KISIM C.9
“SERBEST PİYASA” KAPİTALİZMİ DESTEKÇİLERİNİN İDDİA ETTİĞİ ÜZERE BIRAKINIZ YAPSINLAR KAPİTALİZMİ İŞSİZLİĞİ AZALTIR MI?

C.9.1 Ücretlerin Azaltılması İşsizliği Azaltır mı?
C.9.2 İşsizliğin Sebebi Ücretlerin Çok Yüksek Olması mıdır?
C.9.3 “Esnek” Emek Piyasaları İşsizliÄŸin Çözümü müdür?
C.9.4 İşsizlik Gönüllü müdür?

İlk olarak, Batı’daki “fiilen varolan kapitalizm”in, kapitalist sınıfın yüksek kar oranlarını güvenceye almak amacıyla iÅŸsizliÄŸi fiilen idare ettiÄŸini belirtmeliyiz (bakınız Kısım C.8.3) –diÄŸer bir deyiÅŸle, işçi sınıfı için piyasa disiplini, yönetici sınıf için devlet koruması. Edward Herman ÅŸuna dikkat çekiyor:

Hatta muhafazakar ekonomistler, fiyat düzeyinin istikrarlı olmasıyla tutarlı olan en düşük [iÅŸsizlik] düzeyi olarak tanımlanan ‘doÄŸal iÅŸsizlik oranı’ kavramını geliÅŸtirdiler {ki Herman bunu “mülk sahibi sınıfların tercih ettiÄŸi iÅŸsizlik oranı” olarak tanımlar}, … ancak doÄŸrudan test edilemeyen, fazlasıyla soyut bir modele dayandığı için, doÄŸal oran ancak fiyat düzeyinden anlaşılabilir. Yani, eÄŸer fiyatlar tırmanıyorsa, iÅŸsizlik ‘doÄŸal oranın’ altındadır ve çok düşüktür … Bu çeÅŸit bir metafiziksel el çabukluÄŸunun kaba olmasının yanısıra, doÄŸal iÅŸsizlik oranı kavramının kendisi yapısal bir sapmaya sahiptir. Fiyat düzeyi – iÅŸsizlik deÄŸiÅŸ-tokuÅŸunu [trade-off] etkileyen tüm diÄŸer kurumsal etmenler (piyasa yapıları ve bağımsız fiyatlandırma gücü, yurt içinde ve yurt dışındaki iÅŸ alemi yatırım politikaları, gelir dağılımı, maliye ve para [politikalarının] bileÅŸimi vb.) verili kabul edilir, ve kontrol edilebilir deÄŸiÅŸken olarak yalnızca emek piyasasının sıkılığı üzerine yoÄŸunlaşır. Enflasyon asli tehlikedir, emek piyasası (yani ücret oranları ve iÅŸsizlik düzeyleri) sorunun çözüm yeridir.” (Beyond Hypocrisy, s. 94)

