AnarÅŸist politika ve ÅŸiddet
filed in AnarÅŸizm on Eki.24, 2009
Åžiddet nedir? İşte size baÅŸ aÄŸrıtacak bir soru. Böyle sorular vardır, cevabı bütün benliÄŸimizle biliriz ama iÅŸ tanımlamaya gelince ciddi zorluklar çıkar karşımıza Tıpkı eski bir deyiÅŸteki gibi: “zarifi tarif edemezsin ama görünce tanırsın”
Madem ÅŸiddeti görür görmez hepimiz tanıyabiliyoruz ve tanıdığımız ÅŸeyi kendi kelimelerimize dökmektir amacımız, o halde baÅŸlayalım düşünmeye: ÅŸiddet nedir? Birininin burnunun üzerine yuruÄŸu patlatıyorsam, bu ÅŸiddettir tartışmasız. Ama eÄŸer yumruÄŸumu vuracak gibi kaldırıp burnuna doÄŸru tutuyorsam bu ÅŸiddet deÄŸil mi? Ya da bir küçük kağıda “seni ilk gördüğüm yerde burnunun üstü budur diyip yumruÄŸu basıcam” diye yazıp yolluyorsam bu ÅŸiddet midir? Yazmak ile vurmak. Bu ikisi de aynı noktada ÅŸiddet noktasında buluÅŸabilir mi? BuluÅŸur. Biri bana vurursa, yumruk canımı acıtır. Ama bazen bir söz, bir ifade daha fazla yakmaz mı canımı? Yakar. Çünkü her ikisi de benliÄŸime bir saldırıdır. İnsan, içine bir miktar kas, kemik, sinir tıkıştırılmış su dolu bir deri torba deÄŸil ki; bir de zihni var. İnsanın zihni de acır. O halde ÅŸunu bir kenara not edip devam edelim: Not 1: Åžiddet, hangi yolla olursa olsun, bilerek isteyerek diÄŸerinin canını yakma eylemidir.
Peki eşyaya şiddet uygulanabilir mi? Eşyanın, insan olarak bizim farkedebildiğimiz bir formda canı yanmayacağına göre hayır. Ama o eşyanın kendisi için önemli olduğunu bildiğimiz biri ya da birileri varsa ve o eşyaya gelen zarar onun/onların canını yakıyorsa, şunu diyebiliriz: eşya dolayımıyla şiddet mümkündür.
EÅŸya kendi kendine bir insana ÅŸiddet uygulayabilir mi? ÖrneÄŸin kafamıza düşen saksı, ÅŸiddet mi uyguluyor? Hayır, çünkü saksının, o insanın canının yandığının farkında olması sözkonusu deÄŸildir ve insanların anlayabileceÄŸi bir formda “bilmesi ve istemesi” mümkün deÄŸildir; dolayısıyla saksı ÅŸiddet uygulayamaz.
Öyleyse ÅŸiddet, “diÄŸerinin canının yandığını anlayabilen canlılar” için sözkonusudur. ÖrneÄŸin, bir insan bir köpeÄŸe ÅŸiddet uygulayabilir. Köpek, insana ÅŸiddet uygulayabilir mi? Bu epey tartışma götürür: eÄŸer köpeklerin, insanın canının yandığını anlayabildiklerini kabul edersek ve bilerek-isteyerek davranabildiklerini de kabul edersek “evet” demek durumunda kalırız. Ama bu sorular ve cevaplar “dolayımsız bilgi” alanımızın dışına taşıyor ve spekülatif hale geliyor. dolayısıyla türler arasındaki çapraz ÅŸiddeti bu yüzden ÅŸimdilik dışarda bırakıyorum. Biz gene insanlara dönelim ve notumuzu alalım: Not 2: Åžiddet, dolayımlı ya da dolayımsız, insanla insan (ya da bazı canlı türleri) arasında bir ÅŸeydir.
Neden bir insan diğer bir insanın canını bilerek ve isteyerek yakar? Umduğu bir şey olmalı. Bütün ihtimalleri sıralamayı deneyeceğim:
1. Diğer insan da onun canını yakmaktadır, buna engel olmak için kişi, şiddete başvurur. Yani bu durumda şiddeti karşılamak için, yani savunma ve varolma için şiddet kullanılmaktadır.
2. DiÄŸeri de onun canını geçmiÅŸte yakmıştır, bir tür karşılık vermek, deyim yerindeyse “öc almak” için ÅŸiddete baÅŸvurulmuÅŸtur ve bu sayede kiÅŸi, iç dengesini yeniden kurmayı amaçlamaktadır. Demek ki bu durumda, ÅŸiddet ile adalet saÄŸlanmaya çalışılmaktadır.
3. KiÅŸi, diÄŸer insanın yanlış düşündüğü ya da davrandığı yargısına varmıştır. Onu bu tutumundan vazgeçirmek için bir çare olarak ÅŸiddete baÅŸvurmuÅŸtur. (ÅŸu ünlü ÅŸairin “Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.” dizelerindeki gibi). Bu bir yönüyle bir tür “ders”dir. (elbette ders verilen sadece o insan deÄŸil, aynı zamanda etraftakiler olmaktadır; eskiler buna “ibret-i alem” derler). Bu durumda ÅŸiddet, eÄŸitmek için kullanılmaktadır.
4. Diğer insan bir davranışı, bir konumu ya da doğrudan doğruya varlığı nedeniyle, kişinin amaçları önünde bir engel oluşturmaktadır. Kişi, diğer insanı bu davranış ya da konumdan vazgeçirmek veya engel olma durumunu geçici ya da süresiz ortadan kaldırmak için, bir yöntem olarak şiddet uygulamıştır. Bu kelimenin geniş anlamıyla bir etkinlik mücadelesidir, yani gene geniş anlamıyla politikadır. O halde şiddet ile politika yapılmıştır diyebiliriz.
