Amerika’daki ilk bireyci anarÅŸist olarak görülen Josiah Warren, kendi bireysel egemenlik [sovereignty, özerklik] felsefesini, ve herkesin zararına en nihayetinde bireysel özerkliÄŸi reddettiÄŸi varsayılan “suni kombinasyon” –yani toplum veya devlet– içinde yüzleÅŸilenle bu felsefenin karşılaÅŸtırılmasının pratik etkilerini ana hatlarıyla ortaya koyan bir bildiri sunmaktadır. Warren’in Manifesto’sunun bu baskısı 1952 tarihli özel bir basımdan alınmıştır ve Joseph Ishill’in önsöz niteliÄŸinde yorumunu içermektedir.

ÖNSÖZ NİTELİĞİNDE NOT
Josiah Warren hiç şüphesizki ilk Amerikan anarşistidir; bu suretle yaşamının büyük bir kısmını insanlığın iyileşmesine adamıştır. Eski Amerikan öncülerimizin belirgin bir özelliği olan bireyci eğilimlerine rağmen, o HERKES için barış ve huzurun hakim etkenler olacağı bir topluma gönülden bağlıydı.
Josiah Warren’in mizacı ve geleneÄŸi itibariyle tüm adaletsizliklere ve insan acılarına karşı doÄŸuÅŸtan isyankar olduÄŸu da doÄŸrudur. Yazıları tüm arkaik kölelik biçimlerinden kurtuluÅŸun ve bunların tamamen ortadan kaldırılmasının yolunu gösterir; ve her ÅŸeyden öte, BİREYİN EGEMENLİĞİ’ne inancında tavizsiz olmuÅŸtur.
Bugün tüm dünya daha önce hiçbir ÅŸekilde olmadığı ÅŸekilde tam bir karmaÅŸa ve hayal kırıklığı tutulması yaÅŸamaktadır; [bu], büyük ölçüde, evrenin bütün ufkunu karartan ve doÄŸruluk & adalate dayanan tüm demokratik ilkeleri acımasızca tahrip etmeyi amaçlayan, sapkın bir “izm”in kendisini ifade etmesinin [bir sonucudur]. Bunun da unutuluÅŸa intikal edeceÄŸini ümit ediyoruz.
***
Bu önemli dökümanı bir kere daha gün ışığına çıkararak, bunun liberter konulara ilgi duyan öğrencilerin uzun süredir hissettiÄŸi boÅŸluÄŸu doldurabileceÄŸini düşündük! “AnarÅŸizm” baÅŸlıklı ilginç bir çalışma yayınlayan Dr. Paul Eltzbacher gibi bir bilim adamının Josiah Warren’in materyallerini en iyi ÅŸekilde kullanabileceÄŸini düşünüyordum, ancak ne yazık ki ancak pek azının tarihsel mabetlerde bulunabildiÄŸi ABD haricinde Avrupa’da ve baÅŸka yerlerde hiçbir eseri mevcut deÄŸildi. Kütüphanecilerimizin bu ihmaline gelince, onun büyük eseri “AnarÅŸizm“in GiriÅŸ kısmından birkaç satırı alıntılamak istiyorum: “Bugün AnarÅŸizm’e iliÅŸkin açık fikirlerin olmaması söz konusudur, ve bu sadece kitleler arasında deÄŸil bilginler ve devlet adamları arasında da böyledir …” ve aynı GiriÅŸ kısmında biraz ilerde şöyle diyor: “AnarÅŸist eserler halk kütüphanelerimizde çok yetersiz temsil edilmektedir. O kadar nadirdirler ki bir bireyin en tanınmış olanlarını bile elde etmesi oldukça güçtür.
Bu yaklaşık yarım yüzyıl önce yazılmıştı; bu felsefenin ateşli takipçileri tarafından hala bu konudaki en otantik ve güvenilir çalışma olarak değerlendirilmektedir. Bu eserin Benjamin R. Tucker tarafından yapılan Amerikan baskısı (1908) da vardır, ancak uzun süreden beri baskısı tükenmiştir.