Kapitalizmde yönetici sınıfın iÅŸsizliÄŸi bu ÅŸekilde manipüle etmek istemesi, ve onların karla, mülkiyetle ve iktidarla ilgili sorunlarını saptırmaları bir yerde anlaşılabilir bir ÅŸeydir. (Yüksek iÅŸsizlik düzeylerinin iÅŸaret ettiÄŸi) depresyon yönetimi, yönetim hiyerarÅŸisi iyice güven altındayken işçilerden daha fazla kar elde edilmesini mümkün kılar. Zor zamanlarda, işçiler patronlarına karşı çıkmadan önce iki kere düşünürler, ve böylece daha fazla, daha uzun sürelerle ve daha kötü koÅŸullarda çalışırlar. Bu, artı deÄŸerin reel ücretlere göre yükselmesini saÄŸlar (aslında, ABD’de, 1973′den bu yana karlar büyük bir ölçüde artarken reel ücretler duraÄŸan kalmıştır). Ayrıca, böyle bir politika, yatırım, karlar, güç vb. konulara (”diÄŸer kurumsal etmenler“e) iliÅŸkin politik tartışmaların azalmasını, ve işçi sınıfından insanlar kendi ihtiyaçlarını karşılamakla fazlasıyla meÅŸgul oldukları için bunların saptırılmasını saÄŸlar. Tabii ki, bu “doÄŸal” oran hem görünmez hem de hareket edebilir olduÄŸu için, tarihsel kanıtların anlamsız olduÄŸu öne sürülebilir –görünmez, hareketli bir deÄŸerle her ÅŸeyi ispatlayabilirsiniz. Ancak eÄŸer durum böyleyse, “doÄŸal” oranı muhafaza etmeye yönelik herhangi bir giriÅŸim de –bunu keÅŸfetmenin tek yolu enflasyon düzeylerini takip etmek olduÄŸu için– keza anlamsızdır (ve görünmez, hareketli bir deÄŸerle, kuram olay gerçekleÅŸtikten sonra daima doÄŸrudur –eÄŸer iÅŸsizlik yükseldikçe enflasyon da yükseliyorsa, doÄŸal oran yükselmiÅŸtir; eÄŸer iÅŸsizlik yükselirken enflasyon düşüyorsa, düşmüştür!). Bunun anlamı insanların, iÅŸsizlik düzeyinin (görünmez ve hareketli) “doÄŸal” oran altına düşeceÄŸi ve yönetici sınıfın çıkarlarına zarar vereceÄŸi (yüksek enflasyon oranları faiz gelirine zarar verir, ve tam istihdam işçilerin gücünü arttırarak karları sıkıştırır) zayıf ihtimali nedeniyle iÅŸsiz bırakıldığıdır. ÇoÄŸu ana akım ekonomistinin bu yanlış düşünceyi onayladığı biliniyorken, bu yalnızca “bilim”in güçlünün ihtiyaçlarına göre kendisini nasıl uyarladığını göstermektedir.
Böylece, “serbest piyasa” kapitalizmi taraftarlarının bir maksadı vardır; “fiilen varolan kapitalizm” yüksek iÅŸsizlik düzeyleri yaratmıştır. “Daha saf” kapitalizmin tam istihdam yaratıp yaratmayacağı sorusu ortaya gelir.
Birincisi, bazı “serbest piyasa” kapitalizmi taraftarlarının piyasanın eÅŸitlik saÄŸlama gibi bir eÄŸilimi olmadığını savunduklarını belirtmeliyiz; bunun anlamı tam istihdamın mümkün olmadığıdır, ancak pek azı kendi kuramlarında bu açık sonucu belirgin bir ÅŸekilde ifade eder. Ancak, çoÄŸu tam istihdamın gerçekleÅŸebileceÄŸini savunur. AnarÅŸistler de keza “serbest piyasa” kapitalizminde tam istihdamın gerçekleÅŸebileceÄŸine inanırlar, ancak bu sonsuza kadar (uzun dönemde) sürmez. Polonyalı ekonomist Michael Kalecki’nin Keynezyen öncesi kapitalizme iliÅŸkin olarak söylediÄŸi gibi, “sermaye teçhizatı yedeÄŸi ve yedek iÅŸsizler ordusu, en azından {iÅŸ} çevriminin dikkate deÄŸer bir kısmı boyunca kapitalist ekonominin tipik özelliklerindendir.” (George R. Feiwel’in alıntısı, The Intellectual Capital of Michael Kalecki, s. 130)
Tam istihdamdan ziyade, kısa tam istihdam dönemleri ile daha uzun süreli artan ve azalan iÅŸsizlik dönemleri[den oluÅŸan] döngüler, “serbest piyasa” kapitalizminin daha yüksek olasılıklı bir sonucudur. Kısım B.4.4 ve Kısım C.7.1‘de savunduÄŸumuz üzere, baÅŸarılı ÅŸekilde iÅŸlemesi için kapitalizmin iÅŸsizliÄŸe ihtiyacı vardır; ve iÅŸsizliÄŸin zaman içerisinde artması ve azalmasıyla “serbest piyasa” kapitalizmi hızlı büyüme [boom, canlanma] ve hızlı gerileme [slump, çöküş] dönemleri yaÅŸar (bu, 19uncu yüzyıl kapitalizminden takip edilebilir). Bu nedenle, kapitalizmde tam istihdamın uzun ömürlü olması olası deÄŸildir (ne de tam istihdamdaki hızlı büyümeler iÅŸ çevriminin asli kısmını oluÅŸturur). Dahası, neo-klasik ekonominin mantığı veriliyken bile, kapitalizmin dengede olduÄŸu kavramı veya iÅŸsizliÄŸin geçici uyarlamalar [dengeye yönelen geliÅŸmeler] olduÄŸu yanlıştır. Proudhon’un söylediÄŸi üzere:

