileri ile anlaÅŸma yapmayı arzulayan tüccarlar bulabildikleri müddetçe, istedikleri herÅŸeyin üretimini, satımını, alımını veya ticaretini yapabilirler. Piyasa alanına serbest giriÅŸ sayesinde oluÅŸan rekabet, daha düşük fiyatlara ve daha yüksek kaliteye yol açacaktır. Ancak ürünlere, iÅŸlere, hizmetlere ve insanlara lisans verecek ve [bunları] “onaylayacak” düzenleyici bir devletin olmaması; bireyin satın almayı arzuladığı ürün ve hizmetlerin kalitesi ve dayanıklılığı konusunda araÅŸtırıp, bulma sorumluluÄŸunu üstlenmek; ve [bireyin] piyasa alanında kendi çıkarını korumak için diÄŸer insanlar ve iÅŸler hakkında daha bilgili olmak zorunda kalması demektir. İşleri, ürünleri ve hizmetleri inceleyecek, ve tüketicilerin bilinçli seçimler yapmasına yardım edecek bireysel teÅŸebbüsler veya Tüketiciler BirliÄŸi gibi organizasyonlar ortaya çıkacaktır.
İnsanlar yanlızca işledikleri ve [üstünde] ikamet ettikleri toprağın sahibi olacaklardır. Ne toprak sahipleri ne de kira olacaktır. Ev kurma, tarım ile diğer ekonomik ve toplumsal faaliyetlere karışacak sınırlama [tapulama, çitleme, parselleme gibi] düzenlemeleri olmayacaktır. Eğer insanlar kendi ev ve çiftliklerine [ing. homestead] sahip olabilseler, ve istedikleri bir yere istedikleri şeyi inşa edebilselerdi, hoşlandıkları şekilde yaşama özgürlükleri artacaktı. Ev kıtlığı ve istemeden evsiz kalma olmayacaktı.
Tam bir ekonomik özgürlüğün yanısıra bireyciler yaşamın tüm diğer alanlarında da tam özgürlüğün taraftarıdırlar; basın üzerinde hiçbir düzenleme olmadan, telif hakkı olmadan, istedikleri her türlü konuşma, yayınlama, resim yapma, fotoğrafçılık yapma, sergileme ve [radyo veya tv] yayını yapma özgürlüğü; hiç bir yasal yaş sınırı olmaksızın, anlaşmanın bir parçası olarak para veya hediye değişimi olsa dahi, ilişkiye girmeye razı olanlarla seks veya aşk yapma özgürlüğü; ilaç üretimi ve satışı üzerinde hiç bir düzenleme olmaksızın, herkesin terapik [ing. therapeutic] veya dinlenme amaçlı olarak kendini tedavi etme özgürlüğü; arzulanmayan bir ceninin kürtajla alınıp alınmaması dahil olmak üzere, çocuk sahibi olma veya olmama özgürlüğü; istediği bir zamanda ve şekilde insanın kendi hayatını sona erdirme özgürlüğü; hiç bir düzenlemeye veya diğerlerinin kusurlarına tabi olmaksızın, bir kimsenin arzuladığı her tür silahla kendini silahlandırma özgürlüğü; ister tanrı/tanrıça olsun veya isterse kozmik bir pandispanya olsun, ne kadar aptalca olduğu önemsiz olmak üzere, arzuladığı herhangi bir şeye inanma özgürlüğü; yaşayabileceği ikamet edilmeyen, işlenmeyen toprak veya yer olduktan sonra, dünya üzerinde seçtiği herhangi bir yerde yaşama özgürlüğü; zorunlu eğitimden [sakınma] özgürlüğü; polis, mahkemeler, vergiler, hapishaneler ve hükümetin tüm diğer tezahürlerinden özgür olma. Gönüllü olan herhangi bir şey kabul edilebilirdir. Baskıcı ya da saldırgan olan hiç bir şey kabul edilemez, ve bireyin seçeceği araçlarla karşı gelinir.
Bireyci toplumun bu bakışı geçmişte pekçok amerikalı ve az sayıdaki avrupalı anarşist tarafından paylaşılmıştır, ama günümüz anarşistleri arasında çok daha az sayıda sahiplenilmektedir. Ancak bu fikirlere inananlarımız, bireyci toplumların komünist anarşist ve liberter sosyalistler tarafından önerilen alternatiflerden daha çok insanların işine yarayacağına inanmaktadırlar.