Josiah Warren’in kendi yayınlarına iliÅŸkin olarak, bir baÅŸka büyük bilgin ve kütüphaneci olan Max Netlau’dan bir alıntı yapmak istiyorum. AÅŸağıdaki alıntı onun 26 Mayıs 1936 tarihinde Ewing C. Baskette’ye yazdığı, Warren’ın ilk yayınlarından birisi olan “The Peaceful Revolutionist“ten (1833) [Barışçı Devrimci] bahsettiÄŸi yayınlanmamış bir mektuptan alınmıştır:
Bunu daha önce kimin gördüğünü bilmek isterdim? EÄŸer herhangi bir yerde bir kopyası varsa, en deÄŸerli hazineymişçesine saklanmalı ve New York veya Washington’daki en önemli kütüphanelere gönderilmelidir.
Ne yazık ki kitap bu iki kütüphanenin listesinde bulunmamaktadır. Bu yazarın diğer eserlerini de, zamanım ve çabamın el verdiği ölçüde yeniden yayınlamak için elimden geleni yapacağım.
Joseph Hill
Eylül 1952

MANİFESTO {Nadir Bulunan ve İlginç Bir Döküman}
Benim topluluklar [society, cemaatler, dernek] kurmakla meşgul olduğuma dair bir görünüm dışarıya yansımış. Bu, düzeltmeye mecbur olduğumu hissettiğim çok büyük bir hatadır.
Bu konu hakkında benden bir ÅŸey iÅŸitenler veya [yazdıklarımı] okuyanlar, bu konuda ısrar edilen asli noktalardan birisinin topluluklar veya diÄŸer baÅŸka suni birlikler [combination, bileÅŸimler, terkipler] kurmanın, yasa koyucular ve reformcular tarafından ÅŸimdiye kadar yapılmış en birinci, en büyük ve en ölümcül hata OLDUÄžUNU bileceklerdir. Bu birleÅŸimlerin tümü de BİREYİN kendi bedeni, zamanı, mülkü ve sorumlulukları üzerindeki doÄŸal egemenliÄŸini, birliÄŸin hükümetine teslim etmesini gerektirecektir. Bu, bireyin dermansız bir ÅŸekilde yere kapaklanmasına neden olur –onu bir makinanın basit bir parçasına indirger; davranışlarının sorumluluÄŸuna baÅŸkalarının da dahil olmasına, ve [birlikteki] ortaklarının davranış ve duygularının sorumluluÄŸuna dahil olmasına neden olur; [birey] kendisiyle ilgili iÅŸler üzerinde tam bir kontrolü olmaksızın, eylemlerinin sonuçlarından tam olarak emin olmaksızın, ve neredeyse kendi adına kullanmaya cesaret edeceÄŸi bir beyni olmaksızın yaÅŸar & eyler; ve sonuçta da topluluÄŸun sözde [ulaÅŸmak için] oluÅŸturulduÄŸu büyük hedefleri asla kavrayamaz.
Halk toplantılarına katılanlarınızın en azından bir kısmı HAKTANIR TİCARET’in [equitable commerce, adalete uygun, adil] bileÅŸimin tamamen zıttı bir ilke üzerine kurulduÄŸunu bilir; bu ilke Bireysellik [ilkesi] olarak adlandırılabilir. Bir kimsenin kendi bedeni, zamanı, mülkü ve sorumlulukları üzerindeki doÄŸal ve gerçek egemenliÄŸinin sahipliliÄŸini rahatsız edilmeden bırakır; hiç kimsenin, her ne türden olursa olsun, bir topluluÄŸa katılması ile doÄŸal hürriyetinin herhangi bir “kısmını“ndan vazgeçmesi beklenmez; ne de kendisi dışında baÅŸka birisinin eylem ve duygularından herhangi bir ÅŸekilde sorumlu olur; ne de orada tek bir bireyin bile bedeni, zamanı, mülkü ve sorumluluÄŸu üzerinde herhangi bir hükümet etmenin olmasına yönelik bir düzenleme bulunur.
