Franz Kafka: Avc覺 Gracchus
filed in Edebiyat on Eyl.09, 2008
襤ki olan 癟ocuu r覺ht覺m duvar覺n覺n 羹st羹ne oturmu zar at覺yorlard覺. Adam覺n biri, bir heykelin basamaklar覺 羹st羹nde, k覺l覺癟 sallayan kahraman覺n g繹lgesinde gazete okuyordu. K覺z覺n biri 癟eme ba覺nda bakrac覺na su dolduruyordu. Bir meyve sat覺c覺s覺 mal覺n覺n yan覺 ba覺na uzanm覺 g繹l羹 seyrediyordu. Bir meyhanenin i癟 taraf覺nda iki adam覺n arap i癟tii, a癟覺k kap覺 ve pencere deliklerinden bak覺nca g繹r羹l羹yordu.
Meyhaneci 繹n tarafta bir masada oturmu kestiriyordu. Bir kay覺k, suyun 羹st羹nde ta覺yorlarm覺 gibi yava癟a, k羹癟羹k limana giriyordu. Mavi giysili bir adam karaya 癟覺kt覺 ve halatlar覺 halkalara ge癟irdi. G羹m羹 d羹meli siyah elbise giymi 繹teki iki adam da, kay覺k癟覺n覺n arkas覺nda bir sedye ta覺yordu; sedyede, iri 癟i癟ek 繹rnekleriyle s羹sl羹, kenarlar覺 p羹sk羹ll羹 ipek bir 繹rt羹n羹n alt覺nda bir insan覺n yatt覺覺 anla覺l覺yordu.
R覺ht覺mda hi癟 kimse bu yeni gelen kiilerle ilgilenmedi; hen羹z halatlarla uraan sandal kaptan覺n覺 beklemek i癟in sedyeyi yere koyduklar覺nda bile hi癟 kimse onlara yaklamad覺, bir soru y繹neltmedi, dikkatle bakmad覺.
Kaptan, kuca覺nda bir 癟ocukla ve sa癟lar覺 da覺n覺k halde sandalda beliren bir kad覺n y羹z羹nden biraz daha oyaland覺. Sonra bu yana geldi, sol tarafta suyun yak覺n覺nda, yukar覺 dosdoru y羹kselen sar覺ms覺, iki katl覺 bir binay覺 g繹sterdi, ta覺y覺c覺lar sedyeyi kald覺rd覺lar ve al癟ak, ama ince s羹tunlardan oluan bir kap覺dan i癟eri g繹t羹rd羹ler. K羹癟羹k bir olan pencerenin birini a癟t覺, ta覺y覺c覺lar覺n evde g繹zden kaybolduunu g繹r羹nce 癟abucak pencereyi gene kapatt覺. Ard覺ndan kap覺 da kapand覺; kap覺 siyah mee aac覺ndan 繹zenle yap覺lm覺t覺. O ana kadar 癟an kulesinin etraf覺nda u癟uan bir g羹vercin s羹r羹s羹 evin 繹n羹ne kondu. G羹vercinler yemleri bu evde saklan覺yormu gibi, kap覺n覺n 繹n羹ne topland覺lar. Bir tanesi birinci kata kadar u癟tu ve pencerenin cam覺n覺 gagalad覺. Bunlar a癟覺k renkli, bak覺ml覺, canl覺 hayvanlard覺. Sandaldaki kad覺n engin bir hareketle g羹vercinlere yem att覺, onlar da yem tanelerini toplad覺lar ve sonra kad覺na doru u癟tular.
Silindir apkas覺nda siyah matem band覺 bulunan bir adam, limana giden dar ve dik sokaklardan birinden indi. Dikkatle etraf覺na bak覺nd覺, buradaki her ey can覺n覺 s覺kt覺, bir k繹ede bulunan 癟繹plerin g繹r羹n羹m羹 kar覺s覺nda y羹z羹n羹 buruturdu. Heykelin basamaklar覺 羹st羹nde meyve kabuklar覺 vard覺, ge癟erken bastonu ile bunlar覺 aa覺 doru itti. Odan覺n kap覺s覺n覺 vurdu, ayn覺 zamanda da silindir apkay覺 siyah eldivenli sa eline ald覺. Kap覺 hemen a癟覺ld覺, say覺lar覺 elliyi bulan k羹癟羹k olan uzun koridorda bir halka oluturdular ve eilerek selamlad覺lar.