Kolektivizmin Bazı Sorunları: Bireyci Eleştiri
Kolektivist görüşteki insanların ve bu dünyanın en ciddi sorunu, benim “grupçuluk” olarak adlandırdığım ÅŸeydir; yani insan kategorilerinin bu kategorileri oluÅŸturan bireysel üyelerden daha önemli olduÄŸu, ve onların ihtiyaç ve arzularını tamamıyla yansıttığı düşüncesi. Aynen diÄŸer solcu basın gibi, kolektivist anarÅŸist basın da “kadınların sorunları”, “diÄŸer renkten [beyaz olmayan] topluluklar/insanlar”, “işçi sınıfı”, “lezbiyen ve gay toplulukları”, “AIDS’li insanlar (PWA’ler)”, vb. referanslarla doludur (Kolektivistler arasında insanları bu tip gruplar içinde gettolaÅŸtırma eÄŸiliminin mükemmel bir örneÄŸi olarak, Love and Rage‘in her sayısında yayınlanan siyasi bildirisine bakınız). Burada yapılan varsayım, bu farzedilen topluluk ya da grupların kendinden tahvilli [ing. self-proclaimed] temsilcilerinin bir ÅŸekilde çok sayıdaki insandan oluÅŸan bu gruplardaki tüm bireyler adına konuÅŸabildiÄŸidir. Konferanslarda veya diÄŸer bazı olaylarda, konuÅŸmalarına ÅŸu tarz ifadelerle baÅŸlayan birçok insanı sıkça dinlemiÅŸimdir: “Bir kadın (veya siyah, eÅŸcinsel, lezbiyen, vb.) olarak konuÅŸan ben …”, ve sonra da [adeta] üzerine tartışılan tanımlamayı paylaÅŸan tüm diÄŸer insanların temsilcileriylermişçesine konuÅŸmalarına devam ederler. Ve Mayday (sayı 6)’deki bir yazar, “diÄŸer renkten insanların kendi mücadeleleri var; bu bizim olmayabilir” diye beyanatta bulunuyordu. Bu varsayılan topluluk ya da grupların çok deÄŸiÅŸik çıkar ve bakış açılarına sahip olan, farklı bireylerden meydana geldiÄŸi gerçeÄŸi ise hiç ifade edilmez.
Hiç kimse siyah insanların veya kadınların veyahut eÅŸcinsellerin ya da işçilerin çıkar ve fikirleri hakkında anlamlı bir ÅŸekilde konuÅŸamaz; çünkü [kiÅŸiler] sıklıkla nasıl ki farklı sınıf, cins, renk veya cinsel eÄŸilim sahibi olan kiÅŸilerle oldukça benzeÅŸirlerse, bu markalarla tanımlanan “grupları”ndaki diÄŸer üyelerle de çoÄŸunlukla oldukça benzemez olacaklardır. Solcuları, anarÅŸistleri ve diÄŸerlerini dehÅŸete düşürecek ÅŸekilde, çok sayıda kürtaj karşıtı kadın, sendika karşıtı işçi, Sandinist olmayan Nikaragualı ve ANC karşıtı siyah Güney Afrikalı vardır. Renkleri ve cinsiyetleri temelinde insanlara dair varsayımlar yapan kolektivist anarÅŸistler, aynı kriterler temelinde insanlar hakkında varsayımlar yapan anarÅŸist olmayan [kesimler] kadar ırkçı ve cinsiyetçidirler; sadece farklı, ancak eÅŸ derecede geçersiz varsayımlar yaparlar.
Bu insanlar, yine bir kimsenin faaliyetlerini de kiÅŸinin parçası olduÄŸu “topluluklar” temelinde farklı deÄŸerlendirirler. ÖrneÄŸin, Reality Now (sayı 8)’de baÅŸka her durumda hayvanları kürkleri için öldürünleri suçlayan hayvan kurtuluşçuları, kürk avcısı kızılderilileri savunmaktadırlar. Bu insanlara göre, kızılderililerin “eziliyor olmaları” gerçeÄŸi, onların kızılderili olmayan amerikalıların eleÅŸtileceÄŸi bir davranış içinde bulunmalarını kabul edilebilir kılar. Benzer ÅŸekilde kolektivist anarÅŸistler Open Road (sayı 20)’de, Big Mountain bölgesindeki dine/navajo yerli insanlarının hiyerarÅŸik ve otoriter toplumsal yapılarını destekleyerek, kızılderili olmayan amerikan halklarının “geleneksel Yerli Amerikan liderliÄŸindeki ‘yönelimi kabul etmeye’ ” teÅŸvik etmekteler. İnsanların sahip oldukları [deri] renklerine dayanarak, yetkeyi [otoriteyi] savunanlar ancak ırkçı olabilirler.
Grupçu bakış, aynı zamanda birçok kolektivist anarÅŸistin, [grubun] bazı üyeleri onaylamadıkları bir ÅŸey yaptıkları zaman grubun tüm üyelerini kolektif olarak suçlamalarına neden olur. Bu 1989′da San Francisco’da [organize edilen] anarÅŸist kongresinde defalarca örneklenmiÅŸtir. Çalışmalar çalışmaları takip ederken, mikrofonda “erkekler” bazı erkeklerin cinsiyetçi tavırları nedeniyle devamlı surette suçlandılar. Ve açık mikrofonda yapılan bir oturumda, heteroseksüeller bazı konferans katılımcılarının iÄŸrenç homoseksüel karşıtı davranışları nedeniyle suçlandılar. Günlük konferans bülteni, “homofobi” [homoseksüellik korkusu] hakkındaki bu konuÅŸmalar sırasında, konuÅŸmacıların “gay anarÅŸist hareketinin süreceÄŸinde ısrarlı olduklarını, ve eÄŸer [bu davranış] deÄŸiÅŸmezse ortada saf [ing. straight] bir anarÅŸist hareketin olamayacağında” ısrar ettiklerini rapor etmekteydi. Bazı erkek ya da heteroseksüellerin hatalı davranışları yüzünden tüm erkekleri ve heteroseksüelleri suçlamak doÄŸru olmamanın da ötesinde, gözdağı vererek yaratılan bir çekingenlik sayesinde cinsiyetçilik ve heteroseksüellik hakkındaki gerçek tartışmayı boÄŸmakta kullanılan mükemmel bir taktiktir.