Bunlar üzerinde kurulan bileÅŸimler ve bütün kurumlar İnsan’ın icatlarıdır; sonuçta da insanın dargörüşlülüğününün ve diÄŸer kusurlarının az ya da çok ortağı olurlar; HAKTANIR TİCARET ise halk için yeni olmakla beraber [dünyanın] yaratılışı kadar eski olan ve onun kadar dayanıklı olacak olan ilkelerin basit bir geliÅŸmesidir.
Bu anlayış çok doğaldır, çünkü radikal reformasyonlara yönelik tüm girişimlerin birlikler üzerine inşa edildiği bilinmektedir; tüm bunların başarısız olması güveni sarsmıştır, ve başka bir ilkenin farkında olmayan halk, bunun aynı türden başka bir öneri daha olduğu ve diğerleri gibi başarız olacağı sonucuna varmıştır. Onların yargısına saygı duyuyorum, ve onlarla birlikte topluluklar veya herhangi bir suni birlik oluşturulması aracılığıyla [halkın] toplumsal koşullarının iyileştirilmesine yönelik her girişimin (ne kadar zekice tasarlanmış olursa olsun, ne kadar masumca niyetlenilir ve samimi olarak davranılırsa davranılsın) kendi amaçlarını bozguna uğratmak zorunda olduğuna, bozguna uğratacağına ve dahil olan herkesi hayal kırıklığına uğratacağına inanıyorum.
New Harmony’nin iki yıllık deneyimindeki (1825′den 1827′ye) baÅŸarısızlığı, benim gözümde bunu yeterince kanıtladı, & birlik sürecinin topluluÄŸun büyük hedeflerini yerine getirme yetisine sahip olmadığı sonucuna varmama yol açtı; ancak zıttı olan ilkenin derinlemesine ve ciddi bir sorgulanmasından sonra, Bireysellik ilkesinin ve AYRILMA [disconnection, baÄŸlantıyı koparma] sürecinin(*), büyük toplumsal meselenin tam çözümü için gerekli olan kurtarıcı ve yenileyici güçlere sahip olduÄŸu veya bunlara yol açacağı bulunmuÅŸtur. Aslında inanılmayacak ve ümit edilmeyecek kadar çok ÅŸeyi vaad ediyor gözüküyorlardı; öyle ki, (eÄŸer onu adlandırmamız gerekirse) bunu keÅŸfeden, aklını kaybetmiÅŸ olarak görüleceÄŸi için düşüncelerini en yakın arkadaÅŸlarına bile iletmeye cesaret edemedi. Bu nedenle onun tek çıkış yolu, kamuoyunun önüne getirmeden önce herÅŸeyi UYGULAMA’da kanıtlamak idi.
Ardından tamamen yeni bir araÅŸtırma ve deneyim akımı baÅŸlatıldı; bunlardan ilki, Mayıs 1827′de Cincinnati’de açılan “Time Store” [Zaman Dükkanı] oldu. Bu, ilkeleri yaÅŸamın tüm iliÅŸkilerine taşıma amacıyla sonlandırılana kadar üç yıl sürdü; o zamanla bugün arasındaki zaman aralığı, (özel koÅŸulların elverdiÄŸi ölçüde) ya daha ileriye yönelik geliÅŸmelerle veya bunlar için hazırlıkla dolduruldu.
Çocukların idaresi ve eğitimi için uygulanan ilkeler, bu önemli konudaki radikal hataları ve başarısızlığın ana sebebini göstermektedir.