Sandal覺n kaptan覺 evin merdiveninden aa覺 indi, adam覺 selamlad覺, yukar覺 癟覺kard覺, birinci katta onunla birlikte ince yap覺l覺, s羹sl羹 localarla 癟evrili avluyu dolat覺 ve ikisi de, olanlar sayg覺 iareti anlam覺na gelen bir uzakl覺k b覺rakarak arkalar覺ndan gelirken, evin arka taraf覺ndaki serin ve b羹y羹k bir odaya girdiler; bunun kar覺s覺nda baka ev yoktu, yaln覺z 癟覺plak, gri siyah bir kaya duvar覺 g繹ze 癟arp覺yordu. Sedyeciler, sedyenin ba taraf覺na birka癟 uzun mumu dikmek ve yakmak iiyle ura覺yorlard覺, ama bunun sonucu ayd覺nl覺k meydana gelmedi, yaln覺zca bi癟imsel olarak 繹nceden var olan g繹lgeler k覺p覺rdad覺 ve duvarlarda oynat覺. Sedyenin 羹st羹nden 繹rt羹y羹 kald覺rd覺lar, i癟inde sa癟覺 sakal覺 yabans覺 bi癟imde birbirine kar覺m覺, teni g羹nete yanm覺, galiba avc覺ya benzeyen bir adam yat覺yordu. Hareketsiz yat覺yordu, g繹r羹ld羹羹 kadar覺 ile soluk alm覺yordu, g繹zleri kapal覺yd覺, gene de onun bir 繹l羹 olabileceini yaln覺zca 癟evresi sezdiriyordu.
Adam sedyeye yaklat覺, elini orada yatan覺n aln覺na koydu, sonra diz 癟繹k羹p dua etti. Kay覺k癟覺 oday覺 terk etmeleri i癟in ta覺y覺c覺lara iaret verdi, 癟覺kt覺lar, d覺arda toplanm覺 olan 癟ocuklar覺 da覺tt覺lar ve kap覺y覺 kapad覺lar. Ancak bu kadar sessizlik adama h璽l璽 daha yeterli g繹r羹nm羹yordu, kay覺k癟覺ya bakt覺, kay覺k癟覺 anlad覺 ve yan kap覺dan bitiik odaya ge癟ti. Sedyedeki adam derhal g繹zlerini a癟t覺, y羹z羹n羹 adama 癟evirdi ve sordu: Sen kimsin? – Adam ak覺nl覺k belirtisi g繹stermeden yukar覺 doruldu ve yan覺tlad覺: Riva Belediye Bakan覺.
Sedyedeki adam ba覺n覺 sallad覺, bitkin bir halde kolunu uzatarak, bir koltuu g繹sterdi ve Belediye isteini yerine getirdikten sonra konutu: Biliyordum, say覺n Bakan, ama ilk anda hepsini unuttum, 癟evrede her ey benimle ilgili ve hepsini biliyorsam da, sorsam daha iyi olacak. Belki siz de biliyorsunuz, ben avc覺 Gracchusum.
Kukusuz, dedi Belediye Bakan覺. Bu gece sizi bana haber verdiler. oktan uyumutuk. Gece yar覺s覺na doru kar覺m seslendi: Salvatora, -bu benim ad覺m- penceredeki g羹vercine bak! Ger癟ekten de bir g羹vercindi, ama horoz kadar b羹y羹kt羹. Kula覺ma doru u癟tu ve unu dedi: l羹 avc覺 Gracchus yar覺n geliyor, kent ad覺na onu kar覺la.
Avc覺 ba覺n覺 sallad覺 ve dilinin ucunu dudaklar覺n覺n aras覺na koydu: Evet, g羹vercinler benim 繹n羹mden gidiyor. Peki, say覺n Bakan, Rivada kalaca覺ma inan覺yor musunuz?