Grupçuluk, kolektivist anarÅŸistlerin sıklıkla bazı fazlasıyla otoriter hareket ve kurumların destekleyicisi ve/veya mazaret üretecisi [bir konuma düşmesine] yol açar. ÖrneÄŸin pekçok kolektivist anarÅŸist ulusların kendi kaderini tayin hakkını destekler, ve aynen Emancipation (sayı 60)’daki giriÅŸ makalesinde sandinistlerin savunulmasında (yine yazarın Mondale için oy kullandığını belirten bir ifadenin de yer aldığı) olduÄŸu gibi, aynı ilkeyi savunan otoriter sosyalist ve ulusal hükümetlere sempati duyma eÄŸilimindedirler. Bunun yanısıra Instead of a Magazine (sayı 34)’de, kürtajın yasal ilan edilmesine karşı çıkan, nikaragua’nın Atlantik kıyısında yaÅŸayan Kızılderili halka saldıran ve zorunlu askerliÄŸi kurumsallaÅŸtıran sandinistleri eleÅŸtirdiÄŸim makale yüzünden eleÅŸtirildim. Bu kolektivist anarÅŸistlerin ulusalcılığı olan destekleri, New York’daki Sabotage kolektifi üyelerinden bazılarının kitapevlerinin camekanına Nelson Mandela’nın bir posterini ve Fidel Castro’nun bir vecizesinin yazılı olduÄŸu tabelayı yerleÅŸtirmelerine bile yol açmıştır. Buradaki sorun, bu tip ulusalcı grup ve liderlerin, bu “ulusların” bireysel üyelerinin çıkarlarını birleÅŸik devletler hükümetinin birleÅŸik devletler yerleÅŸiÄŸi [ing. resident] bireylerinin çıkarlarını temsil etmesinden daha fazla temsil ediyor olmamasıdır. Ancak pek çok anarÅŸisti de kapsamak üzere birleÅŸik devletlerdeki solcular, bu çeÅŸitli ulusalcı grubun “meÅŸru istekler”ini desteklemezlerse emperyalizm-yanlısı veya ırkçı olarak damgalanmaktan çekinme eÄŸilimindedirler. Bu gruplar karşı çıktıkları hükümetlerin yerine, yine bazılarının haklarını çiÄŸneyecek ve bazılarına ise ayrıcalık tanıyacak ve asla kolektivist tahayüllerdeki eÅŸitlikçi toplumu üretemeyecek baÅŸka kötü devletler koymuÅŸlardır. Bu ulusalcıların destekçileri, böylece birleÅŸik devletler hükümeti ya da müttefiklerinde olsaydı karşı çıkacakları otoriter pratiklerin fiili destekçisi bir konuma düşmektedirler. Onlar [kolektivisler] eÄŸer burada, amerikada yapılacak olsaydı asla kabul etmeyecekleri pratiklere baÅŸvuran latin amerikan (ve diÄŸer) hükümetlerini mazur görmenin ırkçı olduÄŸunun farkında deÄŸilmiÅŸ gibi gözüküyorlar.
Bireyci bakış oldukça farklı bir duruÅŸ ortaya çıkarır. BirleÅŸik devletlerin (ve diÄŸer emperyalistlerin) baÅŸka ülkelerdeki insanların yaÅŸamlarına müdahelelerine karşı çıkarken, ben –hangi politik tanıma sahip olursa olsun– [bu insanların] yaÅŸamlarına yerel hükümetlerce müdahele edilmesine de eÅŸ derecede karşıyım. Emperyalizme karşı olmak otoriter anti-emperyalistleri desteklemeyi gerektirmez. BirleÅŸik devletler hükümetinin burada ve dışardaki özgürlük karşıtı ve bireycilik karşıtı faaliyetlerini eleÅŸtirdiÄŸim gibi, diÄŸer hükümetlerin (ve bireylerin) benzer faaaliyetlerine de aynı ÅŸekilde karşı çıkarım. Yerli insanların öldürülmesi, kürtajın suç olması, zorunlu askerlik ve piyasa alanındaki kısıtlamaların nikaragua’da birleÅŸik devletlerdekinden daha meÅŸru olması için hiç bir neden yoktur. Her nerede olursa olsun, devlet eleÅŸtirimizde tutarlı olmamız gerekir. Bireyciler özbelirlemeyi [kendi kaderini tayin hakkı, ing. self-determination] desteklediklerinde, biz halkların deÄŸil bireylerin özbelirlemesinden bahsetmekteyiz: [yani] bireylerin kendi yaÅŸamlara dair tüm kararları alma özgürlüğü. “Ulusların (veya halkların) özbelirlenim hakkı” açıkça bu hedefle çeliÅŸir.