İlkeler aynı zamanda, arazinin & neredeyse tüm diÄŸer mülklerin alım ve satımına, ve tüccarların, avukatların, doktorların, öğretmenlerin, pansiyonların idarecilerinin, vb. emeklerini içeren neredeyse her türden emeÄŸin karşılıklı deÄŸiÅŸimine uygulandı; her aÅŸamada bireyin egemenliÄŸi katı bir ÅŸekilde korundu ve buna her zaman saygı gösterildi. Birey üzerinde hiçbir durumda, hangi tanımlamayla olursa olsun herhangi bir yasamanın kontrol yetkisi olmadı; ve Time Store’da yüzlerce kiÅŸinin ilke ve amaçlarının çoÄŸunu anlamaksızın çabaladığı ÅŸey eylemlerin tam bireyselliÄŸi idi; ancak onlar bunun kendi çıkarlarına olduÄŸunu kavradılar, böylece de topluluÄŸun iÅŸleyiÅŸinin doÄŸal ve karşı durulamaz bir süreçle bu koÅŸula getirildiÄŸini gösterdiler; birlik olmaksızın, örgütlenme olmaksızın, yasalar olmaksızın, hükümet olmaksızın, bireyin doÄŸal hürriyetinin herhangi bir “kısmı“ndan feragat etmeksizin; yine reformasyonun, tüm dünyanın öğrenmiÅŸ olana kadar beklemesi gerekmediÄŸi gösterildi: uygulamaya yönelik faaliyet, hiç kimsenin yaÅŸamadan tahmin edemeyeceÄŸi bir yeniden eÄŸitim sürecini meydana getirir, ve öğrenilmiÅŸ olan kazanılacak en geri ÅŸeydir.
Yüzlercesi bunların bir parçası olmuÅŸ olsa da, tüm bu deneyimler boyunca eylemlerin tam bireyselliÄŸi varken, bunlar hiçbir ÅŸekilde bir mezhep, bir parti veya bir topluluk deÄŸillerdi; halk genelde onları bilmiyordu ve bilmeyecek –her bireyin kendisini bu ilkelerle tanımlamayı seçmesi dışında.
Halkın etkisi dünyanın gerçek hükümetidir. Matbaacılık bu yönetim gücünü meydana getirir; o nedenle, bu konuların genel olarak ortaya konmasına yönelik hazırlıklardan birisi de, bu fevkalade gücü ateşin başına getirmek ve kullanmak isteyen her cinsten kişinin kullanabilmesini sağlamak [amacıyla] matbaacılığın ve matbaa araçlarının basitleştirilmesiydi; işte bu ve diğer gerçek reformasyon konuları, liderleri genellikle durumu olduğu gibi kabul etmeyi kanıksamış veya bundan çıkarı olan, kamusal etkinin fazlasıyla etkisi altında kalan, veya başlangıcında bu konuyu adil bir şekilde ele almak için düşünme alışkanlıkları fazlasıyla yapmacık olan umumi basından bağımsız kılmıştı.
Denemeler ve hazırlıklar artık sona erdi, ve sonuçlar kaydedildi veya yaÅŸayan tanıklarının elinde; ve artık bu çevrede uygulamaya yönelik iÅŸlemlerin temeli haline geliyorlar. Bu meseleyi iyice bilmek isteyenler ayrıntıları halk toplantılarında veya okuyarak öğrenebilirler. HAKTANIR TİCARET GAZETESİ bu amaçla yayınlanmaktadır; ancak aÅŸağıdakiler HAKTANIR TİCARET’in en önde gelen özellikleridir.
Bu, fiyatlardaki tüm ciddi dalgalanmaları, ve sonuçta da bu dalgalanmaların yarattığı tüm güvensizlik ve tahribatı sona erdirecek; ve halihazırda tahrip edilmiş olanları inşa edecek bir adil ve kalıcı ticaret ilkesi tesis edecektir.
Bu, her çeşit spekülasyonu durdurma eğilimindedir.
Bu, sağlam ve rasyonel olan, refahın gerçek ve kesin temsilcisi olan bir dolaşım aracına sahiptir. Yegane meşru sermaye olan emeğe dayanır tamamiyle. Bu dolaşım aracı, değeri ve paranın kullanımını derece derece azaltma doğal eğilimine sahiptir, ve sonunda onu güçsüz kılar; sonucunda ise, bunun üzerinde inşa edilmiş tüm ezici dolandırıcılık, kötülük, acımasızlık, yozlaşmışlık ve zorlama kümelerini süpürüp bir kenata atar.
