B.3.1 ÖZEL MÜLKİYET İLE ZİLYET ARASINDAKİ FARK NEDİR?

AnarÅŸistler “özel mülkiyeti” (veya kısaca “mülkiyet”i), diÄŸer [insanları] sömürmek için kullanılan belli nesne ve imtiyazların devlet tarafından korunan tekelleri olarak tanımlarlar. “Zilyetlik” ise öte yandan, diÄŸerlerini sömürmek için kullanılmayan ÅŸeylerin sahipliÄŸidir (örn. araba, buzdolabı, diÅŸ fırçası vb.). Yani pek çok ÅŸey nasıl kullanıldıklarına baÄŸlı olarak mülkiyet veya zilyetlik olarak nitelendirilebilir. ÖrneÄŸin, bir kimsenin içinde yaÅŸadığı ev bir zilyetliktir, ancak baÅŸka birisine karla kiralanırsa mülkiyet haline gelir. Benzer ÅŸekilde, bir kimse eÄŸer testereyi yaÅŸamını sürdürdüğü [kendi iÅŸi olan] marangozlukta kullanıyorsa testere bir zilyetliktir, ancak kendi karı için, testereyi kullanmak üzere ücretle baÅŸka birisini çalıştırıyorsa bir kimse, o [testere] mülkiyettir.
Bu ayrımı yapmak baÅŸlangıçta biraz kafa karıştırıcı olsa da, [bu ayrım] kapitalist toplumun mizacını anlamak için oldukça kullanışlıdır. Kapitalistler, “mülkiyet” kelimesini –toplum üzerinde oldukça farklı etkileri olan iki farklı ÅŸey olan– diÅŸ fırçasından ulusötesi ÅŸirketlere kadar her yerde kullanma eÄŸilimindedirler. Bu nedenle Proudhon [şöyle yazar]:

İlk baÅŸlarda mülkiyet kelimesi uygun [ing. proper] veya bireysel zilyetlikle aynı anlamdaydı. … Ancak bu kullanma hakkı … etkin ve üstün hale geldiÄŸi –yani intifa hakkına sahip olan [ing. uusufructuary, baÅŸkasına ait olan mülkiyetten (veya zilyetlikten) faydalanma/kullanma hakkı olan kimse]– kiÅŸi, ÅŸeyleri kiÅŸisel olarak kullanma hakkını komÅŸusunun emeÄŸiyle kullanma hakkına dönüştürdüğü– zaman, mülkiyetin doÄŸası deÄŸiÅŸti ve bu düşünce karmaşık bir hale geldi.” (What Is Property?, s. 395-6)

Alexander Berkman bu ayrımı ÅŸekillendirdiÄŸi üzere, anarÅŸizmüretim araçlarının ve bölüşümün özel sahipliliÄŸini, ve böylece de kapitalistik iÅŸleri ortadan kaldırır. KiÅŸisel zilyetlik yanlızca kullandığınız ÅŸeylerde var olur. Yani, saatiniz sizindir, ancak saat fabrikası halka aittir. Toprak, makinalar, ve tüm diÄŸer kamusal hizmetler kolektif mülkiyette olacaktır; ne alınacak ne de satılacaktır. Fiili [ÅŸimdiki] kullanım tek tasarruf hakkı olacaktır –mülkiyet deÄŸil zilyetlik.” (The ABC of Anarchism, s. 68) (AnarÅŸist mülkiyet kuramı hakkında daha fazlası için P.J. Proudhon’un What Is Property’sine bakınız. William Godwin, Enquiry Concerning Political Justice‘de, mülkiyet ile zilyetlik arasındaki ayrıma iliÅŸkin aynı noktaları belirtir –ki bu [mülkiyet kuramının] anarÅŸist düşüncedeki merkezi yerini göstermektedir). Proudhon, bir aşığı zilyetlik sahibi ve bir kocayı ise mülkiyet sahibi olarak [birbirleriyle] karşılaÅŸtırarak bu ayrımı belirgin bir biçimde göstermiÅŸtir! Mülkiyet ve zilyetlik arasındaki fark, her birinin ortaya çıkardığı otorite iliÅŸkilerinden görülebilir. Kapitalist bir iÅŸyeri örneÄŸini ele alırsak, iÅŸyerinin nasıl kullanılacağına asıl iÅŸi yapanların deÄŸil, [iÅŸyeri] sahibinin karar verdiÄŸi açıktır. Bu neredeyse tamamen totaliter bir sisteme yol açar. Noam Chomsky’nin belirttiÄŸi üzere, “ ‘totaliter’ kelimesi oldukça yerindedir. Bir iÅŸalemi ÅŸirketi kadar totaliterliÄŸe yakın baÅŸka bir insani kurum yoktur. Demek istediÄŸim, güç tamamen yukarıdan aÅŸağıyadır. İçinde bir yerlerdesinizdir, yukarıdan emirleri alırsınız ve onları aÅŸağıya iletirsiniz. Nihayetinde, bu sahipler ve yatırımcıların elindedir.
Anarşist toplumda, değinildiği üzere, fiili kullanım tek tasarruf hakkı olacaktır. Bu, işyerinin orada çalışanlar tarafından örgütleneceği ve işletileceği anlamına gelir; böylece hiyerarşi azaltılacak, toplumdaki özgürlük ve eşitlik artacaktır. Yani anarşistlerin özel mülkiyet ve kapitalizme olan karşı çıkışları, doğal olarak temel ilke ve düşüncelerinden kaynaklanır.

Çeviri: Anarşist Bakış
Kaynak: “B.3 Why are anarchists against private property?”, AnarÅŸist Sıkça Sorulan Sorular.
www.khAos.info