Burada birleÅŸik devletlerde, kolektivist anarÅŸistler baÅŸka bir gurupçu ideoloji olan feministleri de destekleme eÄŸilimindedirler. Aynen ulusçulara olan desteklerindeki gibi, kolektivistler feministleri tüm kadınların temsilcileri olarak kabul etme hatasını iÅŸlerler; ve erkekler tarafından sergilenen cinsiyetçiliÄŸe tahammülsüzken, feministler tarafından sergilenen cinsiyetçi tavır ve davranışları sıkça destekleme veya maruz görme arzusundadırlar. Dışlayıcı, sadece kadın “alan”larının oluÅŸturulmasını –San Francisco anarÅŸist konferansı sırasında olduÄŸu gibi– ve –San Francisco konferansından önce [düzenlenen] Obnoxious Wimmin’s Network toplantısı gibi– sadece kadınların katılabildiÄŸi konferansların [düzenlenmesini] desteklerler; Love and Rage, Reality Now ve San Francisco konferans bülteni‘nde olduÄŸu gibi, açıkça kendilerini “man” ve “men” kelimelerinden dahi uzak tutmak için “woman” ve “women” gibi kelimeleri, “womyn” ve “wimmin” gibi ilginç ÅŸekillerde telaffuz ederler; “hayatının bu döneminde politik olarak erkeklerle çalışamayacağını öğrendiÄŸini” söyleyen Mayday (sayı 6)’in yazarı gibi feministlerin cinsiyetçi yazılarını eleÅŸtirmekte isteksizdirler (Bu açıklamasıyla sadece bazı salak erkeklerle çalışmış olması nedeniyle tüm erkeklerin birer sorun olduÄŸunu söylemektedir. EÄŸer siyahi insanlar hakkında benzer ÅŸeyler söylemiÅŸ olsaydı anarÅŸist basındaki tepkileri bir hayal edin). BaÅŸka bir yazar, 1989 yılı Mayday Ekim sayısında, erkekler hakkındaki diÄŸer pek çok cinsiyetçi yorumlarının yanısıra, “wimmin [kadınlar] cinsiyetçilik hakkında yalan söylemezler” diyor (Feminist ortodoksinin aksine, kadınlar hiç de erkeklerden daha az yalan söyleme eÄŸiliminde deÄŸildirler).
Kadın ve erkeklerin birlikte çalışmaları sıklıkla sorunludur. Bazı anarÅŸist olaylar ve anarÅŸist yazılar dahil olmak üzere, bazı erkekler kadınlara karşı cinsiyetçi tavır ve tutum içindedirler. Bazı kadınlar, özellikle erkekler etraflarındayken, kendilerini öne sürmezler. Ama her iki cinsten de diÄŸerleri [üzerinde] hakimiyet kuran pek çok insan vardır; ve daha da fazlası –yine her iki cinsten de olmak üzere– kendilerine hakim olunmasına izin vermektedirler. Yine birlikte çok iyi çalışan, cinsiyet sözkonu olmaksızın bir diÄŸerine saygı gösteren; hakim olma veya boyun eÄŸmekten ziyade iÅŸbirliÄŸini tercih eden kadın ve erkekler de vardır. Erkek ve kadınlar arasındaki tüm anlaÅŸmazlıkların cinsiyetçilikten sebepli olarak betimlemek hem doÄŸru deÄŸildir, hem de bireycilik karşıtıdır. Ne bütün erkekler ne de bütün kadınlar aynı ÅŸekilde davranır. Cinsiyetçi düşünceye dayanan fikir ve eylemlere karşı çıkmamız gerekirken, eylemlerini ve sorunlarını daha iyi anlamamız için insanlara bireyler olarak bakmamız gerekmektedir. Bir cinsiyetçi ideolojinin yerine baÅŸka bir cinsiyetçi ideolojiyi geçirmek, kadın ve erkekler arasındaki iliÅŸkileri ve anlayışı daha fazla özgürleÅŸtirmenin yolu deÄŸildir.
Ulusalcılığa, feminizme ve genelde grupçuluÄŸa olan bu desteÄŸin kaynağı, birey ve grupların bireyci görüş açısından oldukça farklı bir ÅŸekilde [deÄŸerlendirilmesine] dayanmaktadır. Kolektivistler, grupların kendileriyle anlaÅŸmazlık içinde olan bireylerin özgürlükleri üzerinde baskın olma hakkına sahip olduklarını düşünürler. Öte yandan bireyciler ise, bireyler[-den] meydana gelen grupların bizzat bireylerin sahip olduÄŸu hak ve özgürlüklerden daha fazlasına sahip olmaması gerektiÄŸine inanırlar. Birey bir diÄŸerini öldürmekte, birÅŸeyini çalmakta, onu köleleÅŸtirmekte veya onu yönetmekte serbest olmamalıdır. Bu nedenle ister bir devlet, isterse bir kolektif veyahut bir topluluk olsun, bireyler[-den oluÅŸan] grup diÄŸerlerini idam etmekte (öldürmekte), diÄŸerlerini vergilendirmekte (çalmakta), diÄŸerlerini askere almakta (köleleÅŸtirmekte) veya diÄŸerleri üstünde “halkın iradesini yerine getirmekte” (yönetmekte) serbest olmamalıdır. Yanlızca birey, yaÅŸamı ve mülkü ile neler yapmak istediÄŸine karar verme özgürlüğüne sahip olmalıdır. Birey zorlayıcı olmadığı müddetçe, onun eylemleri ile “topluluk”un hiç bir alakası olmamalıdır.