Yalnızca emek harcayanlarca verilecek olan dolaşım aracı, birdenbire zenginliğin tamamanı ve gücün tamamanı onlara kazandıracaktır; ve emek harcamayanlar ise, şimdi ne kadar zengin olurlarsa olsunlar birdenbire yoksul ve güçsüz hale geleceklerdir.
Bu, arzı talebin rasyonel bir oranı olarak tutma doğal eğilimine sahip basit bir düzenlemeyle, [çalışmak] isteyenlere işin yolunu açacaktır.
Bu, büyük ve zorlu emeğin aleyhindeki makinalar sorununu çözer. İlkesel olarak, makinalar, işçileri işten ettiği ölçüde onlar için çalışmaktadır; haktanır ticaret gizemdeki karı yok ettiği, geleneksel çıraklığı önemsemediği ve isteyen herkese her çeşit bilgiyi imkanlar ölçüsünde sunduğu için, yeni işler yaratmanın yolu daima açıktır.
Herkesin tükettiğini kendi emeği ile ödemesi gerekliliği, bireyleri, devletleri ve imparatorlukları sıklıkla harap eden, ve bugün hepimizi bir iflasın eşiğine getiren aşırı lüksün önündeki yegane meşru ve etkili engeldir.
Haktanır ticaret, hırslı ve tutkulu olanlarca doldurulacak ofisleri donatmaz; bir kimsenin diÄŸer kiÅŸiler veya diÄŸerlerinin mülkü üzerinden yükselmesine ÅŸans tanımaz; bu nedenle, böylesi kiÅŸiler için hiçbir teÅŸvik unsuru bulunmaz; ve bunlar HAKTANIR TİCARET’i ilk kabul edenler arasında olmayacaklardır. Bu ilk önce en çok ezilenleri, en acizleri, en ayak altındakileri cezbeder, & ilk önce onlar tarafından, ve baÅŸkalarının sırtından yaÅŸama arzusu olmayanlar tarafından, –ister yoksul isterse zenginler arasında olsun– üstün ahlaki veya entelektüel nitelikleri olanlar tarafından, böylesi bir beÅŸeri varoluÅŸtan kaynaklanacak tarifi imkansız nimetlerin bir kısmını takdir edenler tarafından kabullenilecektir.
Bunlar HAKTANIR TİCARET’in en önde gelen özelliklerinden bazılarıdır; ve büyük, ödüllendirici bir devrimin sahip olması gereken özellikler oldukları anlaşılacaktır; ancak bunlar öylesine sıradışı, öylesine genel gidiÅŸatın ve akışın dışında olan ÅŸeylerdirler ki, bazılarınca hayali ve uygulanamaz olmakla suçlanacaklardır. Tüm bunlara karşı hazırlıklıyım, ve yine bu ilkelerin tüm önemli uygulamalarının YAPILMIÅž OLDUÄžUNU –bunlar tüm çeliÅŸkiler karşısında saÄŸlam olduklarını ispatlamışladır– kanıtlamaya; ve bu ilkelere dayanarak, hemen hemen herkes için burada belirtilen avantajlardan faydalanmanın gayet pratik olduÄŸunu; ve deÄŸiÅŸik derecelerde olmak üzere, kendisini uygar toplum (denilen) ÅŸeyin ezici kötülük ve acılarından kurtarabileceÄŸini; ve bunu, bedenleri, zamanları veya mülkleri üzerindeki doÄŸal ve “devrolunamaz” [inalienable] egemenliklerinden hiçbir taviz vermeksizin veya hiçbir topluluÄŸa katılmaksızın, ve bu ilkeler üzerinden iÅŸ yapan baÅŸkalarının fiil ve duygularından hiçbir ÅŸekilde sorumlu tutulmaksızın [yapabileceklerini] göstermeye hazırım.

JOSIAH WAREN

New Harmony, 27 Kasım 1841.