Bunu hen羹z s繹yleyemem, diye yan覺tlad覺 Belediye Bakan覺. Siz 繹l羹 deil misiniz?
l羹y羹m, dedi avc覺, g繹r羹yorsunuz. Y覺llar 繹nce, aradan 癟ok y覺llar ge癟mi olmas覺 gerekir, Kara Ormanda -bu yer Almanyada-bir Alp ke癟isini kovalarken kayalardan aa覺 d羹t羹m. Ondan bu yana 繹l羹y羹m.
Ama ayn覺 zamanda da ya覺yorsunuz, dedi Belediye Bakan覺.
Bir bak覺ma 繹yle, dedi avc覺, bir bak覺ma da ya覺yorum. Beni ta覺yan sandal yolunu a覺rd覺, d羹mencinin yanl覺 d繹n羹羹, kaptan覺n bir anl覺k dikkatsizlii, yurdumun g羹zellii y羹z羹nden dikkatin da覺lmas覺; hangisidir bilmiyorum, yaln覺z unu biliyorum ki, yery羹z羹nde kald覺m ve ondan bu yana kay覺覺m d羹nyan覺n sular覺nda dola覺yor. Ben de, yaln覺z dalarda yaamak isteyen bir kii, 繹l羹m羹mden sonra d羹nyan覺n b羹t羹n 羹lkelerini geziyorum.
te tarafta sizden hi癟bir par癟a da yok mu? diye sordu Belediye Bakan覺, aln覺n覺 buruturmutu.
Ben, diye yan覺tlad覺 avc覺, s羹rekli olarak, yukar覺 doru 癟覺kan merdivenin 羹st羹ndeyim. A癟覺kta duran bu sonsuz uzunluktaki merdivende bir aa覺, bir yukar覺, bir saa, bir sola dola覺p duruyorum, s羹rekli hareket halindeyim. Bu avc覺 bir kelebek oldu. G羹lmeyin.
G羹lm羹yorum, diye itiraz etti Bakan.
ok anlay覺l覺s覺n覺z, dedi avc覺. Hep hareket halindeyim. Ama 癟ok neelenirsem ve yukardaki kap覺 kar覺mda par覺ldarsa, d羹nyadaki sular覺n bir yerinde tek ba覺na duran eski kay覺覺mda uyan覺yorum. Vaktiyle 繹l羹羹m羹n temel yanl覺l覺覺, kamaramda beni 癟ep癟evre sar覺yor. Kaptan覺n kar覺s覺 Julia, kap覺ya vuruyor, k覺y覺lardan ge癟mekte olduumuz 羹lkenin sabah i癟kisini sedyeme getiriyor. Aa癟 bir kerevet 羹st羹nde yat覺yorum, 羹st羹mde -beni seyretmek hi癟 de ho bir ey deil- kirli bir 繹l羹 g繹mlei var, sa癟 ve sakal, gri ve siyah, ayr覺mayacak gibi birbirine kar覺覺yor, bacaklar覺m 癟i癟eklerle s羹sl羹, uzun p羹sk羹ll羹 kocaman bir ipek kad覺n ah ile 繹rt羹l羹. Ba taraf覺mda bir kilise mumu dikili, bana 覺覺k veriyor. Kar覺mdaki duvarda k羹癟羹k bir resim var, herhalde ilkel bir Afrikal覺, karg覺s覺yla bana nian al覺yor ve 癟ok g羹zel boyanm覺 bir kalkan覺n ard覺nda olabildiince saklan覺yor. Gemilerde baz覺 ahmak癟a resimlere rastlan覺r ya, bu onlar覺n en ahmak癟as覺. Bunun d覺覺nda aa癟 kafesimde bir ey yok. Yan duvar覺n bir deliinden g羹ney gecelerinin s覺cak havas覺 geliyor, eski sandala suyun vuruunu duyuyorum.