Kolektivist Gruplarda Karar-Alma
DiÄŸer grupçu örgütler ve kurumların gurupçu ideolojilerini ve bireycilik karşıtı eylemlerini desteklemelerinin yanısıra, kolektivist anarÅŸistler bizzat kendi örgütlerindeki bireysel farklılıklara karşı da hoÅŸgörü göstermeme eÄŸilimindedirler. Åžurası açık ki –bireycilerin karşı çıkmadığı– örgütlerde de kararlar alınabilmesi gerekmektedir. OybirliÄŸi, oylama ve tüm diÄŸer grup-[içi] karar-alma yöntemleri belli zamanlarda ve belli durumlarda kullanışlıdırlar (her ne kadar –özellikle büyük gruplarda– oybirliÄŸinin sık sık, ya oylama formalitesi olmaksızın çoÄŸunluÄŸun azınlığı yavaÅŸ yavaÅŸ sindirmekte ya da azınlığın karar alma sürecini tıkayarak grubu felce uÄŸratmakta kullanıldığına inansam da). Benim esasen kuzey amerikalı anarÅŸist toplantılara dayanan kiÅŸisel deneyimim, kolektivistlerin –belirli bir anda hangi belirli genel [karar alma] biçimi benimsenmiÅŸ olurlarsa olsun– destekledikleri kararların alınmasını zorla kabul ettirmek ve karşı çıktıkları fikirlerin bastırılmasını saÄŸlamak için, grup karar-alımını manipüle etmekte aşırı istekli oldukları ÅŸeklinde. Bu herhangi bir örgütün doÄŸasına içkin olan bir sorundur, ancak üyelerin büyük bir kısmı kolektivist ve grupçu bir bakışı paylaÅŸtığında bu sorun daha da ağır bir hale gelir; çünkü bu tip örgütlerde “grubun iyiliÄŸi” her zaman azınlığın görüşünü bastırmayı veya göz ardı etmeyi meÅŸrulaÅŸtırmak için kullanılabilir.
Haymarket ‘86 toplantısı için Kasım 1985′de düzenlenen bir planlama toplantısı sırasında, kolektivist anarÅŸist bir grupla çalışmanın öğretici yanıyla yüz yüze geldim. Bu toplantıda, ShiMo Underground temsilcilerinin konferans hazırlıklarına katılıp katılmayacağı hakkında görüş ayrılığı baÅŸ gösterdi; çünkü [ShiMo Underground] anarÅŸist deÄŸildi, ve anarÅŸistlerle olduÄŸu kadar leninistlerle de birlikte çalışıyorlardı. Oradakilerin büyük bir kısmı (yaklaşık 40 kadar anarÅŸistin ve onlardan ise sadece 2 kiÅŸinin olduÄŸuna dikkat edin), onların konferansı anarÅŸist olmayan bir ÅŸekle yönlendireceklerinden çekinerek, ve hatta “bizim fikirlerimizi” çalacaklarını düşünerek ShiMo‘nun katılımına ÅŸiddetle karşı çıktı. Konferansı anarÅŸist olmayan fikirlerden “korumak” gerektiÄŸini düşünüyor gibi gözüküyorlardı. Ben kiÅŸisel olarak, tartışmaktan çekinmediÄŸim için ShiMo‘dan olan insanların kalmasına izin verilmesi gerektiÄŸini düşünüyordum; görüş farklılıklarının tartışılmasının önemli olduÄŸunu ve diÄŸerlerinin anarÅŸist fikirleri “çalmalarının” veya benimsemelerinin ise harika olacağını düşünüyordum. Bu yüzden karar zamanı geldiÄŸinde, karar almak için [önceden] anlaşılan süreç olan oybirliÄŸine ulaşılmasını engelledim. Kolektivistler, İstediklerini ulaÅŸamadıkları için çoÄŸunluk oylamasıyla karar alınması gerektiÄŸine karar verdiler; ve tabii ki ShiMo karar-alma sürecine katılmaktan men edildi. Benim burada bir grubun kimin katılıp katılmayacağına karar vermesine hiç bir itirazım yok. Ama ilkeli ve açık bir ÅŸekilde çalıştığını iddia ederken, kendi amaçlarına ulaÅŸmak için grup sürecinin manipüle edilmesine itirazım var.
Bu bakış, [yani] kendi arzuladıkları amaçlara ulaÅŸmak için ilkesiz [ahlaksız] araçların kullanılıyor olmasını onaylama öyle gözüküyor ki pek çok kolektivist anarÅŸist tarafından da paylaşılmakta. Bireyciler araçların amaçlar kadar önemli olduÄŸunu görüyorlar; ya da (bireyci anarÅŸist bir örgüt olan) Voluntaryist’lerin kendi dergileri The Voluntaryist‘in bildirgesinde yayınladıkları gibi, “EÄŸer araçlara dikkat edersen, amaç kendi kendine dikkat edecektir“. Her baskıcı olmayan bireyin kendince ve kendiliÄŸinden önemli olduÄŸuna, ve grup uÄŸruna bireyin refahına veya görüşlerine aldırılmamasının asla doÄŸru olmayacağına inanıyorum. Gönüllü örgütler kendi iÅŸlerini uygun gördükleri tarzda yapmakta serbest olmalıyken, –gerçekte anarÅŸist olsun ya da olmasın tüüm örgütlerin olageldiÄŸi üzere– bireysel üyelerinin görüşlerini göz ardı edenler giderek hiyerarÅŸik ve otoriter olacaktır.