5. Kişi, kendisini dikkate alıp dinlemesini sağlamak için diğer insanın canını yakıp, onun çığlığı sayesinde tüm bakışların kendisine çevrilmesini amaçlamaktadır. Bir iletişim yolu olarak şiddeti kullanmakta, şiddet ile ilgi çekmekte yani propaganda yapmaktadır.
6. Kişi, diğer insanın bilip de söylemek istemediği bir bilgiyi ona söyletmek için canını yakar, bu durumda şiddet, işkencedir.
7. Kişi, diğer insanın kendisine yönelttiği eleştiriden ve karşı çıkıştan rahatsızdır ve bu eleştiriyi durdurmak için şiddet uygular: şiddet, tahakküm için kullanılmıştır.
8. Kişi, diğer insanın canının yanmasından haz almaktadır; şiddeti tamamen haz amacıyla uygulamaktadır. Bu durumda bir varoluş biçimi olarak şiddet sözkonusudur.
Bu ihtimallerden sadece sonuncusu dışında hepsinde, şiddetin öznesi ve nesnesi bire-bir özelliklerinden sıyrılıp, bazı biraradalık bağlarıyla, tekil insanlardan çoğul insanlara genişleyebilir. Örneğin arkadaşlık, akrabalık, komşuluk, ekonomik çıkar ortaklığı, politik ya da sosyal gruplaşma hatta türdeşlik (insanlık) gibi bağlar nedeniyle, bir kişi ya da bir grup, bir kişi ya da bir gruba şiddet uygulayabilir. Hatta bunu, bir başka kişi ya da bir grup adına da (aşina bir örnek olarak: işçi sınıfı ya da halk adına) yapabilir.
Anarşist bir politikada şiddete nasıl bir yer biçeceğiz?
Öncelikle anarÅŸist politikanın üç sacayağı olması gerektiÄŸi neredeyse pek tartışma götürmeyen bir ortak kabul: anti-otoriter, anti-hiyerarÅŸik ve anti-seksist. Bu üç temel ilkeden biri bile ihlal edildiÄŸinde “önyargısı özgürlük” olan bir poltika kurmak imkansız. Çünkü anarÅŸizm, diÄŸer bütün politik görüşlerden farklı olarak, “insanın üzerinde ve ötesinde bir proje”ye deÄŸil, “bizzat insana ve esas olarak da onun içinde hep var olduÄŸuna inandığı yaratıcılığa ve özgürlük aÅŸkına” dayanır. Yani anarÅŸizm için esas olan proje deÄŸil, insandır. İnsanlar, proje için varolmazlar; insanlar projeleri varederler. Tam da bu nedenle, anarÅŸizmin çatısı altında birden fazla proje barınabilir. Dolayısıyla, anti-otoriter, anti-hiyerarÅŸik ve anti-seksist ilkeler, geleceÄŸe ait bir projeye ait deÄŸildirler; kayıtsız ÅŸartsız “bugün”e aittirler. (”No Future” -Gelecek Yok- sloganından ben bunu anlıyorum, yoksa salakça bir karamsar vazgeçmiÅŸliÄŸi deÄŸil). AnarÅŸizm, anti-otoriter, anti-hiyerarÅŸik ve anti-seksist ilkelerle kendisini “bugün” içinde vareder; sadece anarÅŸizm sayesinde insanların yaratıcı ve özgür doÄŸaları nefes alabilir ve yeni hayat projeleri filizlenebilir.
Bu nedenle anarÅŸistler diÄŸer insanları geleceÄŸe deÄŸil bugüne çağırır. Gene tam da bu nedenle, bugün, geleceÄŸin ta kendisidir. Ve gene bu nedenle anarÅŸist politika, tanıdık anlamıyla “politik” deÄŸil “etik”dir. Çünkü bildik politika, sadece gelecek üzerine, “bir sonraki hamle” üzerine kurulabilir. Bildik politika için “bugün” kolaylıkla feda edilebilecek biÅŸeydir. Oysa anarÅŸistler, örneÄŸin “otoriter bir politika ile kurulan anti-otoriter bir geleceÄŸin” olmadığını bilir.
Bu durumda anarÅŸist politikada ÅŸiddetin yeri etik olarak saptanmalıdır. Hiçbir anarÅŸist: “ÅŸimdi ÅŸiddet ama sonra hayır” diyemez. Benim görüşüm, ÅŸiddetin, yukardaki listede sadece 1 numaralı şıktaki yapısıyla geçerli olabileceÄŸidir. Yani: AnarÅŸistler sadece ÅŸiddeti karşılamak için, yani savunma ve varolma için ÅŸiddet kullanılmasını savunabilirler.
DiÄŸer maddelerde sıraladığım hiçbir sebep, ÅŸiddeti savunulabilir kılamaz. Unutmayalım ki ÅŸiddet korkunun kardeÅŸidir ve korkunun gölgesinin düştüğü yerde özgürlük nefes alamaz. EÄŸer bir korku heyulası büyütmüşseniz, onun gölgesi mutlaka sizin bahçenize de düşecektir. Åžiddet ile adaleti, ÅŸiddet ile eÄŸitmeyi, ÅŸiddet ile politikayı, ÅŸiddet üzerinden iletiÅŸimi, iÅŸkenceyi, tahakkümü, ÅŸiddetten haz almayı içeren bir varoluÅŸun, “insanın yaratıcılığını ve özgürlük aÅŸkını esas alan, anti-otoriter, anti-hiyerarÅŸik, anti-seksist” bir karakteri olamaz diye düşünüyorum.
Sabri Cuha
khAos.info
Cevap Yaz