Canl覺 bir avc覺 olarak yaad覺覺m Kara Ormanda, Alp ke癟isini kovalarken kayadan d羹t羹羹m g羹nden beri burada yat覺yorum. Her ey bir s覺raya g繹re olutu. Kovalad覺m, d羹t羹m, u癟urumda kan kaybettim, 繹ld羹m ve sandal beni 繹te tarafa g繹t羹recekti. Bu kerevete ilk kez nas覺l neeyle uzand覺覺m覺 an覺ms覺yorum. Dalar hi癟bir zaman benden, o zamanki bu yar覺 karanl覺k duvarlar覺n duyduu ark覺y覺 duymad覺.
Severek yaad覺m ve severek 繹ld羹m, kay覺a binmeden 繹nce sil璽h, 癟anta, her zaman gururla ta覺d覺覺m av t羹fei gibi berbat eyleri mutlulukla f覺rlat覺p att覺m ve gen癟 bir k覺z覺n gelinlik giyii gibi 繹l羹 g繹mleini s覺rt覺ma ge癟irdim. Buraya yatt覺m ve bekledim. Fel璽ket o zaman geldi.
K繹t羹 bir yazg覺, dedi Belediye Bakan覺, elini havada kendinden uzaa doru itti.
Peki, sizin bunda hi癟 su癟unuz yok mu?
Hay覺r, dedi avc覺, avc覺yd覺m, avc覺 olmak su癟 mu? Vaktiyle hen羹z kurtlarla dolu olan Kara Ormanda avc覺 olarak bulunuyordum. Pusuya yat覺yor, ate ediyor, vuruyor, deriyi y羹z羹yordum, bu su癟 mu? 襤im beeniliyordu. Kara Orman覺n b羹y羹k avc覺s覺 diyorlard覺 bana. Bu su癟 mu?
Bu konuda yarg覺da bulunmaya yetkili deilim, dedi Belediye Bakan覺, ama bence ortada bir su癟 konusu yok. Peki su癟lu kim?
Kay覺k癟覺, dedi avc覺. uraya ne yazd覺覺m覺 hi癟 kimse okumayacak, bana yard覺m etmeye kimse gelmeyecek; bana yard覺m etmek bir g繹rev olsayd覺, b羹t羹n evlerin b羹t羹n kap覺lar覺, b羹t羹n pencereleri kapal覺 kal覺rd覺, hi癟 kimse yata覺ndan k覺p覺rdamazd覺, hi癟 kimse ba覺n覺 yorgan覺n d覺覺na 癟覺karmazd覺, t羹m d羹nya bir gece bar覺na覺 olurdu. Bunun da bir anlam覺 var, 癟羹nk羹 hi癟 kimsenin benden haberi yok ve eer olsayd覺 bile, kald覺覺m yeri bilmeyecekti, kald覺覺m yeri bilseydi, beni orda al覺koymas覺n覺 bilmeyecekti, bana nas覺l yard覺m edeceini bilmeyecekti. Bana yard覺m etme d羹羹ncesi bir hastal覺kt覺r ve yaln覺z yatakta iyileebilir.
Bunu bildiim i癟in, 羹zerinde 癟ok durduum -繹rnein tam imdiki gibi kendimi tutamad覺覺m- anlarda bile yard覺m gelsin diye hayk覺rm覺yorum. Ama etraf覺ma bak覺n覺nca ve nerede olduumu, y羹zy覺llard覺r -bunu rahatl覺kla ileri s羹rebilirim- oturduum yeri g繹z 繹n羹ne al覺nca b繹yle d羹羹nceleri kafamdan atmak yeterli oluyor.
Olaan羹st羹, dedi Belediye Bakan覺 olaan羹st羹 bir ey. -Peki Rivada bizim yan覺m覺zda kalmay覺 d羹羹n羹yor musunuz?
D羹羹nm羹yorum, dedi avc覺 g羹l羹mseyerek, alayc覺l覺覺n覺 ho g繹stermek i癟in elini Bakan覺n dizinin 羹st羹ne koydu.
Ben buraday覺m, baka bildiim yok, elimden baka bir ey gelmez. Sandal覺m覺n d羹meni yok, 繹l羹m羹n en aa覺 b繹lgelerinde esen r羹zg璽r onu ta覺yor.
Kaynak: Almancadan yk羹ler, Haz覺rlayan: Arif Gelen YKY, 1993
Cevap Yaz