Sonuç
Yukarıda benim gibi bireyci anarÅŸistlerin, birey olarak kiÅŸiyi insan toplumunun en önemli parçası olarak görmemiz nedeniyle kolektivist anarÅŸistlerden ayrıldığını gösterdim. Bizler, diÄŸer bir baskıcı olmayan kiÅŸinin özgürlüğünü çiÄŸnemedikçe, bireylerin arzuladıkları herhangi bir faaliyeti, istedikleri kiÅŸilerle, her nerede ve her ne zaman olursa olsun gönüllü olarak sürdürmekte özgür olmaları gerektiÄŸine inanıyoruz. İnsanlar kullandıkları ve ikamet ettikleri toprak ve mekanın sahibi olmakta, ve arzuladıkları baskıcı olmayan ekonomik giriÅŸimlere katılmakta özgür olmalıdırlar. Yine bireyciler, –diÄŸerlerini arzularının aksine kendi toplumlarına katılmaya zorlamadıkça– insanların komünist, sendikalist, kapitalist veya herhangi baÅŸka bir türdeki topluluklarda yaÅŸamalarının serbest olması gerektiÄŸine inanırlar. Kısacası, bireyciler, hiç bir devlet veya topluluk düzenlemesi olmaksızın, saldırgan olmayan insanların kendi yaÅŸamlarının tüm alanlarında seçme özgürlüğüne sahip olmalarının, birey olarak insanoÄŸlunun gereksinim ve arzularını karşılamakta en iyi yol olduÄŸuna inanmaktadırlar.
Bu fikirler bireyciler için olduğu kadar, kolektivistler için de dikkate alınması ve tartışılması gereken önemdedirler. Kolektivistler ve bireyciler önemli ve temel bir düşünce kümesini paylaşırlar, yani devlet eleştirimiz; ve hükümetin ortadan kaldırılması ortak hedefimiz üzerinde birlikte çalışabiliriz. Ancak bizim bu projede etkin bir şekilde işbirliği yapmamız için, kolektivistlerin bireyci düşünceleri bugün olduğundan daha fazla ciddiye almaları gerekmektedir. Umut ediyoruz ki bu broşür, bu fikirlerin yeniden gözden geçirilmesi ve yeniden değerlendirilmesi sürecine katkıda bulunacaktır.
Bibliyografya
- “Anarchist Economics“, The Alarm, Bahar, 1990. kolektivist anarÅŸist bir gazetede yayınlanmış, anarÅŸist toplumda çoÄŸulcu ekonomik biçimlerin olması gerektiÄŸini belirten bir makale.
- Armand, E. Selected Writings of an Outsider. Özel sayı -The Storm, 1981. Anarşi, cinsel özgürlük, bireycilik vb. üzerine bireyci yazılar.
- “Attack the Real Sources of Suffering” Reality Now, Kış, 1988- Bahar, 1989. Hayvan kurtuluÅŸ hareketi yanlısı anarÅŸist bir dergide, amerikan kızılderilileri tarafından hayvanların öldürülmesini savunan bir makale.
- B, Nina. “Another View of the Women”s Gathering“, Without Borders Chronicle, 22 Temmuz, 1989. San Francisco anarÅŸist toplantısı öncesindeki ayrımcı kadınlar toplantısı tartışmaları.
- Berkman, Alexander. What is Communist Anarchism?, New York: Dover, 1972. Bireyci ve karşılıkçı fikirleri içeren, komünist olmayan anarşistlere dair kısa bir bölüm içeriyor.
- Black Cat Collective. What Ever Happened to Sabotage?, New York: Black Cat Collective, 1990. Anti-solcu hizibin Sabotage Kitapçılık’ta olanlara dair kayıtları.
- Coughlin, Michael E, Charles H Hamilton, and Mark A Sullivan. Benjamin R. Tucker and the Champions of Liberty: a Centenary Anthology. Bireyci anarşist hareket ve bireyci yazarlara dair modern bireycilerin yazıları.
- Cozy, David. “An Open Letter to the Readers of I.O.A.M.“, Instead of a Magazine, Kış, 1984. IOAM’ın bir önceki sayısında Joe Peacott tarafından yazılan sandinista karşıtı bir yazının sandinista yanlısı eleÅŸtirisi.
- Epton, Terry. “Individualism and/or Communism“, Instead of a Magazine, Güz, 1987. AnarÅŸist hareket içindeki çoÄŸulculuÄŸun bir savunması.