Bugün, bir yerde derin ve radikal bir yanlış olduğu, ve kanun yapıcıların bunu ortaya çıkarmak ve çözüme kavuşturmak yetisine sahip olmadıkları oldukça yaygın bir duygu haline gelmiştir.
DiÄŸer yargılara karşı tüm saygımla birlikte, bana göre bu yanlışı neyin oluÅŸturduÄŸuna, ve bunun doÄŸal, meÅŸru ve etkin çözümlerinin neler olduÄŸuna iÅŸaret etmeyi üstlendim; ve konunun ilgi çektiÄŸi her yerde, her zaman bunu yapmaya, ve sahip olur gözüktüğü tarifsiz öneme saygı göstermeye devam edeceÄŸim; ve doÄŸru uslamlama sahiplerinin HAKTANIR TİCARET’i incelemeyi üstlenecekleri, ve (eÄŸer böyle bir güdü varsa) ona karşı çıkacakları ümit edilmektedir; ve bu sayede su katılmamış ahmaklık –buna karşı getirilebilecek herhangi bir mmuhalefetin ÅŸaşırtıcı zayıflığı– ortaya çıkarılacak ve teÅŸhir edilecektir. Muhalefet, dikkate alınabilmesi için bu konuyla ve onun doÄŸal eÄŸilimleriyle sınırlı kalmalıdırlar: tüm diÄŸerlerinden AYRILMIÅž, ve yalnızca ÅŸahsi düşünceler.
Tüm yaygaracı, kelimelerden ibaret, kafası karışık ve şahsi tartışmaları reddediyorum. Bu konu sakince çalışmayı ve samimi bir incelemeyi gerektirir; (amaçladığım üzere) yeterince kamuoyunun önüne koyduktan sonra, bunu her birinin kendisine özgü anlayışına uygun olacak şekilde bireylerin tahminine bırakmalıyız, onu kısıtlamaya veya onu bunun ötesine geçmeye zorlamaya teşebbüs ederek onun bireyselliğine karşı şiddet uygulamamalıyız.
J.W.
(*) İnsan yüceliÅŸinin büyük ilkesinin HER BİREYİN kendi Bedeni ve Zamanı ve Mülkü ve Sorumlulukları üzerindeki EGEMENLİĞİ olduÄŸu anlaşılmıştır. Bunlar baÄŸlanmış olduklarında uygulanamazlar. Bu nedenle, AYRILMA, veya bunların BireyselleÅŸtirilmesi gerekli bir süreç olarak belirir. Algılandığı ÅŸekliyle bu Bireysel EgemenliÄŸe karşı gösterilen alışılagelmiÅŸ saygı, HAKTANIR ahlaki ticareti oluÅŸturacaktır. O zaman bireyin kendi zamanı ve mülkü üzerindeki bu tam egemenliÄŸinin, toplumun parayla ilgili ticaretinde bunların alınıp-satılması süreci sayesinde nasıl korunacağı sorusu ortaya çıkar? Bu büyük nokta, zamana karşılık zaman veya EmeÄŸe karşılık Emek düşüncesi ile çözüme kavuÅŸturuldu –herkesi, kendisi için olan Maliyetler‘le fiyatlandırdığı emeÄŸinden elde ettiÄŸi doÄŸal zenginlikten AYIRMA; ancak alıcısı tarafından onun olan veya emeÄŸinin [ürünü] olan bir ÅŸeyin DEÄžERi üzerinde, onun bireyselliÄŸinin doÄŸal sınırlarını aÅŸmayacak ÅŸekilde bir fiyat biçilmesi. Maliyet‘in DeÄŸer‘den AYRILMASI, Haktanır parasal ticaretin temelini oluÅŸturdu. Bu yeni ticaret her çeÅŸit paradan AYRILAN ve yanlızca EmeÄŸi temsil eden bir deÄŸiÅŸim aracını gerektirdi; ve böylece emekçi, paradan ve tiranlıktan KURTULMUÅž oldu.

Çeviri: Anarşist Bakış
Kaynak:Individualist Anarchism: From the Ground Up“, The Memory Hole, 1841.

www.khAos.info