KISIM D.04
KAPİTALİZM İLE EKOLOJİK KRİZ ARASINDAKİ İLİŞKİ NEDİR?

D.04.1 Kapitalist Firmalar Neden “ya Ölmeli ya da Büyümeli”dir? Çevresel tahribat alarm verici boyutlara ulaÅŸmıştır. Küresel ısınma, ozon tabakasının delinmesi, üst toprağın kaybı, yaÄŸmur ormanlarının temizlenmesiyle oksijenin tükenmesi, asit yaÄŸmurları, zehirli atıklar, besinlerdeki ve sudaki böcek zehiri kalıntıları, doÄŸal türlerin hızlanan tükenme oranı, vb. vb. ÅŸeylerin büyüklüğü hakkında neredeyse günlük olarak yukarıya doÄŸru revize edilmiÅŸ tahminler yapılıyor. Bazı bilim adamları, hayati ekosistemlerin tamir edilemez bir biçimde tahrip olması ve kitlesel insan ölümlerinin baÅŸlamasından önce harekete geçmek için 35 yıl gibi kısa bir zamanın olabileceÄŸine inanıyor (Donella M. Meadows, Dennis L. Meadows, ve Jorgen Randers, Beyond the Limits: Confronting Global Collapse, Envisioning a Sustainable Future, Chelsea Green Publishing Company, 1992). Veya, Kirkpatrick Sale’in ifade ettiÄŸi üzere, “gezegen küresel bir ekolojik tahribat [ecocide, ekolojik intihar] yolunda ilerliyor, belki de bunun tam eÅŸiÄŸinde.” (”Bioregionalism –A Sense of Place,The Nation, 12: 336-339).
ÇoÄŸu anarÅŸist, ekolojik krizin köklerinin, Geç Cilalı TaÅŸ Devri sırasında ataerkilliÄŸin, köleliÄŸin ve ilk ilkel devletlerin ortaya çıkmasıyla beliren tahakküm psikolojisinde yattığını düşünür. Eko-anarÅŸizmin öncülerinden birisi olan Murray Bookchin (bakınız Kısım E) ÅŸunu belirtiyor, “toplumsal tahakkümle birlikte ortaya çıkan hiyerarÅŸiler, sınıflar, mülk sahibi biçimleri, ve devletçi kurumlar, kavramsal olarak insanlığın doÄŸayla iliÅŸkisine aktarıldı. DoÄŸa da giderek latifundium [Eski Roma'daki büyük araziler] köleleri gibi acımasızca sömürülecek basit bir kaynak, bir nesne, bir hammadde olarak görüldü.” (Toward and Ecological Society, s. 41). Ona göre, tahakküm psikolojisini söküp atmaksızın ekolojik felaketin gerçekleÅŸmesini önlemeye yönelik tüm giriÅŸimler büyük olasılıkla sadece palyatif [kısmen rahatlatıcı] olacak ve bu nedenle de baÅŸarızlığa mahkum olacaktır.
Bookchin şöyle devam ediyor, “insanlık ile doÄŸa arasındaki çatışma insan ile insan arasındaki çatışmanın bir uzantısıdır. Ekoloji hareketi, tüm yönleriyle tahakküm sorununu kucaklayamadığı müddetçe, zamanımızın ekolojik krizinin kökenindeki sebeplerin ortadan kaldırılmasına yönelik hiçbir katkıda bulunmayacaktır. EÄŸer ekoloji hareketi, geniÅŸletilmiÅŸ bir devrim kavramının gerekliliÄŸi ile radikal bir ÅŸekilde uÄŸraÅŸmaksızın, sadece kirlilik ve [vahÅŸi hayatı] koruma kontrollerindeki reformizme –sadece ‘çevrecilik’e– baÄŸlı kalırsa, mevcut doÄŸal ve beÅŸeri sömürü sisteminin güvenlik supabı olarak hizmet edecektir.” (a.y., s. 43)
Kapitalizm, tahakküm psikolojisinin ekolojik olarak en tahripkar çıkış yerini bulduÄŸu araç olduÄŸu için, çoÄŸu eko-anarÅŸist kapitalizmin yıkılmasına en birincil önceliÄŸi verirler. “Sistem, hiç abartısız doÄŸayı bitip tükenmez bir ÅŸekilde hırsla yutmasıyla, bütün biyosferi çöl ve arktik canlı topluluklarının kırılgan basitliÄŸine indirgeyecektir. Bitki örtüsü ile hayvan topluluklarını giderek karmaşık biçimlerde ve iliÅŸkilerde farklılaÅŸtırmış olan organik evrim sürecini tersine çevirecek, böylece de daha basit ve daha az istikrarlı bir yaÅŸam dünyası yaratmış olacağız. Bu korkunç gerilemenin sonuçları uzun vadede yeterince tahmin edilebilir bir ÅŸeydir –biyosfer, en sonunda insan yaÅŸamının gereklilikleri noktasında çökecek ve insan yaÅŸamı için gerekli olan organik önkoÅŸulları ortadan kaldıracak ÅŸekilde fazlasıyla kırılgan bir hale gelecektir. Her ne kadar ne zaman gerçekleÅŸeceÄŸini tahmin etmek imkansız olsa da, yalnızca üretim amacıyla üretim yapmaya dayanan bir toplumdan bunun ortaya çıkması … sadece bir zaman meselesidir.” (a.y., s. 68)
Kapitalizmin ortadan kaldırılması gerektiÄŸinin, çünkü “yeÅŸil” kapitalistlerinin iddialarının aksine “çevre dostu” haline gelecek ÅŸekilde kendisini reforme edemeyeceÄŸinin vurgulanması önemlidir. Bunun sebebi, “kapitalizm yalnızca pre-kapitalist doÄŸaya tahakküm kavramlarını geçerli kılmakla kalmaz, doÄŸanın talanını toplumun yaÅŸam kanunu haline getirir. Bu tür bir sistemle onun deÄŸerleri hakkında tartışma yapmak, büyümenin sonuçları hakkındaki öngörülerle onu korkutmaya çalışmak, bizzat onun metabolizması ile tartışmaktır. YeÅŸil bir bitkiyi fotosentez yapmaktan vazgeçmeye ikna etmek, burjuva ekonomisini sermaye birikiminden vazgeçirmekten daha kolaydır.” (a.y., s. 66)
Bu nedenle, kapitalizm, tahakküm (insanın insan üzerinde ve böylece de insanın doğa üzerinde) ve sürekli, sonsuz bir büyümeye (büyüme olmaksızın kapitalizm öleceği için) dayandığı için ekolojik tahribata yol açar.

Çeviri: Anarşist Bakış
Kaynak: “D.4 – What is the relationship between capitalism and the ecological crisis?”, Anarchist FAQs.
www.khAos.info