- Ervin, Lorenzo Komboa. A Draft Proposal for the Founding of The International Working Peoples Association. New York (?): Anarchist Black Cross (?), tarihsiz. Siyahi insanlar ve kadınlar için ayrımcı birlikler kurulması çağrısının yapıldığı kolektivist anarşist broşür.
- “Facing Up To Racism“, Open Road, Güz, 1986. Big Mountain’de, Kızılderili olmayan insanları “geleneksel Yerli Amerikan liderliÄŸinin yönelimini kabullenmeye” çağırıyor.
- Flannery, Maureen. “Union of Egoists: a Recollection“, The Storm, Kış, 1982-1983. Bireyci anarÅŸist sendika birliÄŸi deneyimine dair anılar.
- Freebird. “Animal Liberation and Native Struggles“, Reality Now, Kış, 1988-Spring, 1989. Hayvan kurtuluşçuları hayvanların amerikan kızılderilileri tarafından öldürülmesini savunuyor.
- Friedman, David. The Machinery of Freedom: Guide to a Radical Capitalism. 2. baskı. LaSalle, IL: Open Court, 1989. Anarşist kapitalist fikirlerin sergilenmesi.
- Goldman, Emma. Anarchism and Other Essays. New York: Dover, 1969. “ÇoÄŸunluÄŸa Karşı Azınlık” makalesini içeriyor.
- _______. Red Emma Speaks: Selected Writings and Speeches by Emma Goldman. Ed. Alix Kates Shulman. New York: Vintage Books, 1972. “Birey, Toplum ve Devlet” makalesini içeriyor.
- Greene, William B. Mutual Banking. Worcester, MA: 1870. Bireyci bir anarÅŸist tarafından serbest bankacılık, para ve kredi üzerine tezler. (Greene’in karşılıkçı bankacılık hakkındaki görüşlerinin bir özeti için bakınız, Jerry Kaplan’ın bibliyografisi içindeki Martin’in Men Against the State)
- Harms, Tracy B. No Proxy: a Radical Individualist Proclamation. Boulder, CO: Anarchist Propaganda Ebullition (APE), 1982.
- Hess, Karl. “Anarchism“, The Spark, Mayıs/Haziran, 1984. Bireyci anarÅŸist fikirlere kısa bir giriÅŸ.
- Highleyman, Liz. “What is Anarchism?“, What’s Left in Boston, Mayıs, 1989. Bireycilikten şöyle bir bahsedip geçen, anarÅŸizme standart bir kolektivist giriÅŸ.
- “Homophobia…at an Anarchist Conference? in San Francisco?“, Without Borders Chronicle, 24 Temmuz, 1989. San Francisco anarÅŸist toplantısında yaÅŸanan homoseksüellik karşıtı olayların ve homoseksüelistlerin konuÅŸmalarının kayıtları.
- “Individual Choice and its Enemies“, The Alarm, Bahar, 1990. Kürtaj seçimindeki özgürlüğün bireyci bir savunması.
- Kernochan, Jim. “On the Subjection of Children“, The Storm, 1980. Bireycilerin aile ve çocuklara bakışı.
- King, Susan, et al. “Democratic Convention Comments by Participants“, Mayday, Ekim, 1988. King’in siyasi olarak erkeklerle çalışmayacağını belirtmesi, ve yine renkli insanların kendi mücadelelerinin olduÄŸunu belirten imzasız bir açıklama yer alıyor.
- “Kronstadt, A. The Betrayal of Sabotage“. New York: Shadow Press, 1990. Sabotage Kitapçılıkta olanların solcu hizip tarafından kayıtları.
- “Love and Rage Political Statement“, Love and Rage, Nisan, 1990. Kolektivist anarÅŸist gazetede grupçu markaların gerçek bir sözlüğü.
- Malatesta, Errico. Property. Mountain View, CA : SRAFprint Co-op, tarihsiz. İnsanların bireyci ekonomik ve toplumsal düzenlemeleri seçme özgürlüğünü savunan bir komünist anarşistten farklı mülkiyet biçimlerinin tartışması.
- Mackay, John Henry. The Freedomseeker: the Psychology of a Development. Freiburg/Br: Mackay Gesellschaft, 1983. Bireyci anarÅŸist roman.
- Manning, Caitlin. “Nicaragua Visited“, No Middle Ground, Güz, 1983. “Anti-Otoriter” bir dergide sandinista devletinin savunusu.
- McElroy, Wendy, ed. Freedom, Feminism, and the State: an Overview of Individualist Feminism. Washington: Cato Institute, 1982. Bireyciler ve/veya anarşistler tarafından yazılan cinsiyetçilik karşıtı yazılar.
- _______. “Individualist Anarchism vs ‘Libertarianism’ and Anarchocommunism“, New Libertarian, Ekim, 1984. Bireyci anarÅŸist geleneÄŸin anarÅŸist kapitalist özeti.
- Nicole. “Nicole’s letter“, Anarchonotes sayı 2, 1986. Haymarket ‘86 toplantısında, bazı kadınlar tarafından bazı erkelere karşı sergilenen cinsiyetçi tavrın bir eleÅŸtirisi.
- “November Conference Summary“, Haymarket ‘86 Bulletin sayı 1, 1985 (?). ShiMo Undergroung grubunun karar-almaya katılmasını yasaklamasının ayrıntılarını tartışamayan Haymarket ‘86 düzenleme toplantısı raporu.