Ekonomistler {makinaların iÅŸsizliÄŸe sebep olduÄŸunu} kabul ederler: ancak burada da, bir süre sonra {yatırımlardan kaynaklanan} fiyatlardaki düşüşe paralel olarak ürün talebindeki artışı takiben emeÄŸin öncekinden daha büyük miktarda talep edilmesini saÄŸlayacağı {ÅŸeklindeki} ölümsüz nakaratlarını tekrar ederler. Hiç şüphesiz ki, zamanla denge yeniden tesis edilecektir; ancak bu noktada, dengenin, baÅŸka bir noktada [tekrar] bozulmasından daha hızlı bir ÅŸekilde yeniden tesis edilemeyeceÄŸini eklemeliyim, çünkü icat etme [invention] ruhu asla durmaz …” (System of Economical Contradictions, s. 200-1)

Kapitalizmin kalıcı bir iÅŸsizlik yarattığı ve aslında iÅŸlemek için buna ihtiyacı olduÄŸu, pek az –ki eÄŸer varsa– kapitalistin onaylayacağı bir sonuçtur. Tam istihdamın kapitalizmde oldukça seyrek olduÄŸu tarihsel kanıtı ile karşı karşıya kaldıklarında, gerçekliÄŸin kendi kuramlarına yeterince yakın olmadığını ve deÄŸiÅŸtirilmesi gerektiÄŸini (genellikle refah “reform”u ve “sendikaların gücü”nün azaltılmasıyla emeÄŸin gücünü zayıflatarak) söyleyeceklerdir. Yani suçlu olan kuram deÄŸil, gerçekliktir (yine Proudhon’dan alıntılarsak, “Politik iktisat –yani mülk sahiplerinin despotluÄŸu– asla yanlış olamaz: [suçlu] proletarya olmalıdır.” (Op. Cit., s. 187) Yani eÄŸer iÅŸsizlik varsa, bunun sebebi kapitalistlerin emeÄŸi disiplin altına almak için iÅŸsizliÄŸe ihtiyaçları olması deÄŸil, reel ücretlerin çok yüksek olmasıdır (neo-klasik kuramın yanlış olduÄŸuna iliÅŸkin kanıtlar için bakınız Kısım C.9.2). Veya eÄŸer iÅŸsizlik yükselirken reel ücretler düşüyorsa, bunun yegane anlamı reel ücretlerin yeterince hızlı düşmediÄŸidir –ampirik kanıtlar varsayımlardan kaynaklanan mantıksal çıkarımları yanlışlamak için asla yeterli deÄŸildir! (Bir baÅŸka yan unsur olarak, ekonomi “bilimi”nin en çarpıcı yönlerinden birisi de ampirik kanıtların iddiaları çürütmek için yeterli olmamasıdır. Sol-kanat ekonomist Nicholas Kaldor’un bir keresinde dikkat çektiÄŸi üzere, “{a}ncak, bilimsel bir kuramın temel varsayımlarının [kuramın] konusunu teÅŸkil eden fenomenin, davranışın doÄŸrudan gözlenmesi temelinde seçilmesinin aksine, ekonomi kuramının temel varsayımları ya doÄŸruluÄŸu kanıtlamaz türdendir … ya da gözlemle doÄŸrudan çeliÅŸen türdendir.” (Further Essays on Applied Economics, s. 177-8) Veya, standart “uzun dönemde” ekonomik ifadesini ele alacak olursak, zaman fiilen verilmediÄŸi sürece, bir kuram kabul veya reddedilmeden önce ne kadar kanıt toplanması gerektiÄŸi muÄŸlak kalmaya devam eder.)