- “Obnoxious Wimmin’s Network“, Without Borders Chronicle, 20 Temmuz, 1989. San Francisco anarÅŸist toplantısı öncesinde düzenlenen ayrımcı kadınlar toplantısı raporu.
- O’Keefe, Steve. “The Challenge for Anarchism“, The Spark, Mayıs/Haziran, 1984. Bir anarÅŸist bireyci tarafından yazılan anti-komünist makale.
- Parker, SE. “The Anarchism of Max Stirner“, Freedom, 22 Kasım, 1980.
- _______. “Three European Anarchist Individualists: Some Notes on Armand, Martucci and Novatore“, The Storm, Yaz, 1978.
- Peacott, Joe, ed. Against Separatism. Boston, MA: BAD Press, 1990. Özellikle feminist ve gay/lezbiyen özgürlük hareketlerindeki ayrımcılığı eleştiren, çoğunlukla anarşistler tarafından yazılmış yazıların derlemesi.
- _______. “Anarchist Individualism“, Instead of a Magazine, Güz, 1985. Bireyci fikirlere kısa bir giriÅŸ.
- _______. “Joe Peacott Replies to David Cozy“, Instead of a Magazine, Kış, 1984. IOAM’ın aynı sayısında yayınlanan sandinista yanlısı bir makaleye cevap.
- _______. Letter to New Libertarian, June 1985. New Libertarian dergisinin Ekim 1984 sayısında yayımlanan Wendy McElroy’un makalesine anti-kapitalist bireyci bir yanıt.
- _______. “The Sandinistas“, Instead of a Magazine, Güz, 1984. Sandinista devletinin bireyci anarÅŸist bir eleÅŸtirisi.
- p.m. bolo’bolo. New York: Semiotext(e), 1985. ÇoÄŸulcu, devletsiz bir toplumun neye benzeyeceÄŸi hakkında bir görüş.
- Potts, Corey. “Fighting Sexism in the Movement“, Mayday, Ekim, 1989. “Kadınlar cinsiyetçilik hakkında yalan söylemezler” gibi pekçok cinsiyetçi ifade içeren makale.
- Proudhon, P-J. Proudhon’s Solution of the Social Problem. Ed. Henry Cohen. New York: 1927. Proudhon’un karşılıklı bankacılık ve para üstüne yazılarından bir derleme.
- _______. Selected Writings of P-J Proudhon. Ed. Stewart Edwards, trans. Elizabeth Fraser. Garden City, NY: Doubleday, 1969.
- Sears, Hal D. The Sex Radicals: Free Love in High Victorian America. Lawrence, KS: The Regents Press of Kansas, 1977.
- Solneman, KHZ. The Manifesto of Peace and Freedom: the Alternative to the Communist Manifesto. Freiburg/Br: Mackay-Gesellschaft, 1983. Bireyci anarÅŸist manifesto.
- Storm, The. “Mackay Society” tarafından zaman zaman yayımlanan bireyci anarÅŸist dergi; Mackay Society, Box 131, Astor Station, New York, NY 10023
- Sullivan, Mark A. “An Anarchist View of the Land Problem“,The Storm, 1984/1985. Toprak kullanımı, ikamet ve sahipliÄŸe bireyci anarÅŸist bir bakış.
- “The Sandinista Revolution: Vanguard Leadership and Direct Democracy“,Open Road, Bahar, 1984. Kolektivist anarÅŸist bir gazetede sandinistlerin savunusu.
- Thornley, Kerry. “It Ain’t the Landlord – It’s the Rent!!!“, The Storm, Yaz, 1978. Toprak kirası, toprak mülkiyeti ve kalıcı evrensel kira grevleri (PURS) hakkında bireyci bir tartışma.
- Watner, Carl; George H Smith, and Wendy McElroy. Neither Bullets nor Ballots: Essays on Voluntaryism. Orange, CA: Pine Tree Press, 1983. Voluntaryist’lerden bireyci anarÅŸist yazılar.
- Weyrich, Paul M and William S Lind. “The Quiet American Revolution“, The Boston Globe, 2 Åžubat, 1991. Hak ve kimliklerin bireye deÄŸil, gruplara ait olduÄŸu ÅŸeklindeki solcu görüşün bir eleÅŸtirisi.
- Willie. “Reflections on Nicaragua“, Emancipation, Aralık, 1984. Mondale için oy verdiÄŸini itiraf eden yazar tarafından sandinist devletinin savunusunu baÅŸyazısında belirten anarÅŸist bir dergi.
- ______. “Reflections on Nicaragua“, Emancipation, Mart-Nisan, 1985. Sandinist taraftarı ve oy kullanma yanlısı baÅŸka bir makale.
ÇEVİRİ: Anarşist Bakış
Not: Makalenin devamında 19. yüzyıldaki ve 20. yüzyılın başlarındaki Amerikan Bireyciliğine dair derlenmiş ayrıntılı bir bibliyografya var. İlgilenler kaynak linkini takip ederek yazının sonuna bakabilirler.
Kaynak: “Individualism Reconsidered“
Cevap Yaz