Tabii ki, herhangi bir ideoloji konusunda en son gülen sıklıkla gerçekliktir. ÖrneÄŸin, 1970′lerin sonundan ve 1980′lerin baÅŸlarından itibaren dünyanın dört bir yanında pek çok ülkede saÄŸ-kanat partiler iktidara gelmiÅŸti. Bu rejimler, bir miktar piyasa kuvvetinin iÅŸsizliÄŸi azaltacağı, büyümeyi arttıracağı vb. ÅŸeyler söyleyerek birçok serbest piyasa yanlısı reform gerçekleÅŸtirmiÅŸtir. GerçekliÄŸin oldukça farklı olduÄŸu kanıtlanmıştır. ÖrneÄŸin, İngiltere’de, Tony Blair liderliÄŸinde İşçi Partisi’nin yeniden göreve geldiÄŸi 1997′de iÅŸsizlik (azalmakla birlikte) İşçi [Partisi] hükümetinin en son hükümeti bıraktığı 1979 Mayıs’ındakinden hala daha yüksekti. 18 yıllık emek piyasası reformu iÅŸsizliÄŸi düşürmemiÅŸti. Neo-liberalizmin iki eleÅŸtirmenin sözleriyle, “dünya ekonomisinin sermayenin serbestleÅŸmesinden bu yanaki performansı, sıkı bir ÅŸekilde denetlendiÄŸi [zamana göre] daha kötüdür” ve “ÅŸimdiye kadar, {liberalleÅŸmiÅŸ kapitalizmin} fiili performansı [yapılan] propagandayı doÄŸrulamamıştır” derken durumu olduÄŸundan hafif göstermemektedirler. (Larry Elliot ve Dan Atkinson, The Age of Insecurity, s. 274, s. 223)
Son olarak, kapitalizmin bırakınız-yapsınlarının 19uncu yüzyıldaki en parlak döneminin tarihçesine üstünkörü bir göz atış bile, iÅŸ için işçiler arasındaki “serbest” rekabetin tam istihdama yol açmadığını görmeye yetecektir. 1870 ile 1913 arasında, en geliÅŸkin 16 kapitalist ülkede iÅŸsizlik ortalama % 5.7 idi. Bunu, 1913-50′deki % 7.3 ile, ve 1950-70 arasındaki % 3.1 ile karşılaÅŸtırınız. EÄŸer bırakınız-yapsınlar tam istihdama yol açmış olsaydı, sayılar tam bunun tersi olacaktı. Yukarıda (Kısım C.7.1‘de) tartışıldığı üzere, otoriter doÄŸası ve kar için üretimin gereklilikleri nedenleriyle, tam istihdam kapitalizmin deÄŸiÅŸmez bir özelliÄŸi olamaz. Özetlemek gerekirse, iÅŸsizliÄŸin dostumuz işçilerden çok özel mülkiyetle ilgisi vardır.
Ancak, “serbest piyasa” kapitalizminin, sistemlerinde iÅŸsizliÄŸin uzun süreler boyunca varolmayacağı iddialarının neden yanlış olduÄŸu tartışılmaya deÄŸerdir. Ayrıca, bunu yapmak, onların kuramlarının zayıflığını, onların “çözümünün”sebep olacağı iÅŸsizliÄŸi ve insani sefaleti gösterecektir. Bunu bir sonraki kısımda yapacağız.

Çeviri: Anarşist Bakış
Kaynak: “C.9 Would Laissez-faire Capitalism Reduce Unemployment, as Supporters of ‘Free Market’ Capitalism Claim?”, AnarÅŸist Sıkça Sorulan Sorular.

www.khAos.info